DC vs. Marvel: Koca Bir Nesil Bunu Bekliyordu

DC Comics ve Marvel'ın süper kahramanları, kelimenin tam manasıyla 'birleşirse' ortaya nasıl bir kaos çıkar? 1996 yılının "DC vs. Marvel" çizgi romanı, işte bu tuhaf soruya cevap arıyor!

1996 senesinin çizgi roman dünyası, hiç beklenmeyen yeni bir sayıyla çalkalanmaya başlamıştı. Bu sayı, yıllardır birbirlerine rakip olan iki dev firmanın ortak imzasıyla piyasaya sürülmüştü: DC Comics ve Marvel Comics. Her ne kadar ortak bir yapımın ürünü de olsa 4 sayı süren çizgi romanın başlığı “DC vs Marvel” idi. DC Comics’in karakterleri, resmi bir sayı ile Marvel karakterleri karşısında savaşacaklardı; düşünsenize, bir çizgi roman hayranı bundan daha öte ne isteyebilirdi ki? Günümüzde hâlâ kendinden söz ettiren ve bu mu, diğeri mi kazanır sorularının bazılarına resmi cevap olan çizgi romanın, hayranlar tarafından hayli sıradan bulunan, ancak bizce çok hoş bir hikayesi var.

DC vs Marvel

Biri Marvel, diğeri DC evrenini yaratan iki kardeş vardır. Bu kardeşler öyle güçlü varlıklardır ki, iki evrende de onların karşısında durabilecek güçte hiçbir karakter yoktur. Ancak bu tanrı denilebilecek varlıklar, zamanla birbirlerinin varolduğunu unuturlar. Milyarlarca yıl sonra -bu mini serinin süregeldiği sırada- iki kardeş birbirlerinin varlığını tekrar hissederler. Bir araya gelen kardeşlerin ikisi de kendisinin daha güçlü olduğunu düşünerek zıtlaşırlar ve bu yüzden dövüşmek isterler. Eğer karşı karşıya gelecek olurlarsa ikisinin yarattığı evren de yıkıma uğrayacağı için, çareyi kendi evrenlerinin kahramanlarını dövüştürmekte bulurlar. Kurallar basittir: Bu dövüşlerin sonunda hangi evrende yenilen kahraman daha fazla olursa, o evren yok olacaktır. Aynı zamanda bazı karakterler sonsuza kadar dövüşse bile berabere kalacakları için, bir saniyeliğine bile hareketsiz bırakılan ilk taraf dövüşü kaybedecektir.

Her bir sayısı çıktığı gün yok satan çizgi roman, çok sayıda nefes kesici dövüşe sahne olmuştur. Hatta bazı karakterler birebir karşı karşıya gelmese bile hangisinin üstün gelebileceğini gösteren, ufak işaretçiler edinmişlerdir; örneğin Bullseye ilk göründüğü sahnede Batman’den yumruk yediği zaman “Daredevil’dan bile daha sert vurdun.” cümlesini kullanmıştır. İşaretçilerin yanı sıra yapılan bazı dövüşlere hile karışsa, bazılarının sonucu kesin olmasa da, aslında her birinin apaçık bir kazananı bulunmakta. Gelin bu dövüşleri detaylıca irdeleyelim ve kimlerin kazandığına, kimlerin ise gerçekten kazanan olmayı hak ettiğine karar verelim.

1- Shazam (Captain Marvel) vs Thor

DC vs Marvel Thor-Billy

İlk dövüş, iki evrende de tanrıların güçlerine sahip karakterler arasında gerçekleşiyor: Thor ve Shazam arasında… Thor, Odin’in oğlu, yıldırımların tanrısı. Shazam ise altı ölümsüz tanrının gücüne sahip: Solomon, Hercules, Atlas, Zeus, Achilles ve Mercury (Hermes). Normalde bu açıdan bakıldığında Shazam savaşı çok rahat kazanacak gibi görünse de işler tahmin edildiği gibi gitmiyor. Dövüşe başladıklarında Shazam ve Thor, kavga eden iki yaratıcının adına dövüştüklerini biliyorlar. Bu yüzden aralarında, savaşmalarının ne kadar saçma olduğu ve bir an önce durmaları gerektiği hakkında kısa bir konuşma yaşanıyor.

Buna rağmen Thor, sorularına cevap bulmaları amacıyla bu dövüşün yaşanmak zorunda olduğunu söylüyor. Kısa bir karşılaşmanın ardından Thor, Shazam’ı bir süre hareketsiz bıraktığı için adil bir şekilde dövüşü kazanıyor. Shazam hareketsiz kaldığı an bir ışık hüzmesiyle başka bir evrene ışınlanıyor; bu yüzden de Billy, Shazam’dan ayrılarak kendini tek başına kaosun ortasında buluyor. Thor ise tabi ki de bir çocukla savaşmayacağından dolayı dövüş burada sonlanıyor. Thor, Shazam ışınlanırken Mjolniri fırlatınca, hüzmeye denk gelen Mjolnir de başka bir evrenine Shazam’la beraber geri dönüyor. Shazam zamanında Superman’i dahi benzetmiş olsa da (bkz. Kingdom Come), bunu yıldırımlar sayesinde yapmıştı. Şimdi ise karşısında bizzat yıldırımların tanrısı var. Hareketsizlik sonucunda bitmeyen bir kapışmada kafa kafaya dövüşürler gibi görünüyor ama elbette kurallara göre ilk raundun kazananı Thor!

GÖZ ATIN  Spider-Man: Far From Home'dan İlk Fragman Geldi

2- Flash vs Quicksilver

DC vs Marvel flash

Her iki kahramanımız da evrende yaşayan en hızlı insan olarak adlandırılıyor. Vurgulanması gereken noktaysa ikisinin de “kendi” evrenlerinin en hızlısı olduğu. Bütün bilgiler toplandığında DC evreninde 5 adet hız bariyeri olduğunu biliyoruz. Bunlar ses, ışık, zaman, boyut ve Speed Force (DC Evrenindeki Speedsterlara hızlarını veren bir nevi kutsal boyut) bariyerleri. Barry Allen olan Flash ise bütün bariyerleri kırabilen tek Speedster. Öte yandan Quicksilver’a baktığımızda kırdığı hız bariyeri hakkında çok fazla bir bilgi yok ancak sağlam kaynaklar Mach 4-5 denilen hıza kadar ulaştığını söylüyorlar. Bu hız da Barry’nin hızının yaklaşık %50’si civarlarında.

Dövüş başladığında Barry, Quicksilver’a olumlu cümlelerle yaklaşıyor. Birbirlerini boğazlamak zorunda olmasalar çok iyi iki arkadaş olabileceklerini söylüyor. Buna rağmen Quicksilver onu tersliyor ve dövüş bir süre devam ediyor. Kapışmaları sırasında devrilen bir tırdaki baba oğlu kurtarmak isteyen Flash, dövüşü bırakıp gittiğinde Quciksilver onu takip ediyor. O an insanları kurtarmakla meşgul olan Flash’ı boş anında yakalayan Quicksilver, yanına giderek onu yumruklamaya başlıyor. Zihninden kendinden daha hızlı ve daha onurlu bir rakibi bu şekilde yenmeyi hiç istemediğini geçirdiği sırada, Flash elinden kurtulup tek bir hamlede Quicksilver’ı yere seriyor. Sonuç olarak hileli yollara başvurmasına rağmen net bir şekilde kaybeden taraf Quicksilver oluyor.

3- Namor vs Aquaman

DC vs Marvel aquaman

Namor’u tanıyan çok fazla kişi olmayabilir. Marvel Evreni’nde Aquaman ile eşit şartlarda kapışabilecek sayılı karakterlerden birisidir kendisi ve Aquaman gibi o da okyanusların/denizlerin kralıdır. Bu savaşta iki taraf da son derece hırçın ve kazanmak istiyor. Bu dövüş diğerlerine nazaran biraz daha uzun sürüyor. Kapışmanın ilk kısmında üstünlüğü yakalayan Namor oluyor. Aquaman kısa süreliğine hırpalansa da namıdiğer Sub-Mariner’ı sonunda etkisiz hale getirmeyi başarıyor. Kazanan, Namor’un üzerine bir balina fırlatarak onu alaşağı eden Aquaman oluyor. Fakat Aquaman her ne kadar güçlü bir karakter olsa da, Namor zamanında Hulk’u defalarca yenmiş; Thor’la yaptığı kapışmalarda uzunca sürelerde dayanmıştır. Çok daha ileri aşamalarını görebileceğimiz bir kapışma olduğu takdirde, Aquaman’in Namor karşısında kazanma şansı olamayacağı söyleniyor.

4- Robin vs Jubilee

robin

Robin vs Jubilee birbirine yakıştırabileceğimiz çok tatlı bir çift olabilirdi. Hatta çizgi romanda birbirlerinden öyle hoşlanıyorlar ki; savaşmak zorunda olduklarını bildikleri için şans getirmesi amacıyla dudaktan minik bir öpücük bile konduruyorlar. Ama ne yazık ki dövüş başlıyor, bu sırada Jubilee kendisinin Robin’den haksız bir şekilde üstün olduğunu düşünüyor. Ne de olsa kendisi doğa üstü güçlere sahipken, Robin sıradan bir çocuk gibi gözüküyor. Robin dövüş başladıktan kısa süre sonra yaptığı bir hamle ile Jubilee’yi tuzağına düşürerek iplerle bağlayıp tamamen hareketsiz bırakıyor. Kurallara göre bu noktada kazanan Robin oluyor. Sonuçta o, Kara Şövalye’nin eğittiği bir kahraman ve sahada çok daha güçlü düşmanları yenmiş bir isim. Bu yüzden uzun süren bir kapışmada da Jubilee’nin kazanma şansı muhtemelen olamazdı.

5- Green Lantern vs Silver Sulfer

Green lantern

Tüm karşılaşmalarda birbirine karşı en onurlu yaklaşan ikili bu kahramanlar. İkisi de bu kavgayı yapmamış olmayı istediklerini belirtiyorlar. Yine de savaşın yaşanma zorunluluğunun farkında olan ikili dövüşlerine başlıyor. 3. Green Lantern olan Kyle Rayner, zihninden geçen her türlü silahı, şekli gerçek dünyaya yansıma olarak yüzüğü sayesinde aktarabiliyor. Düşmanı Silver Surfer, Galactus’un baş tacı. Çoğu savaşa onunla beraber katılan bir elçi. İki karakterin güçleri de muazzam düzeyde olduğu için, kavgaya ne zaman başladıkları gösterilmiyor. Ancak bitmesine yakın sahnede, bir patlamayla okuyucuya sonuç sunuluyor. Patlamanın ardından yere düşmek üzere olan Kyle’ı, Surfer tahtasının üzerinde yakalıyor. Silver Surfer düşmanı olarak görmediği, ancak zorunda olduğu için karşısına aldığı Green Lantern’ı tamamen hak ederek mağlup etmiş oluyor.

GÖZ ATIN  Logan: Her Şeyin Sonu mu, Yoksa Yeni Bir Başlangıç mı?

6- Electra vs Catwoman

electra catwoman

Electra, suikastçiler tarafından yetiştirilmiş ve muhteşem yeteneklere sahip bir kadın. Genellikle de karşısındaki rakiplerini yenmiyor; resmen katlediyor. Hatta bunu bizzat kendisi de söylüyor. Catwoman ise yeteneği dövüşten daha çok akrobasiye olan, kimsenin tam olarak bir kahraman olarak adlandırmadığı Gotham hırsızı. Bu yüzden sonucu tahmin etmek zor değil. Hayli kısa süren bir dövüşle, Electra kapışmanın kazananı oluyor. Ancak rakibini kendisi seçmediği ve zorla dövüştürüldüğü için; onu katletmek yerine yüksek bir yerden kumlara atarak hareketsiz bırakmayı tercih ediyor.

7- Wolverine vs Lobo

Birbirlerine tip olarak olmasa da huy olarak tıpatıp benzeyen iki karakter… İçki, puro, aşıkları… Chopper tipi motorlarıyla gezmeyi seviyorlar. Wolverine süper hızlı iyileşmesi sayesinde ölmüyor. Lobo ise Cehenneme girmesi bile yasaklandığı için istese de ölemiyor; aynı zamanda kendisinin hücreleri de kendini yeniliyor. Ölümcül bir yara aldığı takdirde kanından oluşmuş küçük bir gölcükten yeniden doğabiliyor.

Kapışmaları ikisinin de favori mekanı olan bir barda geçiyor. Wolverine’i kısa bir süre hırpaladıktan sonra ona kanca bıçağını saplıyor ona Lobo. O sırada da Wolverine’in hücrelerinin kendisininkiler gibi yenilendiğini fark ediyor. Wolverine önce birkaç yumrukla Lobo’ya karşılık veriyor. Ardından pençelerini çıkarıyor ve okuyucuya neler olduğunu göstermeden bar’ın arka tarafında Lobo’ya ard arda darbeler indiriyor. Wolverine doğrulup barın üzerinde duran puroyu ağzına koyduğunda kazananın o olduğunu anlıyoruz. Fakat bu açıkçası biraz imkansız bir olay. Zamanında Wolverin’le Hulk karşı karşıya geldiğinde, Hulk bile Wolverine’i hırpalamıştı. Ama iş Lobo’ya geldiği zaman kendisi Superman’e kan kusturmuş bir isim. Darkseid’ın oğlunu tek eliyle yere sermiş bir kahraman. Wolverine’i tanıyan ve seven çok daha fazla sayıda okuyucu olduğu için, bizce ayıp olmasın diye galip gelen o oldu.

8- Wonder Woman vs Storm

Hatırlarsanız Thor vs Shazam kapışmasında Mjolnir başka bir evrene ışınlanmıştı. Mjolnir’in geçtiği diğer evrenin Wonder Woman’la aynı evren olduğunu, Amazon hanım, çekiçle karşılaştığında anlıyoruz. Elini attığında ilk hamlede çekici kaldıracak kadar “değerli” olan Wonder Woman, karşısında Storm’u buluyor. Wonder Woman çekiçle beraber tanrıların gücüne kavuşmuş olduğu sırada, Storm ona kendisinin de bir tanrıça olarak kabul edildiğini belirtiyor. WW yıldırımların tanrısının gücüne kavuşmuş dahi olsa, Storm da yıldırımların hükümdarı sayılır. Wonder Woman dövüşe başlamak üzerelerken Mjolnir’i yere bırakıyor; çünkü bu şekilde alacağı zaferin çok kolay olacağını düşünüyor. Storm kapışmaya biraz geride kalarak başlasa da zamanla aradaki farkı kapatarak WW’ı hırpalıyor. Sözleriyle Strom’u daha da küçümseyen Yunan Tanrıçası, yıldırımların arasında kaldığı anda kendini koyveriyor. Storm, WW’ı yıldırımlarla çarparak direkt olarak yenilgiye uğratıyor. Hırsına rağmen ona olan son sözleri “Affet beni, kardeşim.” oluyor.

9- Spider-Man vs Superboy

İki evrenin de serseri genci olan Spidey ve Superboy’un kapışmasını okumak oldukça keyifliydi. Bir tarafta Marvel evrenindeki hemen hemen herkese kafa tutmuş ve bir çoğunu yenmiş olan Spider-Man. Diğer tarafta Superman’in klonu olduğu için onun güçlerine sahip Superboy. Dövüşmeye başlayan iki genç karakter, aslında sürekli olarak birbirlerine laf sokmanın peşindeler. Superboy, Spider-Man’in yerini sezebilse dahi, Peter profesyonel manevralarıyla darbelerinden kaçmayı başarıyor. Superboy’a oranla çok daha fazla savaş görmüş olan Spidey hayli deneyimli bir kahraman. Bu deneyimi sayesinde zekice bir hamle ile rakibini oyuna getiren Örümcek-Adam, sonunda Superboy’u hareketsiz bırakarak bu kapışmanın galibi oluyor. Bu çok daha uzun süren bir savaş olsaydı da muhtemelen kazanan Spider-Man olacaktı; çünkü deneyim, çoğu gücün üzerindedir.

GÖZ ATIN  Kahramanın Yolculuğu Ekseninde Harry Potter, Matrix ve Dahası

10- Superman vs Hulk

En beklenen dövüşlerin ikincisi olan Superman vs Hulk, 4 sayılık çizgi romanın en sağlam kapışmalarından birine sahne oluyor. Kapışmanın son derece tahrip edici olacağını bilen tanrılar, masum insanların zarar görmemesi için ikiliyi bomboş bir kanyona ışınlıyorlar. Superman’e sağlam bir yumruk indirerek kavgayı başlatan Hulk, karşılık olarak hasar bile veremediği Clark’tan heat vision alıyor. Bu sırada Hulk’ın da epey güçlü olduğunu anlıyoruz, çünkü ısı görüşünden sonra bile kolaylıkla ayağa kalkabiliyor.

İkisi de neredeyse bir süre eşit güçte yumruklar sallıyorlar birbirlerine. Clark önce Hulk’a keşke seni arkadaşım olarak görebilseydim diyor. Daha sonra çaresiz olduğunu bildiğimiz Superman, epey sağlam bir yumruk geçirerek Hulk’ı oracıkta mağlup ediyor. Bu kapışma daha uzun sürse de, ne olursa olsun kazanan muhtemelen Superman olacaktı ancak biraz farklı bir şekilde. Hulk, bu çizgi romanda Bruce Banner benliğiyle Clark’ın karşısında çıktı. Benliği de dışı gibi Hulk’a ait olsaydı çokça uzun sürecek bir savaşta, çokça hırpalanmış bir Superman görmemiz kaçınılmaz olurdu.

11- Batman vs Captain America

Sadece bu çizgi romandaki değil, dünyadaki en çok beklenen kapışmalardan birisiydi Batman vs Captain America. Normalde bu dövüşü tartışan fanlar, iki tarafın da süper gücü olmadığı için eşit şartlarda dövüştüklerini söylüyorlar. Ancak Cap’in Süper Asker Serumunu vücudunda barındırması, zaten başlı başına bir süper güç. Batman ve Captain America’nın kapışması bir kanalizasyonda gerçekleşiyor. Cap, Batman’in gölgelere çok kolay karışabildiğini ve bu yüzden de onunla kapışmanın hayli zor olduğunu belirtiyor. Ardından da şu cümleyi ekliyor: “Hydra, Zemo, hatta Red Skull gibi beni aşırı zorlayan düşmanlarım oldu. Ancak daha önce asla bu kadar eşit şartlarda dövüştüğüm bir rakibim olmamıştı.”

İki taraf da birbirini arkadaşı olarak görüyor; hatta Cap bir ara ikisinin ortak olabileceğini bile söylüyor. Batman saatlerdir dövüştüklerini ve böyle devam ederlerse, birisi yorgunluktan düşene kadar günlerce dövüşeceklerini söylüyor. Bu sırada tam tekrar dövüşmeye başlayacak olan karakterlerimizin ortasına açılan kapı yüzünden kanalizasyonu su (ya da o sıvı her neyse) basmaya başlıyor. Captain America suya kapılarak boğulurken, Batman bayılmış olan Cap’i sudan çıkartmayı başarıyor. Savaş sonucunda kesin bir kazanan olmasa da, aynı şartlar altında savaşırlarken kurtarılan taraf Captain America olduğu için, bizce yenen taraf aslında Batman.

Sonuç olarak kazanan evren Marvel oluyor. Ancak tanrılar herhangi bir evrenin yok olmasına göz yummak istemiyorlar. Bu yüzden de iki kardeş barışıp güçlerini birleştirerek, iki evreni tek bir evren haline getirme kararı alıyor. Evrenin ismiyse “Amalgam” konuluyor. Bu sayede de iki evrendeki karakterler genetik olarak birleşerek, tek bir karaktere evriliyorlar. Amalgam evreninin incelemesini okumak için Kayıp Rıhtım’ı takipte kalmanızı öneriyoruz.

Sizce DC vs Marvel arasındaki bu kapışmalarda hiçbir kural olmasa kazanan taraflarda nasıl değişmeler olurdu? İncelenmeye değer bulduğunuz başka çizgi roman serileri var mı?

Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’dan bizlerle paylaşabilirsiniz.

* * *

Jared Leto: “DC Filmleri Marvel Yapımları Kadar İyi”

1999 Ankara doğumluyum. Çizgi romanlar, fantastik romanlar, bilgisayar oyunları özellikle ilgili olduğum alanlar. Hacettepe Üniversitesi'nin Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde okumaktayım. 2013'ten beri serbest olarak bazı çizgi romanların ve çeşitli akademik makalelerin çevirilerini yapmaya devam ediyorum.

DC vs. Marvel: Koca Bir Nesil Bunu Bekliyordu için 2 yorum

  1. Ironman / Batman
    ayrica
    Hyperion / Superman
    Karsilasmalirini beklerdim


  2. Wolverine nasıl Lobo’yu yenebilir yahu ? Adam, Süperman’a tek atıyor.


DC vs. Marvel: Koca Bir Nesil Bunu Bekliyordu

DC Comics ve Marvel’ın süper kahramanları, kelimenin tam manasıyla ‘birleşirse’ ortaya nasıl bir kaos çıkar? 1996 yılının “DC vs. Marvel” çizgi romanı, işte bu tuhaf soruya cevap arıyor!

 

 

Başa dönün
Daha fazla Çizgi Roman / Manga, Geek, İnceleme
Yeni Zamanlarda Bilimkurgu
Yeni Zamanlarda Bilimkurgu

Bilimkurgu edebiyatı doğamızın bir parçası mı? Prof. Dr. Kemal Sinan Özmen sizleri geleceğin mitolojisine, keşfetmenin...

Kapat