in ,

DCeased İncelemesi: Her Şeyin Sonu Burada Başlıyor

DCeased incelemesi sizlerle. Tom Taylor’ın kaleme aldığı alternatif gerçeklikte geçen hikâye DC evrenine farklı bir bakış açısı getiriyor.

DCeased incelemesi DC

Tom Taylor’un yazarlığını, Trevor Hairsine ve James Harren’ın çizimlerini yaptığı DCeased incelemesi sizlerle. Bozulmuş anti-yaşam denkleminin yerle bir ettiği dünya için gerçekten bir umut kaldı mı? Adalet Birliği dostlarını ve masumları kendilerinden korumayı başarabilecek mi?

DCeased serisi, orijinalinde 2019 yılında okuyucusu ile buluştu ve 2021 tarihinde Yapı Kredi Yayınları ile Türkçeye kazandırıldı. Klasik çizgi roman kurgusundan uzaklaşarak farklı maceralara atılan karakterlerimiz, 6 sayı boyunca daha önce savaşmadıkları bir kötüyle karşı karşıya kalıyorlar. Yan yana savaştıkları dostları bozulmuş anti-yaşam denkleminin pençesine düştüğünde Adalet Birliği ekibi sınırlarını nereye kadar zorlayabilecek?

Çizgi romanlar farklı gerçekliklerde geçen hikâyeleri anlatmayı her zaman sevmişti. Tanıdığımız karakterlerin değişik maceralarını dinlemek konfor alanımızın dışına çıkmadan alternatif anlatıları dinlememize olanak veriyor. Alternatif gerçeklikte geçen DCeased serisi de akıl almaz güçlere sahip olan süper kahramanların kendilerini kontrol edemediklerinde neler olabileceğini anlatan bir macera aslında. Taylor’ın süper kahramanları adeta çerez gibi harcadığı, Hairsine ve Harren’ın sevilen sevilmeyen tüm karakterleri korkusuzca en çirkin halleriyle panellere aktardığı bir eser olmuş. Fakat serinin bunun daha ilerisine gidebildiğini söylemek pek mümkün değil. Hikâyedeki boşluklar, olması gerektiği için olan olaylar sizi yer yer çizgi romandan uzaklaştırıyor. Bazı ciltlerde defalarca tekrarlanan deus ex machina klişesi tanıdık yüzlerin arkasına gizlense bile sizi rahatsız etmekten geri durmuyor.

Bunlara rağmen, DC evreninin her köşesinden gelen kahramanları topluca görmek bir sonraki cildi okumanızı sağlıyor. Dahası onların kontrolü kaybettiğinde neler yapabileceğini görmek merakınızı uyandırıyor. Batman, Superman ya da Captain Atom anti yaşam denkleminde kaybolduğunda insanoğlunun sığınabileceği neresi olduğu sorusunu düşünmenizi istiyor.

Bütün bunları söyledikten sonra DCeased serisini daha detaylıca incelemenin vakti geldi. Yazının bundan sonrasının spoiler içereceğini şimdiden söyleyelim. Seriyi henüz okumadıysanız ve aman tadımız kaçmasın, diyorsanız devam etmenizi önermiyoruz. Kalanlar ile gelin DCeased macerasını tekrar hatırlayalım.

DCeased Serisinin Yarısı: Ne Anlatıyor?

dceased cilt 1-2 inceleme

Darkseid, Apokalips savaşı sonrası Adalet Birliği’nin karşısında yenilgiye uğrar. İlk cildin ilk sayfasında Superman, Darkseid’ın dünyadan ayrılması gerektiğini söylediğinde, yarı tanrı zaten istediğini aldığını söyleyip portalından geçerek kendi gezegenine döner. Bu sırada Batman, Cyborg’ün dünyada olmadığının farkına varır. Cyborg’a Apokolips gezegeninde DeSaad tarafından işkence edilmektedir. Çok geçmeden bunun sebebini öğreniriz. Darkseid dünyada anti-yaşam denkleminin olduğunu öğrenmiş ve peşine düşmüştür. Anti-yaşam denklemi ise Cyborg’un bedenine yüklüdür. Fakat denklemi onu öldürmeden eksiksiz bir şekilde almak mümkün değildir. Darkseid bunu öğrendiğinde Black Racer’ı çağırır ve işlem boyunca Cyborg’u hayatta tutmayı planlar. Ancak işler pek planlandığı gibi gitmez ve işlem sırasında anti-yaşam denklemi bozulur, tekno-organik bir virüs halinde Darkseid’ı ele geçirir. Bu sırada DeSaad virüsün taşıyıcısı Cyborg’ü dünyaya geri göndererek ondan kurtulmayı hedefler ancak çok geç kalmıştır. Darkseid virüsün etkisiyle tüm gücünü serbest bırakıp Apokolips gezegenini yok eder.

Cyborg’ün Metropolis’e geri dönmesiyle tekno-organik virüs internete sızar. Milyonlarca insan ekranlara bakmasıyla birlikte anında enfekte olur. Yaşamı arayıp onu yok edecek bir hale bürünen zombi-benzeri yaratıklar birbirlerine saldırır ve her şeyin sonu böylece gelmiş olur.

Ardından gelen seriler boyunca Adalet Birliği’nin virüsü nasıl durdurmaya çalıştığını okuruz. Batman malikânesinde otururken kapalı hattan ekranları izlediğini görürüz. Fakat Robin ve Nightwing’i uyarmakta geç kaldığı için onlar çoktan etkilenmişlerdir. Alfred’i korumaya çalışırken Nightwing Batman’i boynundan ısırır. Diğer taraftan Aquaman denizin ortasında kalan gemiye girdiğinde üzerine gelen yüzlerce zombi tarafından enfekte edilir.

Hal Jordan birlikte piknik yaptığı Oliver Queen ve Black Canary’nin yanında telefonuna bakınca virüsü kapar. Black Canary, Hal Jordan’ı öldürmek zorunda kalır. Böylece Yeşil Fener yüzüğü Sektör 2814’ün koruyucusu olarak Black Canary’yi seçer. Bir yandan da Proje Cadmus adı altında Amanda Waller anti-yaşam virüsünden ölmüş cesedin içinde çeşitli araştırmalar yapar. Ancak bir türlü geri dönmeyince Captain Atom’un güçlerini kullanarak şehrin bazı bölgelerindeki zombileri öldürmesi istenir. Sonradan öğrendiğimize göre Amanda Waller, Captain Atom’un bedenine girmiştir ve onu da enfekte eder. Bunu öğrenen Superman ve Wonder Woman, Captain Atom’u şehirden uzaklaştırmaya çalışır ancak pek başarılı olamazlar. Captain Atom gücünü tutamayıp patladığında Metropolis’in çoğu yerle bir olur. Gotham City’de ise Poison Ivy ve Harley Quinn, enfekte olmuş Joker’i öldürdükten sonra Birds of Prey ekibinin de hakkından gelir.

Metropolis yıkıldıktan sonra hayatta kalan insan ve süper kahramanlar Yalnızlık Kalesi’nde toplanır. Bir süre iyi giden durum Martian Manhunter’ın aniden ortaya çıkıp Barry Allen’ı enfekte etmesiyle değişir. Flash dünyada dolaşarak insanları dönüştürmeye başlayınca Superman onu durdurmaya çalışır. Dünyanın diğer tarafından dolanarak Barry Allen ile kafa kafaya çarpışır. Bu çarpışmadan sonra Flash’ın iki parmağının karnına saplandığını görür. Ailesine duygu dolu vedasından sonra uzaya çıkarak oksijensizlikten ölmeyi planlar. Ancak bunu yapamadan dönüşüm başlar.

Superman zombi haliyle dünyaya geri dönerek önüne gelen her şeyi yakıp yıkar. Bunun üzerine kalanlar dünyayı terk etmeye karar verir. Uzay gemilerine binerler ve gezegeni terk etmeye başlarlar. Ancak Superman’in gemileri yok etmeye geldiğini görürler. Superboy babasına karşı çıkarak Yeşil Fener Birliği’nin gelmesine yetecek kadar zaman kazandırır. Bütün Yeşil Fener’leri yenemeyeceğini anlayan Superman Güneş’in gücünü emmeye başlar. Guy Gardner güneşin gücünü emdikten sonra virüsün sessiz kalacağını söyleyerek gemilerin kaçmasına yardım eder. Tüm insanlar son bir defa virüsü pençesine düşmüş gezegenlerine bakar. DCeased serisi böylece son bulur.

Boşluklarla Dolu Güzel Bir Macera

dceased cilt 3-4

Tom Taylor gerçekten güzel bir macera kaleme aldığını söylemek gerekiyor. Fakat anti-yaşam denkleminin bozulması, ekranlara bakan insanların anında enfekte olması, Superman’in Flash ile kafa kafaya çarpışması ya da dram çıkarmak için yapılmış bazı gereksiz aksiyonlar… Bunlar serinin üstü kapalı geçilmiş, anlatılmamış kısımlarından sadece birkaçı. Hikâyenin akışını bozan bu kısımlar okuduğunuz sırada sizi gerçekten yoruyor. Kurşun işlemeyen bedeni, gözlerinden ışın çıkarabilme becerisiyle Superman’in Flash’a çarpmasına gerek var mıydı? Martian Manhunter Yalnızlık Kalesine girdiğinde kimse onu görmedi mi? Virüs sadece bakılan ekranlardan nasıl bu kadar kolayca bulaşabiliyor? Bunlar küçük fakat gerçekten önemli ayrıntılar. Tüm macera aslında bu soruların üzerine inşa ediliyor. Tom Taylor, ayrıntıları ciddiye almayınca siz de okuduğunuz eseri ciddiye alamıyorsunuz.

Yine de bütün boşlukları görmezden geldiğinizde keyifli bir hikâye okuduğunuzu görüyorsunuz. Batman’i daha başlamadan enfekte edip, Alfred tarafından öldürmek zorunda bırakması, Superman’in ve Wonder Woman’ın zombiye dönüşmesi, geride kalanların ne kadar çaresiz olduğunu göstermesi inanılmaz. Yetenekli yazar Taylor’ın Batman’in becerileri, Superman’in umudu olmadan çizgi roman yazmanın zorluğuna nasıl göğüs gerdiğini görebiliyorsunuz. Korkunç zombiler dünyayı ele geçiriyor ve Taylor bu durumu daha da kötüleştirmek için elinden geleni yapıyor. Süper kahramanların yeri geldiğinde ipini kesmekten kesinlikle geri durmuyor. Duygusal konuşmalar, yerinde yapılan küçük espriler, konuşma balonlarından taşan gerilim tam tadında. Ara sıra kafanıza takılan “Nasıl ya?” sorusunu görmezden gelirseniz kesinlikle keyifle okuyacağınız bir eser.

DCeased Serisinin Diğer Yarısı: Çizimler

Trevor Hairsine ve James Harren yaşanan kargaşayı görselleştirmede çok iyi bir iş çıkarmışlar. İlk cildin birkaç sayfası dışında sadece karakterlerin değil aynı zamanda arka plan tasarımlarının da oldukça başarılı olduğunu görüyoruz. İkili süper kahramanların öfkesi, üzüntüsü öyle güzel aktarmış ki, her bir panelin hakkını vererek geçmeniz bir iki dakikanızı alıyor. Özellikle iki sayfayı birden içine alan sayfalardaki ayrıntılar inanılmaz. Hairsine karakter pozları oldukça dramatik açılardan yansıtmış. Panellerin balonlamalar ve konuşmalarla paralel gitmesi okuma keyfinizi artırıyor.

Karakterlerin zombi halleri gerçekten ilk bakışta sizi dehşete düşürüyor. Sevdiğiniz karakterleri bu halde görmek sizi üzerken gözleriniz bir anlığına ayrıntılara takılıyor. Yüzünden sıyrılmış deri parçalarının açığa çıkarttığı kemikleriyle, çirkin dişleri ve acımasızca bakan gözleriyle süper kahramanınızı incelemek zorunda kalıyorsunuz. En sonunda diğer panele geçtiğinizde bir süper kahraman zombinin en iyi böyle çizilebileceğine kanaat getiriyorsunuz.

Panel planlamaları ise klasik bir biçimde yapılmış. Geçişlerde hikâyeyi kaybetmiyorsunuz. Adım adım ilerleyerek sizi maceranın sonuna kadar götürüyorlar, görevlerini yerine getiriyorlar. Fakat bu durumda anlatıya yeni bir boyut ekleyemiyorlar. Örneğin Watchmen’de gördüğümüz geçmiş gelecek arasındaki geçişlerde karakterlerin değişmesi, ışık ve gölge oyunları DCeased serisinde yok. Görsel anlatım sadece karakterlerin panellerde görünmesiyle sınırlı kalıyor. Bu sebepten dolayı panel geçişleri macerayı -elinde olmadan- kesintili bir hale getirmiş. Her panel sadece içinde barındırdığı kadarını anlatabiliyor. Büyük bir eksiklik değil fakat panel tasarımları daha iyi bir şekilde kotarılabilirdi.

dceased cilt 5-6

Baskı ve Çeviri

DCeased serisi Yapı Kredi Yayınları tarafından Türk okuyucular ile buluşuyor. Çizgi romanın baskı kalitesi, renkler ve balonlama stili oldukça başarılı. Baskı kalitesi sizi hikâyeden soğutmuyor. Renkler oldukça parlak ve ton kaymaları yok. Çizimler oldukça net, yazılar gayet okunaklı. Baskı ile ilgili en büyük sıkıntı ise DCeased serisinin cilt formatını henüz yayımlamamış olması. Dolayısıyla seriyi satın almak istediğinizde tek seçeneğiniz fasiküller oluyor. Türkiye’de çizgi roman kültürü henüz fazlaca yaygınlaşmamış ve ileride de çok yaygınlaşmayacağı belliyken fasikül bu serinin baskısı için pek doğru bir tercih olmamış. Kapak tasarımları incecik kâğıt üzerinde kalınca beklenen heyecanı veremiyor. Böyle güzel bir eseri kitaplığınıza koyduğunuzda iki zımba ile bir arada duran fasiküller pek keyifli gözükmüyor. Eğer DCeased serisinin fiziksel kopyasını satın almak isterseniz kesinlikle ciltli versiyonunu beklemenizi tavsiye ederim.

Çizgi romanın çevirmenliğini ise birçok DC çevirisinde karşımıza çıkan Anıl Bilge yapıyor. Sadece esere değil evrene olan hâkimiyeti de belli. Yine de bazı cümleleri birebir çevirmeyi tercih ettiğini görebiliyorsunuz. Anlamak için tekrar okumanız gereken cümleler var. Örneğin Aquaman’in denizden Kraken sırtında çıktığında okuduğumuz  “Denizden bir canavarlar dalgası geldi…” cümlesi biraz garipti. Bazı noktalarda Justice League’i Adalet Birliği olarak çevirmeyi tercih etmediğini fark ediyorsunuz. Harley Quinn’in Joker’a “sütlacım” diye hitap etmesi yüzünüzde küçük bir tebessüm oluşturuyor. Bunun gibi birkaç küçük nokta dışında çeviri neredeyse kusursuz.

DCeased serisi evrene alternatif bir anlatı getirmek açısından oldukça başarılı. Tom Taylor’ın hikâyesi Trevor Hairsine ve James Harren’ın çizimleriyle hayat buluyor. Seri 6 sayı boyunca hızını hiç kesmiyor. Alışıldık mutlu sonlardan ise çok uzak. Kahramanlar tekno-organik virüsün elinde yaşamı yok etmeye çalışan yaratıklara dönüşüyor. Bu sırada yapabildiğimiz tek şey sadece sayfaları çevirmek oluyor.

Siz DCeased serisini nasıl buldunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum adresinden bizimle paylaşabilirsiniz.

Oğuzhan Açıkalın

Gedikli bir çizgi roman geek’i olmasam da beyaz sayfalara doluşmuş renkli resimleri her zaman ilgiyle takip ettim. Çünkü resimlerin ve kelimelerin bizi olduğumuzdan daha iyi bir yere taşıyacağına inanıyorum. Kısa kısa hikâyeler yazıyorum, edebiyatın her türlüsüne ilgi duysam da bilimkurgu konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Nefrayto Nefrayto dedi ki:

    Güzel bir inceleme olmuş, ilgi çekici. Emeklerinize sağlık :slight_smile:

  2. Avatar for Gelu Gelu dedi ki:

    Baskı kalitesi Türkiye’de şuana kadar bir yayınevi tarafından çıkarılmış en berbat fasikül formatında. Bundan daha beterini sadece eskiden gazetelerin verdiği promosyon fasiküllerde gördük şimdiye kadar.

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

Bu da Geçecek: Değişim, Kriz ve Umut Dolu Başlangıç Hikâyeleri - Julia Samuel

Julia Samuel’den Değişim, Kriz ve Umut Dolu Başlangıç Hikâyeleri: “Bu da Geçecek”

Daredevil 4. sezon çalışmaları

Daredevil Dizisinin Yeni Sezonu için Çalışmalar Başladı: Charlie Cox Onayladı