in ,

Fate: The Winx Saga İncelemesi: Hatalar Silsilesi

Fate: The Winx Saga incelemesi sizlerle. Netflix’in Winx Club adlı sevilen çizgi diziden uyarladığı yapım, nerede ne gibi hatalar yaptı?

Fate: The Winx Saga incelemesi

Fate: The Winx Saga incelemesi yayında. Rainbow SpA ve Nickelodeon tarafından hazırlanan İtalyan/Amerikan animasyon dizisi Winx Club, 2004’ten 2009’a kadar hepimizin içinde yaşamak isteyeceği sihirli bir dünya yaratmıştı. Yayınlandığı dönemde, tokalardan çantalara popüler kültürün dokunduğu her nesnede izini görebileceğimiz eğlenceli ve çok sihirli animasyon serisi, Netflix tarafından Fate: The Winx Saga ismi ile diziye uyarlandı.

Yaratıcılığını The Vampire Diares ve Kylie XY’den tanıdığımız Brian Young üstlendi. 6 bölümden oluşan ilk sezonun oyuncu kadrosunda Hannah Van Der Westhuysen, Precious Mustapha, Eliot Salt, Elisha Applebaum ve Chilling Adventures of Sabrina’dan tanıdığımız Abigail Cowen yer alıyor.

Fate: The Winx Saga – Zilyonlarca Klişe Bu Dizide Buluşmuş

Fate: The Winx Saga, sihir dışı ailesi ile karıştığı bir olaydan sonra Alfea’ya kaydolan, sihrinin yeni farkına varmış ateş perisi Bloom’un kendini bulma hikâyesini konu alıyor.

Winx Efsanesi: Kader Netflix

The Winx Saga’nın açılış sahneleri fazlasıyla tahmin edilebilir. Güzel kız yeni bir okula başlar, yakışıklı genç çocuk hemen ona asılır ve kızımız arkadaş edinip uyum sağlamak için türlü zorluklarla mücadele eder. Çok acıklı… Durun daha bitmedi! Kötü sarışın, zorba akranlar, cinsel kimliği ile mücadele eden çocuk, yalnızlık eğilimleri, ebeveynlerle kavga, drama dolu partiler, boğazımıza kadar gençlik kaygısı ve en kötüsü defalarca gördüğümüz “öfkeli olmak güçlerimi açığa çıkarır” kinayesi, çok sıkıcı. “Uzmanlar” dövüş ve eğitim egzersizlerinden başka bir şey yapmıyor. Kötü adamların, yanık denilen zombivari yaratıklar olduğunu da ekleyelim. Zilyonlarca klişe bu dizide buluşmuş.

Dizi Teknolojik Trendlere Yer Veriyor Ancak Teknoloji Perisi Eksik!

Muhteşem bir manzara ile çevrili Alfea dışında tanıdık çok az şeye rastlıyoruz. Uzmanlar’ın Kızılçeşme’si, Cadılar’ın Bulutlu Kule’si yok.

Yaklaşık 20 yıl aradan sonra animasyondan diziye evrilen bu yapımda, Tecna’ya yer verilmemiş. Oysa o günden bu güne gelişen teknolojiye o kadar çok değinmişler ki; kullanılan sosyal medya hesapları, çevrim içi yazışmalar ve konuşmalar havalarda uçuşuyor. Böyle bir düzlemde “Teknoloji Perisi”nin olmaması şaşkınlıkla karşılanıyor, yürek burkuyor. “Müzik Perisi” Miusa, Musa adlı bir “Empat” oluyor. “Empat”, duygularını doğru dürüst yansıtamayan, vasat bir oyunculuk çiziyor. Flora, Terra adlı bir “Doğa Perisi”nin uzaktan akrabası olarak anılıyor. Terra dizi boyunca fiziksel özellikleri ile barışmaya ve akran zorbalığına karşı çıkmaya çalışan bir dram kraliçesi portresi çiziyor. Stella animasyona kıyasla eğlenceli ruhunu kaybetmiş gözüküyor. Karamsar ve yasta.

En büyük eksiklerden biri Trix Cadıları’nın olmaması. Icy, Darcy ve Stormy’nin yerini Beatrix alıyor. Beatrix kötü karakter formunu tam anlamıyla karşılamıyor. Bizim müthiş üçlümüzün performansını bir tek ondan beklemek de yanlış olur zaten.

Sevecen müdiremiz Faragonda’nın yerini; Müdire Farah Dowling alıyor. Çok üzücü ama Dowling aynı tatlı-sert yönetici görünümünü barındırmıyor.

Karakterlerin Güçleri ya da Güçlü Yönleri Başarısızca Aktarılıyor

Fate: The Winx Saga incelemesi

Sky, Alfea’nın “periler için bir üniversite” olduğunu açıklıyor, ancak kendisi bir peri değil? Kızılçeşme’nin yokluğu bu noktada bir duvar gibi yüzümüze çarpıyor. Okul hem uzmanlara, hem perilere eğitim veren cinsiyetsiz bir düzene sahipmiş gibi görünüyor. -Elbette böyle değil. Bu konuya yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğiz.- Böyle bir kurgu güçlü ve iyi düşünülmüş karakterler gerektiriyor. Oysa senaryo oldukça başarısız. Dizi boyunca tanıtılan uzmanlar, dünyada var olan sıradan erkeklerden farksız. Dövüşmek dışında hiçbir numaraları yok.

Bloom’un güçlerini doğru kullanması çok hızlı gerçekleşiyor. Nasıl olduğunun farkına varamıyoruz. Ona, bu güçleri doğru kullanmayı öğretmeye çalışan başarılı ve zeki Aisha ise derslerde sihir yapamıyor. Stella bir canavarı yeniyor ama annesinin önünde minik bir kıvılcımı zar zor ortaya çıkarıyor. Bu terslikler izleyicide komik düşünceler yaratıyor. Karakterlerin güçleri ya da güçlü yönleri, zayıf ve şekilsizlermiş gibi başarısızca aktarılıyor.

Fate: The Winx Saga Homofobik, Ayrımcı ve Irkçı mı?

Fate: The Winx Saga incelemesi

Terra, Dane’i Riven ve Beatrix’in zorbalıklarından kurtarırken ona âşık oluyor. Dane ise Riven’a tutuluyor. Dane, kendisi ve Beatrix’in, Terra’nın fiziksel özellikleri ile dalga geçtiği bir videoyu Instagram’da paylaşınca ipler kopuyor.

Aynı senaryoda Dane, âşık olduğu Riven tarafından iğrenç homofobik sözcüklerle eleştiriliyor. Ancak medyanın daha fazla homofobik yaklaşımlara ihtiyacı yok. Riven’ın Stella için Sky’a yönelttiği yine aynı iğrençlikteki ayrımcı cümleler ya da Bloom’un annesinin yetiştirdiği çocuğa karşı söylediği çirkin sözler “yahu bunlar nasıl diyaloglar?” sorusunu akıllara getiriyor.

Dizi devam ederken, kötü niyetli siyasi konular da üstü kapalı bir şekilde ortaya atılıyor. Bir köyün yakılması fikri, köyde yaşayanların kötü olduğu gerekçesi ile haklı gösterilmeye çalışılıyor. Bu kesinlikle yanlış! Koruyucu aileler, cezai adalet ve hatta soykırım sevici yaklaşımlar küçük izleyici kitlesi için uygun değil.

Fate: The Winx Saga görsel efektleri ile eğlenceli görünse de gerçekte öyle değil. Sabun köpüğü diziler kuşağında yerini alıyor. Konu Bloom’a odaklanırken birçok karakter geri planda kalıyor. Oyuncu kadrosunun kalanı, geçmişlerini kabullenmek ve geleceklerini belirlemek için yalnızca birkaç sahne dahilinde var oluyor. Dizinin sonunda tümü süs bitkisi gibi duruyor, alkış tutmaktan öteye gidemiyor.

Winx Efsanesi: Kader Netflix

The Winx Saga, hikâyeyi alıp daha büyük bir yaş grubuna anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken Winx Club denilince akla gelen pek çok özelliği de ne yazık ki göz ardı ediyor.

Fate: The Winx Saga 2. sezon için resmi onay da kısa bir süre sonra gelmiş durumda. Macera yeni bölümleri ile devam edecek!

Senaryo ve oyunculuklar açısından son derece yetersiz olan bu diziyi izleyecekseniz, büyük beklentilerden uzak durun deriz.

Eğer diziyi izlediyseniz Kayıp Rıhtım Forum üzerinden yorum ve eleştirilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Gülçin Aras

1993’ten bugüne kitaplara, resimlere, notalara, evrenin her bir köşesine seyahat ediyor. Eğlenceli, zamansız ve mekansız yolculuk serüvenini paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyor.

Ejderha Yolu Daniel Abraham

Ejderha Yolu İncelemesi: Epik Fantastik, Yeniden

Demon Slayer 2. sezon fragmanı

Demon Slayer 2. Sezon Fragmanı: Macera Devam Ediyor