in ,

Foundation 1. Sezon İncelemesi: Asimov’un Sosyopolitik Uzay Operası “Vakıf” Ekrana Nasıl Taşındı?

Foundation 1. sezon incelemesi sizlerle. Isaac Asimov’un bilimkurgu serisinden uyarlanan uzay operası, lanetli mirasların pençesinde kıvrananların trajedisini konu alıyor.

Foundation 1. Sezon İncelemesi

Foundation 1. sezon incelemesi ile karşınızdayız. Apple TV+ üzerinden ilk sezonu yayınlanan Vakıf dizisi, Isaac Asimov’un amaçladığı dünyayı ekranlara başarılı biçimde yansıtabildi mi? Bu soruya hep birlikte yanıt arayalım.

Isaac Asimov’un Foundation (Vakıf) dizisi alışılagelen uyarlama sorunlarının alışılagelmiş çözümleriyle aktarılması güç bir yapıya sahip. Anlaşılan baş yapımcı David S. Goyer ve Josh Friedman da aynı fikirdelermiş. Ortaya roman serisinden ilham alan bir dizi çıkarmışlar. Tanıtım afişinde yazdığı gibi karşımızda “Isaac Asimov’dan Foundation” değil, “Foundation, Apple TV+” var. Bu inceleme işte “o” Foundation üzerine.

Foundation 1. Sezon: Dünya’nın Unutulduğu Uzak, Çok Uzak Gelecekte, Çok Tanıdık Hikâyeler

Dünya efsaneleşecek kadar zaman geçmiştir. Her koloni kurulduğu gezegenin yerel halkına dönüşmüştür. Yeni dinler, farklı kültürler ortaya çıkmıştır. Ekonomi ve politik krizlerse bâki kalmıştır. Gezegenler özerk olsalar da imparatorluğa bağlıdır. İmparatorluğun başındaysa ilk imparatorun farklı yaşlardaki üç klonu vardır. Klonlar İmparatorluk Sistemi’ne hizmet verir, İmparatorluk Sistemi’ndekiler de Klonlara biat eder; birbirlerinden ayrı düşünülemezler.

İmparatorluk ve klon veliaht sistemi uzun yıllar boyunca galaksiye hükmetmiştir. İnsanlığın huzur ve barış içinde yaşadığı fikriyse illüzyondan ibarettir. Ve bu yanılsamanın galaksideki bütün uygarlıkları felakete sürüklemesi an meselesidir. Sebebiyse klon sisteminin mükemmel çalışmasıdır. Klonlar devraldığını sürdürmüştür. İmparatorluğu ayakta tutmak bütün eski numaraları çevirmişlerdir. Bu da gezegenleri kendi iç ve dış sorunlarıyla cebelleşen bloklara dönüştürmüştür. Sakıncalı bireysellik sistemler içerisinde öğütüldüğü için yeni fikirlere kapı aralayan çeşitlilik nadirleşmiştir. Sistemlere karşı çıkan yenilikçiler kâfir, hain ya da kusurlu sayılmıştır.

Foundation vakıf dizisi inceleme

Psikotarih uzmanı Hari Seldon, Galaktik İmparatorluğun bu durumu kaldıramayacağını hesaplar. İmparatorluk galaksiye yayılan isyan dalgasıyla yıkılacaktır. İnsanlık 1000 yıl sürecek karanlık çağa girecektir. Seldon’un önerdiği kurtuluş planı İmparatorluk Klonlarını rahatsız eder. Çöküşün ilk kıvılcımları parlayınca her şey değişiverecektir.

Kendine Mahkûm Eden Miraslar

Sistem için yaşamlar madden ve mecazen feda edilebilir mi edilemez mi? Madden ve mecazen yaşamları elinden geldiğince destekleyen sistem mümkün müdür? Bu iki soru üzerinden her şey filizleniyor. Burada “miras” kavramı önem kazanıyor. Devralınan mirası sürdürmek mi? Yaratılan mirası devredebilmek mi? Bunlar da paradokslara yol açıyor.

İlk önce yeni ve sürdürülebilir miras yaratmak gerekiyor. Bunun içinse eskimiş ve sürdürülemez mirası terk etmek veya dönüştürmek şart. Maddi ve mani varoluşunu eski ve köhnemiş mirasın sürdürebilmesine bağlı kişiler buna karşı çıkıyor. Niyetten ve sonuçtan bağımsız bir inatlaşma var. Bütün problemler mirastan gelen yönetmeliği, formülü, geleneği, inanç sistemi, emri, işin raconu veya artık hangi kalıbıysa onu sürdürme ısrarından çıkıveriyor. Çareyi o kalıpların doğasını çözenler getiriyor.

Tabaka Tabaka Kolektiften Bireysele İnen Hikâye

vakıf inceleme

Bu noktada ısrarcılık ile sonuççuluk temsilinde, babaerkil tutum ile anaerkil tutum önem kazanıyor. Babaerkillik katı; sistematik, formülize ve mirası olduğu gibi sürdürmeye meyilli. Anaerkillik akışkan; sezgisel, mevcut veriye ve olasılıklara uyum göstermeye meyilli.

Örneğin, babaerkil kaynaklı sorunu babaerkil tarzda çözmek olumsuz, anaerkil tarzda çözmek olumlu sonuç veriyor. Anaerkil kaynaklı çözümü anaerkil tarzda uygulamaya çalışmak olumlu, babaerkil tarzda uygulamaya çalışmak olumsuz sonuçlara yol açıyor.

Var edilmeye çalışılan sistemin temeli babaerkil mi, anaerkil mi? Kişinin hayata bakışı ve sorunlara yaklaşımı, babaerkil mi, anaerkil mi? Zihni anaerkilken yöntemi neden babaerkil? Babaerkil zihniyeti yaşatırken neden anaerkil metotlar kullanılır? İşte bu bağlamda pek çok paradoks ve ikilem mevcut.

Bu temsiliyet hususunda hangi konuda ve nasıl irade veya iradesizlik gösterildiği önem kazanıyor. Vazifeyi kararlılıkla sürdürme telaşıyla iradesizce hatalara düşülebiliyor. Ne yapacağını tam kestiremiyor. Sadece neyin doğru neyin yanlış olduğu mukayesesine dayanarak iradeli ve istikrarlı davranılabiliyor. Sorunlu prensipler iradelice sürdürülürken sorun çözen tutumlar iradesizce icra edilebiliyor.

Bu tabakaların en üstünde de çeşitlilik, hür irade, seçimler gibi mevzularla cebelleşen bireyler ve bireysellik yer alıyor. Olumlu ve yardımcı tutumlar bireyselliğin sahiplenilerek kişinin kendi inisiyatifiyle hareket ettiğinde gerçekleşiyor. Olumsuz ve köstekleyici tutumlarsa sahiplenilen yüce amaç uğruna bireyselliğin baskılandığı ve inisiyatif almaktan kaçınıldığında gerçekleşiyor.

Zor Zamanlar Yaratan Kahramanlar ile Zor Zamanların Yarattığı Kahramanlıklar

Vakıf incelemesi dizi

Dizinin antagonist ve protagonistleri klasik seçilmiş kişi konsepti hafiften yapı sökümüne uğratılmasıyla elde edilmiş.

Antogonistler: İmparator Klonları ve yardımcıları, miras aldıkları doğal düzeni yaşatıp koruma çabasında. İmparatorluk karşıtları düzeni yıkma derdinde. Antagonistlerin korumaya veya yıkmaya çalıştığı sistemler aynı yapay özden türemişler. Bu yüzden çarpışmaları krize ve zor zamanlara sebebiyet veriyor.

Protagonistler: Antogonistler gibi olasılığı kontrol etmeye ya da arzu ettiğine evriltmeye çalışmıyorlar. Buna kalkışan planların geri teptiğini sezebiliyorlar. Formül, veri, deneyim, gözlem ve sezginin kesiştiği olasılık matematiği, ahlaki pusula, insaniyet vb. vasıtasıyla doğal öze uygun çıkarımlarda bulunuyorlar. O sayede yapay sistemlerden kaynaklı sorunları öngörebiliyor, çözüm üretmede yetkinleşebiliyorlar.

Dizide iki tür kahraman profili mevcut:

Antogonistler “Sistemin Kahramanları”. Geldikleri sistemin örfü, adeti, kültürü, devlet geleneği açısından teoride doğru pratikteyse yanlış eylemlerde bulunuyorlar. Bu da sorunlara ve zor zamanlara sebebiyet veriyor. Klasik anlatılarda karşılaşılan “soylu kandan kahraman”, “rüştünü ispatlamış avcı/usta savaşçı kahraman”, “bilge kahraman” gibi prototiplerin niteliğini taşıyorlar. Fakat icraatlerinin sonuçları klasik anlatılarda vadedilen olumlu/iyileştirici etkiye ters düşüyor.

Protagonistler “Zor Zamanlarda Öne Çıkanlar”. Zor zamanlar yaşanınca kişisel birikime ve özel beceriye sahip şahıslar ister istemez öne çıkıyor. Seçilmiyorlar. Çoğunluk şartlara ayak uydururken eleniyor ya da antagonist etkisinde kalıyor. Yaşanan doğal seçilimde geriye protagonistlik potansiyeli yüksek kişiler kalıyor. Onların arasında da krizin çözümünde anahtar rol oynayanlar sıyrılıyor. Klasik anlatılarda kahramanın yardımcısı/yoldaşı prototipindeler. Fakat yarattıkları etki normalde asıl kahramandan beklenilen olumlu/iyileştirici etkiye denk düşüyor. Kahramanlığa soyunmasalar bile onlardan beklenen erdemi sergiliyorlar. Klasik anlatılarda ana kahramanın sergilemesi beklenen mucizeyi gerçekleştiriyorlar.

Farklı Dramaların Arasındaki Korelasyon

Foundation vakıf incelemesi

Bütün katmanlar üst üste binince bireyselliği hiçleştiren kolektiflik ile bireyselliği önemseyen kolektiflik arasındaki sıcak ve soğuk çatışmalardan bir seçki çıkageliyor. Devlet, din, bilim, kültür, inanç, liderlik kavramı, kurtarıcılık mefhumu, hür irade, yaşamak, varoluş, kadercilik gibi pek çok meseleye bir bir değiniliyor.

Gezegenler arasındaki kan davası. Bilimin yasaklandığı gezegendeki yaşam. Gaal ve Salvor’un protagonist rolü. Phara ve Rowan’ın antagonistliğinin kökeni. Bilgeliği ve becerileri sayesinde her şeyin farkındaki Demerzel’in Galaktik İmparatorluk Sisteminin kuklasına dönüşmesi. İmparator Klonlarının iktidar projesine diretmesi. Vakıf yönetiminin tarikatleşmeye meyletmesi. Bir trilyona yakın müritli anaerkil dinin kendisine kıyasla genç sayılan babaerkil İmparatorluğun kontrolünde kalması. Demerzel ve İmparatorların trajedisi. İmparatorluk zulmüne karşı verilen eylemlerin galaktik felakete kapı aralaması. Hari Seldon’un, hayattayken olumlu ve yardımcı, hatıratını yaşatırken olumsuz ve engelleyici bir imgeye dönmesi. Büyük çaplı tehditlere odaklanan sistemlerin ve askeri önlemlerin bireylerin kurnazca ve ufak çaplı eylemleri karşısında aciz kalması. Hayat kurtarabilme uğruna dürüstlük sergilenmesi. Sistemi kurtarabilme uğruna kitlelere yalan söylenmesi. Hürriyet uğruna cehennemde yanıp yok olmayı kabullenebilmesi. Tutsaklık hayatını sürdürebilme uğruna cehennemden geçmeyi kabullenmesi. Yüzleri aynı istikamete dönük ama gaye ve yöntemleri zıt karakterler. Karakterin tutumunu gölge ve renk yoluyla pekiştirmek… Örnekler çoğaltılabilir.

Bunlar gibi pek çok ayrıntı, o bağlamda anlamlı bir yere oturuyor.

Büyük Marazlara Sebebiyet Verebilecek Minik Bedeller

İki etmen sebebiyle dizi ister istemez sekteye uğrayabiliyor. Henüz büyük bir facia yok. Sonraki sezonlarda önlem alınmazsa sorun yaratabilir.

İlki, ana gizemi açık etmeme çabası. Bazı şeyleri kabullenmeye veya tolere etmeye zorluyor. Kurmacadan keyif alırken tüketici tükettiğine karşı daha anlayışlı olmaya çalışabilir. Eserde de bunu suistimal etmeyecek biçimde faydalanılmaya çalışılabilir. Dizinin gizemleri seyircinin karşısına “Henüze açıklayamadığımız noktalar var. Kabullenerek izlemeye devam edin,” tavrıyla dikilmiş. Bir yönden mantıklı geliyor. Gizem amaç değil, araçtır. Diziyi dikkat çekici kılan asıl şey içeriği. Bazı şeyler yeri geldiğinde açıklanıyor da. En büyük sorular henüz açıklanmadı.

İkincisi, alt metin ile olay örgüsünü örtüştürmek için sunulan bazı şeyler. Mantık hatası, nahoş gelebilecek ters köşe veya tutarlılığa dair soru işareti oluşabiliyor. Bazısı daha sonraki minik açıklamalarla iyi kötü telafi edilir umuduyla bırakılmış. “Baştan öyle mi tasarlanmıştı? Açığı kapatmak için mi? Dramatize etmek için mi?” kuşkuları oluşabiliyor. Bazısı dizinin akması için bırakılmış. Bu da biraz göze fazla batmalarına sebebiyet veriyor. Rahatsız etmek ile etmemek arasında bir yerdeler.

Vakıf apple tv+

Vakıf Dizi Uyarlaması Hakkında Son Sözler

Apple TV+’ın Foundation dizisi kötü bir seyirlik değil. İlk sezonda ortaya atılan sorular ve ortaya atma biçimi ilgi çekici.

8. Bölüm, sinematografik anlatım dilinden oyunculuğuna, içerdiği yoğun duygulardan varoluşsal düşüncelere muazzam bir bölümdü.

Phara ve Salvor arasındaki analojik bağ, kendi kabilelerinin(!) Avcı Tanrıçaları gibiler. Aralarındaki en büyük farksa kendi varlıklarına bakışları. Phara kendini ve eylemlerini kutsallaştırma derdinde. Salvor özel biri olmaktan kaçınan, sadece doğru olanı yapmaya çalışan biri.

İmparator kıyafetlerinin mavi ve tonlarına sahip olması. Mavi uzun yıllar, tanrıları, peygamberleri, azizleri ve soyluları resmederken kullanılmıştır. Romalılarsa bu rengi yasın ve barbarlığın rengi diye tabir etmiş, işçi sınıfını temsilen kullanmıştır. Dizideki İmparator ve hayatı bu ikilemi yansıtmakta.

Sezon finalinde hikâyenin bağlamı ile gizemi iyice öne çıktı. Aralarında denge tutturulursa amenna. Tutturulamazsa… Riske atılarak yaratılan potansiyel heba olacak.

Foundation 2. sezon onayını da erkenden aldığını hatırlatalım. Siz Vakıf uyarlamasını nasıl buldunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Cemalettin Sipahioğlu

1986 İstanbul doğumlu. Bilimkurgu, korku ve fantastiği uzun süre televizyondan takip edebilmiştir. Ailesinden habersiz aldığı ucuz VCD oynatıcıyı saklayıp, onlar yokken kullanarak, bu konularda film açıklarını kapatmaya çalışmıştır. Edebiyata sonradan bulaşması; bilgisizliği; bilgisizlik de, "Raftaydı ve ben onu alıp okumadım zamanında." pişmanlıkları getirmiştir. Lem ile Küvette Bulunan Günce'yle tanışması; okumaya yeni başlayan biri için hem talih, hem de talihsizlik olmuştur. Film, kitap, animasyon, çizgi roman olsun; kendi sınırlı bilgisiyle, eserleri iç dinamikleri içinde değerlendirmeye çalışır.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Kehribar Kehribar dedi ki:

    Hoş geldiniz tekrar.

  2. Avatar for Atasagun Atasagun dedi ki:

    İnceleme için teşekkürler.
    Metinde birkaç defa “madden” olarak kullanılan ifadenin aslı “maddeten” bu arada. Gözden kaçmış olabilir.

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

Station Eleven fragmanı

Station Eleven Fragmanı: HBO Max’in Yeni Salgın Dizisi Yolda

Spider-Man: No Way Home incelemesi

Spider-Man: No Way Home’un Süresi Ortaya Çıktı: Yeni Posterler Paylaşıldı