in ,

Gençlik Güzel Şey İncelemesi: Bir Akademisyenin Gözünden Üniversite Öyküleri

Ekin Kadir Selçuk’un gençliğin savruk zamanlarına indiği, büyük küçük sorunları odağa alarak birbirine denk ama farklı hayatları anlattığı öykü kitabı “Gençlik Güzel Şey”i inceledik.

Gençlik Güzel Şey İncelemesi
- Reklam -

Ekin Kadir Selçuk’un ilk öykü kitabı Gençlik Güzel Şey, geçen yıl İletişim Yayınları’ndan çıktı ve bu yıl 69.’su düzenlenen Sait Faik Hikâye Armağanı kısa listesinde yer almaya hak kazandı. 1981 İstanbul doğumlu yazarın ilk kitabı ise, yine aynı yayınevi etiketiyle 2018 yılında yayımlanan ve yazarın Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde tamamladığı doktora tezinden türetilen “Mücadeleciler”: Mücadele Birliği (1964-1980) idi.

Öyküleri Notos, Sözcükler, Varlık, Öykülem ve Sarnıç dergilerinde yayımlanan yazar, hâlen Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Gençlik Güzel Şey: Gençliğin Arafındaki Karakterler

Tarih felsefecisi Arnold Toynbee, bir toplumun hayat boyunca birbirinden farklı sorunlarla karşılaşacağını, toplumun her ferdinin bu sorunları çözmeye çabalayacağını; her yeni sorunun ortaya çıkışının bir meydan okuma olduğunu söyler. Tonybee’ye göre, bu meydan okumalar süresince toplum üyeleri giderek birbirlerinden farklılaşırlar. Bazıları yenilir, bazıları çözüm bulur. Kimileri yaralanır, gelişimleri sekteye uğrar ama mücadeleye devam ederler; kimileri ise bilgeleşir, güçlenir, kendileri için olduğu kadar arkalarından gelecekler için de yeni yollar açar.

- Reklam -

Ekin Kadir Selçuk’un Gençlik Güzel Şey kitabındaki öykü kahramanları ise, tüm bu ihtimallerin kıyısında gezen ama genellikle güvenli sulardan ayrılmamayı seçen veya ayrılsalar bile istediklerini elde etmeye erişemeyen kişiler. Toynbee’nin örneklemindeki gibi bu karakterler de farklı yollarda yürüyor ancak ne yeniliyor ne de yeniyorlar. Okuru bulunduğu yerden alıp başka bir yere bırakma hedefinin seçilmediği öykülerde yazar, karakterlerin yaşadıkları sorunları merceğe alıyor ve okurun farkındalığını uyandırıyor.

Kitaptaki Öykülere Kısa Bir Bakış

Gençlik Güzel Şey, üniversite hayatını merkezde tutan on altı öykü içeriyor. Ana kahramanların kimi zaman farklılıkları kimi zaman çevrelerinde olup bitenlere dahil olurken yaşadıkları anlatılıyor.

Kitaptaki ilk öykü Sadık Abi ve Rektörün Tüneli, anlatıcının; öykü çatısının omurgası olan Sadık Abi’yi tarif etmesiyle ve ona dair belirteçleri, “iki odalı, az eşyalı, çok problemli bir evde yalnız yaşamaktaydı,” şeklinde ifadelerle aktarması ile başlıyor. Sonra anlatıcı zamanı geriye eğiyor ve Sadık karakterinin hayatına dahil olduğu ilk zamanı anlatıyor. Anlatıcının kendisine dair okura çok az bilgi vermesi ona belli bir mesafede kalınmasını ve öykünün tam da yazarın istediği gibi Sadık karakteriyle yol almasını sağlıyor. Tekdüze hayatından kısa bir süreliğine ayrılma yolu keşfeden Sadık, tekdüzeliğe yeniden mahkûm edilince kendini öğrencilerin Rektörün Tüneli diye adlandırdıkları yerde, büyük bir açmazda buluyor.

Gençlik Güzel Şey - Ekin Kadir Selçuk

İkinci öykü Uçurumun Kıyısında, yazarın Ece ve Zeynep karakterlerine aynı mesafede durduğu tanrısal anlatımla başlıyor. Hikâye aktıkça Zeynep’in zihni daha görünmez olurken, Ece’nin kendine dair farkındalıkları su yüzüne çıkıyor. Şebnem Ferah şarkıları eşliğinde ilerleyen öyküde yazar, Ece’nin Zeynep sayesinde keşfettiği sinema tutkusunu ve cinsel yönelimlerine dair uyanışını okura aktarıyor.

Herkesin Doğrusu Kendine’de yazar, iki akademisyenin arasındaki diyalogları, aralarından birinin anlatıcı olduğu birinci tekil anlatımla, bir rakı masasında aktarıyor. Anlatıcının yazma merakını ve buna dair yaşadığı hayal kırıklığını başka bir masada gördüğü bir adamın alaycı gülümsemesi ile aralanan katmandan okura veren yazar, öyküyü birbirine benzeyen iki adamı ayrı masalarda ayrı düşüncelere dalarak ama aynı şekilde elleri alınlarında bırakarak bitiriyor.

Dördüncü öykü Ziyafet, birinci tekil anlatımla ve sağlam bir alt metinle okurun karşısına çıkıyor. İçinde olmaya çalıştığı arkadaş grubunun manipülasyonu ile illegal yollara başvurması istenen anlatıcı, zaman zaman siyasi ideolojilere yer veren diyaloglarla sorgulamanın içine itiliyor. Anlatıcı platonik bir aşkla bağlı olduğu Arzu’yu etkileyebilmek için, Arzu’nun idealindeki kişi Ozan karakterinin çizdiği yolda yürümek üzere olduğunu şu sözlerle okura aktarıyor

“Ne zaman doğru dürüst et yediğimi sorgulamıştı, bir insanın en doğal hakkı değil miydi iyi beslenmek? Düzen bunu elimizden alıyordu, yaptığımız hakkımız olanı geri almaktan başka bir şey değildi ona göre.”

Film Çekiyoruz, yazarın tanrısal anlatımı seçtiği ama Ensar karakterine yakın durduğu bir öykü. Yazar, giriş bölümünde okura öykünün çerçevesini aktarıyor. Öyküye adını da veren film çekme macerasının altı kişilik ekibini tek bir paragrafta anlatıp görev dağılımında vasıfsız olduğu düşünülerek fotokopi çektirmesi istenen Ensar karakteri ile evden ayrılıyor. Yazarla birlikte Ensar’ın peşine takılan okur ise, onun dağınık zihninin kusurlarını ve boş vermişliklerini küçük bir şehir turunda anlıyor.

Kitabın sonraki öyküleri ise sırasıyla şöyle: Bu Defalık, Bütün Sınıf, Korku, Bizim Apartmanlar, Merak Etmeyin, Sıradan Bir Gün, Bir Yıl Sonra, Londra, Boş Koltuk, İftar Öncesi, Bu Gece Hiç Bitmesin. Yazar bu öykülerde üniversite hayatında yaşanabilecek zorlukları, farklılıkları ve farkındalıkları kimi zaman tüm öykülerin aynı muhitte geçtiğine ve otobiyografik öğeler içerdiğine dair (Trabzon, Şişman, Barikat, Fernandes) sinyaller vererek kimi zaman kendini yazıya dahil ederek (…bu esnada Ekin Hoca’nın yeni kitabına baktım. Herkese söyleyip duruyor, ben de aldım bir tane, yoksa susmayacaktı.) okura aktarıyor.

Kitabın Öne Çıkan Öyküleri

Kitapta yer alan kahramanlar; büyük açmazlarda olmayan, gençliğin getirdiği sorumluluğun ayırdına henüz varan, var olmanın başka yollarını arayan kişiler olarak okurun karşısına çıkıyor. Kimi zaman yeni tayin olmuş genç bir akademisyenin sorunları kimi zaman inançsızlığını saklamak durumunda kalan başka bir akademisyenin sıkışmışlık hissi okura aktarılıyor. Çoğunlukla öğrencileri merkeze alan öykülerde, akademisyenler, çaycılar, güvenlik görevlileri de kendilerine belli çerçevelerde yer buluyor. Küpesini ailesinden saklayıp saklamamak arasında kalan bir gençten, cinsiyet yönelimlerini keşfedenlere, hırsızlık yapmayı kendini fark ettirme yolu olarak seçen başka bir kişiye kadar yazar, geniş bir yelpaze aralıyor.

Cesaretin ortak bir imge olarak ele alındığı kitapta, öne çıkan öyküler öznel bir bakış açısıyla şöyle: Ziyafet, Sıradan Bir Gün, Boş Koltuk. Ziyafet’ten yukarıda bahsettiğim için bu kısımda diğer iki öyküyü ele alacağım:

Sıradan Bir Gün, yazarın ikinci tekil anlatımla anlatıcının bir gününü okura aktardığı, derinlikli bir öykü. Anlatıcının saat 10.02’de gönderdiği tek bir mesajdan oluşan öykü, dört arkadaşın geçmişini, su üstüne çıkanlara ve suyun altında kalanlara sezgisel ve açık anlatımla yaklaşarak okura aktarıyor. Üç kişilik bir aşk macerasının kahramanı olan mesaj alıcısı, mesajı gönderen kişinin katmanları yavaş yavaş aralaması ile okurun aklında şekilleniyor ve bu şekil öykünün sonunda buruk bir görüntüye bürünüyor.

Boş Koltuk, yazarın birinci tekil anlatımı tercih ettiği, alt metinde eşitsizliği aktardığı oldukça başarılı bir öykü. Bir dolmuş yolculuğunda üniversite öğrencisi anlatıcı ile yolculuk yaptığı hocasının diyaloglarını çapaksızca okura veren yazar, akademisyenin eşitsizliğe vurgu yapan sözüyle dolmuşun içindeki anlatıcıyı ve ona tutunan okuru sarsıyor.

Gençlik Güzel Şey’e Eleştirel Bakış: Yuvaya Çomak Sokan ama Yılanı Dışarı Çağırmayan Öyküler

Gençlik Güzel Şey - Ekin Kadir Selçuk

- Reklam -

Gençlik Güzel Şey, Ekin Kadir Selçuk’un toplumsal ya da bireysel olarak azınlıklara eğildiği öykülerden oluşuyor. Yazar kurmacayı ve kurmacanın içindeki öğeleri kurcalıyor ama sınırı aşmamayı tercih ediyor. Yaş farkını aktaran bir öyküyü bize çırılçıplak gösterirken, kahramanların üzerini usulca örtmeyi tercih ediyor. Veya eşcinsel bir karakteri bize aktarıp karanlıkta kalan yüzünü yansıtıyor ama karakteri tercihlerinin getireceği sorumluluklardan ustaca ayırıyor. Selçuk cesaretin işlendiği öykülerde bana kalırsa kalemini biraz çekingence oynatıyor.

Kitaptan Alıntılanan Cümleler

Gençlik Güzel Şey kitabında aforizma sayılabilecek birçok cümleye rastlıyoruz.

Bunlardan ilkini Uçurumun Kıyısı’ndan alıntılayarak bu bölüme başlıyorum:

“Onun nazarında kabul edilebilir olduğunu hissetmesiyle öyle mutlu olmuştu ki bunun aynı zamanda bir eşitsizliği imlediğini hiç umursamamıştı. Her hayranlık ilişkisi zamanla denklik talep eder oysa. Hayranlığın tehlikeli hâle gelmesi, kıyıcılaşması bu denklik talebinin karşılık bulmaması sonucu gerçekleşir.” S.23

Bir sonrakini Ziyafet’ten alıntılıyorum:

“Pardösümün düğmesini açıp kapayana kadar aradan koskoca bir ömür geçmişti. Düğmeleri açarken ben başka biriydim, kaparken başka biri.” S.44

Korku isimli öyküde yer alan bir cümleyle devam ediyorum:

“Bunu bir sırrı kulağıma üflercesine söyledi, bir kilisede uzun, siyah cüppesi yerleri süpüren bir rahibe, günahlarını fısıldayan bir Katolik gibi.” S.68

İftar Öncesi öyküsünde geçen bir diğer alıntı şöyle:

“Yalnız kaldığım vakitler ise içimde bir kuşku uyanıyor, kalabalıkta annesinin elinden kurtulunca mutlu ve özgür olacağını sanan, oysa kurtulduğunda korkuya kapılan bir çocuk gibi.” S.116

Sonraki iki cümleyi de kitabın son öyküsü Bu Gece Hiç Bitmesin’den alıntılayarak bu bölümü bitiriyorum:

“Ahmet’in çocukluktan kalan bu anısı içinde kökleşmiş, beslenmiş, uygun güneşi bulunca da yeşermişti. Hayat insanı ne kadar hırpalasa, bozsa, yozlaştırsa da o çocuksu saflık, o hayvani tabiatımız bir yerlerde duruyordu demek.” S.130

“Gözlerini fark ettim, kıvılcım saçıyordu etrafa. Gururun bir ateş olabileceğini, bu ateşi harlamak için insanların haksız yere de olsa başkalarını kırmayı göze alabileceğini o an anladım.” S.135

Son Söz

Editoryal olarak büyük aksaklıklar barındırmayan Gençlik Güzel Şey’de yalnızca yer yer fark ettiğim anlatım bozukluklarını ve çift fiil kullanımını rahatsız edici bulduğumu söylemem mümkün.

Editörlüğünü Duygu Çayırcıoğlu’nun, kapak tasarımını Suat Aysu’nun, kapak fotoğrafını Serdar Aysu’nun, Uygulamayı Hüsnü Abbas’ın ve Düzeltiyi Nebiye Çavuş’un yaptığı Gençlik Güzel Şey ile ilgili incelememi, emeği geçen bu isimleri anarak bitiriyorum.

Sizler de Gençlik Güzel Şey kitabı hakkındaki yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum‘da bizlerle paylaşabilir, ayrıca tüm içeriklerimizden anında haberdar olmak adına bizi Google Haberler üzerinden takip edebilirsiniz.

Gaye Keskin

MSGSU Tekstil/ Tasarım mezunuyum. Yaklaşık iki sene Turnagöl Tiyatrosu'nda; oyunculuk, sahne ve kostüm tasarımı yaptım.
Uzun yıllardır çizim yapıyorum, yazmaya şiirle başladım. Rıhtım'a demirleyene kadar hiç öykü yazmamıştım. Öykü Seçkisi'nde yayımlanan ilk öykümle beraber, öykü yazım yolculuğum başlamış oldu. O günden sonra, hep yazdım. Üç arkadaşımla yürüttüğümüz Paralel Evren Podcasti şimdilik dinlenmede. Öykü Seçkisi dışında, çeşitli mecralarda öykülerim yayımlandı. Dokuz arkadaşımla Zaman temalı bir fankit çıkardık. Bu sıralar da bir öykü kitap çalışması hazırlıyorum.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for periyodiknesriyat periyodiknesriyat dedi ki:

    Anlatıcı türünü önemseyen bir inceleme görmemiştim daha önce. Bu özenli inceleme için teşekkür ederim.

  2. Avatar for gayekcelik gayekcelik dedi ki:

    Teşekkür ederim bu güzel yorum için, sevgiler :balloon:

Henüz yorum yok. Forum'a gelip sohbete katıl.

Speak No Evil Filmi Yeniden

2022 Çıkışlı Korku Filmi “Speak No Evil” Yeniden Çekiliyor

Futurama 8. Sezon Çıkış Tarihi Belli Oldu

Ünlü Animasyon Dizisi “Futurama” Ekranlara Geri Dönüyor: İşte Yeni Sezonun Çıkış Tarihi