Hayvan Mezarlığı Filmine Spoiler’lı Bakış

Stephen King'in eserinden yeniden uyarlanan "Hayvan Mezarlığı"nı izledik ve spoiler'lı olarak inceledik. Bir kez daha olmuş mu? Birlikte göz atalım.

Korku/gerilim türündeki filmler çoğu zaman hayal kırıklığına uğratıyor. Türün birçok örneği manasızca birbirine şiddet uygulayan, deli gibi gülerek bıçak sallayan ya da içine şeytan (cehennemden gelen iblis, yerli örneklerde cin de olabilir) girdiği için kafası sağa sola dönen ve tekinsiz olmaktan çok komik olan karakterlerle dolu. 40 yıl önce bunları perdede görmek ürkütücü olabilirdi, bugünse değil.

Seyirci böyle bir filmle karşılaştığı anda, “iyi ama neden bunu yapıyor?” gibi sorular sorarsa hayal kırıklığı katmerlenerek artıyor. Çünkü çoğu filmin bu soruya cevabı “işte öyle” demekten öteye gidemiyor. Ne karakter ne de öykü hiçbir gelişim vaat etmiyor. Korku sadece yüzeysel olarak kamera hareketleri, ani çıkışlar, her yere sıçrayan kan ve benzeri efektlerle sağlanıyor. Tamam çok iddialı olmayalım, “sağlandığı zannediliyor.”

Yazıya giriş yapmadan önce bu filmi salt bir korku/gerilim filmi olarak izlediğimi, kitap ve önceki filme dair bir kıyaslama yapmadığımı belirtmem gerekir.

Karanlığın kalbine yolculuk yapıp, ölüm ve yabancı korkusu gibi korkularla seyircisini yüzleştiren, tutarlı bir hikâyeye sahip filmler oldukça az. Stephen King‘in eserlerinden yapılan uyarlamalar da bu yüzden değerli. Genellikle manasız şiddetin dışında bir hikâyenin varlığı bu filmleri izlenebilir kılıyor. “Hayvan Mezarlığı” ise bu anlamda, türün kült örneklerinden biri olmasa da başarılı bir film olmuş.

Konusu

Film aslında bir yeniden çevrim ama bilmeyenler için ufaktan hikâyeyi anlatalım. (Eğer filmi izlediyseniz bu kısmı atlayabilirsiniz.) Dr. Louis Creed, karısı (Rachel) ve çocukları (Ellie ve Gage) ile şehrin koşturmacasından, hayhuyundan uzak bir kasabadaki eve taşınır. Karı koca çocuklarıyla daha çok vakit geçirmek istemektedirler. Satın aldıkları arazide ise hayvan mezarlığı isminde bir yer bulunmaktadır. Buraya kasabanın sakinleri ölen hayvanlarını gömmektedirler.

GÖZ ATIN  Yetişkinler İçin Fantastik Edebiyat

Ellie burayı keşfetmeye gittiğinde mezarlığın arkasındaki engele tırmanmaya çalışır. Yeni ama yaşlı komşuları Jud bu sırada onu görür ve durdurur. Komşularıyla bu şekilde tanışır Creed ailesi. Bir gün kedileri Church (Kilise anlamında değil, Winston Churchill’in kısaltması. Filmde çok takıldım bir anlamı var mı diye, sonra basit bir espride kullanıldı o kadar.) öldüğünde Louis ve Rachel bunu Ellie’ye nasıl açıklayacaklarını bilemez. Ellie’nin üzüleceğini düşünen Jud, Louis’i hayvan mezarlığının arkasındaki engelin ötesine götürür ve kedisini oradaki kutsal sayılan toprağa gömmesini söyler.

Kedi ertesi sabah geri gelir. Ama artık huysuz ve saldırgan bir kedidir Church. Son olarak Gage’e de saldırınca Louis, Church’ten kurtulmaya çalışır ve evinin çok uzağına bırakır. Ancak Church yaptıklarına doyamadığı için huzursuz bir suratla geri gelir. Onun tekrar geldiğini gören Ellie sevinerek Church’e koşarken trafik kazasında ölür. Louis bu kedere dayanamayıp kızını hayvan mezarlığının ötesine gömer. Ellie geri geldiğinde ise bütün aileyi kendisi gibi öldürüp aynı toprağa gömmeye çalışır.

“Hayvan Mezarlığı” hikayesi basit bir şekilde ölümü ve bununla yüzleşememeyi işliyor.

Filmin başlarında Ellie’nin mezarlığı görmesinden sonra sorduğu sorular üzerine Louis ve Rachel ona ölümü anlatmaya çalışıyorlar. Rachel’ın “yukarıda bir yerlerde seni izliyorlar” temalı konuşması karşısında, Louis’in “henüz bundan emin değiliz” şeklindeki rasyonel konuşmasına şahit oluyoruz.

Ellie’yi yatırdıktan sonra devam eden tartışmada Rachel’ın iç dünyasını anlamaya başlıyoruz. Rachel küçükken ailesi tarafından hasta kardeşine bakmak zorunda bırakılmıştır. Ancak kardeşinin görüntüsüne dayanamamaktadır. Bir gün evde sadece ikisi varken ona yemeğini götürmek yerine yemek asansörüyle akşam yemeğini üst kata gönderir. Zorlukla hareket eden kardeşi ise asansör boşluğuna düşer. Rachel bu noktadan sonra hep kendisini suçlar. Yemeği üst kata çıkarsa bunların olmayacağını söyler durur. Kedinin “gidişini” bile kızına söylemek istemeyen anne, kızının dirildiğini görünce bunu kabullenemez.

GÖZ ATIN  Tüm Stephen King Referanslarını Bulabilecek misiniz?

Rachel’ın kendisiyle ve kardeşinin ölümüyle barışamaması, nevrotik bir kişiliğe sahip olması filmde güzel veriliyor. Rachel’ın yaşadığı her terslikte kardeşinin ölümüyle ilgili kâbusları ve çocuklarını sürekli ölüm fikrinden uzak tutma çabası filmin önemli dinamiklerinden biri olmuş.

Komşu Jud da filmin önemli ayaklarından birisi. Ellie’yi hayvan mezarlığında görüp engele tırmanmasına mâni olunca tanışıyoruz kendisiyle. (Gerçi bu ilk göründüğü sahnede ciddi bir çocuk istismarı olma ihtimali üzerine toplumsal bir gerilim yaşamadım değil ama film aktüel korkularımızla pek ilgilenmiyor. Kendi hikâyesiyle uğraşıyor.)

Film ilerledikçe Jud aileyle kaynaşıyor. Jud aslında kırsalda geçen bir Amerikan filminin klişesi olarak okunabilir. Yıllar boyu aynı yerde yaşayan, hayatta yaptığı hatalarla kendini köşesine kapatmış huysuz ihtiyar. Ellie’yle tanışınca kalbi yumuşuyor. Bu da en büyük hatası oluyor. Kediyi gömdüklerinde Ellie’nin çok üzüleceğini düşündüğünden Louis’e yardım ediyor. Ancak Ellie dirildikten sonra Jud’ın da kendi hatalarını yavaş yavaş anlıyoruz. Jud da önce köpeğini sonra karısını gömmüş. Onlardan tekrar kurtulmak için de hem köpeğini hem karısını öldürmüş bir karakter.

Klişe olarak ilerlese de başarılı bir karakter çizildiğini söylemek gerek.

Esas oğlanımız Louis ise aklın sesi olmaktan çok çabuk çıkıyor. Karısı Rachel geçmişin hayaletleriyle boğuşurken, Louis’e geleceğin sanrıları verilmiş. Kahramanımız yeni başladığı kliniğe gelen bir trafik kazası vakasında, genci kurtaramaz. Gencin hayaleti hemen klinikte Louis’e görünür ve ailesinin tehlikede olduğunu söyler. Film boyunca da bu kehanetler devam eder.

Filmin en büyük başarısı, belki bir edebiyat uyarlaması olmasının da etkisiyle, bu üç karakter üzerinden ölümü kabullenememe ve suçluluk duygusunu farklı yönlerden verebilmesi. Ellie dirildikten sonra sırayla saldırdığında karakterlerin gerçek yüzünü kavramamız başarılı olmuş. Rachel’ın yaşadığı suçluluk duygusu, Jud’ın ölümleri kabullenememesi, diriltme işlerine girişi ve Louis’in söylediği “biraz daha vakit geçirmeye ihtiyacım vardı” sözü güzel bir etki yaratıyor.

GÖZ ATIN  Stephen King'in "O"sunun Çok Özel Bir Baskısı Koleksiyonları Tamamlamaya Geliyor

Ancak filmin sıkıntı yaratan noktaları da yok değil. En büyük sorunu filmde olayların manasız bir hızda gelişmesi. İlk başta ailenin kim olduğu, nereden gelip nereye gittikleri gibi serim kısımlarının hızlıca geçilmesi filmi çok rahatlatıyor. Film bu anlamda izleyiciyi içine hemen alıyor. Ama bir noktadan sonra hızın sürekli artması seyircinin bir an soluklanıp karakterlerin içine girmesini çok engelliyor.

Bu durumun temel sebebi ise filmin sürekli bir gerilim yaratma çabası. Filmin gerilim yarattığı aşikâr ancak sürekli bunun kovalanması, basit bir konuşmada bile gerilim müziği girmesi bir müddet sonra filmin kendisine ufak ufak ihanet etmesine dönüşüyor. Basit bir korku filmi gibi anlamsızca gerilimler yok belki ama seyircinin de durumla duygudaşlık kurup gerçek anlamda korkularını yaşaması engelleniyor.

Bu da türün çok başarılı bir örneği olmak yerine sadece başarılı bir film kategorisinde kalmasını sağlıyor.

Filmin bir diğer kusuru ise, hayvan mezarlığının ve mezarlığa giderken kasaba halkının taktığı maskelerin ne anlama geldiğinin yeterince verilmemesi. O kadar ki “işte böyle de bir mezarlıkları varmış” demekten öteye geçilemiyor. Ayrıca kutsal toprağın sahibi olduğu düşünülen Kızılderililerin inandığı ruh Wendigo da çok hızlı geçilmiş. Hem Wendigo’nun hem hayvan mezarlığının sadece bir bilgi olarak kalması filmin eksilerinden.

Fakat bütün eksilerine rağmen bir hikâyesinin olması ve özellikle üç ana karakteri üzerinden ilerleyen sorgulamaları için filme bir şans verilmeli. “Kadavra” gibi örneklerin çoğunlukta olduğu bir dönemde “Hayvan Mezarlığı” türün adını düştüğü yerden biraz kaldıran cinsten bir film.

  • 16
    Shares

1989 doğumlu. Bir dönem tiyatro yapmış ve bu alanda okumuş. Tolkien ve Le Guin sever...

Hayvan Mezarlığı Filmine Spoiler’lı Bakış

Stephen King’in eserinden yeniden uyarlanan “Hayvan Mezarlığı”nı izledik ve spoiler’lı olarak inceledik. Bir kez daha olmuş mu? Birlikte göz atalım.

  • 16
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla İnceleme, Sinema
Stan Lee Cameo’ları Hakkında Üzücü Haber

Marvel filmlerinde kısa sahnelerle görmeye alıştığımız Stan Lee için Russo Kardeşlerden üzücü bir haber geldi.

Kapat