İllet: Salgın Atmosferinde İstanbul, Kız Kulesi ve Gizemli Bir Geçmiş

Serdar Yıldız'ın Antares Yayınları'ndan yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkan İllet: Bir Salgın Romanı incelemesi ile karşınızdayız.

Serdar Yıldız ilk romanı İllet ile okuru Kız Kulesi’nin ardında saklanan gizemi çözmeye davet ediyor. Antares Yayınları etiketiyle yeni bir baskı bulan esere dair incelememiz sizlerle.

1983 yılında doğan Serdar Yıldız ilk eseri olan İllet’i 2013 yılında okurlarının beğenisine sundu. Aradan fazla bir süre geçmemişti ki 2014 yılında Karanlık Gökkuşağı adlı 12 öykülük kitabını yayımladı. Yeni yeni Türk edebiyatının çeşitli alanlarında yer almaya başlayan yazar sonraki süreçlerde ise öykü seçkilerine katılarak yazın hayatının geleceğine yönelik çalışmalarının da olduğunu göstermiş oldu.

2013 yılında Resse Yayınları tarafından basılan İllet, Koronavirüs’ün dünyayı etkisi altına almasıyla uzun bir sürenin ardından tekrar gün yüzüne çıktı. 7 yıllık aranın ardından yeni bir yayınevinden çıkan kitap geçen günlerde yepyeni bir edisyonla yeniden okurla buluştu.

İstanbul’daki kolera salgını ve Kız Kulesi’nin tarihî hikâyesinin iç içe olduğu bu kitapta korku, gerilim, polisiye ve fantastik gibi ögeler; Serdar Yıldız’ın akıcı anlatımıyla birleşince karanlık ve korkutucu bir atmosfere sahip bir eser ortaya çıkıyor.

İllet Romanındaki Olaylar, Kişiler ve Anlatım Üzerine

Kitaptaki olaylar Okan Doğa’nın babasının ölmesi ve ondan aldığı bir mektupla başlıyor. 411 sayfalık eserin ilk bölümü, Okan Doğa’nın çevresindeki gizemi araştırmasıyla ve salgının da yavaş yavaş etkisini artırmasıyla bir polisiye romana dönüşüyor. Öyle ki kitabın yarısına gelirken kendinizi bir bulmacayı çözmeye çalışan ve en ufak bir ipucu kırıntısını dahi takip eden bir dedektif gibi hissediyorsunuz. Tüm bu gizemin içinde yazarın başkarakter ile olan anlatımı ve onun psikolojisini sanki kendisini karakterle birleştirmişçesine yazıya dökmesi; romanın artılarından birisi olarak gözlemleniyor.

İllet - Serdar Yıldız

Okan Doğa dışındaki diğer karakterlerin başkarakterin önüne geçmemesi ve gerektiği zaman gerektiği yerde olması romanın kurgusuna çok iyi bir şekilde yerleştirilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Karakterlerin hayatı ve Okan ile olan ilişkileri, okuru sıkmayacak derecede hikâyenin içine nüfuz ediyor.

GÖZ ATIN  Uzay Gemisinde İşler Karışıyor: Altı Diriliş

İlk bakışta romanın uzunluğu kimi okurlar için bir dezavantaj gibi görünse de; yazarın ele aldığı konu ve hikâyenin kurgusu için bu uzunluk kitabı tamamlayabilenler tarafından gayet makul bulunacaktır. Salgın, tarihî hikâyeler ve karakterler arası gelişen olaylar daha kısa tutulsaydı akıllara birçok soru gelecekti. Bu sorular cevaplandırılmamış olacak, adeta havada kalacaktı. Bu noktada yazarın kurgusundaki her detayı ele alması romanın en büyük özelliği diyebiliriz.

Mekânların, Salgının ve Çeşitliliğin Okura Etkisi

İllet’i okurken okuru kitaba bağlayan en büyük etkenlerden birisi de yazarın seçtiği mekânların günümüzdeki mekânlarla tıpatıp aynı olması. Şu sıralar tüm dünyayı etkileyen salgın, romandaki anlatı ile yollarını kesiştirince işler iyice dikkat çekici bir boyuta ulaşıyor. Serdar Yıldız, mekânların ve salgının gerçeklikle olan ilişkisini en üst düzeyde tutarak okurunu kitaba bağlı tutmayı başarıyor. Öyle ki okur romanı okurken atmosferi hayal etmede ve olayları aklında canlandırmakta hiç zorluk çekmiyor.

Romandaki salgına gelirsek… Kolera salgını daha çok, romanda yer alan fantastik olarak değerlendireceğimiz olayların ve Okan Doğa’nın ruhsal dünyasının arasında yer yer görülüyor. Salgın dönemindeki hükûmetin tutumları ve medya ile olan ilişkileri de dikkat çekici. Yazar böylelikle salgın, gizemli güçler ve arayış üçgeniyle okura bir çeşitlilik sağlamış oluyor. Ayrıca Serdar Yıldız’ın roman için harcadığı emekler de metindeki tıbbi terimlerin ve olayların geçtiği yerlerin tamamen gerçek ve akla dayalı olması nedeniyle ortada.

Kapak, Editörlük ve Göze Batan Kısımlar

Antares Yayınları yayın hayatına yeni başlayan bir yayınevi olsa da bastığı üç yerli kitapta da dikkat çeken bir nokta var: Kapak görselleri. İllet’in kapak çalışması ise romanın içeriği ile bir hayli uyumlu. Renk seçimi, kapağın düzeni ve Kız Kulesi’nin ters bir şekilde kapakta yer alması harika detaylar olmuş.

GÖZ ATIN  Çöpkent: Nesnelerin Gizemli Dünyasında Bir Garip Iremonger

Romandaki olumlu yönlerden bahsettik. Sırada olumsuz olan ve göze batan kısımlar var. Öncelikle romanda imla ve baskı hatalarının mevcut olduğunu belirtmek gerekiyor. Ancak bu hatalar metnin önüne geçecek sıklıkta da değil.

Serdar Yıldız

Serdar Yıldız

Bunun yanında, romanın bazı bölümlerinde karakterler arasındaki konuşmalar karakterden çok yazara ait görüşlerden oluşmuş gibi görünüyordu. Yine de bu durumun rahatsız edici bir boyutta olmadığını belirteyim.

Sonuç olarak iyisiyle kötüsüyle, ilk yarısı gizemli, ikinci yarısı bol aksiyonlu ve kimi mitolojik ögeleri bünyesinde barındıran bir eser bekliyor okuru. İllet için bir “ilk roman” olarak değerlendirme yaptığımızda ortaya güzel bir çalışma çıkmış diyebiliriz.

Editörlüğünü Baran Güzel’in üstlendiği eserin kapak tasarımı Yunus Karaaslan tarafından gerçekleştirilmiş. Romandan tadımlık bir ön okuma için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Peki siz Serdar Yıldız’ın bu eserini okuma fırsatı buldunuz mu? Yazara ve eserine dair fikirlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşmayı unutmayın.

* * *

* Yan Lianke: “Koronavirüs Sonrasında Ne Olacak?”




1993 Adana doğumluyum. Niğde Üniversitesi'nde Radyo ve TV Programcılığı okudum. Genellikle bilimkurgu okumayı seviyorum ve Isaac Asimov hayranıyım.

İllet: Salgın Atmosferinde İstanbul, Kız Kulesi ve Gizemli Bir Geçmiş

Serdar Yıldız’ın Antares Yayınları’ndan yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkan İllet: Bir Salgın Romanı incelemesi ile karşınızdayız.

Başa dönün