in ,

Kapanda Bir Hayal İncelemesi: Dile Dökülen Istırap

Kapanda Bir Hayal incelemesi sizlerle. Burcu Ünlü’nun ilk öykü kitabı, sıradan hayatın dile getirilemeyen ıstıraplarını fısıldıyor.

Kapanda Bir Hayal incelemesi Burcu Ünlü

Kapanda Bir Hayal incelemesi yayında. Burcu Ünlü’nün ilk kitabı, İthaki Yayınları etiketiyle çıktı. 2021 Kayıp Rıhtım Okur Anketi’nde de Yılın En İyi Yerli Öykü kitabı seçildi. Eser, olağan yaşamın olağan dışı hissettiren hiddetinin usulca döküldüğü öyküler barındırıyor. Biz de, fiziksel hacmi küçük, duygusal yoğunluğu büyük bu mini derlemeyi mercek altına aldık.

Kapanda Bir Hayal Kitabında Yer Alan Öyküler Hakkında

Kitap kısacık. Emek verenler ve içindekiler bölümü çıkınca 49 sayfa. On öykü var. Bunlar:

Fazla Parmak Göz Çıkarmaz. Parmaksız doğan genç, aile ve çevresinin tepkilerine anlam vermeye çalışır.

Mualla, Oh Ne Âla Ne Âla. Farklı dünyaların insanı iki kız kardeş sohbete dalar.

Sansargilleri Semirmek Saadet Getirir mi? Bir kadın aile saadetini sürdürebilmek uğruna büyük çaba sarf eder.

Tayyare Geldi Hanım. Yakın dostlarla gidilen meyhanede kadehler boşalır ve baskılanan arzular yüzeye çıkmaya başlar.

Kapanda Bir Hayal. Genç kadın, öldükten sonra geride kalanların neler yapacağını hayal eder.

Kırmızı Bir İsyandır Bu! Eşinin kaybıyla iyice yalnızlaşan yaşlı adam biriken isyanını kelimelere dökmeye başlar.

Ben Pembe Panter. Genç kadın babasıyla ilişkisini anımsar.

Kırgındın Değil mi Eleni? Bir grup, gayrimüslim aileyi taciz etmeye başlar. Ailenin Türk dostları yardım etmeye çalışır.

Pembe Badanalı Ev. Bir yazar, aklındaki dünya dertleriyle neşeli bir şeyler yazmaya çalışır.

İsrafın Çilekleri. Taliplerinden hiçbiriyle örtüşemeyen kadın yeni talibini incelerken kendini mükemmelliğini düşünmeye başlar.

Eksiklik ile Tamamlanmanın Nahoş Hâlleri

Öyküleri var eden iki durum var, eksiklik ve tamamlanma. Bu iki terimden türeyen durumlar birbirlerini yaratıyor. İnsanlara yetersizlermiş gibi hissettiriliyor. Öykünün protagonisti (başkahramanı) ile antagonisti (başkahramanın rakibi) tam hissetmek için giriştikleri eylemlere göre birbirlerinden ayrılıyor.

Protagonist

Karşısındaki antagonistlerce yetersiz muamelesi görüyor. Kendisine erişemeyeceği uzaklıkta eşikler çiziliyor. Eşiğe ulaşmaya çalışırken uğraştığı nafile çabası her açıdan tükenmesine yol açabiliyor. Dış dünyada hiçbir şeye yetemiyormuş veya ne yaparsa yapsın kimseye yetemeyecekmiş muamelesi görüyor. Rahatsızlık veren taraf hep kendiymiş gibi. Süreçten kârlı çıkan biri veya galip gelen bir taraf varsa, o da ya antagonist ya da antagonistler için protagonist yaratan düzen çıkıyor. Bazı protagonistler karşısındaki antagonist(ler) yetmezmiş gibi kendi antagonistliğini üstlenebiliyor.

Protagonistler ruhen sabit kalmanın ıstırabını zihnen ve bedenen hareket hâline geçerek ondan kurtulmaya çabalıyorlar. İçlerindeki sıkıntıyı kurutabilmek ümidiyle rüya görüyor, yazıyor çiziyor, yer değiştiriyor, ev işi yapıyor, çalışıp didiniyor, çevreyle ilgileniyor, elinden hiçbir şey gelemezken bile eylemde bulunmayı sürdürüyor.

Kapanda Bir Hayal incelemesi Burcu Ünlü

Antagonist

Protagonisti başkarakter konumuna getiren o. Antagonistlik ufak farkla üç kola ayrılıyor: Kendi arzusu doğrultusunda talepte bulunan. Başkasının taleplerini yansıtan. Kitleyle talepleri kesişen.

Protagonistin kendi antagonistine dönüşmesiyse “talebi karşılamaya çalışan” versiyonuyla gerçekleşiyor. Talepkâr taraf o. Gönlünce tamamlanmasını istediği sürüyle şey var. Protaganist açısından mümkün olmayan şeyler talep ediyorlar. Değiştirilemeyecek veya karşılanamayacak şeyler istiyorlar. Başkasının üstüne yıkılmaması gereken vazifeler atıyorlar. Uyum gösterilmesinde diretiyorlar. Sağlıklı olmak. Olumlu yazmak. Takdir göstermek. Anlayış göstermek. Ekonomik destek. Karşılıksız bağlılık. Kimliğini onaylatmak… Bunlara benzer talepleri var. Bu sayılanlar makul gelebilir. Protagonistin yaşamı üzerinde yarattığı tahribat açısından pek makul sayılmazlar.

Antagonist ruhen ve bedenen sabit. Evden çıkmayan, eve gelmeyen, dışarıda bekleyen, makamına çıkılan ve bahsi geçen bir konumda. Protagonist ile aralarında belli bir mesafe veya mesafelilik var. Protagonistin asıl ihtiyacı (sevilmek, anlayış, destek gibi) bakımından yanlış yerde varlık veya yokluk gösteriyor.

Dile Dökülen Istırapla Buluşan Anlatım

Kapanda Bir Hayal öykülerinde, yazar ve şair Vüs’at O. Bener’in “dilinin ucunda kalmanın verdiği ıstırap”ını anımsatan atmosfer var. Aynısı değil. Çıkış noktaları benzeşiyor. Tesadüf değil. Kitaba adını veren öykünün ilk satırında Vüs’at O. Bener anılıyor. Yazar Burcu Ünlü de bir bakıma ortak kökeni kabul etmiş gibi. Ve benzeşme bu kadar. Uygulama ve sonuç aşamasında Ünlü’nün yazın karakteristiği kendini hemen belli ediyor.

Anlatıcı ana karakter. Derdini ya kendine ya başkasına ya boşluğa ya da üçü arasında dolanarak anlatıyor. Sorununu az çok sezebildiği anlaşılıyor. Dilinin ucuna geleni kimse duymasa bile zihninde fısıldıyor. Farkındalık yetmiyor. Yetemediğinden ıstırap çekiliyor. Istırap kaynağı sürdükçe veya vitesi yükselttikçe dile getirme arzusu büyüyor. Arzunun yoğunluğu hem dile getirmeyi hem de fiziksel çabayı arttırıyor. Dışarıdan gelen, bitmek bilmez “beni tamamla” talebinin ağırlığı iyice çöküyor. Nafilelik doruk noktasına ulaşıyor. Başkasının yarattığı eksiklik duygusunu kapatma çırpınışına dönüşüyor. Her öykü birer çırpınış hikâyesine bürünüyor.

Okur, anlatıcının farkında olmadığı sırdaş. Anlatıcının derdini bilen bir o var. Okur açısından çözüm getirememenin ayrı dokunabileceği cinsten bir sırdaşlık. Bu da anlatıcı kadar okur için de çabanın nafileliğine farklı bir anlam katıyor. Anlatıcının durumundaki gibi okur için de sonu nafileliğe çıkan yoğun duygu artışı söz konusu. Anlatıcı bizden biri oluşunu kelimeleriyle hissettiriyor. Deneyim ve çilenin kökeni yabancı gelse de yabancı gelmiyor. Ana karakterlerin sahiciliğinden şüphe duyulmuyor. Gündelik hayatta karşılaşılabilecek veya en azından hikâyesi işitilebilecek insanlardan olduklarını hissettiriyorlar. Dertleri de aynı biçimde; okurun başına gelmese bile bir başkasının başına gelebileceğinden kesinlikle kuşkulandırmıyor.

Sıra Dışı Tecrübelerin Yaygın Ortaklığı

En ilginci öykülerin çekiciliği. Sıradanlaşanın sıra dışı gelişi hissediliyor. Kişisel deneyimlerimizin kimseninkiyle kıyaslanamaz gelişi, hepimizin ortak noktası. Başkasının zihninden geçenleri bilememek, kişisel tecrübeyi bize mahsus zannettiriyor. Her deneyim herkese mahsus kalıyor. “Film gibiydi, romanlardaki gibi, inanılmazdı…” gibi tabirlerle başımıza gelenlerin yarattığı etkiyi tarif etmeye çabalıyoruz. Öykülerdeki “sadece bana mahsus” ve “tarifi zor” gibi ortak hissiyat şıp diye tanınıyor. Bu tanıdık his, herkesin yabancı geldiği davette herkesi tanıyan tek tanıdık gibi. Öykü davetindeki diğer davetlilerle o tanıdık aracılığı ile tanışılıyor.

Bitirirken

Yazının başında belirtildiği gibi, olağan yaşamın olağan dışı hissettiren hiddetinin usulca dökülüverdiği öyküler var. 64 sayfalık bu minik deve muhakkak bir şans verin.

Burcu Ünlü’nün Kapanda Bir Hayal kitabını okumuş muydunuz? Esere dair sizin görüşleriniz neler? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Cemalettin Sipahioğlu

1986 İstanbul doğumlu. Bilimkurgu, korku ve fantastiği uzun süre televizyondan takip edebilmiştir. Ailesinden habersiz aldığı ucuz VCD oynatıcıyı saklayıp, onlar yokken kullanarak, bu konularda film açıklarını kapatmaya çalışmıştır. Edebiyata sonradan bulaşması; bilgisizliği; bilgisizlik de, "Raftaydı ve ben onu alıp okumadım zamanında." pişmanlıkları getirmiştir. Lem ile Küvette Bulunan Günce'yle tanışması; okumaya yeni başlayan biri için hem talih, hem de talihsizlik olmuştur. Film, kitap, animasyon, çizgi roman olsun; kendi sınırlı bilgisiyle, eserleri iç dinamikleri içinde değerlendirmeye çalışır.

Erşan Kuneri Fragmanı: Cem Yılmaz Dizisi

Cem Yılmaz’lı Netflix Dizisi Erşan Kuneri’nin Resmi Fragmanı Yayınlandı

Obi-Wan Kenobi Yeni Fragman

Obi-Wan Kenobi’nin Star Wars Günü’ne Özel Yeni Fragmanı Yayınlandı