Kimdir Bu Mitat Karaman?: Mizah Dozu Yüksek Bir Polisiye

Doğu Yücel'in Can Yayınları'ndan çıkan polisiye türündeki romanı "Kimdir Bu Mitat Karaman?"ı inceledik.

“Bütün hayatlarını bir arada geçirdikleri en yakın arkadaşlarını dahi aslında tam olarak tanımıyorlar. Ne şehirleri ne insanları tanıyoruz. Birbirimizin dünyasına girip çıkıyoruz, öyle sanıyoruz ama yaptığımız tek şey turistik gezi.”

Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları” ve “Güneş Hırsızları” isimli öykü derlemeleriyle birçok türde öyküler kaleme alan Doğu Yücel, “Hayalet Kitap” ve “Varolmayanlar” adlı romanlarıyla da başarılı bir yazarlık geçmişine sahip. Romanları ve öykülerinde Fantastik, Bilimkurgu, Polisiye, Masal, Korku-Gerilim, Büyülü Gerçekçilik gibi türlere ağırlık veren yazarın son kitabı da yine merakla bekleniyordu.

İlk kitabından itibaren birkaç farklı yayınevi ile çalışan Doğu Yücel yıllardır Doğan Kitap çatısı altında okurlarına hitap ediyordu. Son romanı “Kimdir Bu Mitat Karaman?” ile birlikte bundan böyle Can Yayınları’na geçen Doğu Yücel’in eski kitapları da zamanla yeni baskılarıyla raflara gelecek.

Daha romanın isminde sorulan bir soruyla başlıyor kitap: “Kimdir Bu Mitat Karaman?” İsim ve soy isminde birer harf eksik olan ve normal olmadığını daha en baştan belli eden bir karakter Mitat. Fakat elbette bu onun suçu değil. Bir kaza sonucu dünyaya gelen, geçiyorken uğramış hissiyatıyla yaşayan ve yine bir kaza sonucu adı Mitat’a dönüşen bu karakter tahmin edeceğiniz üzere bir “kahraman” da değil. Adı Mithat Kahraman olsaydı muhtemelen böyle bir hayat hikâyesi de ortaya çıkmazdı. Her şeyin isimle başladığı bu öyküde Mitat’ın hayatının kısa bir dönemine konuk oluyoruz.

Mitat, İstanbul Boğazı’na yakın bir noktadaki evinde, küçük, eski bir apartmanda hayatını sürdürmektedir. Türkiye’yi etkisi altına alan 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin üzerinden henüz kısa bir süre geçmiştir ve başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin hemen her yerinde insanların üzerindeki paranoyaklık seviyesinin arttığı bir dönem yaşanmaktadır.

“Bu kadar insanın bireyken çift olmasının, tekilken çoğullaşmaya gitmesinin bir sebebi vardı. Toplumun yalnızlara kötü kötü bakması boşuna değildi. Saatli canlı bombalardı yalnızlar. Patlamaları an meselesiydi. Hepsi yalnızlıktan!”

Minyon tipli olan Mitat, kendini toplumdan izole etmiş bir şekilde yalnız yaşamaktadır. Evden işe, işten eve gidip gelen, kültürel aktivitelere dâhi tek başına giden ve aslında biraz entelektüel birikime sahip olmasına rağmen bunu çevresindeki insanlara yansıtamayan bir insan Mitat Karaman. Sessiz sakin bir görünümde olan Mitat’ın çoğu zaman kimse farkına bile varmamaktadır.

Aşığılık kompleksine sahip bir yapıda olan Mitat’ın pasif cinsel yaşamı, stres dolu iş hayatı, kendini dahi bir süre sonra bezdiren sakarlıkları ve son zamanlardaki genel paranoyaklığının birleşimine ek olarak çevresinde çok daha büyük bir olayın cereyan etmesi sonucu işler içinden çıkılmaz bir hal almaya başlayacaktır.

Mitat’ın her insanın başına gelebilecek olan sıradan sakarlıkları Doğu Yücel’in anlatımıyla birleştiğinde romanın tümüne sirayet eden bir mizahi ögeye dönüşüyor. Mizaha ek olarak hikâyenin polisiye bir öyküye dönüşmesinin getirdiği gerilim de iyiden iyiye hissediliyor. Kendini hiçbir sınıfa ya da ideolojiye mensup olarak görmeyen Mitat’ı, siyaset programlarını izlerken buluyoruz fakat aslında o programları uyumak için bir araç olarak görmesini anladığımızda durum bir komedi unsuruna dönüşüyor.

40’larına merdiven dayamış olsa da yaşını göstermeyen ve çok genç olarak görünen Mitat, hayatının her döneminde, her konuda aktif bir “pasif” yaşam sürmektedir. Yaşadığı Cennet Apartmanı mutlu günlerini geride bırakıp bir çıkmaza sürüklenirken elini taşın altına koyan ve yaşananlara bir çözüm getirmek isteyen insanlardan biri de Mitat’tır. Gecenin bir vakti diyafonla konuşmayı beceremeyip apartmanın otomatiğine basan ve bunun sonucunda bir zincir şeklinde ortaya çıkan cinayet vakaları aynı zamanda Mitat’ın pasifliğine de son vermeyi başaran olaylar bütünü olur.

“Ucunda en ufak başarısızlık ihtimali gördüğü her işten uzak durur. Bu, bir fıstık kadar küçük veya dünyayı yerinden oynatabilecek kadar büyük olsa da fark etmez, başarısının sınanacağı hiçbir pozisyona sokmaz kendini. Bunun için de hayatını her türlü değişime ve yeniliğe kapamıştır. Böyle bakıldığında aslında Mitat’ın kendisi, kabuğu kapalı bir antep fıstığıdır.”

Mitat’ın kişiliğinden daha pasif bir nokta ise tahmin edileceği üzere cinsel yaşamıdır. Apartmanın yöneticisi ve değerli büyüğü Yıldız Hanım’ın ani ölümü karşısında diğer apartman sakinleriyle olan iletişiminin artması sonucu pasif olan cinsel yaşamına da bir son verecektir Mitat. Alt katındaki “seks bombası” Ceylan ile mizah dozu yüksek bir cinsel beraberlik yaşayan Mitat bunun ardından hayata çok daha farklı bir bakış açısı ile bakmaya başlayacaktır.

Bu kısımdan da anlaşıldığı üzere, insanın seks ihtiyacının bir gereklilik olduğu romana gayet güzel bir şekilde yedirilmiş. Her günkü monoton hayatın bir başkasıyla cinsel bir birliktelik yaşanmasının ardından daha farklı cereyan etmeye başlamasını gayet güzel bir anlatımla aktarmış Doğu Yücel romanında. Mitat, adeta içine hapsolduğu kabuğundan bir anda dışarı çıkıyor ve o ana kadar dünyayı görmediği bir gözle görmeye başlıyor.

Mitat Karaman ile Türk edebiyatına sağlam bir karakter armağan eden Doğu Yücel, röportajlarında da belirttiği gibi karakter odaklı bir romana imza atmak isteğini başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. Böylesine silik, çevresinden izole olmuş bir karakterin hikâyesininin oldukça sürükleyici olması, okurun Mitat’ın hayatının detaylarını merak ederek kitabı okuması yazarın başarısı olarak öne çıkıyor. Doğu Yücel metinlerine aşina olan okurların rahatlıkla anlayacağı üzere, Mitat Karaman’a benzer karakterlerin Doğu Yücel’in önceki öykü ve romanlarında da yer aldığı rahatlıkla söylenebilir. Fakat tabii ki Mitat’ı onlardan ayıran en temel fark bir “kahraman” olmayışı. Çünkü Mitat, hayatının sadece küçük bir kısmında kahramanlığa soyunuyor.

Roman, 7 günlük bir süreci kapsıyor. Her bölüm bir günü temsil ederken, her bölümün başında yer alan küçük illüstrasyonlar da bölüm içinde karşılaşacağımız olaylar hakkında ipucu veriyor. Faruk Duman’ın başarılı çizgileriyle Mitat’ı resmetmesi okura da bölümler arasında durup inceleme ve soluklanma fırsatı sunuyor.

Klasik bir “Türk apartmanı” diyebileceğimiz Cennet Apartmanı’nda yaşayan insanlar küçük bir Türkiye panoraması oluşturuyor. Dini bütün insanlar olarak Yıldız Hanım ve Kadim Bey, apartmanın dedikoducusu olarak Meryem, çılgın komşu Ceylan, takıntılı Başar Bey ve ailesi, sinemacı Eylem ile Büşra ve tüm bu insanların arasında kimsenin dikkatini çekmeden yaşamayı başaran Mitat Karaman.

“Yaşamak çok nadir bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur.”

Mitat’ın hayatı hiç beklenmedik bir anda, bir gece ansızın değişecektir. Gecenin bir vakti kapı zilinin çalınması sonucunda kapıyı açmak zorunda kalan Mitat, sabah uyandığında apartmanın sevilen simalarından birinin ölüm haberiyle karşılaşır. Henüz bunun şokunu atlatamamışken ve soy ismine hayali bir “h” harfi ekleyerek kendi hayatının kahramanlığına soyunurken gelen ikinci cinayet vakası Mitat’ı derinden sarsacaktır. Tüm bu yaşananlardan kendisini sorumlu tutan, suçlu olduğuna dair kendi kendini inandırmaya çalışan Mitat, amatör dedektifliğe de bu şekilde girişecektir.

Doğu Yücel polisiye kurgusunu ince ince işlerken, bir yandan da yalnızlık ve aile kavramlarını sorguluyor. Yalnızlığın toplum nezdinde tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görülmesini eleştiren yazar, yalnızlığın normal bir insanlık hali olduğuna ve aile kurmanın bir gereklilik olmadığına atıfta bulunuyor. Romanının final sekansında da yine bu iki kavramı eşelemeyi sürdüren Yücel’in kitabını yine esprili bir üslupla bitirmesi dikkat çekiyor.

Polisiye romanların olmazsa olmazı olan “katil” bu romanın sonuna kadar da okurun merak hissini eşelemeye devam ediyor. Her polisiye romanda olduğu kimi katilin kim olduğuna dair düşünceler okurun zihninde dönüp duruyor. Finalde çıkan manzara bütün okurları aynı anda memnun etmese de, kitabın genelindeki sürükleyici hava sayesinde kolayca bağ kurulabiliyor.

Önceki romanları Hayalet Kitap ve Varolmayanlar’dan çok farklı bir kulvarda karşımıza çıkan Kimdir Bu Mitat Karaman?, özetle ayağını yere sağlam basan bir roman. Finalinin her okuru tatmin etmeyeceği gerçeği bir kenara bırakılırsa, edebi dil, anlatım, kurgu ve karakter yaratımı anlamında oldukça başarılı. Yine de, Varolmayanlar’la kıyaslandığında bir adım geride kaldığı da bir gerçek.

Kitabın arka kapağında yazan “devamı gelsin isteyeceksiniz” cümlesi ile devam maceralarının geleceğine dair bir ışık yakan Doğu Yücel’in şimdilik resmi bir açıklaması bulunmasa da, Mitat Karaman’ın hayatının başka dönemlerine konuk olma düşüncesi bu romanı okuyan her insan için sevindirici bir haber niteliği taşıyor.

Doğu Yücel’in üslubunu sevenlere, polisiye okumaktan hoşlananlara veya yeni bir şey arayışında olan kitapseverlere rahatlıkla önerilebilecek bir roman “Kimdir Bu Mitat Karaman?”.

 “Geçiyordum, uğradım, dayanamadım, çıktım.”

  • 25
    Shares




1995, Erzurum. Küçük yaşlarımdan itibaren fantastik şeylere merakım vardı. Bunun önünü açan ve bugünkü ben olmamı sağlayan Pokemon, Digimon, Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi serilere minnettarım. Zamanla bu ilgi bilimkurguya kaydı. Sinemaya ve sürpriz yumurtalara olan ilgim de azımsanmayacak boyutta. Şu sıralar amatör haberci ruhumu profesyonel boyuta taşımak uğruna çabalıyor, Kayıp Rıhtım ve Bilimkurgu Kulübü gibi platformlarda yazmaya devam ediyorum.

Kimdir Bu Mitat Karaman?: Mizah Dozu Yüksek Bir Polisiye

Doğu Yücel’in Can Yayınları’ndan çıkan polisiye türündeki romanı “Kimdir Bu Mitat Karaman?”ı inceledik.

  • 25
    Shares

 

 

Başa dönün