Kült: Yerli Bilimkurgu Anlayışımıza Kıymetli Bir Katkı

Metal Fırtına, Derzulya, Zifir, Yüksek Doz Gelecek gibi işleriyle tanıdığımız Orkun Uçar, edebiyatını farklı kıyılara taşımaya devam ediyor. Psikedelik Punk Bilimkurgu Romanı Kült hakkında kaleme aldığımız inceleme sizlerle!

Dilin sınırlarının genişletildiği eserleri severim. Daha çok sevdiğim meseleyse anlatının sınırlarının genişlemesidir. Orkun Uçar’ın anlatmaya blogunda başladığı ve sonrasında 196 sayfalık bir romana dönüşen Kült de anlatı açısından hayli zengin bir eser. Konusu, karakterleri, dünyası bir yana bir hikâyenin nasıl anlatıldığı ile daha çok ilgileniyorum. Kült’ün yerli edebiyat adına sınırları çiğneyen duruşu beni çeken ilk tarafı oldu.

Orkun Uçar’ı uzun yıllardır takip ediyorum. Kurucusu olduğu Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü’nden yetişen yazarları, kulübün edebiyatımıza katkılarını biraz da gururlanarak izliyorum. Metal Fırtına serisiyle ülkemizde geniş kitlelerce tanınan Orkun Uçar, yarattığı Derzulya adlı fantastik evreni dâhil birçok kıymetli eserle daima çağı yakalamayı başardı. Zifir, Derin İmparatorluk, Kızıl Vaiz gibi kitapları ve 2017’de yayımlanan bilimkurgu roman derlemesi Yüksek Doz Gelecek gibi yenilikçi projeleriyle hep gündemimizdeydi.

[irp posts=”5781″ name=”Yüksek Doz Gelecek: Burada Hem Gelecek, Hem de Yüksek Doz Edebiyat Var!”]

2019’a ise Dedalus Kitap’tan çıkan “Kült” ile, merhaba, dedi. Psikedelik Punk Bilimkurgu Romanı olarak tanımlanan eseri kapağında yazandan daha doğru nasıl anlatabiliriz emin değilim. Kayıp Yazarlar Loncası ile başlayıp gizli örgütler, galaksiler arası savaşlar, ırklar, evrenler derken ipin ucunu asla yakalayamayacağınızın garantisini vereceğim eserin derinlerine hep birlikte inelim.

İyi bir bilimkurgu okuru olduğum söylenemez. Ama iyi hikâye gördüğümde anlayabildiğimi hissediyorum. Kült her iyi hikâye gibi klasik bir şekilde başlıyor: Kendi hâlinde bir karakterle. Ouz Kök. Sıradan bir roman yazarının süpermarkette düzenlenen imza günüyle açılan roman Ouz’un fazla güzel bir hanımla tanışmasıyla hız kazanıyor. Kayıp Yazarlar Loncası’nın teklifini Ouz’a ileten Alev fitili ateşliyor. Kitabın arka kapağında dendiği gibi “bu tanışma galaksiler arası bir sergüzeştin ilk adımı” oluyor. Tahmin edebileceğiniz üzere, dünyaların kaderi artık Ouz’un ellerinde!

“Siz o kısmı düşünmeyin. Yazılmış her romana, şiire, öyküye ulaşabiliriz. Yazarından başka kimsenin okuyamadığı; yakılmış, saklanmış, küle veya hamur haline dönüşmüş olanlara bile.”

Lonca’nın dışa vurulan ilk tanımıyla siz de kimi hayallere dalıyorsunuz. Kitabın en güzel yanı, size hayal kurabileceğiniz çok fazla açık kapı bırakması. Yazarından başka kimsenin okuyamadığı eserleri okuyabildiğinizi, bu parçalarla dolu bir kütüphanenizin olduğunu düşlemek bile, başlı başına bir macera sebebi değil mi zaten?

“Kült?” diye soran gözlerle baktım. Filmlerde böyle güzel bir kız benim gibi vasat birinin hayatına girerse mutlaka bela da birlikte gelirdi.

“Kayıp Yazarlar Loncası,” dedi kız.

Ne diyeceğimi bilemeden yutkundum. Kayıp Yazarlar? Ortadan kaybolacak bir sonraki kurban ben miydim?

Ancak elbette hiçbir şey göründüğü gibi değil. Atılması gereken adımlar atıldıktan sonra işler öyle karışıyor, öyle katmanlı bir hâl alıyor ki okurken atlayacağınız tek bir sayfa bile sizleri sayısız aksiyonun gerisinde bırakabilecek boyuta ulaşıyor. Dolayısıyla her yaprağıyla sorular soran, cevaplar verirken daha fazla gizeme neden olan Kült’ün hızına yetişmekte biraz zorlanabilirsiniz. İlk şoku atlattığınızda içinde bulunduğunuz hız treninde her şeyin yolunda olduğunu fark edeceksiniz. Yine de raydan çıkmak o kadar da uzak bir ihtimal olmayacak. İşin tuhafı, bundan hoşlanacaksınız.

Olası gelecek tasvirlerindeki haklılık, mitolojik göndermeler, gizli loncalar içinde gizli loncalar derken kitapta keşfedecek çok fazla oda var. Ve elbette kediler. Kedilerin yeri ayrı. Yazarın tarih bilgisi ve onunla birlikte gelen gelecek öngörüsü Ouz Kök’ün sorduğu soruları size de sorduracak.

“Her şey olabilirdim ama insan neyse o oluyordu.”

Kitap dört bölümden oluşuyor: Kayıp Yazarlar Loncası, Esir Düşmüş Kral, Günah Keçisi ve Bahçıvanın Dönüşü. Galaksiler arası sergüzeşte dair detaylar vererek okuma zevkinizi baltalamak istemem. Yer yer Douglas Adams’ın meşhur serisi Otostopçunun Galaksi Rehberi tadı da aldığım Kült’ün içeriği hakkında konuşmayı tamamlayıp yazının başında bahsettiğim anlatının sınırları hususuna dönmek istiyorum.

Birinci tekilden anlatılan ve kahramanı sıradan bir yazar olan Kült, okuyucuyla diyalog kurmaktan hiç çekinmiyor. Hatta yeri geliyor ona meydan okuyor. Bir sebepten ötürü soyut bir ortama sıkışıp kalan Ouz, yazdığı romanlardan bahsederken bir anda sizi onlardan birisinin içine davet ediyor. İsterseniz o esnada bölümü atlayıp kitabı bitirdikten sonra geri dönebileceğiniz bu kısa hikâyede uzayda geçen bir polisiye dedektiflik macerasının içinde buluyorsunuz kendinizi.

“Elçilerin ‘bu adam kim’ gibi sorularını duymazdan gelip konuşmaya başladım. “Kaptan’ın da dediği gibi adım Can ve nun tarafından Vijay Bhatkar’ın ölümündeki cinayet şüphesini araştırmakla görevlendirildim. Bu salon maktulün son girişinden ve kalp krizinden ölüşünden beri açılmadı. Nereden başlayacağımı bilmiyorum doğrusu ama ilk ipucunu güvenlik subayı beni kalacağım kamaraya götürürken verdi. Küçük ama önemli bir bilgi… Kaptan ile kurbanın aynı okula gittiğini, daha önce tanıştığını söyledi.”

Orkun Uçar

İnternette bir bloga doğaçlama şekilde günde birkaç sayfa eklenerek başlayan bir maceranın böylesine sıkı ve iç içe geçmiş bir kurguya dönüşmesi gerçekten de takdire değer. Yazarının 1950-1960’larda bilimkurgunun altın çağındaki pulp işlere benzettiği, benimse yerli edebiyatta açabileceği kapıları düşünerek her sayfasını heyecanla çevirdiğim Kült adından söz ettirmeye devam edecek gibi duruyor.

Bu sırada siz de Orkun Uçar’ın kaleminden kitabın yazım macerasını buradan okuyabilirsiniz.

[irp posts=”35596″ name=”Yazarının Kaleminden: Kült”]

Dedalus Kitap’tan çıkan eser, Xasiork geleneğinden gelen Ozancan Demirışık’ın elleriyle yayıma hazırlanmış. Kitabın son okuması Baran Güzel tarafından gerçekleştirilmiş. Editörlük adına pırıl pırıl bir eserle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Hatta sözü bir adım öteye götüreyim: Uzun zamandır bu kadar hatasız bir kitap okumamıştım.

Kitabın kapağı Barış Şehri’ye ait. Kapak illüstrasyonunun bilimkurgunun altın çağı olarak tanımlanan dönemi ve Kült’ün ruhunu harika şekilde yansıttığını düşünüyorum.

Yavaş yavaş kendi evrenini oluşturacağına inandığım Kült’ün olası devam maceralarını merakla bekliyorum.

1993 İstanbul. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa ve orta metraj film projelerinde yer aldı. Öyküleri kimi dergi ve fanzinlerde yayımlandı. 2013'ten beri üç arkadaşıyla birlikte Marşandiz Fanzin'in makinistliğini yapmaya devam ediyor. İlk öykü kitabı "Ölü Dalgıcın Sonbaharı" ise Eylül 2018'de yayımlandı.

Kült: Yerli Bilimkurgu Anlayışımıza Kıymetli Bir Katkı için 8 yorum

  1. Metal Fırtına’dan bu yana çok önyargılıyım bu yazara karşı. Yeryüzü Müzesi’ndeki öyküsü enfesti ama, hakkını yiyemem.


  2. O kadar büyük bir önyargım var ki Orkun Uçar’a, kitap zerre ilgimi çekmiyor. Neredeyse eminim kötü bir kitap olduğundan. Hatta Dedalus’a bile mesafe almamı sağladı bu kitabın yayınlanması.

    Bir gün denk gelirse kütüphanede bir yerde okurum ve ne kadar kötü olduğunu kendime kanıtlamış olurum. O zamana dek bu yoğun önyargımla yaşayacağım. Bunu ne demeye söyledin derseniz uzun zamandır içimde duruyordu, rahatladım şimdi.

    Ve bu hislerimin yerli bilim-kurguya bakışımla zerre ilgisi yok, tamamen kişiye yönelik.


  3. Metal Fırtına yüzünden mi? Neden bu seri çok mu kötü? Bir ara babamın bütün iş arkadaşları okuyordu bunu TSK’de popülerdi yani. Çocuktum o zamanlar.


  4. Türkler ve bilimkurgu mu? Lanet olası federaller gelmeden bu başlığı hemen imha etmeliyiz!!!


  5. muaet dedi ki:

    Yerli bilimkurgu dış mihrakların oyunu olmalı. Kabul edilemez!1!1!!bir!

    Ek: @Vector yorumu beğenmişsiniz ama aslında şaka yollu yapılmış bir iğneleme idi bu size :smile: Neden Türk ve bilimkurgu kelimelerini yan yana getiremediniz? Merak ettim.


Kült: Yerli Bilimkurgu Anlayışımıza Kıymetli Bir Katkı

Metal Fırtına, Derzulya, Zifir, Yüksek Doz Gelecek gibi işleriyle tanıdığımız Orkun Uçar, edebiyatını farklı kıyılara taşımaya devam ediyor. Psikedelik Punk Bilimkurgu Romanı Kült hakkında kaleme aldığımız inceleme sizlerle!

Başa dönün