in ,

Kulüp İncelemesi: Netflix’ten Gerçeklere Dokunan Bir Dönem Dizisi

Kulüp incelemesi sizlerle. Netflix Türkiye’nin 1950’lerin İstanbul’una ışık tuttuğu yeni dizisi, adından söz ettiren bir yapım olarak karşımıza çıkıyor.

kulüp incelemesi dizi

Kulüp incelemesi sizlerle. Netflix Türkiye’in yeni yerli yapımı, 1950’ler İstanbul’unda, Beyoğlu semtindeki eğlence yaşamına mercek tutarken, toplumsal hassasiyetlerimize getirdiği insancıl ve bütünleştirici bakışla gönülleri fethediyor. Bir yandan o günleri hatırlama şansına erişebilmiş az sayıdaki seyircinin uzaklarda kalmış anılarına göz kırparken, X, Y ve Z kuşağına ise nostaljik ve şaşalı bir seyir deneyimi vadediyor.

Kulüp: Dönem Dizilerinin Ustasından

2010-2013 yılları arasında çekilmiş bol ödüllü dizi Öyle Bir Geçer Zaman ki ile tanınan yönetmen Zeynep Günay Tan, İstanbullu Gelin ile taçlandırdığı kariyerini, gene bir dönem dizisi olan Kulüp ile pekiştiriyor. Bunca çetrefilli işin üstesinden ustalıkla gelebildiği için, onu dönem dizilerinin duayen yönetmeni olarak nitelemek abartı olmasa gerek.

Meselesi ve anlatılmaya değer bir hikâyesi olan yapımlarda çalışmayı tercih ettiğini ifade ediyor yönetmenimiz. Onun titiz ve mükemmeliyetçi yaklaşımıyla Netflix’in geniş imkânları birleşince ortaya son derece özenli bir yapım çıkmış. Dönemin Türk Yahudi yaşantısının anlatıldığı kısımlarda, unutulmaya yüz tutmuş bir dil olan Ladino’yu konuşan elli kadar kişi rol almış. Dizi için Türkiye Yahudi Cemaatine mensup, Ladino konusunda uzman kişilerden danışmanlık hizmeti alınmış. Dolayısıyla Vedre (Müslüman Türkler) ve Medina (Vatan) gibi sözcüklerin kullanılması gerçeklik dozunu artırıyor. Bunca emek ve özen, geçmişin büyüleyici atmosferinde gezinme şansı yakalayan izleyiciye, doğal, akışkan ve abartısız bir seyir deneyimi sunuyor.

Kulüp Dizisi Oyuncu Seçimleri ve Performanslar

Kulüp incelemesi

Kulüp dizisi, 1950’li yılların eğlence mekânı Beyoğlu’nda geçiyor. Bir kulüpte çalışan Sedarad Yahudisi Matilda ile kızı Raşel’in etrafında geçen olayları izliyoruz. Afla hapishaneden çıktıktan sonra, yaşamını yeniden düzene sokma mücadelesi veren Matilda rolündeki başarısıyla Gökçe Bahadır kariyerinin zirvesinde. Tiyatro kökenli Bahadır, Matilda karakteriyle adeta ustalık dönemini mimliyor. Matilda’nın asi, uçuk kaçık kızı rolünde taze oyuncu Asude Kalebek, akılda kalıcı bir performans sergiliyor.

Dizilerden aşina olduğumuz oyuncu ve müzisyen Fırat Tanış, kötülük ile merhametin sınırlarında gezinen, bir tarafı karanlıkta kalmış kulüp yöneticisi rolünde, rol yaptığından şüphe duyulacak derecede özgün. Muhteşem Yüzyıl dizisinin 4. Murat’ı olarak hafızalara kazınan genç oyuncu Metin Akdülger, her rolünde oyunculuğunun çıtasını bir seviye yukarı taşıdığını, kulüp patronu Orhan Şahin karakteriyle teyit etmiş oldu. Şoför Fıstık İsmet rolüyle Barış Arduç, bu sefer gerçekten “olmuş” dedirtiyor. Oyuncu seçiminin bu denli isabetli olması dizinin başarısının anahtarlarından sadece biri.

Kulup inceleme selim songür

Tüm oyunculuk performanslarının ötesinde, Selim Songür olarak kariyerine ışıltılı bir imza atan Salih Bademci’den ayrıca bahsetmeliyiz. Yerli yapımlardan son yıllarda yüzüne aşina olduğumuz Bademci, kulübün farklılığıyla öne çıkan solisti Selim Songür rolünde şarkı söylüyor, dans ediyor, şov yapıyor ve hepsinin parmak ısırtan bir ustalıkla üstesinden geliyor. Beyaz camdaki yansıması yalnızca bir aktör olarak değil, bir şarkıcı, bir dansçı, bir şov insanı olarak vücut buluyor. İleride dizinin en akılda kalıcı karakteri olarak, kendisini hoş bir tebessümle anımsayacağımız kesin. Genç oyuncunun bu dikkate değer performansı sinemamızın geleceği için heyecan ve umut verici.

Sinema Emekçilerinden Ekip Çalışması

Salih Bademci’nin seslendirdiği Yıldızlara (Kenan Doğulu), Masal (Sezen Aksu, Sibel Algan) ve Dört Mevsim (Fazıl Say, Serenat Bağcan) başta olmak üzere birbirinden farklı türdeki müzikleriyle dizi sadece göze değil kulağa da hitap ediyor.

Görüntü Yönetmeni Ahmete Sesigürgil’in özellikle iç mekanlarda ışığı kullanımı, uzun yıllar öncesinde geçen hikâyeden nostaljik tatlar almamıza vesile oluyor. Sadece o mu? Mekân seçimi, kullanılan objeler, dekor ve aksesuarlar, kıyafetler hatta masaların üstündeki yemeklerin seçimine kadar her şeyin detaycı ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğu anlaşılıyor. Dizi ekibinin ellerinden gelenin en iyisini kotarmak için bolca zaman ve emek harcadığı açıkça belli oluyor.

Tüm Bunlar Gerçekten Yaşandı mı?

kulüp istanbul

Dizideki kulübün yükseliş hikâyesinin, hemen hemen aynı dönemlerde Beyoğlu’nun efsane mekânı olmuş Maksim Gazinosu ile benzerlikleri akıllarda soru işareti bırakıyor. Kulüp aslında Maksim mi, orada Matilda diye birisi çalıştı mı, Selim Songür gerçekte kim, diye soruyoruz ister istemez. İşte tam da bu noktada Maksim’in eski patronu ve kurucusu, Gazinocular Kralı lakaplı Fahrettin Aslan’ın oğlu Sacit Arslan’ın, medya platformlarında yaptığı açıklamalardan öğrendiklerimiz derdimize deva oluyor.

“Orası Maksim değil,” diyor Sacit Arslan. “Selim Songür de Zeki Bey (Müren) değil, olsa olsa Erol Büyükburç olabilir. Çünkü o vakitler alafranga şovlar yapan kişi Büyükburç idi.” Diğer yandan diziyi heyecanla izlememize vesile olacak gerçekleri açıklıyor. Gerçek hayatta da Maksim’de Matilda adında bir kostümcünün çalışmış olduğunu, Matilda’nın Raşel (Aysel) adında bir kızı olduğunu, hatta dizideki Fıstık İsmet (gerçekte Fındık İsmet) lakaplı taksi şoförünün Raşel’in eşi olduğunu öğreniyoruz. Öyle ki Kulüp dizisinin senaryosuna katkıda bulunanlardan birinin Raşel ile İsmet’in kızı Rana Deniz Er olduğunu anlatıyor Aslan. Bu karakterler gerçekten de 60’ların Beyoğlu’sunda yaşamışlar. Bir dönem kanlı canlı yaşanmış olayları ekranda görmek seyir keyfimizi katmerliyor.

Dizi anakronik kimi noktalarına rağmen, kendi içerisinde tutarlı bir hikâyeyi korumayı başarıyor.

Dizinin Asıl Meselesi ve Değerler Konusu

netflix türkiye dizisi

Pek çok olumlu eleştiri ve övgüye mazhar olan diziyi seyrettikten sonra, damağımızda kalan buruk tat neden kaynaklanıyor olabilir diye düşünüyoruz ister istemez. Oyunculuklardan mı, müziklerden mi yoksa usta yönetmenin başarısı mı? Belki hepsi, belki de hiçbiri.

Dizi toplumsal geçmişimize ayna tutarken Sefarad Yahudileri özelinde otoritenin azınlıklara bakışını sorgulatıyor. Arka planda varlık vergisini, ayrımcılığı, el değiştiren sermayeyi, sınıfsal çatışmaları işleyerek cesurca suya sabuna dokunuyor. Türk Yahudilerinin yaşamını -belki- ilk kez bu kadar gerçekçi ve samimi bir dille yansıtmayı başarabiliyor.

Kulüp, farklı kültürlerden gelsek de, farklı dinlere inansak da, farklı toplumsal sınıflara mensup olsak da, bütün bu farklılıklarımıza rağmen, kökleri uzun zaman öncesine dayanan birlikteliğimizi nasıl sürdürmemiz gerektiği hakkında çözümlemeler içeriyor. Çeşitliliğimizi zenginliğe çevirmenin yolu ortak değerlerimiz çerçevesinde kenetlenerek, birbirimize saygı ve sevgiyle bağlanmaktan geçiyor. Sadece bu değerli armağan dahi 2. sezonu heyecanla beklememize sebep.

Sizler Kulüp dizisini nasıl buldunuz? Dizinin dönemi gerçekçi bir şekilde yansıttığını düşünüyor musunuz? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum üzerinden bizlerle paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Sitare Kanşay Sarayönlü

İnternetin, sosyal medyanın, akıllı telefonların, televizyon kanallarının olmadığı yakın geçmişte, kitaplar ve filmlerle büyümüş bir X kuşağıyım. Hacettepe Kamu Yönetimi ve Siyaset Biliminde lisans; Ankara Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldım. Finans sektöründe çalışıyorum. Filmlerde yaş sınırının olmadığı çocukluk yıllarımdan beri korku filmlerine ve bilimkurguya merakım var. Öykülerim ve sinema yazılarım Kayıp Rıhtım, Edebiyathaber, Yazicizi ve Okuryatar mecralarında yayınlandı.

Fink - Murat Menteş - Yeni Kitap

Murat Menteş Yeni Romanı “Fink” ile Raflarda

kara delikler altın

Yeni Keşif: Kara Delikler Altın ve Gümüş Üretebiliyor