in ,

Kuyrukname: Tarihle Harmanlanmış Fantastik Yolculuk

“Kuyrukname” incelemesi sizlerle. Yazarlarımızdan Peren Ercan’ın kaleme aldığı ve tarihle fantazyanın iç içe geçtiği son kitabı ne anlatıyor?

kuyrukname peren ercan inceleme

İlk kitabı Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu ile yazarlık macerasına başlayan Peren Ercan, ikinci kitabı Kuyrukname ile yeniden aramızda.

Ben sevgili Peren’in ilk kitabını incelerken yine bol övgülü bir giriş yapmıştım ama şu an o zamanki kelimelerin aynısının onlarca katını kullansam dahi yetmeyeceğini biliyorum. İlk kitabı Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu’yla edebiyat camiasına başarılı bir başlangıç yapmıştı Peren Ercan ama ikinci romanı Kuyrukname bambaşka. Havasını atmak gibi olmasın ama bu muhteşem eserin ilk taslaklarını okuma şerefine erişmiş, kapağı ilk görenlerden biri olmuştum. Tabii o zamandan beri kitabı bütünüyle okumak için heyecan içindeydim, öyle ki o taslaklara bile sayfalar dolusu hayranlığımı belirtiyor ve alıntıları panoma inelemekten geri durmuyordum. Ama bugün bir bütün olarak Kuyrukname’yi inceleyeceğim ayrıca mutluyum!

Kuyruklular ile Kuyruksuzlar

Eser Kuyrukname’nin ne olduğu ile ilgili sorulara cevaplarla başlıyor. Hayvanların sessizliği, insanların durmadan konuşması hakkında fikirler sunuyor. Kuyrusuzların masumluğu hakkında tartışmalar geçiyor ve ardından eser bir mektupla tam anlamıyla başlıyor. Kitabın çoğunda karşınıza çıkacak ters köşeler bu mektupla başlıyor, eserde sürekli sizin ummadığınız, tahmin edemeyeceğiniz olaylar dönüyor ve yazarın bu kalem çevikliğine bayılıyorsunuz.

Bahsettiğim mektupta ölecek olan Beşir’in abisi Üzeyir’e, kendi intikamını almasını istediği satırlar var. Tabii bundan önce Beşir’in nasıl Osmanlı topraklarında asker olduğu, Ölümsüz Farisi ile nasıl cenk ettiğini, Mehmed Paşa’nın kendisini kızıyla nasıl evlendirdiğini anlatıyor. Ve eşinin ölümü üzerine mahkûm edilmesini, eşi ölürken yanında yalnız kedileri Aşure olduğundan onu konuşturma gayretinden söz ediyor. Hayvanları konuşturan Agop Efendi’yi ve bu hünerin inceliklerini bu mektupta okuyoruz.

İncelememin başında söylemeliyim ki bu satırlar 1995 doğumlu bir yazardan değil, neredeyse yüzyıllar boyunca yaşamış, seneleri art arda tecrübelerle devirmiş bir bilgeden çıkmış gibi. Bu kadar yalın bir anlatımla bu kadar çarpıcı tespitlerin beraberliği, her karakterin kendi içindeki dinginliği eseri büyütüyor, bir kitaptan fazlası haline getiriyor.

Cahilin rahatına dokunursan, seni ısırır.  Onu öylece bırakırsan, bir gün kendini efendisi olarak bile kabul ettirebilirsin.

Kuyrukname: Bir Sürü Karakter, Bir Sürü Hikâye

Size aslında kitapla ilgili birçok şey anlatmak istiyorum ama hangi yola girsem orada bir ters köşe, beklenmedik bir gelişme var. Olabildiğince az şey söyleyerek, bir kuyruklu mahareti göstermek niyetindeyim.

Kitabın Beşir’in cinayet iftirasından kendini kurtarma çabasıyla başladığını söylemiştik, bunun yanında paralel giden tüm öyküler de az ya da çok hayvanları konuşturmakla ilgili. Papa’nın askerleri Armando ve Vittor da Anadolu’dan ejderha kaçırmak için gelen iki yabancı. Eser apayrı hikâyelerle başlıyor ve bunlar zaman çizgisinde bağlanıyor. Agop Efendi’nin hüneri, farklı ülkelerden, âlemlerden kendine sürekli müşteri buluyor. Bu da başına bela açıyor. Öyle ki Sultan İbrahim dahi onu alıkoyuyor.

Beşir, Papa’nın muhafızları Armando ve Vittor, Agop Efendi, Beşir’in ölen eşi Sahba, Kedi Aşure, Turco Rico ve daha önemli önemsiz bir sürü karakterin öyküleri zorlamasız şekilde birbiri içine geçiyor. Her birinin arka plan öyküleri oldukça detaylı biçimde verilmiş. Kedisinden tilkisine, yaşlısından gencine kim varsa Kuyrukname’de onları yıllardır tanıyormuşçasına biliyoruz. Acılarını, ihtiyaçlarını, travmalarını anlıyoruz. 167 sayfalık kitapta onlarca karaktere, onlarca olaya tanık oluyoruz ama herhangi bir noktada da kafamızda çelişkiler oluşmuyor. Böyle bir olay örgüsünde, bu denli kalabalık karakter kadrosunda havada kalan bir şeyin olmaması insanı hayranlıkla beraber hayrete düşürüyor.

Kuyrukname Peren Ercan

İsterse herkes ihanet etsin de yeter ki fikirlerin seninle kalsın. En güvendiğin şey kelimelerin olsun, onunla elması bile kesersin. O zaman görürsün ki en yüce iş, bir şeye isim vermektir. Varlığını kabul ettiklerin, dünyanı oluşturur. İsim vermediklerin, görmekten çekindiklerin midir? İşte onlardan kork! İsimsizlerden sakın ki kendininkini çaldırma. Gerekirse isminden vazgeçmeyi öğren de geldiğin yeri unutma!

Tarihin Fantazyayla Birleşimi

Eserde öne çıkan, bilinen olaylar var. Ama bunların fantastik unsurlarla süslenmesi esere apayrı bir hava katıyor, Peren kadim anlatılardan güzel beslenmiş. İsimlerin sırrını, suskunluğun tılsımını, kahramanın yolculuğunu iyi bellemiş. Kendisi Japonca Öğretmeni, o kültürden ve de içinde yaşadığı kültürden çok şey katmış kitaba. Bir yandan da simge-dil ilişkisi ile hayvanların konuşmayı öğrenmesi, Agop Efendi’nin böyle bir teknik kullanmasını atlamamış, eğitimci kimliği de kitapta yer bulmuş.

Kuyrukname bir mektupla başladığı gibi bir mektupla da son buluyor, ölümsüz Farisi Agop Efendi’den hayvan konuşturma sanatını kendine de öğretmesini diliyor. Ve bundan sonra olacakları da bize bırakıyor.

Bil ki en güvenli yer, göz önüdür. Çünkü insan, önündekine bakmayı gururuna yediremez. Zor olanın cazibesine kanma. Kahramanlık yalnızca dağ delmek değildir.

Kapak, İç Resimler, Editörlük

Kent Kitap etiketiyle raflardaki yer alan eserin editör koltuğuna Polat Onat oturuyor. Ön kapakta bir miktar netlik problemi göze çarpıyor ve arka kapakta da fontlar yeterli özene sahip değil ne yazık ki. Ama Selen Subaşı özellikle iç resimlerde mükemmel iş çıkarmış. Ben kendisini ilerleyen günlerde çok daha farklı alanlarda göreceğimizden eminim, kendisi çizgi roman konusunda güzel işler çıkaracak potansiyele sahip.

Son Olarak

Peren Ercan genç yaşında önemli işlere imza atıyor ve biliyoruz ki buna devam edecek. Kendisinin güncel yazılarını şuradan takip edebilirsiniz. Kitabı edineceklere şimdiden iyi okumalar diliyorum.

Peki, siz tarihi fantastik roman hakkında ne düşünüyorsunuz, Kuyrukname hakkında yorumunuz nedir? Gelin bunları bizle Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşın!

* * *

* Yazarının Kaleminden: Kuyrukname

Oyla!

Uygar Özdemir

Sanat tarihi, Türk mitolojisi ve fantastik edebiyat meraklısı; sıklıkla okur, çizer, yazar.

Cyberpunk 2077 Yayın Tarihi

Cyberpunk 2077 Yayın Tarihi Tekrar Erteleme Aldı

Zack Snyder's Justice League fragman

Zack Snyder’s Justice League Fragmanı: Adalet Birliği Darkseid ile Geliyor!