in ,

Mank İncelemesi: David Fincher’dan Üst Kurmaca

Mank incelemesi sizlerle. Usta yönetmen David Fincher’ın izleyiciyi kült yapım Citizen Kane’in perde arkasına davet ettiği yeni filmi hakkındaki ilk eleştirilerimiz.

Mank Netflix David Fincher

Seven, Fight Club, The Social Network ve Gone Girl gibi yapımlardan tanıdığımız David Fincher’ın Netflix’te yayınlanan Mank filminin incelemesi ile karşınızdayız. Başrolünde Gary Oldman’ın yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Amanda Seyfried, Lily Collins, Arliss Howard, Tom Pelphrey, Tom Burke ve Charles Dance gibi isimler bulunuyor.

Merhaba dünyalılar, şimdi sizleri bu pandemi döneminden 80 sene öncesine götüreceğiz ve seneler öncesinin bayat tartışmalarından biri olan, “Citizen Kane’i kim yazdı?” sorusunun olası arka plan hikâyesine odaklanacağız.

Yönetmeni David Fincher olmayan ama David Fincher tarafından çekilen bir film Mank. İzleyeceklerin 1940’lardaki önde gelen yönetmenlerden birinin filmiyle karşılaşacağını bilerek izlemesi beklentiler açısından hayırlı olabilir. Zira özellikle Fincher hayranlarını şaşırtan bir hikâye ve anlatım tarzıyla üretilmiş Mank.

Yapımda, Fincher’ın tüm filmlerinin toplamından daha fazla hikâyede zaman atlayışı var. Bunun temel nedeni Citizen Kane’deki estetik biçemi bu filme de yansıtmak. Hem hikâye kurgusunda hem de filmin teknik tercihlerinde aynı sanatsal yaklaşım temel alınmış. Yapımda sadece bu yüzden o dönemin şartlarına ait teknolojik, teknik cihazlarının kullanımı ya da sigara yanığı gibi görsel müdahaleler olması bunu gösteriyor. Yine oyuncu yönetimi, kamera kullanımı da bunu destekliyor.

Mank: Kurmaca Üzerine Bir Kurmaca

Aslında senaryosunun yazımı çok daha eskilere, 1960’lara kadar gidiyor. Babası Jack Fincher tarafından yazılan projeyi, babasının ölümünden tam 17 sene sonra çekip yayınlama şansı buluyor Fincher. Aynı zamanda yönetmenin en sevdiği filmlerden birinin Citizen Kane olması nedeniyle de yönetmenle eser arasında özel bir bağ olduğu açık.

Mank İncelemesi Netflix David Fincher

Ünlü senarist Herman Mankiewicz, en başarılı senaryosu olarak görülen Citizen Kane’i yazmadan çok daha önce Hollywood’a girmişti. Sessiz filmler döneminde senaryo ekiplerine katılan ¨Mank¨, sesli filme geçiş dönemini bizzat yaşamış dönemin aktif senaristlerindendi. Bu her ne kadar sıradan bir teknik sıçrama gibi görülse de aslında anlatımın abartılı jest ve mimiklerden alt metinli diyalogların da devreye girmesine sebep olması senaristler açısından çok büyük bir yazınsal devrimdi.

Herman Mankiewicz Kimdi?

Mank sadece senaryo yazarı değildi, hem Broadway için oyunlar hem de dergilerde yazıyordu. (The New Yorker’daki yazılarına derginin dijital arşivinden ulaşılabilir.) Bu yönüyle medyayı çoğu yazardan daha iyi tanıyordu. Güçlü diyalog yazarlarından biriydi. Bu yönüyle de hızlıca sektörün en çok kazananlarından biri hâline gelmişti Paramount’ta.

Mank, tüm bu süreç boyunca nev-i şahsına münhasır karakteriyle sektörün önemli kişileriyle didişmeyi sürdürdü. Citizen Kane senaryosunu yazarken Charles Foster Kane karakterini dönemin siyasetçisi ve medya patronu William Randolph Hearst’ten esinlendi ve bunu kimseden gizlemedi. Aslında Hearst tuhaf biriydi. Geleneksel medya patronlarının gücünü ve özelliklerini sergiliyordu. Ülkesinin aktif siyasetinde savaş çığırtkanlığı yapmasıyla tanınıyordu. İlk başlarda siyasete demokrat partiden katılsa da en büyük başarısı Temsilciler Meclisi’ne seçilmek oldu. ABD başkanlığı, New York belediye başkanlığı, New York valiliği seçimlerinde başarısız oldu. Yıllar sonra cumhuriyetçi kanada geçerek Roosevelt’in muhaliflerinden oldu. Ne var ki Büyük Buhran’ın ekonomik etkilerinden kurtulamadı ve gücünü kaybetti.

Mank - David Fincher Netflix Film

Mank ve Hearst arasında her zaman tuhaf bir ilişki varmış gibi görünüyor. Hearst’in Mank’e duyduğu ilgi onun aykırı karakterine miydi yoksa filmde görmediğimiz başka şeyler de mi var bilinmez. Ama Mank’in uyumsuzluğuna rağmen MGM’le çalışmayı sürdürebilmesinin altında Hearst’in onu koruması yatıyordu. Buna rağmen Mank Citizen Kane’i yazarken Hearst’ün hayatının tatsız ve nahoş yanlarını sergilemekten çekinmedi. Hearst’ün buna cevabı sahip olduğu yayın organlarında Citizen Kane’i sansüre uğratmak oldu. Aynı zamanda Hollywood’a da savaş açarak muhafazakâr bir bakış açışından Hollywood sistemindeki göçmen nüfusun Amerikalıların yerine çalışmasını eleştirdi. Filmin yapımcılarından Louis B. Mayer da bir Yahudi ailenin çocuğuydu. Yine filmin başından itibaren senaryoyu yazması için Mank’in yardımcılığını yapan asistanlar da Hitler Almanya’sından kaçmış göçmenlerdi.

Mankiewicz aslında Nazizmin gelmekte olduğunu erken görenlerdendi. 1933 yılında yazdığı, çekilmemiş The Mad Dog of Europe senaryosu gelecekte olabilecekleri ön gören yazarın kamuyu aydınlatmak için ürettiği bir eserdi. Bu senaryoda Hitler’in tehlikeli yükselişini dikkate alarak izleyicileri uyarmayı planlıyordu. Bu film her ne kadar çekim aşamasına geçemese de Gobbels 1930’lu yıllarda Alman göçmeni bir Yahudi olan Mankiewicz’e karşı sansür politikasını başlatıyor ve adının geçtiği filmlerin gösterimini yasaklıyordu.

Senaryoya Kısaca Göz Atarsak

Senaryo bize alkolik bir yazarın berbat ve acınası bir hâldeyken büyük eserini nasıl yazdığını anlatıyor. Ancak burada seyirciyi ikna etmeyen bir şey var gibi. Alkol dışında majör bir problemi yok karakterin. Ancak senaryodaki şimdiki zaman hikâyesi ilerledikçe görüyoruz ki Mank’in asıl problemi alkol değil, alkolsüzlük. İçtikçe açılıyor bizim huysuz senarist. Başından itibaren büyük bir yazma mücadelesi veriyormuş gibi gösterilen anlatının aslında bu açıdan biraz renksiz olduğu söylenebilir. Ne var ki biyografi ve yaşanmış olayları yazarken her zaman gerçeğe büyük bir ölçüde sadık kalınması gerekiyor. Bu da bazen kurgu metinlerde gerekli çatışma ve dinamizmi yaratmanın önüne geçiyor.

Mank - David Fincher Netflix Film

Sonunu bildiğimiz bir hikâyeyi izlerken bizi ve merakımızı ayakta tutan şey bu filmde ne oluyor diye sorabiliriz. Aslında Amerikan tarihine ve medya / sanat / politika üçgenine ilgi duymayanlar için filmin çok fazla şey vaat ettiği söylenemez. Ağır akan sahneleri, eski moda sinematografisiyle sinemaya ve hayata dair yeni bir şey söylemiyor.

Mank’in kardeşi olan minik Joe, yani All About Eve ve A Letter to Three Wives filmleriyle hepimizin bildiği dört Oscar’lı Joseph L. Mankiewicz ve Mank arasındaki tatlı rekabet ve çekişme de yine filmin içindeki güzel anlardan. Fitzgerald anekdotu, film prodüktörüne senaryo satmaya gidip doğaçlama senaryo üreten bahisçi film ekibi gibi -ki aralarında yine Hollywood’un en ünlü senaristlerinden bazıları var- sahnelerle ¨Hollywood’da yaşamayı¨ yakalıyoruz filmin daha başından. Filmle kurabildiğimiz bağları sağlayan da bu tür ışıltılı sahneler oluyor.

Asıl Mesele

Film, Citizen Kane’le ilgili en büyük tartışma olan filmin senarist Herman J. Mankiewicz mi yoksa ¨rejisör¨ Orson Welles tarafından mı yazıldığı üzerine bir anlatı gibi görünse de, aslında politika ve dönem siyasetinin gelişimini görmek ve Hollywood’daki ve medyadaki güçlü sermaye gruplarıyla siyaset ilişkisini incelemek üzerine de diyebiliriz. Bu filmi neden son filmi olan Gone Girl’den altı yıl sonra bugün çektiğini düşününce, biraz niyet okuma gibi olabilir ama, yaşadığımız dönemin ana akım medyasıyla sosyal medyası göz önüne alındığında günümüz politikası yine medya ve sermaye güçleri tarafından manipüle ediliyor ve siyaseten etik dışı kullanılabiliyor.

mank hollywood

Özellikle ana akım medyanın gücünü yitirmesine rağmen ona alternatif olarak görülen sosyal medyanın da tekelleşip medya olarak eskisinden de daha tehlikeli hâle gelmesi günümüzün en büyük problemlerinden biri. Her Amerikan başkanlık seçiminde gündem olan promosyon faaliyetleri ve algı haberciliği gibi prensipsiz medya sirkinde yaşananların hiç değişmediğini, 1940’larda da var olduğunu Mank’te de görebilir ve sanatla ilişkisi üzerinden yeni okumalar yapabiliriz.

Mank hakkındaki yorum ve eleştirilerinizi bizimle Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Ömer Can Saroğlu

Tevellüt 1991, İstanbul. Senarist ve yazar. Aynı zamanda blog olarak omercansaroglu.com’da kullandığı bir bölüm var. Genel olarak tehlikeli şeyler düşünmeyi seviyor.

Hasan Ali Toptaş Cinsel Taciz Özür

Hasan Ali Toptaş Taciz İfşaları Ortaya Çıkınca Kadınlardan Özür Diledi

Çoban Kulübesi - Tim Winton

Çoban Kulübesi: Tim Winton’dan Bir Kaçış Romanı