in ,

Yeni Marvel Dizisi Moon Knight’ın İlk Bölüm İncelemesi: İlgi Çekici Bir Başlangıç

Moon Knight 1. bölüm incelemesi sizlerle. Oscar Isaac’in başrolünde yer aldığı Marvel ve Disney+ dizisi, live-action macerasına nasıl başladı?

Moon Knight 1. bölüm incelemesi

Moon Knight 1. bölüm incelemesi sizlerle. Yayınlanan ilk fragmanından bu yana merakla beklenen Marvel Sinematik Evreni’nin dördüncü aşama Disney+ dizisi, izleyici ile buluştu.

Moon Knight’ın ilk bölümü, Mohammed Diab tarafından yönetiliyor. Senarist koltuğunda ise belki de Morbius sonrasında yerden yere vurulan filmler arasında ikinci sıraya düşen 2015 yapımı Fantastic Four filminin de yazarı Jeremy Slater yer alıyor. Oyuncu kadrosunda Oscar Isaac, Ethan Hawke ve May Calamawy gibi isimlerin olmasıyla da dikkatleri üzerine çekiyor.

İlk sezonu 6 bölümden oluşacak olan yeni MCU dizisinin 1. bölümü izleyicilerin karşısına çıktı. Marvel’ın televizyon dizilerindeki başarıları düşünüldüğünde izleyenler ve eleştirmenler tarafından beğenilmesi aslında çok şaşırtıcı olmadı. WandaVision, The Falcon and the Winter Solider, Loki, What If…? ve Hawkeye dizileri de Disney+ bünyesinde yayınlanmış ve oldukça beğeniyle karşılanmıştı. Dolayısıyla Moon Knight yapımı da daha ilk bölümden yüksek bir puanla açılışını yaptı.

Moon Knight’ın bu başarılı açılışının altında yatan iki temel sebep var: Güzel bir uyarlama ve iyi bir ekran yazarlığı. Jeremy Slater başarılı metin yazarlığını ortaya koyarken Mısırlı yönetmen Mohammed Diab’ın kültürel bakış açısını etkili kullanmasıyla sinematografinin gücü açığa çıkıyor. Bütün bunlar başarılı aktörlerin oyunculuklarıyla birleşince izlemesi oldukça keyifli bir eser ortaya çıkıyor.

Ancak tüm bunların yanında dizinin eleştiriye açık noktaları da bulunuyor. Bunlar arasında özellikle sosyal medyada büyük tepki toplayan senaryodaki ufak sözcük seçimleri. Örneğin Ethan Hawke’ın canlandırdığı Arthur Harrow’un “Ermeni Soykırımı” ifadesi birçok izleyici tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu. Bununla birlikte teknik açıdan bir takım özel efektler ve olayların ilerleme hızı noktasında bazı pürüzlerin olduğunu da söylemek gerekiyor.

Moon Knight 1. bölüm inceleme

Moon Knight dizisini detaylı bir şekilde yorumlamak için gelin bazı konu başlıklarını birlikte ele alalım. Ancak yazının bundan sonrasında ilk bölüme dair SPOILER olduğunu hatırlatalım. İlk bölümü izlemediyseniz ya da Altıncı His filminde ölü adamın Bruce Willis olduğunu bilmiyorsanız diziyi izledikten sonra yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

Moon Knight 1. Bölüm Konusu: Hikâyeniz Kötü Karakteriniz Kadar İyidir

Moon Knight dizisi sonradan kötü karakter olduğunu öğrendiğimiz Ethan Hawke’ın canlandırdığı Arthur Horrow karakteri ile açılıyor. Kadehine bir bardak içki doldurup içtikten sonra bardağı kırıp ayakkabısına doldurmasıyla daha dizinin ilk dakikasıyla güzel ve “içi dolu” bir yapım izleyeceğinizin sinyalini veriyor. Hikâyenizin kötü karakteriniz kadar iyi olduğu bir gerçekken dizinin böylesi bir açılış yapması muhteşem. Bununla birlikte dizinin baş kahramanı Moon Knight’ın da süper kahraman olmadığını düşünürsek, elimizde bir kötü, bir de ondan daha kötü karakterler kalmış oluyor. Yani sıkıcı bir yapım izlememiz bu noktadan sonra mümkün değil.

Daha sonrasında Oscar Isaac’in canlandırdığı Steven Grant karakterini tanıyoruz. Bir müzenin hediyelik dükkanında çalışan ancak garip bir şekilde Antik Mısır tarihine neredeyse takıntılı olacak kadar ilgili baş kahramanımızı görüyoruz. Münzevi bir hayat geçiren Steven Grant’in daha ilk andan itibaren samimi, sevecen ve toplum normlarına uyum sağlamaya çalışan bir kişi olduğunu anlıyoruz. Fakat Grant’in gece yatarken ayağını bir sütuna bağladığını görmemizle işler değişiyor. Dizinin ilk çeyreğinden son çeyreğine kadar giden bu süreç belki de izlemesi en keyifli süper kahraman yapımı oluyor.

Origin hikâyeleri her zaman okuması keyifli eserler olmuştur. Batman’in Frank Miller tarafından yazılan Year One çizgi romanı, Peter Parker’ın ve alternatif binlerce varyasyonunun radyoaktif bir örümcek tarafından ısırılması sonucu geçirdiği dönüşümler, Flash ve yıldırımı ve daha birçok farklı kahraman… Bütün karakterler yeni güçleri sonrası kendisini “yeniden” tanımasında geçirdiği bu yolculuk içi dolu öyküleri bize sunuyor. Dolayısıyla Moon Knight ve Steven Grant’in ilk bölümdeki bu yolculuğu da izlemesi muhteşem keyifliydi. Ama sizce de bir terslik yok muydu?

Moon Knight Çizgi Romanlarında Böyle İlerlemiyordu, Değil mi?

Oscar Isaac

Evet, karakterin yaratıcısı Doug Moench’den, seriyi şahlandıran Jeff Lemire’a ve Max Bemis’e kadar Moon Knight’ın geçmişi hep Marc Spector üzerinden anlatıldı. Marvel’ın çizgi romanları pek okunmayan, Türkiye’de bu sayının çok daha dramatik bir şekilde düştüğünü söylemekte fayda var, Moon Knight’ı eski bir asker olan Marc Spector’ın hikâyesini temel alarak başlardı. Çoklu kişilik bozukluğu hastalığından mustarip Spector çıktığı görevde çölün ortasında öldürülür. Daha sonra Mısır intikam tanrısı onun zayıf zihnini görerek kullanmaya karar verir ve dünya üzerinde tecelli etmek için bedenini kullanır. Steven Grant ise Marc Spector’ın personalarından birisidir ve Moon Knight’ın suçla savaşında maddi olarak ona destek sağlar.

Ancak Disney+ üzerinden yayınlanan dizi ise karakteri farklı bir açıdan ele alıyor. Steven Grant bir müzenin hediyelik dükkanında çalışan ve görece normal hayat yaşayan bir İngiliz olarak karşımıza çıkıyor. Yine de linç baltalarımızı ve meşalelerimizi alıp sokaklara çıkmadan önce, Marvel’ın bu hamleyi yapmasının temel olarak iki sebebi olduğunu söylemek gerekiyor.

Marvel filmleri konusunda Ridley Scott ya da Martin Scorsese ile aynı fikirde olabilirsiniz. Ancak 14 yıla yayılmış ve izlenme rekorları kıran Marvel Sinematik Evreni’nin çizgi roman kültürüne yeni bir soluk getirdiğini inkâr edemeyiz. Daha önce renkli panellerin büyüsünü keşfetmemiş izleyicilere süper kahramanların bazen gri bazen de sarsılmaz etik pusulasını tanıttı. Televizyon ve sinemada böylesi bir görevi benimsemeleri kaynak eserde değişikliklere gitmelerinin temel sebepleri arasında yatıyor. Çünkü karakteri bilenler kadar karakteri bilmeyenlere de Moon Knight’ı anlatmaları gerekiyor.

Siyah elf olur mu olmaz mı, Galadriel kılıç tutar mıydı tutmaz mıydı tartışmalarından yeni çıktığımız dönemde Moon Knight dizisinin Steven Grant’i İngiltere’de bir Mısır tarih müzesi görevlisi olarak tanıtması pek cesur bir hareket.

Diğeri de Marvel’ın durum ne olursa olsun cebinden hiç gocunmadan çıkarabileceği bir kartı: Çoklu evrenler. Steven Grant’in Earth-616 dışında herhangi bir farklı boyutta bir müzede hediyelik eşya satabildiği gerçeği bulunuyor. Dolayısıyla Kevin Feige bu eleştiriye alternatif bir Moon Knight hikâyesi anlattıklarını söyleyerek cevap verebilir.

Oscar Isaac ve Ethan Hawke

Moon Knight Önümüzdeki Bölümlerde Ne Sunabilir?

Hikâyenin Steven Grant üzerinden ilerlemesi ise beklemediğim şekilde diziye bağlanmamı sağladı. Oscar Isaac’in başarılı oyunculuğu ile birlikte Grant’in hayatta ulaşamadığı şeyler, küçük dramlar kendimden bir parça görmemi sağladı. Diğer taraftan önümüzdeki bölümlerde daha çok göreceğimiz Marc Spector ve Moon Knight ise madalyonun diğer tarafını oluşturuyor. Grant’in toplum içinde yer alma ihtiyacı, kabul görmeye ve normal bir hayat yaşamaya çalışması ve Spector’ın marjinal, şiddet dolu dünyası muhteşem bir ikililik ortaya çıkarıyor.

Dolayısıyla önümüzdeki bölümlerde Oscar Isaac’in canlandıracağı bu karakterler izlemesi keyifli bir seri ortaya çıkaracak. Arthur Harrow ise soğukanlı kötü rolünde başarılı bir iş ortaya çıkarıyor. Motivasyonları ve motifleri ortaya çıktıkça aslında kendisinin değil de çevresindekilerin kötü olduğunu görebiliriz bile.

Belki de Grant’den, Spector’dan ya da Moon Knight’tan ve diğerlerinden çok daha önemli bir soru daha var. O da blendırın içine konulmuş süs balığı Gus’a ne olacak, Gus aslında göründüğü balık mı?

Moon Knight'taki süs balığı gus

Moon Knight Dizisi ve Görsellik

Moon Knight kesinlikle güzel bir seyir keyfi sunuyor. Görsel efektler tam tadında. Gerilim yaratmak adına küçük sinema hilelerine başvurulsa bile temiz çekimler ve açılarla bunu telafi ediyor. Mohammed Diab’ın kendine has bakış açıları bazı sahnelerde kendisini gösteriyor. Karakterin çoklu kişilik bozukluğu konusunda ayna ve yansıma kullanımının birazcık fazla olduğunu düşünsem de, Marc Spector’ın kendi içinde yaşadığı duygu durumu da en başarılı şekilde ancak böyle aktarılabildiğinin farkındayım.

Diğer taraftan ilk bölümde çok fazla aksiyon sahnesi izleyemedik. Steven Grant’in kontrolü kaybetmesiyle biz de Marc Spector’ı iş başında göremedik. Sahneleri bu şekilde kesmelerinin hem merakı yükseltmek hem de gerilimi artırmak adına oldukça akıllı bir hamle olarak gördüğümü söylemem gerekiyor.

Moon Knight 2. Bölüm ile Karaktere Bakışımız Netleşecek

Moon Knight 2. bölüm

Sahnelere serpiştirilmiş ufak tefek ayrıntılar ve çizgi roman göndermeleri ise oldukça keyifliydi. Telefon rehberinde gördüğümüz Duchamp’in ismi, Harrow’un adalet dağıttığı bastonu ve Moon Knight’ın kostümündeki ayrıntılar üzerine düşünülmüş ve iyi yazılmış bir diziyi izlediğimizi kanıtlıyor.

Disney Plus üzerinden macerasına devam edecek Moon Knight ilk bölümün sonu ile beklentileri yükseltti. Oscar Isaac’in başrolünde yer aldığı Marvel yapımı 2. bölümü ile 6 Nisan 2022 tarihinde izleyicilerin karşısına çıkacak. İkinci bölümün yönetmenliğini Justin Benson ve Aaron Moorhead üstlenirken bölümün yazarlığı ise Michael Kastelein’e emanet.

Ayrıca diziye henüz başladıysanız, öncesinde okumanız gereken 5 çizgi roman önerisini de tekrar hatırlatmış olalım.

Siz Moon Knight’ın 1. bölümü hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi Kayıp Rıhtım Forum üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz.

Oğuzhan Açıkalın

Gedikli bir çizgi roman geek’i olmasam da beyaz sayfalara doluşmuş renkli resimleri her zaman ilgiyle takip ettim. Çünkü resimlerin ve kelimelerin bizi olduğumuzdan daha iyi bir yere taşıyacağına inanıyorum. Kısa kısa hikâyeler yazıyorum, edebiyatın her türlüsüne ilgi duysam da bilimkurgu konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

the crow başrol Bill Skarsgård

Yeni The Crow Filminde Başrol Bill Skarsgård Oldu

netflix will smith filmi fast and loose

Netflix, Will Smith Olayına Kayıtsız Kalmadı: Aktörün Başrolde Olduğu Fast and Loose’u Durdurdu