Uzay Gemisinde İşler Karışıyor: Altı Diriliş

Dormire gemisindeki suçlu kim? Bilimkurgu ve kapalı oda polisiyesinin harmanlandığı, Mur Lafferty'nin "Altı Diriliş" adlı romanını inceledik.

Ölümsüz olmak ister miydiniz? Yoksa bunun doğal olmadığını savunup karşı mı çıkardınız? Yüzyıllarca yaşayan insanlar toplumu nasıl etkilerdi? Neler olacağını düşünmesi güç. Zengin daha zengin olur ve iyice kontrolü ele geçirebilir, diğer yandan bir insan hayatına çok daha fazla uğraş katabilir… Bunun yanı sıra fedakârlık, yaşamın değeri gibi unsurların anlamı belki de bambaşka olurdu veya hiç olmazdı.

Birçok bilimkurgu eserinde bilim insanları ölümsüzlüğü kurcaladı. Yakın zamanda hem Netflix’te dizisi yayınlanan hem de romanları dilimize çevrilen siberpunk serisi Değiştirilmiş Karbon (Altered Carbon) bunun en güncel örneklerinden birisi. O eserde yüzyıllarca yaşayan Methler bildiğimiz insanlıktan çıkıyorlardı, değil mi?

Mur Lafferty’nin incelememize konu olan, bilimkurgu ve kapalı oda polisiye türlerini harmanlayan “Altı Diriliş” (Six Wakes) adlı eseri de ölümsüzlükle derdi olanlardan. Roman kısa süre önce Çınar Yayınları aracılığıyla raflardaki yerini aldı ve ben de merakla başına oturup okumaya başladım. Bir çırpıda bitti diyebilirim. Sürükleyiciydi evet, ama birtakım eksikleri olduğunu da şimdiden belirteyim. Bunu tabii ki incelememde detaylandıracağım.

Ama öncelikle gelin yazara odaklanalım.

Kültür-Sanat Âşığı

Yazar kimliğinin yanı sıra yaptığı podcast programlarıyla da öne çıkan bir isim Mur Lafferty. Kendisi Geek Fu Action Grip, I Should Be Writing gibi programları uzun süreler boyunca sürdürmüş. Bunun yanı sıra Mothership Zeta adındaki kısa hikâye dergisinin yayın yönetmenliğini de yapıyor.

Mur Lafferty

Peki romanları? The Shambling Guides serisi ve Solo: A Star Wars Story: Expanded Edition gibi kitapların da yazarlığını yapmış Lafferty. Anlayacağınız farklı uğraşları seven ve üretken bir kişilik. Âşikar olan bir şey var ki o da altkültür tutkusu.

Edebiyat camiasında çeşitli ödülleri kucaklamayı da başarmış. Bunların arasında John W. Campbell (En İyi Yeni Yazar, 2013), Parsec (2008) gibi başarıları bulunuyor. Altı Diriliş de boş geçmemiş, ödüllere kavuşamasa bile 2018 yılında Hugo ve Nebula’da En İyi Roman ve 2017’deyse Philip K. Dick gibi önemli ödüllere aday olmuş. Belli ki ödülleri silip süpüren N.K. Jemisin’den yer kalmamış kendisine.

Gemimiz Kalkıyor, Artemis Yolcusu Kalmasın!

Yeni bir yaşam alanı bulup koloni kurmak için Dünya’dan Tau Ceti yıldız sistemindeki Artemis’e doğru nesiller boyu sürecek upuzun bir yolculuk… Hikâyemizin geçtiği Dormire adlı gemideki binlerce insan, bu uzun yolculuk boyunca kendilerini koruyacak şekilde tasarlanmış yerlerinde uykudalar. Ancak bu gemiyi yönetecek birileri olmalı, bu görevse ne yazık ki başımıza bela olacak altı kişiye ait:

Geminin kaptanı Katrina de la Cruz, navigatör Akihiro Sato, Katrina’nın asistanı güvenlik şefi Wolfgang, mühendis Paul Seurat, geminin doktoru Joanna Glass ve temizlikçi baş karakterimiz Maria Arena.

Uykuda seyahat etmekte olanlar keyfine bakarken bir nesilden fazla sürecek olan bu görevde altı kişilik gemi mürettebatı uyanık kalacak ve sorunsuz olarak varış noktasına ulaşılmasını sağlayacak. Klonlama teknolojisi sağ olsun öldüklerinde yeniden turp gibi sapasağlam yaratılıyorlar. Sadece sağlıklı ve genç olmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmişte yaşadıklarını da tamamen hatırlıyorlar.

GÖZ ATIN  Telefon Görüşmesi | John McNally

Her şey güllük gülistanlık ve kusursuz işliyor. Hiç olmazsa bir süre… Baş belası diye boşa demedim gemiyi yöneten ekibe. Zira bunların hepsi eski suçlular, geçmişlerinin silinmesi için bu zor görevi kabul etmiş kimseler. Yani problem resmen çıkacağım diye haykırıyor. Ve tabii ki çıkıyor. Dünyanın en büyük suçlularından ne beklenirdi ki zaten!

Hikâye tam da bu noktada başlıyor. Bilmediğimiz bir şeyler ters gitmiş… ve tüm mürettebat katledilmiş. Ortadaki problem sadece bu da değil. Klonlanarak tekrar hayata dönen ekibimiz gemiyi darmadağın buluyor. Yerçekimi kalkmış, ölü bedenler ortalıkta uçuşuyor, geminin yapay zekâsı IAN bozuk, üstüne üstlük aradan geçen 25 yıl tuhaf bir şekilde hiçbiri tarafından hatırlanmıyor. Belli ki birisi bilinçli şekilde sabote etmiş gemiyi.

Bu hafıza kaybının ve ölümlerin bir sebebi var: Aralarında dolaşan bir katil! Peki kim o ve gemide neler oldu? Çözülmesi gereken bir gizem mevcut. Roman boyunca bunu birlikte çözmeye koyuluyoruz. Kapalı oda polisiyesi de burada devreye giriyor. İzleri takip ediyor, neler yaşandığını aralıyor ve yaşanacaklara dair merakla doluyoruz.

Sürükleyici, ama…

İncelemenin başında da söz ettiğim gibi Altı Diriliş‘in en önemli özelliklerinden birisi ne olacağına dair merak ve heyecanımızla birlikte sürükleyici bir okuma deneyimi sunması. Kitabı elinize alıp yolculuğa devam etmek için fırsat kollarken buluyorsunuz kendinizi. Çünkü gizem unsurunu sıcak tutmayı başarmış yazar. Aynı zamanda yaratılan detaylı bilimkurgu evreni de ilgi çekici.

Yaratılan zengin dünyasının yanı sıra romanın öne çıkan olumlu yönlerinden birisi de karakterlerin detaylı arka planları. Hepsinin kendine özgü geçmişini kurcaladığımız bir bölümü var ve bu ana olay örgüsüne yerinde bir etkiye sahip. Gizem üzerine düşünmemize ve tahminler yürütmemize vesile oluyor. Karakterleri temellendirdiğini ve onlarla kurduğumuz bağı da güçlendirdiğini söylemeliyim.

Peki… “ama” kısmı? Bu kitabın en önemli eksiği edebî gücünün zayıf olması. Yazar, bilimkurgu ve polisiye hakkında gözle görülür biçimde donanıma sahip. Ama konu metinler üzerindeki ustalığa gelince sınıfta kalmış. Yazın alanında kalemini biraz daha geliştirmesi gerekli.

Bence önemli olan her zaman üsluptur, içeriğin ‘klişe’ olup olmaması değersizdir. Seçilen yöntem öyle olur ki en basmakalıp konudan tamamen özgün bir tatla ayrılırken bulabilirsiniz kendinizi. Ancak bu kitapta yer yer kullanılan klişelerin problemi, bunun kolaya kaçma sebebiyle seçilmiş olması. Özellikle sonlara doğru yüzümü çok ekşittiğimi belirteyim.

Çeviri, Editörlük ve Kapak

446 sayfadan oluşan bu Altı Diriliş’i dilimize kazandıran isim, daha önceden İthaki Bilimkurgu Serisi’nde Arcturus’a Yolculuk adlı kitabın da çevirmenliğini üstlenen Çağlar Kök. Yani kendisi bilimkurguya uzak bir çevirmen değil. Editörlük koltuğundaysa yine altkültüre yakın bir isim olan Yankı Enki oturuyor. Ancak bu kitapta üzülerek ortalama bir iş gördüğümü söylemem lazım. Yer yer cümlelerdeki hatalar dikkatimi çekti ve bunlar ne yazık ki nadir değil.

Bir tanesini örnek olarak koyuyorum:

“Düşüncesizce kararlar almadan önce, herkese yeni ortama alışması için zaman vermek için,” dedi.”

Görebileceğiniz gibi üstteki cümlede iki kez “için” kullanılmış. Bu tür basit hataların yanı sıra buna benzer zayıf cümleler de vardı kitapta. Yine de okunamayacak kadar sıkıntılı bir durumdan bahsetmiyorum, sadece ortalama.

Cüneyt Çomoğlu tarafından yapılan kapak tasarımını hiç sevmedim. İlgi çekici veya özgün bir yönü yok. Orijinal kapak tasarımı da çok iyi değil, ancak yine de bundan çok daha güzel bence. Kapaktaki görseli, yazılanların yerlerini ve kullanımını da estetik açıdan pek iyi bulmadım. Diğer yandan çevirmen adını kapakta belirtmeleri güzel bir ayrıntı.

GÖZ ATIN  Hamit Çağlar Özdağ'ın Yeni Kitabı Raflardaki Yerini Alıyor

Yolculuğun Sonuna Doğru

Çeviri mutfağındaki ve Mur Lafferty’nin kalemindeki birtakım zayıflıklarından bahsettim. Ancak genel olarak baktığımızda Altı Diriliş okuyucuyu heyecanla dolu bir maceraya çıkarmayı başarıyor. Lafferty, başarılı kurgusuyla beraber üzerine hikâyesine güzel etki eden düşünülmüş karakterler ve dünya yaratmış.

Yazarın polisiye ve bilimkurgu türlerine hâkim olduğu görülüyor. Bir hayran olarak da kendi eserini keyifli bir şekilde tasarlamış diyebiliriz. Uzayda geçen, iyi temellendirilmiş karakterlerle bezeli kapalı oda polisiyesi merak ediyorsanız şans verebilirsiniz.

  • 25
    Shares

1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Uzay Gemisinde İşler Karışıyor: Altı Diriliş için 5 yorum

  1. Güzel bir inceleme olmuş. Kaleminize sağlık. Kitap çıktığında ilgimi çekmişti ama yorumlarını okumadan almam diyordum. Bu inceleme kitabın bazı kusurları olmasına rağmen okunur bir kitap olduğunu gösteriyor. Ekledim listeme.


  2. Nemo dedi ki:

    Teşekkürler. :slight_smile:


  3. Anita dedi ki:

    Elinize sağlık , incelemeyi keyifle okudum :grinning:
    Eseri bende listeme ekledim.Çınar Yayınları son zamanlarda farklı türlerde (karaçınar dizisi - bilimkurgu) güzel kitaplar çıkarmaya başladı, umarım bu şekilde devam ederler.


  4. Nemo dedi ki:

    Güzel yorumların için teşekkür ederim. Umarım sürükleyici yönü hoşuna gider ve keyifli vakit geçirirsin. :slight_smile:

    Kara Çınar dizisinde önereceğin kitap varsa da duymak isterim.


  5. Anita dedi ki:

    Serinin ilk kitabı, Kısa bir Cehennem Ziyareti’ni tavsiye ederim.Özellikle eserin kasvetli bölümlerindeki aforizmalar beni etkilemişti.


Uzay Gemisinde İşler Karışıyor: Altı Diriliş

Dormire gemisindeki suçlu kim? Bilimkurgu ve kapalı oda polisiyesinin harmanlandığı, Mur Lafferty’nin “Altı Diriliş” adlı romanını inceledik.

  • 25
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Edebiyat, İnceleme
Jules Verne’ün Bütün Öyküleri Tek Bir Ciltte

Jules Verne tarafından yazılan ve bazıları gelecekten gelirken bazıları da geçmişten gelen, bazılarıysa fantastik öğeler...

Kapat