Neversong İncelemesi: Kederimize Gülelim…

Korkunç bir komadan zihin bulandıran bir gerçekliğe... Yandan görünümlü, ufak aksiyon, bulmaca, bolca sırıtış ve keder içeren Neversong adlı oyunu inceledik.

Yandan görünümlü, ufak aksiyon, bulmaca, bolca sırıtış ve keder içeren Neversong adlı oyunun incelemesi sizlerle.

Basit hikâyelerin ilginç dokunuşlarla bambaşka anlatılara dönüşmesini gözlemlemeye bayılıyorum. Aynı konu; birisinin elinde klişeden sıyrılarak bambaşka bir yöne savrulabilirken, başkasıysa yaratıcılık adına hiçbir adım atmadan basmakalıp üslubuyla yavan bir iş sunabilir. Bu kuşkusuz her sanat dalında üreten ve üretilen için geçerli.

Ancak basitlik her zaman gösterişsizlikle aynı anlamı taşımaz. Atmos Games (neredeyse tek kişilik stüdyo diyebiliriz), yani Thomas Brush, sadeliği göz alıcı dünyasıyla buluşturarak aslında tam olarak da bize bunu gösteriyor. Bunu amaçlıyor… Çok temel, yüz ekşitilecek sade anlatılara alegoriyi de yanına alarak farklı açılardan bakıyor.

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl benzer hedefe sahip, adıyla da mütevazı yaklaşımı vurgulanan Arise: A Simple Story’yi incelemiştim. Görselliği, hikâyesini sunuş biçimi, sanat tasarımı, her yönüyle neredeyse kusursuz ve zihnimde yer eden bir oyundu. Ve duru anlatımını bambaşka yollara saptırmayı başarmıştı.

Brush’ı da şahsen benzer yapıda öne çıkan 2017 tarihli Pinstripe oyunuyla tanımıştım. Eksiği gediği olsa da bilhassa estetik yönü, masum diyebileceğim çocuksu mizahı ve tüm bunlarla harmanladığı ‘karanlık’ atmosferiyle hoşlandığım bir oyun olmuştu. Hâl böyle olunca Brush’ın yakın zamanlarda çıkan yandan görünümlü bulmaca ve ufak aksiyonlu yeni oyunu Neversong’u da denemeden geçemezdim. Bakalım nasıl olmuş?

Komadan Uyanış

Sonsuz döngüye açılan kapılar, geren sesler… Evet, komadayız. Tekinsiz binada çıkış yolunu arıyor ve sonunda uyanmayı başarıyoruz. Çok hoş, peki biz komadayken neler oldu? Hayata eski, huzurlu ve mutlu şekilde devam edebilecek miyiz? Yoksa… komaya girmemizin bir nedeni mi vardı?

Komadan çıkan çocuk karakterimiz Peet, âdeta kâbusa uyanıyor. Öyle ki hayat artık bildiği gibi değil. Beraber vakit geçirmekten ölesiye hoşlandığımız kız arkadaşımız ortalıkta yok ve etrafta gördüğümüz arkadaşlarımız kederli bir gizemin kapısını aralayan yorumlarda bulunuyor. Üstelik etrafta yetişkinler de yok. Çocuklar başıboş dolaşıyorlar.

GÖZ ATIN  Sherlock Holmes: Chapter One Oyunu Ünlü Dedektifin Gençliğine Odaklanacak

Tuhaflıklar bununla sınırlı kalır mı? Boşuna kâbus demedik, çünkü ‘uyandığımız’ yer gerçek dünya mı ona bile emin olamıyoruz. Eh… tuhaf sesler, yaratıklar, zombi yetişkinler varken nasıl olalım zaten. Bize yardımcı olan ‘ışık’ kankamızı da unutmayalım. Ve tüm bunların sonucunda, bu karanlık hikâyede amacımız kayıp kız arkadaşımızı bulmak ve neden komaya girdiğimizi öğrenmek.

Hikâyemiz Bitmedi…

Oyunun mekanikleri ve savaş sistemi oldukça basit. Aynı Pinstripe gibi. Sıkıntı şu ki, bence bir yerden sonra bu Brush’ın oyunları için bir eksiklik olarak öne çıkıyor. Çünkü  sanki biraz daha zenginleşmeye ihtiyacı varmış gibi hissettirdi iki oyun. Neversong’da beysbol sopamızla gerçekten çatışmaların biraz daha keyifli olmaya ihtiyacı olan tuhaf canlılar ve bölüm sonu canavarları (ebeveynler) ile savaşıyoruz. Ne yazık ki bunlar da sıkacak kadar kolay… Topun üzerinde durma, kaykay gibi eklemeler keyif verse de yeterli olamıyor.

Yine de tamamen olumsuz konuşmak istemem, çünkü bu eklentilerle yeni yerlerin açılması ve oyunun zenginleşmesini Brush fena ayarlamıyor. Bir de yeni mekanikleri piyanoda şarkılar çalarak açmamız hoş detay olarak karşımıza çıkıyor. Hikâyesinin şiirsel anlatımını sevdim, lakin sonunda bana geçirmek istediği hissin yarım kaldığını da söylemeliyim. Diğer yandan bulmacaları zorlamıyor, fakat gayet keyif verici tasarlanmış.

Brush’ın Pinstripe’da olduğu gibi son oyunu Neversong’la da iyice görüldüğü üzere kendine özgü tarzını yarattığı aşikâr. Yukarıda da belirttiğim gibi; çocuksu eğlenceli mizah, akılda yer eden güzel estetik yönü, sihirli ve Redwind Çayırı’ndan Blackfork Tımarhanesi’ne kadar mekânlarında dehşetengiz atmosferiyle bilindik yapısını yine sunmuş. Hem ufaktan sırıtmalı hem dertlenmeli bulamaca sokuyor bizi.

Birçok açıdan benzerliği oturan tarzına hizmet etse ve iki oyun arasında bazı farklılıklar olsa bile, ben ikinci oyunda bir adım ileriye gidilmesini beklerdim. Bunu göremedim ve benzer kalitede oyunlarla karşılaştım. Tarzını sevdiğim için heyecan duyuyorum gelecek işlerde neler yapacağına, ama hikâye anlatımından mekaniklerine daha tam bir iş olsa tadından yenmez.

GÖZ ATIN  BioShock, Sinemaya Uyarlanan Oyunlar Arasına Katılabilir

Eğer ilgi duyduysanız, Türkçe dil seçeneğiyle 25 TL gibi düşük fiyatı da göz önüne alındığında eksiklerine rağmen Neversong’u önerebilirim. Zaten ilginizi çekti ve oynamadıysanız yine ucuz fiyata sahip Pinstripe’a da bir bakabilirsiniz.

Siz de Neversong ile ilgili yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum‘lda paylaşabilirsiniz.

Keyifli ve kederli sırıtışlar.

* * *

* 7th Sector: Elektrik Kıvılcımının Maceraları




1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Neversong İncelemesi: Kederimize Gülelim…

Korkunç bir komadan zihin bulandıran bir gerçekliğe… Yandan görünümlü, ufak aksiyon, bulmaca, bolca sırıtış ve keder içeren Neversong adlı oyunu inceledik.

Başa dönün