in ,

Ölü Ruhlar Ormanı İncelemesi: Jean-Christophe Grangé’nin Araştırması Sona Eriyor

Ölü Ruhlar Ormanı incelemesi sizlerle. Jean-Christophe Grangé’nin kötülüğün kaynağına dair araştırması, şiddetin en ilkel hali ile noktalanıyor.

Ölü Ruhlar Ormanı İnceleme - Jean-Christophe Grangé

Ölü Ruhlar Ormanı incelemesi sizlerle. Jean-Christophe Grangé’nin kötülüğün kaynağına dair araştırması, orman derinliklerinde sona eriyor.

Sorgu yargıcı Jeanne Korowa, aynı Marc Dupeyrat ve Mathieu Durey gibi geçmişi travmalar ile dolu bir karakterdir. Adalet arayışı içindeki sorgu yargıcı kimliğinin altında, kötülüğü araştırma arzusu gizlenmektedir. Bu araştırma için fırsat, Paris’de arka arkaya işlenecek bir dizi yamyam cinayeti ile ayağına gelecektir.

Gerilim Dozu

Ölü Ruhlar Ormanı, çatışma ve aksiyon dolu bir kovalamaca olmaktan çok, psikolojik bir araştırma. Otizm, tarih öncesi insanın yaşamı, katıksız ve nedensiz şiddetin kaynağına bir yolculuk. Ormanın derinliklerine, insanın en ilkel dürtülerine doğru. Ancak kitabın bu raddeye gelmesi, belki de 200 sayfadan fazla sürüyor. Cinayetler alışılageldiği gibi yine abartılı.Bu seferki tema ise yamyamlık ve ilkel, tarih öncesi dürtüler. Sigmund Freud’un Totem ve Tabu kitabı çevresinde şekillenen şiddet dürtüsü, ilk cinayet, ensest ve babayı kurban etmek gibi simgeler ile derinleştiriliyor. Jeanne’in orman içerisindeki araştırması sürerken, yolculuğumuz Güney Amerika’ya uzanıyor.

Cinayetler ile tamamen alakasız bir soruşturma ve Jeanne’in karakter tanıtımı ile geçen yaklaşık 100 sayfa bile tek oturuşta okunabilecek kadar sürükleyici. Ölü Ruhlar Ormanı da katilin kimliğini en baştan belli veriyor: Joachim. İçindeki vahşi çocuğu gizlemeye çalışan bir otizm hastası, ormandan gelen ve ilkel güdülerini Paris’in yer altı otoparklarında vahşice gideren bir cani. Üçlemenin ilk kitabının katili Jacques Reverdi ne kadar soğukkanlı ve ilkeli ise Joachim de o kadar ilkel ve “doğal”. Saysız kişilik bölünmesi yaşayan, içindeki vahşi çocuk kontrolü kaybettiğinde de cinayet işleyen bir yabani.

Ölü Ruhlar Ormanı: “Orman Seni Isırıyor”

Kurgunun merkezinde ise, orman var. Manes Ormanı, Arjantin’in derinlerinde, uluyan maymunlar ile dolu devasa bir cangıl. Paris cinayetlerinin kökeni de, işte oradan geliyor. Jeanne’e ise, bu kaynağı araştırmak düşüyor. Hikâye boyunca her ne kadar gergin, aksiyon dolu bazı anlar yaşansa da kurgunun büyük bölümü araştırmaya ayrılmış. Grangé, her romanında olduğu gibi yine polisiye kitabı adı altında bir bilgi deposu yazmış. Kurt-Çocuk Joachim’in geçmişi, şiddet eğilimi ve vahşeti hayatının parçası haline getirmiş olması, kötülük kavramının bu kitapta işleniş biçimi aslında. Kötülük ve vahşet eğilimi bizim köklerimizden mi geliyor?

Kitabın belki de can alıcı noktası, asıl amacı bu soruyu sordurmak. Jean-Christophe Grangé önce kanın rengi, ardından Şeytan’dan bahsederken aslında üçlemenin son kitabında her şeyin bizim dürtülerimiz olduğunu bulmuş olabilir. Eğer medeniyet olmasaydı, “medeni kurallar” ve polis gücü olmasaydı, ilkel insan Venüs’lerini barbarca kurban etmeye, yamyamlığa devam edebilirdi. Medeniyet, bizi bizden korumak için bulundu belki de. Kitabın araştırma konularından olan Kurt-Çocuk efsanesi de bunu destekler nitelikte. Çocuk, ne görürse, nasıl eğitilirse onu yapar. Vahşi doğada, şiddetin ortasında büyüyen bir çocuğun medeni dünyaya ayak uydurmasının ne kadar zor olduğu bu kitaptaki araştırmanın konularından.

Joachim’in deliliğini ve hastalığını ilk kez bir seans kaydı sırasında fark eden Jeanne, en çok ihtiyaç duyduğu bilgileri de alıyor aslında. Cinayet dürtüsü ormandan kaynaklanıyor, Joachim’in Manes Ormanı (Ruhlar Ormanı) dediği bir yerden. Orman onu çevreliyor, ısırıyor, şiddete yönlendiriyor. Çünkü ormanın bildiği şey bu, hayatta kalmak için öldürmek, devamlı katıksız şiddet ve cinayet, güçlü olanın hayatta kalması.
Jeanne Korowa tek bir hata yaptı. Katili ormanda arıyordu, ancak orman katilin içindeydi. İnsanın içindeki vahşi çocuk gibi.”

Sonuca Bağlayamamak

Ölü Ruhlar Ormanı İnceleme - Jean-Christophe Grangé

Kitabın tasvirleri muhteşem; hatta o kadar detaylı ki, bir noktada cümle atlamaya sebep olabiliyor. Evet, Grange bu kitabında tasvirin dozunu biraz kaçırınca, bu ters tepmiş. Ancak özellikle ormanın tasviri inanılmaz. Grangé kitaplarının vazgeçilmezi “Fransa dışı bölge” sıfatı bu kez Arjantin’e ait. Siyah Kan ve Şeytan Yemini biraz daha Afrika ve Güneydoğu Asya kökenliyken bu kez sırada Güney Amerika var. Grangé’nin, geçmişinde çok gezi yapmış bir gazeteci olduğu biliniyor. Bu kitabı yazmak için de bir süre Arjantin’de yaşamış, bize de, Güney Amerikayı bir kitap üzerinden en üst seviyede tecrübe etmek kalmış.

Yazarın romanları ile ilgili ortak bir serzeniş vardır; Grangé kitaplarını sonuca bağlayamaz. En azından bu üç kitap özelinde, katilin ve katilin motivasyonunun havada kaldığını, tam olarak açıklanmadığını söylemek haksızlık olur . Üç kitapta da katilin adı sanı ya baştan biliniyor ya da tahmin edilebiliyor da olsa, sürpriz unsuru iyi kotarılmıştı. Ancak, üç romanda da, “Acaba kitap yarım mı kalacak? Eksik basım mı bu?” sorularını kendinize sorabilirsiniz. Çünkü yüzlerce sayfalık kurgunun, son 40 veya 50 sayfa kalmışken hâlâ sonuca bağlanmaması endişe yaratıyor. Grange hepsinde olayları birbirine bağlamayı başarsa da, bu durum yine de kitapların sonunu aceleye getirmiş olabileceğini veya kurguyu nasıl toparlayacağı konusunda yazarın kararsız kaldığı izlenimini yaratıyor.

Kapatırken

Neticede, yazarın 2003 yılında, kötülüğün kaynağını bulmak amacıyla Siyah Kan ile başladığı ve Şeytan Yemini ile devam ettiği araştırma, Ölü Ruhlar Ormanı ile sona eriyor. Ancak maalesef, yazar bu konudaki net fikrini kitabın kapanış kısmına da olsa eklememiş. Kendi açısından kesin cevabı bulduysa bile, okuru biraz kendi haline, kendi tercihine bırakmış. Kanın rengi, ebedi bir güç olarak Şeytan veya insanın içindeki ilkel dürtüler, bunların arasında seçim veya sentez yapmak okuyucuya kalmış.

Grange’ın tarzı ile ilgili başka bir ilginç nokta da, yaşanan olayları ne kadar doğaüstü/fantastik gösterse de, bir noktada bu yanılgıyı yaratanın yine insan olduğunu göstermesi. Bazen öyle bir kurgu yaratıyor ki, yaşanan cinayetlerin gerçekten doğaüstü güçlerden kaynaklandığına ikna olabiliyorsunuz. Ancak Grange, bu illüzyonu bu kitapta bozmuş mu yoksa cinayetlerin temeli cidden doğaüstü durumlar mı? Bunu bulmak okura düşüyor.

Her zaman olduğu gibi Doğan Kitap etiketiyle yayınlanan bir başka Grange romanı. Kendisine “Jean-Christophe Grange çevirmeni” diyen Tankut Gökçe, yine kitabın kusursuz akıcılığının baş kahramanı.

Sizler de kitap hakkındaki yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Murathan Özlü

1995 yılında dünyaya geldim.Hep biraz hayalperest ve düş dünyalarına ilgili oldum. Yeditepe Üniversitesi Gazetecilik bölümü mezunuyum. Küçüklüğümden beri buna iten şey Warcraft evreni oldu, son dönemde tanıştığım Witcher evreni de kalbimde onun yanına yerleşti. Felsefe, psikoloji ve korku kitaplarını da fırsat buldukça -Lovecraft başta olmak üzere- okurum. Okumak, yazmak, fikirlerimi paylaşmak ve bunlar üzerine tartışmak benim için bir rahatlama yöntemidir.

4 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for alper alper dedi ki:

    @isos81 Grange okurlarının biraz temkinli yaklaştığı romanın incelemeside geldi. Sizi buraya alalım. :slight_smile:

    Rıhtım belediyesi bu ara sana çalışıyor. :slight_smile:

  2. Avatar for isos81 isos81 dedi ki:

    Görmemiştim teşekkür ederim, müsait zamanda okuyacağım. :slight_smile:

  3. Avatar for Blackheart Blackheart dedi ki:

    Bu kitap için iyi değil yorumları yapıldı hep, ben de bu nedenle uzak kaldım ama sanırım satın alacağım. Bir Grange romanı ne kadar kötü olabilir ki :slight_smile:

  4. Avatar for valarrr valarrr dedi ki:

    Grange en sevdiğim polisiye yazarıdır. Tüm eserlerini okumuş biri olarak az çok tahmin edebiliyorum katil kim artık. Bu kitapta katili hemencecik bulmuştum. Ama kitabın yazım şekli, gerilimi oldukça hoştu. Beğenmiştim.

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

The Book of Boba Fett Dizisi

The Book of Boba Fett Dizisi Resmen Duyuruldu

The Mandalorian 2. Sezon İncelemesi

The Mandalorian 2. Sezon İncelemesi: Star Wars Evrenini Kurtaran Dizi (mi?)