in ,

Parasite İncelemesi: Sınıflar Arası Farklılıklara Dair Bir Güzelleme

Parasite (Parazit) film incelemesi sizlerle. Güney Kore sinemasının son yıllarda en çok konuşulan yönetmenlerinden Bong Joon-Ho’dan yeni bir klasik.

parasite inceleme

Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye” aldıktan sonra butik görünümlü “Başka Sinema” salonlarında gösterime giren, alışılagelenin aksine ünü kulaktan kulağa yayıldıkça büyük sinema salonlarına terfi eden Parasite (Parazit) filmini inceledik.

Güney Koreli yönetmen eden Bong Joon-Ho’nun filminin en büyük başarısı hem “En İyi Film” hem de “En iyi Yabancı Film” dalında, her iki Oscar ödülünü de alması. Şimdiye dek ABD yapımı olmadığı halde En İyi Film Oscar’ına değer bulunan ilk film olma ayrıcalığına sahip oldu Parasite. “En iyi Yönetmen” ve “En İyi Özgün Senaryo” dalındakilerle birlikte toplam dört Akademi ödülünü Güney Kore’ye kazandırmış oldu üstelik.

Dünyamızdaki Gelir Adaletsizliği, Sınıflar Arası Farklılıklara Dair Yapımları Yüceltiyor mu?

Joker, Parazit gibi sıra dışı yapımların yüceltildiğini görünce ister istemez kendimize soruyoruz: “Dünyamızda gelir adaletsizliği arttıkça sınıflar arası eşitsizliği konu alan yapımların rağbet görmesi bir çeşit teselli yöntemi mi?”

İngiltere merkezli yardım kurulu Oxfam’a göre günümüzde 2153 milyarder dünya nüfusunun yüzde altmışından daha zengin. Son on yılda milyarder sayısı ikiye katlanmış durumda. Bu gelişmeler de eşitsizlik giderici politikaları çok daha önemli kılıyor. Akademi’nin Joker ve Parazit gibi gelir eşitsizliğini konu alan yapımlara olan ilgisi biraz da bununla ilgili olsa gerek.

Parasite Filminin Konusu

parasite 2019

Filmin konusundan bahsetmek gerekirse, Kim Ki-Woo, üniversiteli bir arkadaşının yönlendirmesiyle Park Ailesi’nin çocuğuna özel ders vermek üzere işe başlar. Ailesi yokluk içerisinde yaşayan genç adam, çare olarak anne, babasını ve kardeşini de Park Ailesi’nin evindeki çeşitli pozisyonlara aldırmak için bir dizi plan yapar. Becerikli ve gözü açık aile bireyleri aşçı, şoför, resim öğretmeni gibi işlerde ailenin yanında çalışmaya başlarlar. Ancak zaman içerisinde pastadan pay almak isteyecek başkalarının da ortaya çıkmasıyla işler içinden çıkılmaz bir boyuta sürüklenecektir.

– Bundan Sonraki Kısım Parasite Filmine Dair Hafif Spolier İçermektedir.

İlk yarısı oldukça eğlenceli başlayan film, ikinci yarıda bir kara komediden beklenen şekilde çetrefilli, karmaşık, karanlık ve dehşet verici bir hikâyeye evriliyor. Toplumsal gelir skalasının en altında yer alan Kim Ailesi ile zenginler kulübünün en üst katmanındaki Park Ailesi’nin paylaştıkları mekân dışında yaşamlarında pek az kesişim noktası var. Klişelerin aksine fakir ailenin üyeleri kıvrak zekâları ve uyum yetenekleri ile Park Ailesi’ne kendilerini kabul ettirmekte zorlanmıyorlar. Ancak ailelerin arasındaki yalanlar üzerine kurulu, kırılgan ilişki birçok soruna yol açacak, işin içine başka aktörlerinden de dahil olmasıyla karmaşık bir hal alacaktır.

Zengin – Fakir Ayrımına İnce Ayar

parasite inceleme

Zengin – fakir ayrımı yapımda çok ince bir ayarla işlenmiş. Tecrübe edilmiş, alışılagelmiş kalıplarla meseleleri gözler önüne sermek yerine, birçoğumuzun sadece hissiyat olarak algıladığı birtakım ayrıntılara odaklanarak ele alınıyor sınıflar arası ayrım. Yönetmen ve senarist Bong Joon-ho, zengin ve fakir insanların hayata bakışlarındaki keskin ve belli belirsiz noktaları ortaya koymadaki ayrıksı performansıyla hedefi on ikiden vuruyor. Seyircinin bilinçli olarak yoksul ailenin bakış açısına ortak edildiğini de özellikle belirtmek gerek. Bunca ödül, övgü ve ayrıcalığın arka planında, filmin seyirciyi empati yapmaya sevk eden tarafının olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Park Ailesi üyeleri görünürde çalışanlarına karşı son dere incelikli ve kibar bir tavır içerisindeler. Ancak her türlü ihtiyaçları fazlasıyla karşılanmış, doyuma ulaşmış Park Ailesi’nin sorun ettiği şeyler Kim ailesininkilerden oldukça farklı. Yönetmen zenginlerin ufak tefek şeyleri daha çetrefilli hale getirme huylarını biraz da alaycı bir üslupla eleştirmiş. Karı koca Parkların nezaketle ahmaklık, kurnazlıkla saflık arasındaki sınırlarda gezindiği diyaloglar, mesela hizmetçiyi işten çıkarma planı yapmaları gibi halleri oldukça sıra dışı.

Zenginlerin Kadrajından Yoksulluğa Bakış

Parasite

Barınma, yeme, içme gibi temel ihtiyaçlar için dahi mücadele vermek zorunda kalan Kim Ailesi, bir yandan zengin insanların hayatlarına ortak olmaya çabalarken diğer yandan gittikçe dibe batmaktadır. Bu sırada Park Ailesi burunlarının ucundaki dünyada cereyan edenleri görmeyecek kadar kendi meseleleriyle meşguldür. Peki, gerçekte zengin insanlar, izole yaşamlarının kadrajından kendileri gibi olmayanların sorunlarını ne derece algılıyor ya da önemsiyor? Asıl vurgulanan mesele bu!

Özgürlük Sorunsalı

Parasite filminde işlenen bir diğer konu da bireyin özgürlüğü sorunsalı. Özgür olmak gerçekte ne anlama geliyor? İnsan haklarını kullanabileceği ortama, istediğini yapabileceği imkânlara sahip olmadığında özgür olmasının bir anlamı kalır mı? Günümüz dünyasında toplumsal gelirden payını almayanlar aslında modern çağın köleleri mi? Bireysel özgürlüklerin bu kadar tartışıldığı, ön plana çıktığı bir çağda asıl mevzuyu ıskalıyor olabilir miyiz? Temel ihtiyaçlarını karşılayamazken özgür olan bir insan, ihtiyaçlarını özgürlüğüne tercih edebilecek kadar “tutsak” mıdır aslında?

Bu beyin yakıcı sorulara dair film bolca zihin jimnastiği yapmamıza vesile oluyor. Özellikle Kim ki-Woo’nun merdivenlerle aşağı inmeden önce, sular altındaki mahallesine bakış attığı sahne oldukça vurucu.

Ekip İşi Bir Film

parazit

Filmi başarıya taşıyan unsurlardan bir tanesi de zorlamasız, doğal oyunculuklar şüphesiz.. Özellikle Kim Ailesi’nin babası rolündeki Kang-ho Song hem komedi hem dram performansıyla dikkat çekici. Park Ailesi’nin nazik ama duyarsız annesi rolündeki Cho-Yeo Jeong akılda kalıcı bir oyunculuk sergiliyor. Jung Jae-il’in bestelediği film müzikleri hikâyeyi şenlendiriyor. Bunca övgüye mazhar olmuş eser başarılı bir ekip çalışmasının ürünü.

Tüm Dünya işimizi gücümüzü, günlük sıradan meşguliyetlerimizi bir kenara bırakmış Corona Virüsü felaketiyle başa çıkmaya çalışırken daha birkaç gün önce çok önemli sandığımız pek çok şey gözümüze ne kadar basit görünüyor değil mi?

Karşımızda böyle büyük problemler varken sınıfsal, kültürel, dini farklılıkların hiçbir önemi kalmıyor. Bunlar da geçecek muhakkak, tekrar eski hayatımıza döneceğiz. Buradaki asıl mesele empati yeteneğimizi kaybetmemek. Yaşamlarını mahrumiyetlerle sürdürmek zorunda kalanları anlamaya çalıştığımız, kendimizin dışındakilerin de sorunlarına duyarlı olabildiğimiz sürece dünyayı daha güzel bir yer haline getirebiliriz.

Peki sizin filme dair düşünceleriniz neler? Yorumlarınızı ve eleştirilerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz.

* * *

* Yan Lianke: “Koronavirüs Sonrasında Ne Olacak?”

Oyla!

Sitare Kanşay Sarayönlü

İnternetin, sosyal medyanın, akıllı telefonların, televizyon kanallarının olmadığı yakın geçmişte, kitaplar ve filmlerle büyümüş bir X kuşağıyım. Hacettepe Kamu Yönetimi ve Siyaset Biliminde lisans; Ankara Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldım. Finans sektöründe çalışıyorum. Filmlerde yaş sınırının olmadığı çocukluk yıllarımdan beri korku filmlerine ve bilimkurguya merakım var. Öykülerim ve sinema yazılarım Kayıp Rıhtım, Edebiyathaber, Yazicizi ve Okuryatar mecralarında yayınlandı.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Tamarix Tamarix dedi ki:

    Ben filmden çok keyif aldım. Karantinadan önce sinemada izlediğim son film oldu, salgın olmasaydı bir kere daha izlemeye gidecektim. İlk yarısı çok eğlenceliydi, ikinci yarısı müthiş bir kaostu.

    Diğer izleyenler gibi benim de en etkilendiğim sahnelerden biri ailenin evine su bastığı sahne, diğeri de bodrumda yaşayan adamın merdivenlerden yavaş yavaş partiye doğru çıktığı bölüm. Sırf bu iki sahne için bile tekrar izlenir.

  2. Çok başarılı ve etkileyici bir filmdi. Dilerim filmi tekrar sinema salonlarına izlemek tez zamanda mümkün olur:)

Amazon Koronavirüs

Amazon, Koronavirüs Nedeniyle Kitap Satışı Yerine Tıbbi Ürünlere Öncelik Verecek

insan kemikleri

Belçika’da Bir Kilisenin Altında Kemikten Oluşan Duvarlar Bulundu