in ,

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi: Klişe ve Keyifli Bir Gençlik Dizisi

Ragnarok dizisi 1. sezon incelemesi yayında. Netflix’in Norveç yapımı fantastik gençlik yapımı nasıl olmuş, hep birlikte göz atalım.

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi

Mogens Hagedorn ve  Jannik Johansen gibi isimlerin yönetmen koltuğunda oturduğu Netflix Norveç yapımı Ragnarok dizisi seyircisiyle buluştu. Dizinin yaratıcılığını Adam Price üstlenirken başrolleri  David Stakston, Jonas Strand Gravli gibi genç yıldızlar paylaşıyor. Diziye teknik açıdan bakmak ve “Ragnarok”un anlamı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için haberimize şuradan ulaşabilirsiniz. Gelin biz diziyi incelemeye koyulalım!

Aşağıda yazacaklarım izleme keyfinizi kaçıracak türden spoiler’lar değil ancak yine de sürprizbozanlarla hiç işim olmaz diyorsanız ona göre devam etmenizi öneririm.

Yeni Taşınılan Kasaba, İçe Kapanık Baş Karakter ve Kapalı Hava

Ragnarok, dul bir kadının iki oğluyla beraber, yıllar önce eşini kaybettiği kasabaya geri dönmesiyle başlıyor. Magne (David Stakston) adındaki büyük oğul disleksi hastası olmasının yanında çeşitli sosyal problemlere de sahip. Ama ailesiyle kasabaya gelir gelmez kâhin bir hanımın onun gözlerini açmasıyla beraber güçlerine kavuşuyor ve hiç koşamadığı kadar koşuyor, çekiç fırlatıyor ve arabaları dahi bir tarafa rahatlıkla itebiliyor. Okulda edindiği çevreci arkadaşı Isolde (Ylva Bjørkaas Thedin) ile arkadaşlık kuruyor ve bu ilişkiyle beraber çevre bilincini de elde ediyor. Buzulların erimesi, fabrika sahiplerinin evrene duyarsızlıkları, ölen hayvanlar Magne için artık büyük önem teşkil ediyor. Tabii yaşadıkları kasaba olan Edda için de en büyük tehdit Jutul Ailesi oluyor. Çevre kirliliğine neden olan endüstriyel atıklarının yanında kasaba için çok büyük bir gelir kapısı açıyorlar, öyle ki kasabadaki okul dahi bu aileye ait. Bir diğer açıdan belediye başkanıyla el sıkışıp hayır işlerinde de isimlerinden söz ettiriyorlar.

Isolde buzulların erimesini ölçtüğü dağın eteklerinde Jutul Ailesi’ne ait bir tünel buluyor ve yamaç paraşütüyle inerken de dağlara çarparak ölüyor. Daha doğrusu o şekilde öldüğü düşünülüyor, aslında Vidar Jutul (Gísli Örn Garðarsson) genç kızı öldürüyor. Kızın ölümünden sonra Magne için bu şüpheli ölümü araştırma ve güçlerini keşfetme evresi başlıyor. Böylece Jutul Ailesi’ni de karşısına almaya başlıyor.

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi

Norveç Mitolojisinden Dikkat Çeken Anekdotlar

Her bölüm Norveç Mitolojisi hakkında anekdotlarla başlıyor ve yazılanlar hakkında bölümler görüyoruz. Dizi her şeyi en baştan izleyicisiyle paylaşıyor; Jutul Ailesi’nin eski tanrılar olan devler olduğuna ya da Magne’nin Thor olduğuna daha ilk bölümden hâkim olabiliyoruz. Jutul Ailesi’nin hâkimiyeti, çevreye duyarsızlıkları, eşsiz güzellikleri birçok açıdan defalarca işleniyor ve bu eski tanrılar yani dünyada da zengin, bakımlı ve güçlü olarak bir bakıma yeni tanrılar olabilmeyi başarıyor. Dizi bu açıdan oldukça başarılı bir alt metine sahip.

Mitolojideki canavar tanrılar suret değiştirerek zengin ve güçlü fabrikatörler oluyor, hükmediyor, korku salıyor. Bunun yanında Thor ile devler arasında anlamsız denecek kadar soğuk-sıcak arası bir mücadele var. Magne önceki bölüm Edda ile ilgili acımasız bir sunum yapmaya hazırlanırken akşamında Jutul Ailesi’ne misafirliğe gidiyor. Vidar bir bölümde savaş naraları atarken sonraki bölümde hantal hantal televizyon izliyor. Dizide yoğun bir konu yumağı var ama herkes sırasını beklermişçesine sakin, ılımlı.

Ragnarok

Tabii tüm lise müfredatının Norveç Mitolojisi olması da göze parmak sokmuyor değil, sürekli ve sürekli dizi bize açıklamalarda bulunuyor. Oysa dizinin başlarındaki anekdotlarla yetinse ne güzel olacak…

Bunun yanında Magne yeni bir kasabaya taşınması ve sakarlıklarıyla Alacakaranlık Serisi’nden Bella’ya ve disleksi hastalığı ve bir anda öğrendiği eski dille Percy Jackson’a, antisosyalliği ve yüksek koruma bilinciyle herhangi bir süper kahramana benziyor. Jutul Ailesi adeta bir Cullen ve Amerikan Tanrıları dizisinden fırlamış gibi. Yani Ragnarok klişe fantastik öykülerden biri ama Magne’ye diğer kahramanlardan daha fazla sempati duyabiliyorsunuz. Magne kendini arayan, yalnız iri bir çocuk ve bir anda Thor olmasını zaten bekleyemiyorsunuz.

İlerleyen Bölümlerde Bizi Ne Bekliyor?

Magne’nin kadim zamanlardan kalan suretini ilk bölümlerden gördük, bu demek oluyor ki dizi yalnız şimdiki zamanda geçmeyecek. Bölüm bölüm zamanda geriye gideceğiz ve mitoloji hakkında güzel sahneler izleyeceğiz. Magne’nin ölen babası ve Jutul Ailesi arasında kötü anlamda bir ilişki çıkacak ve Magne muhtemelen intikam hırsıyla dolacak.

Bunun yanında kadim dili konuşabilmesi ve güçlerinin yanında gerçek anlamda Thor ile ilgili bir bilgiye rastlamıyor geçmişinde Magne. Muhtemelen ya bir reenkarne öyküsü ya da babadan miras güç hikâyesi göreceğiz. (E Percy Jackson senaryosu değil miydi bu?)

Thor’un kardeşi Laurits ise epey garip bir karakter ve sürekli ona kötülüklerde bulunuyor. Jutul Ailesi’ne de yakınlığı aşikâr, bu açılardan yeni Lokimiz kendisi mi diye düşünmekten kendimi alamadım ama okuduklarıma göre de bu kardeşlik durumu Marvel’ın icadıymış. Norveç yapımı bir dizi, Marvel’ın yaptığı bu deformasyonu devam ettirir mi bilmiyorum ama umarım bu gerçekleşmez. Yine de önümüzdeki sezonda Laurits hakkında yeni şeylere rastlayacağımız kesin. Jutulların oğlu Fyor da iyiye olan meyili ile önemli bir rol oynayabilir tüm bu savaşta.

Ragnarok Gelecek Sezonları İçin Heyecanlanmalı mıyız?

Kurumsal kötülük ve çevreci anlayış gençleri bilinçlendirecek kadar başarılı verilmişti, Jutul Ailesi’nin özellikle baba Vidar’ın binlerce yıldır modern dünyaya alışmaması ve ilkel davranışlar sergilemesi de hikâyenin devler cephesinde doğru kararlar verildiğini gösteriyordu. Özellikle müzikler muhteşemdi, atmosfer kendi içinde bütünlük taşıyordu. Birkaç seks sahnesi dışında ki bildiğiniz üzere Netflix çok fazla bu sahnelerden kullanıyor. Zaman zaman bir gençlik dizisinin bu ölçüde biraz ölçüyü kaçırdığını düşünüyorsunuz. Yoğunluğu görece fazla değildi ve bu da gençlerle yine görece daha rahat izleyebileceğinizi gösteriyor.

Dizi bilinen klişeleri kullanıyor, çoğu öğenin üzerinde durmuyor ama ilk sezonu ısınma olarak değerlendirmek istiyorum çünkü ben hem karakterleri hem de dizinin genel yapısını oldukça beğendim. Ortalama fantastik gençlik dizilerinden daha profesyonel, oldukça eksik ama bir o kadar da akıcı…

İncelememi burada bitirirken diziyi izleyeceklere keyifli seyirler diliyorum, gelecek sezonun eleştirisinde görüşmek üzere…

Sizler de Ragnarok dizisini izledikten sonra dizi hakkındaki yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşabilirsiniz.

* * *

* Chilling Adventures of Sabrina 3. Sezon İncelemesi: Yeni Tanrılar, Aynı Hayal Kırıklıkları

* Atiye 1. Sezon İncelemesi: Spiritüel Klişelere, Tesadüfler Yumağına Merhaba

Oyla!

Uygar Özdemir

Sanat tarihi, Türk mitolojisi ve fantastik edebiyat meraklısı; sıklıkla okur, çizer, yazar.

the mandalorian efekt

The Mandalorian Dizisine İlk Star Wars Filminden Efekt Takviyesi

Natalie Portman 92 Oscar

Natalie Portman, Oscar Töreni’nde Giydiği Kıyafetle Ödüllerde Es Geçilen Kadınları Hatırlattı