in ,

Ragnarok 2. Sezon İncelemesi: İskandinav Mitolojisi, Netflix’in Gençlik Dizisi Dünyası ile Buluşuyor

Ragnarok 2. sezon incelemesi sizlerle. Netflix ekranlarına gelen Norveç yapımı İskandinav mitolojisi dizisi hakkında yorumlarımız.

ragnarok 2. sezon incelemesi üst

Ragnarok 2. sezon bölümleri ile izleyicilerinin beğenisine sunuldu. Adam Price’ın yaratıcılığını üstlendiği, Mogens Hagedorn ve Jannik Johansen’in yönetmen koltuğuna oturduğu Netflix Norveç yapımı dizinin başrollerini ise David Stakston, Jonas Strand Gravli ve ülkemizde de pek sevilen Herman Tømmeraas gibi genç yıldızlar paylaşıyor. 2. sezon hakkında hazırladığımız inceleme yazısı sizlerle.

“Ragnarok”un anlamı ve hatta dizinin teknik ayrıntılarına daha da dalmak isterseniz sizi şöyle alalım, eğer ilk sezon incelemesine ulaşmak isterseniz de buraya buyurun. Bizse 2. sezon inceleme yazımıza kısa bir başlangıçtan sonra artık başlayalım.

Dizinin 2. sezonu Netflix kütüphanesinde yerini alalı birkaç gün oldu, bu yüzden incelememiz bazı sürpriz bozanlar (spoiler) içerebilir.

Ragnarok 2. sezon inceleme loki

Ragnarok 2. Sezon: Nerde Kalmıştık?

Ragnarok, dul bir kadının iki oğluyla beraber, yıllar önce eşini kaybettiği kasabaya geri dönmesiyle başlamıştı. Magne (David Stakston) adındaki büyük oğul disleksi hastası olmasının yanında çeşitli sosyal problemlere de sahipti. Ama ailesiyle kasabaya gelir gelmez kâhin bir hanımın onun gözlerini açmasıyla güçlerine kavuşuyor ve hiç koşamadığı kadar koşuyor, çekiç fırlatıyor ve arabaları dahi bir tarafa rahatlıkla itebiliyordu. Son bölümlere doğru okulda edindiği çevreci arkadaşı Isolde (Ylva Bjørkaas Thedin) kasabanın zengin ve güçlü ailesi Jutullar tarafından öldürülmüştü. Magne de intikam için yemin etmişti.

İlk sezonda buzulların erimesi, Jutul ailesinin duyarsızlıkları, ölen hayvanlar çok ayrıntılı işlenmişti. Hele öğrencilerin protesto hakları, araştırmaları bir gençlik dizisi için ilham vericiydi. Ne yazık ki bu noktalar ilk sezonda işlendiği kadar detaylı işlenmemişti. Benim için dizinin izlenebilirliği daha çok sosyal meselelere karşı gençleri uyarmasıydı. Bu sezonda da bir miktar feminizm göndermesi vardı ama umutlanabileceğimiz ölçünün çok aşağısındaydı.

Geçen sezon Magne’nin kadim zamanlardan kalan suretini görmüştük, ilk incelememde de yazdığım üzere geçmişten sahneler bekliyordum ama bu sezonda onlara rastlamadık. Dizi yalnız modern zamanda geçmeye devam etti. Hâlâ Magne’nin Thor ile olan bağlantısını da keşfedemedik. Bir reenkarne öyküsü ya da farklı bir seçilmişlik mevzusu da işlenmedi.

Thor’un kardeşi Laurits’in (Jonas Strand Gravli) Jutul Ailesi’ne de yakınlığını görmüştük, Vidar Jutul’un (Gísli Örn Garðarsson) babası çıkmasıyla da kendisinin Loki olduğuna dair tahminimiz doğru çıktı. Fakat bu kardeşlik mevzusunu Marvel’daki gibi planlamaları bir Norveç dizisi için ne kadar doğru oldu, bu tartışılır. Jutulların oğlu Fyor (Herman Tømmeraas) da iyiye olan meylini 2. sezon boyunca yitirdi, Jutulların diğer çocuğu Saxa Jutul (Theresa Frostad Eggesbø) iş konusunda cinsiyetçiliğe uğradı, anne Jutul ise ergenlerle beraber olmaya devam etti.

Ragnarok 2. sezon inceleme loki

Jörmungand, Mjollnir ve Odin

Jutul Ailesi’nin eski tanrılar olan devler olduğunu ve Magne’nin Thor, Magne’nin kardeşi Laurits’in de Loki olduğunu biliyoruz. Dizide belki de en iyi işlenen karakter de Loki oldu. İki aileye de kendisini ait hissedememesi, cinsiyet tabularıyla savaşması ve bir yandan da içindeki kötülüğü, dizide başarılı biçimde verilmişti. Hatta Fyor’un ailesi ile olan bağı, Saxa’nın iş mevzusunda yaşadığı zorbalık ve hatta anne Jutul’un erkeklerin liderliğine olan ihtiyacı, bunlar bir gençlik dizisinde olması gerekenden daha fazla detaylandırılmıştı.

Fakat 1. sezonda da serzenişte bulunduğum gibi Thor ile devler arasında anlamsız denecek kadar soğuk-sıcak arası bir mücadele var. Hepsinin birbirini öldüreceği birçok fırsat var ama yeri geliyor beraber yemek yiyorlar, yeri geliyor sohbet ediyorlar. İnsan ister istemez bu sakinliği saçma buluyor. Ha bir yandan da lisedeki bir genç kız gözleriyle insanları baştan çıkarıyor ya da yaşlılar evindeki bir adam Odin’e dönüşüyor. Bu karakterler hem iyi yazılmamıştı hem de sanki bulunsun diye öylesine koyulmuş gibiydi senaryoya.

Velhasıl Vidar Jutul, Magne tarafından öldürülüyor, Magne’nin kardeşi babasına yeni kavuşmuşken onu kaybediyor. Fyor Jutul intikam yeminleri ediyor, Saxa ise iş kadını olmaya çalışıyor. Anne Ran Jutul tüm o güçlü, sert imajını kaybedip başımızda bir erkek olsun diye yakınıyor. Bu cinsiyetçi tavır dizi boyunca devam etse de ciddi bir eleştiri anlamında hiç verilmiyor. Öyle ki son bölümde Saxa Jutul, Magne’yi ayartıyor. Bin yıllık sektör klişesi devam ediyor; kadın bedeni yalnız bir ayartıcıdır.

Yine de bazı kısımlar da oldukça keyifliydi, Thor’un çekicine kavuşmadaki macerası gibi. Bu kısımlar Marvel klişelerine bağlı kalmak için orijinal İskandinav Mitolojisinden uzaklaşılmadığı yerlerdi. Ve tabii bir de Jörmungand’ın Loki tarafından doğrulması da şahaneydi. Loki dizide cinsiyet tanımadığını söylüyordu, eşcinsel bir karakter olan Laurits (Loki)‘nin yılanı doğurması ve onu beslemesi oldukça dikkat çekiciydi.

Ragnarok 2. sezon inceleme oyuncular

Ragnarok 3. Sezonu Beklemeli miyiz?

3. sezon tohumu atılmış yeni fikirlerin zamanı olabilir, tavsiye etme mevzusuna gelince içindeki yer yer klişe cinsiyetçiliğe ve yer yer de pedofili (okul müdürü anne Jutul’un liseden çocuklarla beraber olmasına) rastlamasak bilhassa gençler için önerim olabilirdi. Oyuncular rolleri ve birbirleri ile oldukça uyumlular, dizi akıp gidiyor. Kesinlikle akıcılık problemi yok. Seyir keyfini bozacak bir efekte de rastlamıyoruz. Dizinin atmosferi, Norveç’in doğal güzellikleri, gençlerin duyarlılıkları da sorunsuz. Yine de kötü senaryo ve boşluklar, klişe kadın erkek rolleri ve yine klişe süper kahraman tavrına ne kadar tahammül edebilirsiniz, orasını size bırakıyorum.

Netflix henüz resmi olarak Ragnarok 3. sezon onayını vermedi. Ancak bu durum şimdilik normal gözüküyor. Platform yeni sezon onayları için genellikle birkaç hafta bekleyip izlenme rakamları ve eleştirileri takip etmeyi tercih ediyor.

Sizler de 2. sezon hakkındaki yorum ve teorilerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşabilirsiniz. İskandinav mitolojisi hakkında hazırladığımız bu test ile kendinizi sınayabilirsiniz.

Oyla!

Uygar Özdemir

Sanat tarihi, Türk mitolojisi ve fantastik edebiyat meraklısı; sıklıkla okur, çizer, yazar.

1 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Perla Perla dedi ki:

    İlk sezon yayınlandığında mitoloji içeriği sebebiyle elbette hızlıca izleyip tüketmiştim, ikinci sezonu da merakla bekliyordum. İkinci sezonu da çıktığı gün izleyip tükettim. Bazı oyuncular gerçekten harika, ekrana yakışıyorlar fakat Thor’u canlandıran oyuncu oldukça vasat. Görsel olarak da vasat, oyunculuk olarak da. Toparlarsak evet, bir gençlik kabaca ergen dizisi diyebileriz fakat yetişkinler için de mitoloji içeriğinden dolayı izlemeye değer. Ben izledim değdi yani.

    Netfix’in her köşe bucağa sıkıştırdığı eş cinsellik teması elbette bu dizide de var, sıkı bir Netfix izleyicisi olarak durumdan rahatsız olmuyorken, bananeyken rahatsız olmaya başladığımı farkettim. Durumu normalleştirmeye çalışıyorken itici hale getiriyorlar.

Sweet Tooth inceleme

Sweet Tooth İncelemeleri: Netflix Dizisine İlk Yorumlar Oldukça Pozitif

Geleceği Elinden Alınan Adam: Oğuz Atay - Sefa Kaplan

Sefa Kaplan’dan Sıra Dışı Bir Oğuz Atay Biyografisi: Geleceği Elinden Alınan Adam