Rengârenk Bir Atmosferde Seyahat: Planet Alpha

Oyunculara zengin ve rengârenk bir yaşayan dünya sunan "Planet Alpha"yı inceledik. Bu oyunun hikâyesi tamamen sizin hayal gücünüze bağlı!

Karakterlerin genellikle soldan sağa doğru gitmesiyle oyunun ilerlediği yandan görünümlü oyunlar, özellikle geçmiş dönemde çok popülerdi. 2D olarak da adlandırılan bu oynanış tarzına sahip yapımlar, 3D grafiklerin ünlenmesiyle birlikte yavaş yavaş eski popülaritesini kaybetti. Ancak her zaman belli bir seviyede sevenleri tarafından tutulmaya devam etti. Tabii ki bu türün üzerinde yıllarca farklı şeyler denendi, değişti ve gelişti.

Black The Fall, Inside, Far: Lone Sails… Bunlar gibi birçok yandan görünümlü atmosferiyle büyüleyen platform oyunları özellikle son dönemlerde tekrar bir çıkış yakaladı. Benzer türde yakın zamanlı daha nice oyun sayabiliriz. Kendine özgü anlatım yöntemlerini de yakalamalarıyla birlikte bizlere çok farklı deneyimler yaşatmayı başardılar. Bilhassa bazıları hikâyeyi hiç anlatmayarak ve sadece atmosferiyle dünyasını çeşitli ipuçlarını oyuncuya sunmasıyla birlikte özgün bir üslup yakaladılar. Bu anlatım biçimi, izleri değerlendirerek oyunu her deneyimleyen kişinin hayal gücünü işin içine katan biricik bir tecrübe sundu.

Bu türün belli bir reçetesi yok. Ancak bazı yönlerden benzeşmeleriyle aynı klasmana sokabiliriz. Yakın dönemde çıkan bağımsız iş “Planet Alpha” da yukarıdaki örneklerle benzerliği açısından bu sınıfa giriyor. Gelin detaylıca “nedir?” ve “nasıldır?” sorularına bakalım.

Ne Anlatıyor?

Türünü tanımlayacak olursak; yan kamera bakış açısıyla gizlilik, aksiyon, keşif ve çeşitli bulmacalar içeren atmosferik bir oyun Planet Alpha. Rengârenk bir uzaylı dünyasında gizemli ve tehlikeli bir yolculuğa çıkıyoruz. Yukarıda da sahip olduğu sınıfını yazdığım gibi anlatım biçimi dolayısıyla neden bu dünyadayız, gezegenin başına ne geldi, uygarlık niye çöktü gibi soruların cevabını bilmiyoruz. Hikâye tamamen bizim hayal gücümüze bırakılıyor. Çeşitli ipuçlarının izlerini sürerken aklımızda yazıyor ve yaşıyoruz.

Teknolojik açıdan çok geliştiğine ve yıkıldığına şahit olduğumuz eski bir uygarlık var ve biz yaşayan son (emin değiliz) üyesiyiz. Hayatta kalma içgüdüsüyle oradan oraya koşturup durmaktayız. Gezegen tamamen gelişmiş robotların ve doğadaki çok çeşitli canlıların hâkimiyetinde. Yer yer bunların kadim ve bitmek bilmeyen savaşına tanık oluyoruz. Kazanan yok. Karakterimizin uygarlığının kaybettiği kesin.

Atmosfer ve Oynanış

Çok zengin bir atmosfere sahip. Muadillerine göre görkemli bir yaşayan dünyada geçiyor. Örneğin Far: Lone Sails’taki terk edilmiş atmosferden ziyade yalnızlık burada çeşitli tehlikeler karşısındaki küçüklüğümüzün vurgulanmasıyla veriliyor. Türlü türlü canlılar ve robotlarla karşılaşıyoruz. Bazıları o kadar devasa boyutta ki ekranın büyük bir bölümünü kaplayabiliyor. İhtişamıyla bizi büyülüyor. Yaratılan gezegen canlı olduğu kadar tekinsiz, tehlikeler türlü ve bu tek başınalığı hissettiriyor.

Gezegenin yaşayan ortamı yaratılırken hayal gücünün sınırları zorlanmış. Gerçekten tüm alıcılığıyla kendine özgü ve sersemleten bir atmosfer oluşturulmuş. Oynanış konusunda gece ve gündüzü ayarladığımız mekaniği özellikle burada vurgulamak istiyorum. Çünkü bu hem bulmacaları çözmemiz ve tehlikeleri aşmamıza hem de renk tonlarının değişmesiyle birlikte bize aynı ortamı çok farklı görselliklerle aktarılmasına hizmet ediyor. Estetik olarak zaten rengârenk olmasının yanı sıra bunun varyasyonlarla zenginleştirilmesini beğendim. Mekaniği sanat tasarımına çok doğru bir şekilde yedirmişler. Bu da özgün bir iş çıkmasına vesile olmuş.

Eksileri Neler?

Oynanışın diğer önemli unsurlarıysa gizlenerek düşmanı atlatmak ve koşmak. Çok koşmak ve doğru zamanda atlamak. Gizlenmek ve doğru zamanda atılmak. Bu yer yer güzel aksiyon sahnelerine vesile olsa bile oyunda önemli problemlere de neden oluyor. Tahmin edeceğiniz üzere bu aksiyon sahnelerinde çeşitlilik yok, büyük ölçüde benzer seyrediyorlar ve oyuncuyu bir süre sonra sıkabiliyor.

Yaratılan gezegenin sunuşu ne kadar yaratıcıysa oynanışın tekdüzeliği o kadar hayal kırıklığı. Bazı bölüm tasarımlarında açık bir şekilde görüldüğü üzere yeterli özen gösterilmemiş. Zaman zaman “bu ne şimdi?” derken buluyoruz kendimizi. Oyunun tarzı itibarıyla bölüm tasarımlarının daha iyi yapılması mümkünmüş. Eksiklik de oynanışa odaklanılsa daha iyi bir deneyimin çıkacağından kaynaklanıyor. Oynanış kısmındaki detaycılık ne yazık ki çok zayıf. Genel olarak bulmacalar da aynı problemden muzdarip.

Geliştirme Aşaması

Planet Alpha ilk olarak 2013 yılının kasım ayında Adrian Lazar adlı oyun geliştiricisi tarafından yapılmaya başlanıyor. İki senelik yapım süreci boyunca tek başına yarı zamanlı olarak bu projeyi götüren Lazar, bu süre zarfında hepimizin yakından bildiği Hitman’in yapımını üstlenen IO Interactive’de de görev alıyormuş. Aynı anda iki işi götürmek zorlayıcı. Ancak 2015’te Indie Prize Asia’da aldığı En Çok Umut Vadeden Oyun ve En İyi Oyun Tasarımı gibi ödüllerle adından söz ettirmesiyle dikkatleri üzerine çekmiş ve CAPNOVA Investment şirketi tarafından oyunu finanse edilmeye başlanmış.

Ardından 8 kişilik Planet Alpha ApS adlı küçük bir ekip tarafından Danimarka’da yapımına devam edilmiş ve resmi çıkışını yayıncısı Team17 Digital (Overcooked, Worms) tarafından 4 Eylül 2018 tarihinde gerçekleştirdi. Ben PC’de oynadım, ancak oyuna PS4, Xbox One ve Nintendo Switch’den de ulaşabilirsiniz.

Son Olarak

Robotu, canlısı ve doğasıyla hayal gücünün çok etkili bir şekilde kullanıldığı zengin ve rengârenk bir yaşayan dünya sunuyor bize Planet Alpha. Görselliği deneyimlerken ve keşfederken, farklı bölümlerde kendine özgü tasarımlarla karşılaşıyoruz. Bunların yanı sıra oynanışta da birtakım eksikler göze çarpıyor. Bazı bölüm tasarımlarının özensizliği hissediliyor ve bu da deneyime zarar veriyor. Eğer bu türe ait platform oyunlarını seviyor ve atmosferin tadını çıkarmak istiyorsanız şans verebileceğiniz bir iş olmuş.

Sizleri oyunun fragmanıyla uğurluyorum. Planet Alpha’yı edineceklere keyifli oynamalar.

  • 16
    Shares




1993 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğunun bir kısmını İzmir’de geçirdi ve şu an İstanbul'da yaşamakta. Psikoloji bölümünde eğitim gördü. Edebiyat, sinema, bilgisayar oyunları, müzik ilgisi ve bunları paylaşma sevgisiyle çeşitli kültür-sanat sitelerinde yazdı.

Rengârenk Bir Atmosferde Seyahat: Planet Alpha için 4 yorum

  1. mit dedi ki:

    Hiç radarımda olmayan bir oyundu. Oysa platform oyunlarını çok severim. İncelemeyi okurken birden meraklandım, fragmanı izleyince de yaptığım ilk iş Steam’den istek listeme eklemek oldu :slight_smile: Alacağın ols… ee, şey… eline sağlık.


  2. Nemo dedi ki:

    Abi eksikleri var ancak platform oyunlarını seven biriysen affetme. Oynamadıysan Far: Lone Sails de öneririm. Bundan çok daha yaratıcı ve iyi bir oyun bence.


  3. mit dedi ki:

    Far: Lone Sails’i biraz izledim de… benim için biraz fazla basit görünüyor. Oddworld’leri klavyeyle bitirmiş adamım ben :smiley: Belki bir gün, şöyle kallavi bir indirim alırsa düşünebilirim :slight_smile:


  4. Nemo dedi ki:

    Bu oyun da zor değil. İkisinde de zor deneyimden ziyade Journey ve Abzu gibi daha çok atmosferi yaşıyorsun.

    Oddworld farklı bir platform oyunu bunlara göre.


Rengârenk Bir Atmosferde Seyahat: Planet Alpha

Oyunculara zengin ve rengârenk bir yaşayan dünya sunan “Planet Alpha”yı inceledik. Bu oyunun hikâyesi tamamen sizin hayal gücünüze bağlı!

  • 16
    Shares

 

 

Başa dönün