Soma: Bir Doktor Randevusu ve Sular Altında Ürkütücü Bir Macera

Korku gerilim türünün sevilen ve saygı gören oyun yapımcısı Frictional Games, "Soma" ile bizi su altında ürkütücü bir maceraya çağırıyor. Davete icabet etmemek ve sonrasında incelemesini yazmamak olmazdı.

Amnesia The Dark Descent ile hak ettiği övgüyü alan Frictional Games’in son oyunu Soma, senaryo ve atmosfer uyumunun bir oyun üzerinde ne kadar etkili olabileceğinin güzel bir örneği.

Soma’nın bol katmanlı hikâye ve yaratıcı derinliğini düşündüğümüzde, Frictional Games’in daha önceki oyunlarına kıyasla hikâye anlatımı hususunda ciddi yol kat etmiş olduğunu söylemek lazım. Sezar’ın hakkı Sezar’a; Soma’nın müthiş bir senaryosu var. Oyuna başladığımız ilk andan itibaren harikulade bir olay örgüsü ile bize aktarılan hikâye gerek bilimsel altyapısı gerekse de gerilim unsurlarının nokta atışı kullanımı ile tecrübe etmesi oldukça keyifli bir maceraya dönüşüyor. Tüm bileşenleri bir araya geldiğinde ise bitirmeden rahat edemeyeceğiniz bir oyun deneyimi sunuyor Soma.

Soma’da Bizi Neler Bekliyor?

Oyunda Simon Jarrett isimli bir karakteri yönetiyoruz. Yaşadığı trafik kazası nedeniyle beyninde bir rahatsızlık oluşan Simon, sağlığına kavuşmak için henüz deney aşamasındaki bir çalışmaya gönüllü olarak katılmaya karar veriyor. Beyninin taranması için doktor randevusuna gelen Simon oturduğu koltuktan kalktığında kendini bambaşka bir yerde, sular altındaki bir tesiste kapana kısılmış olarak bulmanın dehşetiyle karşı karşıya kalıyor. Düşünsenize, olacaklardan habersiz doktor koltuğuna oturuyorsunuz. Doktor muayeneye başlıyor ve bir an için gözlerinizi kapatıyorsunuz. Açtığınızda, bambaşka bir yerdesiniz… Düşüncesi bile korkunç…

Kendini tarif edemediği bir konumda buluveren Simon doğal olarak oraya nasıl geldiğini, nerede olduğunu ve bu tesisin ne gibi bir amaca hizmet ettiğini öğrenmeye çabalıyor. Sis perdesinin aralanması ve asıl resmin ortaya çıkması ile Soma’nin sizi iyice esir aldığını fark etmeniz fazla sürmüyor. Artık Simon’un kafa kurcalayan yolculuğunun tam ortasındasınız. Bol şans.

Frictional Games, gerilim unsurlarını ses miksajı, görsel tasarım ve oyun mekaniklerini kullanarak manipüle etmede ustalaşmış bir firma. Soma’da da durum farklı değil. Su altındaki klostrofobik ortam, gerilim, boşluk, yalnızlık, bilinmezlik ve korku gibi hislerle öyle güzel harmanlanıyor ki, Simon ile duygusal bir bağ kurmakta hiç zorlanmıyorsunuz. Bunu başarmış olması Soma’nın artı hanesine bir tik daha koymamızı sağlıyor.

GÖZ ATIN  Polonya'da Gerçek Bir Witcher Okulu Olduğunu Biliyor muydunuz?

Oyunda karşımıza çıkan ve ismini kült eserleri ile tanıdığımız H.P. Lovecraft’ın kısaltmasından alan HPL Engine 3 oyun motorunun eski versiyonları, Frictional Games’in geçmişte piyasaya sürdüğü Amnesia gibi oyunlarda da kullanılmıştı. Görevini hakkıyla yerine getiren motor, objeleri fizik kuralları çerçevesinde hareket ettirme ve fırlatma imkânı veren (hey gidi Half-Life 2 hey), oyunun gerilimini arttıran dokular sunan bir seçim olmuş.

Durmak Yok, Övmeye Devam Sonra Biraz Yergi

Soma’nın en başarılı olduğu konulardan birisi de seslendirme ve ses miksajı. Bu durumun oyunun gerçekçilik hissine yaptığı katkı inanılmaz. Su altında olmanın gerginliği yeterince sinir bozmuyormuş gibi, bir de tam kıvamında kullanılmış ses efektleri ve başarılı seslendirmeler işin içine girince kendinizi oyunun içinde hissetmeniz epey kolaylaşıyor. Gece vakti ışıkları kapatıp oynamayı ihmal etmeyin.

Soma’nın hoşuma gitmeyen noktalarını sıralarsam tekdüze oyun mekaniğini, basit bulmacalarını ve tekrar eden çizgisel yapısını sıralayabilirim. Bu kısımlarda bir miktar daha yaratıcı ve yenilikçi olunabilirdi görüşündeyim. Benzer koridorlar, benzer mekaniklerle (saklanma ya da kaçma) tekrar tekrar geçilince, oyuncu için heyecan verici olmaktan çıkıp yorucu oluyor. Tabii sürükleyici hikâye tüm bu eksikliklerin üstünü örtüyor ama bunun gibi ufak sıkıntıların oyunun mükemmelliğine sekte vurduğu bir gerçek.

Sadede Gelirsek…

Sonuç olarak muazzam bir atmosfere sahip, harika yazılmış bir gerilim korku oyunu Soma. Pek fazla yeniden oynanabilirlik beklemeden, senaryoyu bitirmek ve sonunu görmek için oynamak gerekiyor. Bitirdikten sonra kafanızda insanlığın geleceğine dair oluşacak soru işaretleri ise oyunun hikayesinin ufuk açıcılığını gözler önüne serecek. Eksikleri olmasına rağmen, başarılı yönleri ağır basan bir deneyim Soma’yı oynamak.

Türü sevenlerin Soma’yı pas geçeceklerini sanmıyorum ama türe uzak olanların nefis hikâyesi için bu oyuna bir şans vereceklerini ümit ediyorum. Çünkü Soma’nın filmi çekilse yeridir… Hakikaten, ne güzel film olur bu oyundan. Hollywood duy sesimi!

  • 15
    Shares

Hikaye anlatıcısı, okur-yazar-inceler, sinemasever, birincilik ödüllü amatör bir öykü yazarı, hayatı dolu dolu yaşamaya hevesli, öğrenmeye aç bir ruh. Meslekten inşaat mühendisi, doğuştan hayalperest, bir tutam bilimkurgu/fantastik kurmaca.

Soma: Bir Doktor Randevusu ve Sular Altında Ürkütücü Bir Macera

Korku gerilim türünün sevilen ve saygı gören oyun yapımcısı Frictional Games, “Soma” ile bizi su altında ürkütücü bir maceraya çağırıyor. Davete icabet etmemek ve sonrasında incelemesini yazmamak olmazdı.

  • 15
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla İnceleme, Oyun
Çatıdaki Şey: Cthulhu Mitosunun Gölgesinde Dolaşan Öyküler

Kılıç ve Büyü türünün ustası, Kimmeryalı Conan ve Solomon Kane karakterlerinin yaratıcısı Robert E. Howard'tan...

Kapat