in , ,

The Cuphead Show! İncelemesi: İzlemesi Oynamasından Daha Kolay

The Cuphead Show! incelemesi sizlerle. Ünlü bağımsız oyunun Netflix tarafından yapılan animasyon uyarlaması hakkındaki ilk görüşlerimiz.

the cuphead show! incelemesi

The Cuphead Show! incelemesi yayında. Oyunseverlerin ilgiyle tükettiği Cuphead: Don’t Deal With the Devil Netflix tarafından ekrana taşındı. Peki oyunundan sonra dizisini bitirmek için de defalarca izlemek zorunda mıyız?

2017 yılında MDHR Stüdyoları tarafından geliştirilen Cuphead: Don’t Deal with the Devil oyunu dünya çapında büyük bir başarı elde etmeyi başardı. Oyun mekaniği olarak farklı olmasının yanı sıra sanat tasarımı da ilgiyle karşılanmıştı. Chad ve Jared Moldenhauer tarafından yaratılan yapım 1930’lu yılların Warner Bros. çizgi filmlerinin izinden gidiyor. Bunun yanı sıra Cuphead oyunu müzikleri, karakter tasarımları ve sanat yönetimiyle de eleştirmenlerden oldukça başarılı yorumlar almıştı.

Oyunun elde ettiği bu başarı sonrası Netflix, The Cuphead Show! dizisine yeşil ışık yaktı. 2019 yılında ilk duyurusunun ardından gelen Koronavirüs pandemisi serinin ilk bölümlerinin iki yıl gecikmeli yayınlanmasına neden olmuştu. Animasyon dizisinin ilk sezonu 18 Şubat 2022 tarihinde dijital platformun kütüphanesinde yerini aldı. Dizinin yönetmen koltuğunda Mickey Mouse ve Making Fiends gibi birçok çizgi filmde ismi geçen David Wasson yer alıyor. Eserin yapımcılığında ise oyuna imza atan Moldenhauer Kardeşler var.

Animasyon dizisinin eleştirmenler tarafından övülen en temel noktası oyunun izinden gitmesi. Cuphead ve Mugman kardeşlerin yaşadığı olaylar sonrasında Inkwell adasında karşılaştıkları inanılmaz karakterleri ekrana taşıyor. Dolayısıyla yapım tıpkı oyunu gibi 90’lı yılların çizgi film havasını başarıyla yakalıyor. Statik müzikler, karakter tasarımları ve animasyon tarzı, pazar sabahı saat altıda tüplü televizyon karşısına geçen herkese tanıdık gelmeyi başarıyor. Bu sebeple 15 dakikalık kısa bölümler yoğun bir nostalji hissine bezenmiş durumda. Çizgi dizinin eksik kaldığı kısım ise hikâyesinin tatsız bir pelte kıvamında kalması. Bu da bir noktada ne izlediğinizi unutmanıza yol açıyor.

The Cuphead Show!’u daha iyi anlamak adına hikâyesi, müziği, çizimleri ve animasyon detaylarına gelin birlikte göz atalım.

Önce Hikâye: The Cuphead Show! Ne Anlatıyor?

2022 yılı yapımlarından olan The Cuphead Show!, birer fincan olan Cuphead ve Mugman isimli iki kardeşin yaşadıkları Inkwell adasında başlarına sarılan ilginç olayları konu alıyor. Birlikte yaşadıkları Elder Kattle, marketçi Porkrind, televizyon yıldızı King Dice ve Cuphead’in ruhunun peşindeki Devil ile birlikte çeşitli ve farklı karakterleri görebiliyoruz. Her bölüm genel anlamda farklı bir konu üzerine geçse de takip edilebilecek ana örgü Luke Millington-Drake tarafından seslendirilen Şeytan’ın bir oyunda ruhunu kaybeden Cuphead’in peşine düşmesi olarak özetlenebilir.

cuphead yorum

Dizinin temel anlamda oyuncuların Cuphead oyununda karşılaştıkları karakterleri mantıklı bir çerçeveye oturma amacını güttüğünü düşünüyorum. Dizi hangi olaylar sonrasında Cuphead ve Mugman’in karşısına bu denli ilginç karakterler çıktığını anlatıyor. Bu tür oyundan diziye aktarılan yapımlardan bahsedildiğinde, 1993 yapımı Super Mario Bros. filmini hatırlamadan edemiyorum. Bob Hoskins ve John Leguizamo’nun başrolünde yer aldığı film, tesisatçı Mario ve kardeşi Luigi’nin prensesi kurtarma görevini olabilecek en mantıklı şekilde perdeye yansıtmaya çalışmıştı. Sonuç ise tahminin ötesinde kötüydü. Şimdi düşününce Cuphead de “run and gun” türünde bir platform oyunu, yani Mario’ya beklenenden biraz daha benziyor.

The Cuphead Show!’un Zayıf Kalan Kısmı: Hikâyesi

Peki Cuphead uyarlaması da Mario’nun düştüğü aynı hataya düşüyor mu? Bu sorunun cevabı maalesef evet. Ancak bu oyundan bir ekran yapımına geçen her eserin takılmak zorunda kaldığı bir tümsek. Tomb Raider da burada tökezlemişti, Tom Holland’ın başrolünde yer aldığı Uncharted filmi de ve tabii ki çukurun dibindeki Super Mario Bros. yapımı da. İnteraktif bir tür olan oyunların her daim belirli bir hikâye örgüsünü takip etmesi gerekmiyor. Bu türün elinde tuttuğu en büyük kozu da tam olarak burada yatıyor. Oysa ekran yapımlarının izleyiciyi pasif bir şekilde izlemeye devam edebilmesi için sürükleyici ve ilgi çeken bir öyküye ihtiyacı var. Dolayısıyla oyuna uygun bir ekran uyarlaması çekmek belirli noktalarda fantastik ögeleri eklemek uğruna hikâyeden taviz vermeyi gerektiriyor.

The Cuphead Show! elinden geldiğince bu geçişi hissettirmemeye çalışıyor. Fincan kardeşlerin başına gelen tüm olayları çizgi filmin garipliğine yedirmeyi iyi kötü başarıyor. Her bölümdeki olay, bitmesi gerektiği için bir şekilde sonuca varıyor. Bunu da animasyon ve çizgi filmin gücünü kullanarak yapıyor. Yine de hikâye örgüsünün zayıflığı bu katmanların altından kendisini gösteriyor. Bu noktada hikâyenin zayıf kalması sizi diziyi izlemekten geri koymadığını da belirtmek gerekiyor. 15 dakikalık kısa bölümler gayet başarılı bir şekilde kendisini izletiyor.

Dizinin En Güçlü Tarafı: Animasyon ve Çizimler

Cuphead oyununu ya da dizisini en başından beri bu kadar çekici yapan şey elbette eski Looney Tunes hissiydi. Warner Bros.’un zamansız çizgi filmlerini ve küçüklüğümüzü hatırlatan çizgileriyle Cuphead bizi en hassas noktamızdan vurdu. Amerikan çizgi filmlerinin altın çağını başarılı bir şekilde yeniden ekrana uyarlayan Moldenhauer stüdyosu sadece çizimlerle değil aynı zamanda animasyon tarzıyla da dikkat çekiyor.

Chad Moldenhauer tarafından tamamı elde çizilen karakter tasarımları izleyiciyi ekranda tutmak için muhteşem bir tercih. Bir animasyon yapımında görmeyi beklediğiniz akıcılıkta ilerliyor. Giriş bölümünden bölüm adını gösteren kısma ve en son credit’lere kadar nostaljik bir pazar sabahını hatırlatmak üzere kurulmuş.

the cuphead show! incelemesi netflix

Yapım Looney Tunes’un geniş bir yaş yelpazesine hitap eden animasyon tarzını başarılı bir şekilde yakalıyor. Garip bir şekilde insanı “rahatsız eden ve sürreal” çizimler sizi ekranda akıp giden görüntüleri dikkatli bir şekilde izlemeye itiyor. Zaten çizer Chad Moldenhauer 2018 yılında gerçekleştirilen E3 oyun fuarında Fleischer Stüdyoları’nı “sanatının kuzey kutbu olarak gördüğünü” söylemişti. Dolayısıyla dizi ve oyunlara en derin noktadan sirayet etmiş noktanın animasyonlar ve çizimler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Cuphead’in O Kadar da Güçlü Olmayan Tarafı: Müzikleri

Dizinin oyunu yakalayamadığı bir nokta da müzikleri yer alıyor. Ancak müzik konusundaki ayrım, hikâye örgüsündeki uçurum kadar büyük değil. Ego Plum’ın üstlendiği dizinin müzikleri 90’lı yılların müzik kültürüne oldukça uyuyor. Ancak ister istemez oyunun müzikleri ile kıyasladığınızda müzik noktasında bir şeylerin tam yerine oturmadığını fark ediyorsunuz. Belki temposu belki de türü o aradığınız müzik lezzetini veremiyor.

The Cuphead Show 2. Sezon Onayı netflix

On iki bölümlük ilk sezon boyunca, oyunda dinlediğiniz ve Kristofer Maddigan’ın üstlendiği “Ruse of an Ooze” parçasının tadında ya da “Threatenin’ Zeppelin” tatlılığında bir tını bekliyorsunuz. Garip olan kısım da dizinin bütün müzikleri bir noktada bu tadı vermeye çok yaklaşıyor ama bir türlü eşiği geçemiyor. Bu da biraz can sıkıyor. Belki de oyunun müzikleri iki yüzüncü defa öldüğünüzde dikkat edebileceğiniz tek şey olduğu için daha güzel de geliyor olabilir, emin değilim.

Seslendirmen Kadrosu

The Cuphead Show! dizisinin seslendirmen kadrosunun animasyon ve çizimlere oldukça yakıştığını belirtmem gerekiyor. Hatta birçok bölümde karakter seslendirmeleri temelini komedi unsuru olmuş. Tru Valentino, Cuphead karakterini seslendirirken, kardeşi Mugman’i ise Frank Todaro seslendiriyor. Dizinin yönetmeni Dave Wasson’u hem Şeytan’ın bir numaralı yardımcısı Henchmen rolünde dinleme fırsatını bulabiliyoruz. Dolayısıyla dizide genel olarak gayet başarılı bir seslendirmen kadrosu yer alıyor.

Kapatırken…

The Cuphead Show! genel olarak kısa bölümleriyle tek oturuşta ilk sezonu bitirebileceğiniz çerezlik bir dizi olmuş. Çizimleri ve animasyon şekliyle sizi kesinlikle geçmişe götürmeyi başarıyor. Ancak bunu yaparken daha önce görmediğiniz muhteşem bir hikâye sunmuyor. Dolayısıyla karşımızda Şeytan’ın Cuphead ve Mugman ile yaşadığı ufak tefek sakarlıklarla dolu tebessüm ettiren bir ilk sezon var.

Bununla birlikte Cuphead’in tamamen yetişkinlere yönelik bir animasyon yapım olmadığını da ekleyelim. Netflix dizinin 7 yaş üzeri izleyiciler için uygun olduğu belirtiliyor. The Cuphead Show! ilk duyurulduğunda serinin daha yetişkinlere yönelik bir sese sahip olacağını düşünmüştüm. Ancak yapımcılar böyle bir yol tercih etmişler ve yine başarılı bir dizi ortaya koymuşlar.

The Cuphead Show 2. Sezon Onayı netflix

Netflix bünyesinde maceralarına devam edecek olan fincanlarımız 2. sezon onayını da aldı. İkinci sezonda The Cuphead Show!’un hikâyesi biraz daha doldurulan, karakterleri daha yakından tanıyabileceğimiz ve maceralarının parçası olabileceğimiz bir sezonla ekranlara geleceğini umuyoruz.

Yemeğinizi yerken, oyununun aksine, klavyeyi kırmak zorunda kalmayacağınız bir şeyler izlemek isterseniz The Cuphead Show! listenizde mutlaka yer almalı.

Siz bu oyun uyarlamasını nasıl buldunuz? Fincan kardeşlerin macerası sizce 2. sezonda nasıl devam edecek? Yorum ve eleştirilerinizi Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşmayı unutmayın.

Oğuzhan Açıkalın

Gedikli bir çizgi roman geek’i olmasam da beyaz sayfalara doluşmuş renkli resimleri her zaman ilgiyle takip ettim. Çünkü resimlerin ve kelimelerin bizi olduğumuzdan daha iyi bir yere taşıyacağına inanıyorum. Kısa kısa hikâyeler yazıyorum, edebiyatın her türlüsüne ilgi duysam da bilimkurgu konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

bobiler org kapanıyor

Türkiye’de ‘Monte’ Kültürünün Yaratıcılarından Bobiler.örg Yayına Veda Ediyor

Slow Horses fragmanı gary oldman

Gary Oldman’lı Apple TV+ Dizisi “Slow Horses”tan İlk Fragman Yayında