Tom Bombadil’in Maceraları: Orta-Dünya Külliyatına Muazzam Bir Katkı

Tom Bombadil. Sadece adıyla ceketlerimizin önünü iliklediğimiz, onu her gördüğümüzde yepyeni teoriler ürettiğimiz muzip karakter o. Sarı çizmeleri, parlak mavi ceketi ve dinmeyen gülümsemesiyle akıllarda yer etmiş, Tolkien’in kendisi için tatlı bir muamması. Hobbitler için dost canlısı ve yardımsever, bizim içinse şen şakrak bir gizem.

Frodo, Altınyemiş’e sorar: “Tom Bombadil kim?”

“O işte…” der güzeller güzeli Altınyemiş. Böylece bazı uzmanlar bu cümleyi onun tanrısallığına yormaya başlar. Tanrı’nın Musa’ya verdiği cevaba çok benzemektedir bu cevap. “Ben, ben olanım,” der Tanrı peygamberi Musa’ya. Nasıl ilişkilendirilmesin? Orta-Dünya’ya düşen ilk yağmuru görmüş, varlığı daima muamma olan bir karakter var karşımızda. Tek Yüzük’ü taktığında görünmez olmadığı gibi, Frodo taktığında onu açıkça görebilmiştir. Ancak Üstat Tolkien tüm bu tanrı senaryolarını reddetmiştir. Tom’u tanrı olarak görmenin onun karakter gelişimine hiçbir katkı sağlamayacağının altını çizmiş, onu kendisi için bile bir muamma olarak bırakmaktan ne kadar büyük bir keyif aldığından bahsetmiştir. Çünkü özünde soru da yanlış sorulmuştur. Frodo “ne” değil, “kim” demiştir. Altınyemiş de bu kadar açık biçimde ortada olan biri kimse için “O işte,” demek dışında ne diyebilir?

Tom Bombadil. Sadece adıyla ceketlerimizin önünü iliklediğimiz, onu her gördüğümüzde yepyeni teoriler ürettiğimiz muzip karakter o. Sarı çizmeleri, parlak mavi ceketi ve dinmeyen gülümsemesiyle akıllarda yer etmiş, Tolkien’in kendisi için tatlı bir muamması. Hobbitler için dost canlısı ve yardımsever, bizim içinse şen şakrak bir gizem.

Tom da, Roverandom gibi kitaplardan da öğrendiğimiz üzere, büyük ustanın çocuklarına ait oyuncakları öyküleştirmesinin bir sonucu olarak düşünülüyor. Hollanda’da üretilmiş bir kukla oyuncaktan yola çıkarak oluşturulduğu düşünülen Tom Bombadil’in başlangıçta İngiltere civarında başlayan macerası, Oxford Magazine’de basıldıktan sonra Orta-Dünya’ya konu oluyor. Böylece Höyük-adam Cadı-Kral’ın hizmetkarı olurken, İngiltere’nin yerini de Shire alıyor.

İthaki Yayınları’nın muazzam girişimiyle (çünkü başka türlü tanımlayamıyorum) Orta-Dünya külliyatına Türkçede harika bir dost katıldı. Tom Bombadil’in Maceraları ve Kırmızı Kitap’tan Başka Şiirler adındaki bu inanılmaz eserde bizi tam 16 tane şiir bekliyor. Bombadil’i anlatan 2 şiir, Hobbit ve Yüzükler Efendisi’nde geçen Aydaki Adam Çok Geç Kaldı, Fil ve Taş Trol parçaları ile elf güzelliğindeki Firiel’in yer aldığı Son Gemi, Prenses Mii, İstif ve daha nicesi gibi şaheser niteliğindeki şiirleri de içeriyor. Ancak bununla da bitmiyor.

Burada şiirleri incelemek benim haddime değil, çünkü bu kitabın derlenmesinde büyük rol oynayan Tolkien uzmanları Christina Scull ve Wayne G. Hammond 16 şiiri tek tek, akademik düzeyde inceleyerek yeterince harika bir işe imza atmış zaten. Bu uzmanların yanında başımı önüme eğip onları selamlamaktan başka bir şey düşmüyor bana. O nedenle, şiirlerin tatlılığının yanında taşıdığı anlamların derinliğini siz okurlara bırakacağım; fakat yine de etmek istediğim birkaç kelam var.

Tolkien’in bu şiirleri Narnia kitaplarını da resimlemiş olan ve bence çizgileriyle başlı başına bir ilham perisi olan Pauline Baynes’ın çizimleriyle dile geliyor. Bu çizimlerin hikâyesini de okuyor olsak da asıl değinmek istediğim bu değil.

Tolkien’in şiirlerinin her biri özünde kıpır kıpır, bazen yoğun duygularla insanı alıp götüren, ama en hüzünlü dizelerinde bile okuruna verdiği enerjiyi asla aşağıya çekmeyen bir dokuya sahip. Gerçekten, bu son söylediğimi nasıl başardığına anlam vermek zor. Bu da başka bir ustalık seviyesi.

Ne diyorduk? İşte o kıpır kıpır şiirler özlerinde Tom’un muzipliğini taşımalarına rağmen asla sadece güldürü ya da eğlence amaçlı değiller. Çizer Baynes’ın onları düşsü ve görülmekten çok hissedilen şiirler olarak nitelemesi üzerine üstadın verdiği cevap aslında bu kitaptaki bütün şiirlerin derinliğine ışık tutuyor:

“Sana gönderilen şiirler bir dizi çok kesin, berrak, belirgin resimler olarak yaratıldı – fantastik, hatta belki saçma ama düşsü değil!”

Üzerine uzun uzun kafa patlatılmış, defalarca kez tekrar yazılmış, oldukça sancılı bir sürecin ürünleridir bu şiirler. Kitap bize bu süreci de detaylıca anlatıyor. Dahası, kendini yaşlı bir hobbit olarak tanımlamaktan oldukça memnun olan Tolkien bu kafa patlatmalar sonucu sadece ölçüye eğilmemiştir. Büyük ustanın şiirlerindeki hayvan motifleri Hristiyanlık’taki erdemleri temsil eder örneğin. Derin semboller içerir. Bu nedenle de sancılı bir sürecin sonucunda oluşmuş bir eseri okuyoruz.

Unutulmamalı ki bu kitap Yüzüklerin Efendisi, Hobbit ve Silmarillion’da şahit olduğumuz şiirler ve şarkılardaki şairaneliğinin bir başka kanıtıdır. Tolkien, yayımlandığı dönemde kitabın ciddi bir satış rakamı yakalamasını her ne kadar Pauline Baynes’ın çizimlerine bağlasa da, eleştirmenlerden aldığı büyük övgüler de kendisinin nasıl bir kurmaca ustası olduğunun yanı sıra, şairlik yetisine de yeterince sahip olduğunun altını çizmektedir.

Bizler de bu yetisini Niran Elçi’nin duru çevirisi ve Alican Saygı Ortanca’nın özenli editörlüğünde görüyoruz. Cildinde üstadın imzasını taşıyan, bir el boyutundaki küçük boyutu ve ciltli baskısıyla Tolkien Treasury (Tolkien Hazinesi) serisinin ilk kitabı. Bu hazineye ait olan Roverandom çoktan çıktı bile. Darısı Smith of Wootton Major ve Farmer Giles of Ham’in başına.




Genel Yayın Yönetmeni
2009 yılında Kayıp Rıhtım'a elimi verdim, sonra da ruhumu kaptırdım. Bu yolun devamında çeşitli gazetelerin kitap eklerinde kitap incelemelerim, TRT Radyo 1'de canlı yayın konuğu olarak katılıp kurgu edebiyatını anlattığım 2 yayın, 5 yıldır süren Kahramanın Yol Türküsü adlı kendi edebiyat temalı radyo yayınım, kitap inceleme videoları serim Kayıp Rıhtım İnceliyor ve bir de bonus olarak Oyungezer Dergisi'nin kültür sanat sayfalarında düzenli yazarlığım oldu. Tüm bunların yanı sıra, gerçek hayatın sıkıcılığında, bir bilgisayar mühendisi olarak yaşıyorum. Ama biz ona Clark Kent kimliğim diyelim.

Tom Bombadil’in Maceraları: Orta-Dünya Külliyatına Muazzam Bir Katkı için 2 yorum

  1. Eline sağlık Hazal. Acayip derecede alasım var şu an :joy::joy: An itibari ile Yüzüklerin Efendisi’ni okuyorum. Bunu da mutlaka en yakın zamanda alıp okuyacağım gibime geliyor.


  2. Keyifli inceleme için Hazal’a çok teşekkürler. :krs:

    Bu arada şunu da ilgilisi için buraya bırakayım:


Tom Bombadil’in Maceraları: Orta-Dünya Külliyatına Muazzam Bir Katkı

Tom Bombadil. Sadece adıyla ceketlerimizin önünü iliklediğimiz, onu her gördüğümüzde yepyeni teoriler ürettiğimiz muzip karakter o. Sarı çizmeleri, parlak mavi ceketi ve dinmeyen gülümsemesiyle akıllarda yer etmiş, Tolkien’in kendisi için tatlı bir muamması. Hobbitler için dost canlısı ve yardımsever, bizim içinse şen şakrak bir gizem.

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün