Uzayda Piknik: Strugatski Kardeşler’den Hiç Eskimeyecek Bir Klasik

Strugatski Kardeşler'in bilimkurgu klasikleri arasında önemli bir yer tutan Uzayda Piknik romanını sizler için inceledik!

Bulutların arasından yeryüzünü ısıtan güneş, tam kararında bir hızla insanın tenini okşayan rüzgar ve mis gibi orman havası; evet, pikniktesiniz. Usta eller tarafından mangal yakılıyor, üzerine atılan etler yağını altındaki köze bırakarak pişiyor, bir yanda kimsenin içmediği fakat çeşitlilik olsun diye alınmış Fanta, öbür yanda da közlenme amacıyla alınan fakat et yemekten şişen insanların yüzüne dahi bakmadığı patlıcan biber… ve piknik biter. Yemek ve içecek artıkları, poşetler, ambalajlar, kısacası piknik esnasında tükettiğimiz her şeyin çöpü orada bırakılır ve tekrardan evimize döneriz. Peki bizler için çöp niteliğinde olan materyaller, piknik esnasında varlığını dahi fark etmediğimiz ve bizden daha düşük akla ve bilince sahip canlılar için nasıl bir öneme sahiptir?

Uzayda Piknik, uzaylıların dünyayı ziyaretinden otuz sene sonrasını ele alıyor. İnsanoğlunun işlevini ve içeriğini idrak edemediği materyaller, fizik kuralları, yapılar, merak, açgözlülük, bağlılık ve daha niceleri… Strugatski Kardeşler bizi Bölge’de nefes kesen bir yolculuğa çıkartırken insan aklının ve duygularının dehlizlerine de sokmayı ihmâl etmiyor.

Ziyaret

“Ziyaret, sadece bu on üç yılın değil, insanlığın bütün tarihinin en önemli keşfidir. Bu ziyaretçilerin kim oldukları o kadar önemli değil. Nereden geldikleri, neden geldikleri, ne amaçla böyle kısa süre kaldıkları ve daha sonra nereye gittikleri de önemli değil. Önemli olan, insanlığın bugün kesin olarak bildiği şey: kâinatta yalnız olmadığı.”

Dünyada bulunan altı adet bölgeyi bu cümlelerle anlatıyor Doktor Valentine Pilman. İnsanoğlundan çok daha üst bir medeniyet tarafından ziyaret edilmiş , belirli bir hat üzerine dizili altı adet nokta ve hepsinde oluşan bölgeler. Biz bu altı bölgeden birindeyiz, Kanada’nın kurgusal bir şehri olan Harmont’ta. Bu küçük şehir, sahip olduğu bölgeden ötürü muazzam bir önem kazanmış ve dünyanın dört bir yanından insanlar buraya akın etmiş. Bölge askerî kuvvetler tarafından kordona alınmış ve çevresine bilimsel araştırmalar üzerine yoğunlaşan enstitüler kurulmuş. Bütün bunlar işin resmî ve kanunî açıdan hiçbir sıkıntıya sahip olmayan yönü ki hikâyeyi gözlerinden yaşayacağımız kişinin bütün bunlarla uzaktan yakından alâkası yok. Arkadaşlar, usta stalker Redrick Schuhart ile tanışın.

Stalker Nedir, Ne İş Yapar?

Stalker, türlü tehlikelerle dolu Bölge’ye belirli amaçlar doğrultusunda yasadışı yollarla giren ve insan sokan, Bölge’yi sıradan insanlara kıyasla çok daha iyi bilen, kaybedecek bir şeyleri olsa da kaybedecek bir şeyleri yokmuş gibi yaşayan insanlardır. Kitabımızın baş karakteri Red de bir stalker. Doğma büyüme Harmontlu olan Red, Bölge’yi araştıran enstitüde laboratuar asistanı olarak çalışsa da ekmeğini buradan kazanmaz. Onun için para kazanmanın daha hızlı yolları mevcuttur, her ne kadar hiç de kolay olmasa da.

Bölge’de envai çeşit tehlike olduğunu söylemiştik önceden, biraz da bunlardan bahsedelim. Ziyaret sonrası oluşan bölgenin kendine ait fenomenleri ve kuralları mevcut, öyle ki Bölge’de bulunan bir insan burada yaptığı gezinti esnasında yeterince dikkatli olmazsa bedelini en iyi ihtimâlle birkaç organını kaybederek ödeyebilir. Koca bir örümcek ağını andıran ve kimilerine görünmez olan, ölümcül etkilere sahip gümüş ağ, etki alanında kalanları lime lime eden Kıyma Makinesi, yerçekiminin normalden yüz kat daha güçlü olduğu ve adım attığınız anda yere yapıştığınız alanlar, sadece seramik kaplarda muhafaza edilebilen ve temas edildiği takdirde organın ampüte edilmesine sebep olan jeller ve daha niceleri… Bölge baştan aşağı tehlikelerle dolu. Stalkerlar ve bilim adamları tarafından varlığı kanıtlanmış, etkileri de bilinen fenomenlerin yanı sıra birçok stalker tarafından sadece efsane olarak nitelendiren fenomenler de mevcut. Redrick’in gözünden yaşadığımız hikâyede bazılarına tanık olurken, bazılarının sadece söylenti olarak kalışına şahit oluyoruz. Bölge’ye girip çıkanlarda zamanla yaşanan mutasyonlardan bahsetmeye dahi gerek duymuyorum.

Bölge’deki tehlikelerden bahsettik fakat var olan tek şey de bu tehlikeler değil. Bunun yanı sıra insan aklının henüz idrak edemediği şekilde çalışan “zamazingo”lar mevcut. İngilizce’de “artifact” olarak geçen bu zamazingoların her birinin birbirinden farklı işlevleri var, bir kısmının işlevleri ve fonksiyonları az çok anlaşılsa da, bazılarının nasıl oluştuğu ve neye yaradığı hâlâ bir sır olarak varlığını korumakta. İşte, Red başta olmak üzere bütün stalkerlar bu zamazingoları elde edip kara borsada okutmanın peşinde. Sonsuz enerji kaynağı olduğuna inanılan piller, insan bedeni üzerinde yenileyici işleve sahip bileklikler, termodinamiğin kurallarını yerle yeksan eden yüzükler, spreyler, iğneler ve süngerler, Bölge’nin tehlikelerle dolu iç kısımlarında bulunan zenginlikler arasında. Bir de Altın Küre var ki bu saydıklarım arasında en önemlisi oluyor, hikâyenin kurgusu dahilinde sahip olduğu önem ve karakterlere kattığı felsefi derinlik kelimenin tam anlamıyla eşsiz. Strugatski Kardeşler, bu zenginliklerin işlevlerini az çok bizlere aktarsa da, şekil şemâl konusunda gerekenleri okuyucunun hayâl gücüne bırakıyor. Bölge’nin ev sahipliği yaptığı zenginlikler sıradan halk için ekmek kapısı, bilim adamları için araştırma sahası, devletler içinse uluslararası arenada siyasî veya askerî çıkar elde edilebilecek kaynaklar oluyor ve hikâye dahilinde bu açı çok ama çok ince bir şekilde veriliyor.

İçerik ve Karakterler

Uzayda Piknik, içerisinde farklı karakterleri barındıran bir eser olmasına rağmen karakter temelli bir hikâye değil. Kitaba adını veren Dr. Pillman, Richard Noonan, Redrick ve Akbaba Burbridge, Kiril Panov, Yakışıklı Arthur, hepsinin hikâyede çok mühim yerleri var, fakat karakterlerden ziyade içine düştükleri ikilemler, stres altında aldıkları kararlar ve bu kararların sonuçları içeriği zenginleştiriyor. Redrick ve Kiril’in yaşadığı, sonrasında Redrick’i muazzam bir depresyona ve sonu gözükmeyen bir alkolizme iten olay, Guta ve Redrick’in evlâtları Şempanze’ye olan bakışları ve hissiyatları, Redrick’in Akbaba Burbridge’in hayatını kurtarması ve kızının buna tepkisi, yine Redrick’in Yakışıklı Arthur ile yaşadığı ahlâkî ikilem; kitabın önsözüne sahip Theodore Sturgeon’ın dediği gibi; sadakat, hırs, dostluk, aşk, umutsuzluk, tükenmişlik, her şey mükemmel bir dille ele alınmış ve karşımıza böyle bir eser çıkmış.

“Gevezeliğe devam eden Noonan, Bölge’nin bu iki hilkat garibesi ürününe bakarken düşündü: Ulu Tanrım, daha neler çıkacak? Kafamıza dank etmesi için daha neler yapmamız gerek? Yetmez mi bu kadarı?… Yetmediğini biliyordu. Milyarlarca insanın hiçbir şey bilmediğin ive hiçbir şey bilmek istemediklerini, eğer öğrenirlerse de on dakikalığına dehşete kapılıp sonra gene kendi âlemlerine döneceklerini biliyordu.”

Çeviri ve Editörlük

Eserin çevirisi Hazal Yalın‘a ait. Rusça aslından çevrilen bu kitapta “stalker” stalker olarak kalmış ki benim için başlı başına bir takdir sebebi. Sadece “zamazingo” sözcüğü biraz garipsenebilir başlarda lâkin genele baktığınız vakit gözümüze çarpan bir sıkıntı mevcut değil. Aynı şey editörlük için de geçerli, sadece birkaç yerde yazım yanlışları mevcut, o kadar.

Uzayda Piknik’in Etkileri ve Uyarlamalar

Strugatski Kardeşler’in bu eşsiz eseri şu an sahip olduğu üne sahipse, şüphesiz ki bunda Andrey Tarkovski’nin payı yadsınamaz niteliktedir. Öyle ki Uzayda Piknik’ten etkilenen Andrey Tarkovski, 1979 yılında çektiği Stalker isimli filmde kitaptakine benzer bir Bölge oluşturmuş ve stalker, yazar ve bilim adamı olan üç kişiyi bu Bölge’de bir yolculuğa çıkarmıştır. Kelimenin tam anlamıyla bir başyapıt olan bu eserin senaryosu Strugatski Kardeşler’den tarafından yazılmıştır. Belirtmekte fayda var; Stalker, Uzayda Piknik’in bir uyarlaması olmaktan ziyade ondan etkilenen ve kendi olay örgüsüne, karakterlerine sahip bir eser.

S.T.A.L.K.E.R isimli bilgisayar oyunu serisi de Uzayda Piknik ve Stalker’dan etkilenmiş olup, Çernobil Faciası sonrası oluşan ve kordona alınan bir bölgede geçer. Pekalâ kitaptan  ziyadesiyle etkilenmiş olan bu oyunda, tıpkı kitaptaki gibi dilekleri gerçekleştiren bir Altın Küre ve “artifact”ler mevcuttur.

Sonsöz

Uzayda Piknik, sadece bilimkurgu seven okurlar için değil, insan aklının ve ruhunun tekinsiz yerlerinde gezinmeyi seven okurlar için de şiddetle tavsiye edilir. Buna ek olarak Boris Strugatski, Uzayda Piknik’in maruz kaldığı ilginç mi ilginç sansür hikâyesine de değinmekte kitabın sonsözünde.

Batılı yazarlar son derece kısır bir tartışma olan “Bilimkurgu edebiyat mıdır?” sorusuna saplanadursun, uzun yıllar boyunca fanusta yaşayan Sovyet yazarlar bunun çoktan ötesine geçmiş görüldüğü üzere. Mütevazı bir başyapıt. Ne eksik, ne fazla.

  • 23
    Shares




1991 yılında geldiğim bu dünyanın mevcut gerçekliğinden hiçbir zaman memnun olmamam hasebiyle oyunların ve kitapların sonsuz dünyasında yaşarken, her şeyi istediğim şekilde bükebildiğim öyküler yazıyorum. Tarih ve felsefenin yanı sıra insanlığın nükleer savaşlar, durdurulamayan virüsler veya kontrolden çıkan yapay zeka ile intihar ettiği veya karanlığa gömüldüğü eserlere de ilgim ve takdirim sonsuz. Son olarak, George Romero ile başlayan zombi sevdam katlanarak devam etmekte.

Uzayda Piknik: Strugatski Kardeşler’den Hiç Eskimeyecek Bir Klasik için 4 yorum

  1. Selam,

    Stalker’ın neden korunarak çevrildiğini, dilimizde herhangi bir karşılığının tercih edilmediğini uygun bulmanızı gerekçeleriyle açıklayabilir misiniz?


  2. Merhaba,

    Eserin orijinal dilinde de bu şekilde geçiyor, diğer birçok çevirisinde de. Bunu değiştirmeden çevirenlere saygım ve takdirim şu yüzden; bu sözcük, Strugatski Kardeşler tarafından İngilizce’den Rusça’ya sokuluyor. İngilizce’deki anlamı sessizce avına yaklaşan, avının izini süren demek. Lâkin bu eserde yazarlar tarafından “yasak bölgeye girip ‘artifact’ bulan ve onları satan insan” anlamında kullanılıyor, kelimeye yepyeni bir anlam kazandırıyorlar ve bu aynı şekilde devam ediyor. Hatta şu an böyle bir meslek dahi var; endüstriyel turizm dahilinde insanları SSCB döneminde işletilen fakat şu an terk edilmiş olan sanayi bölgelerinde ve şehirlerde gezdiriyorlar, bi’ nevî rehberlik yani.

    Sözün özü; Uzayda Piknik, Stalker ve S.T.A.L.K.E.R’daki "stalker"lar iz sürmüyor, stalkerlık yapıyor.


  3. Doyurucu bir cevap. Teşekkür ederim.


Uzayda Piknik: Strugatski Kardeşler’den Hiç Eskimeyecek Bir Klasik

Strugatski Kardeşler’in bilimkurgu klasikleri arasında önemli bir yer tutan Uzayda Piknik romanını sizler için inceledik!

  • 23
    Shares

 

 

Başa dönün