in ,

25 Kitapta Bilim Kurgu – Zülfikar Yamaç | “Bilimkurguya Vefa Borcu”

Zülfikar Yamaç, bilimkurgu türünün önde gelen eserlerini ele aldığı “25 Kitapta Bilim Kurgu” adlı çalışmasının ortaya çıkış ve yayımlanma sürecini anlattı.

25 Kitapta Bilim Kurgu - Zülfikar Yamaç

Zülfikar Yamaç, 25 Kitapta Bilim Kurgu adlı eserinin ortaya çıkış sürecini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı.

 * * *

Kendi yazdığım bir kitap hakkında ilk defa bir yazı yazıyorum, biraz heyecanlıyım. İşin en güzel tarafı bir kitap yazmış olmak. Tarifsiz bir duygu.

Efendim, yaklaşık yedi yıldır bilimkurgu edebiyatı ile ilgilenmeye, okumaya ve yazmaya çalışıyorum. Yazma girişimlerim farklı site ve dergilerde inceleme ve eleştiri yazıları olarak yer aldı, sürekli daha fazla okumaya ve araştırmaya çalıştım. Söz konusu ilgi ve çabanın sonucunda, yazdıklarımın fiziksel dünyada da yer alması düşüncesi ve heyecanı ile bir kitap hazırlamaya başladım. Bunun sonucunda da Haziran 2021’de 25 Kitapta Bilim Kurgu ortaya çıktı.

İlk olarak şunu söylemek istiyorum; 25 Kitapta Bilim Kurgu, bir çeşit borç ödeme girişimi. Kime olan borç? Bilimkurgu türüne ve kişisel olarak bana kazandırdıklarına karşı bir çeşit vefa borcu gibi. Kulağa biraz garip gelse de, büyük bir tutku ile bağlı olduğum türe katkı sağlamak ve türü sevenler için kaynak metin oluşturmak, çok güzel bir duygu.

Başlarken: 25 Kitapta Bilim Kurgu

Ülkemizdeki bilimkurgu üretimlerinin genelde öykü ve roman olarak yapıldığını görüyoruz. Oldukça başarılı işleri okuma şansı bulmaktan mutlu olmakla birlikte türe dair araştırmaların yeterli sayıda olmadığını düşünüyorum. Az sayıda bilimkurgu araştırma ve inceleme metninin her biri tabii ki ayrı ayrı çok değerli, hepsinin okunması gerektiğini düşünüyorum, bu konuda hemfikiriz. Ancak üretim çok az. Tam da bu niyetle, 25 Kitapta Bilim Kurgu’yu hazırlamaya başladım.

Kitapta yer alan metinleri yazarlık yaptığım ilk site olan Kahramangiller.com adresinde yayımlanan yazılarımdan seçtim. Yirmi beş adet yazı belirledim, düzenledim, bazı bölümlerini yeniden yazdım, kapsamlarını genişlettim. Popüler olduğu kadar az bilinen kitaplara da odaklandım. Düzeltme süreci genelde gözden kaçan imla hataları üzerine oldu. Bunun yanında rahat okunabilir olması için biçimsel özelliklerine de müdahale ettim. Tıpkı akıcı bir roman okur gibi hızlı okunması ve kolay anlaşılması için bazı değişiklikler yaptım. Metinler üzerinde yaptığım en büyük değişiklik ise kitapların yayın tarihlerini eklemek oldu. Kitapta yer alan her kitabın ülkemizde ilk yayınlandığı tarihleri ve güncel yayıncı bilgilerini ekledim. Böylece benim gibi arşiv yapan okurların ve kitapları okumak isteyenlerin işini kolaylaştırmayı amaçladım.

25 Kitapta Bilim Kurgu - Zülfikar Yamaç

Bütün bu düzenleme, yeniden yazma sürecinde şunu fark ettim: Kitap, kendi alanında bir ilk olacaktı. Bilimkurgu kitapları özelinde inceleme metinlerinden oluşan ilk kitap. Hedeflerimden biri 25 Kitapta Bilim Kurgu’nun bir çeşit cep kütüphanesi gibi, türe meraklı okurların başucu kitaplarından biri haline gelmesiydi. Söz konusu ilk olma durumu hedefi pekiştirme noktasında bonus oldu diyebilirim.

Yayın Süreci

Kendime karşı dürüst olacağım; bu kapsamda bir kitabı ülkemizdeki yayıncıların yüzde doksanı kabul etmezdi. Yerleşik yayıncılık geleneği ile uyuşmayan bir dosya söz konusuydu. Ayrıca ticari anlamda da bir geleceği olmadığını düşüneceklerini tahmin etmek çok da zor değildi. Ancak en açık tabirle bir şekilde bu kitabı çıkaracaktım, başka yolu yoktu. Yani çıkarsam iyi olacaktı. Bu noktada da en iyi alternatif hiç kuşkusuz Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) oldu.

Çoğumuzun haberdar olduğu üzere dosyasını hazırlayan herkesin kitabını yayınlamayı vadeden bir oluşum KDY. Ancak dosya hatasız ve eksiksiz olduğu takdirde. Yani işin profesyonel kısımlarının da halledilmiş olması, editör elinden çıkmış bir dosya olması gerekiyor. Bir dosyayı düzeltmek, düzenlemek, yayına hazır hâle getirmek herkesin kişisel olarak üstesinden gelebileceği bir şey değil, farkındayım. Mesleki olarak -kitap sektöründe çalışıyorum- az çok aşina olduğum bir süreç olmasına rağmen bu “kendin pişir, kendin ye” süreci biraz(!) uğraştırıcı oldu, yalan yok. Noktasından virgülüne, her türlü hatayı düzeltmeniz isteniyor -bu kısımlar gayet makul- ve ajans desteği almazsanız süreç biraz uzayabiliyor. Şahsen yaklaşık bir sene boyunca, zaman zaman ara vererek bu hata giderme işlerini tamamladıktan sonra şunu söylemeden edemeyeceğim; bazı “hatalar” hata değil motomot yaklaşımın bir ürünü olarak ortaya çıktı. İşin uğraştırıcı kısmı da burasıydı.

Bilimkurgu – Bilim Kurgu Ayrımı

Bilimkurgu kelimesinin TDK tarafından bilim kurgu şeklinde yazıldığını ve kitapta da bu şekilde yer alması gerektiğini söylemeleri açıkçası en yorucu kısımdı. Şahsi düşüncem terimler kılavuzda yazdığı gibi değil de alışıldığı gibi kullanılması yönünde. Yani galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır, olmalıdır. Bu yüzdendir ki kitap başlığında ve içerisinde bu şekilde, bilim kurgu olarak yer aldı. Burada hemen şu konuya açıklık getireyim: KDY’nin yaklaşımını tümden beğenmedim, pişman oldum demiyorum. Kendilerine karşı ne bir garezim var ne de bu sürecin haricinde bir çıkarım. Ticari bir ilişki var ortada ve genel anlamda yapılan işten memnunum. Hatta birçok alanda yardımcı olmalarından tutun tasarım taslaklarını temin etmeye ve yazar-yayıncı iletişime kadar gayet iyi iş çıkarıyorlar.

Kitabın yayına hazırlanması kısmında gerekli redaksiyonu ve düzeltmeleri yapmak için elimden geleni yapsam da bazı hatalar hala sayfalarda yer alıyor. Genelde cümle düzeni ile ilgili sıkıntılar ve bazı kelime tekrarları ara ara karşınıza çıkacaktır. Bunun sebebi de metni çok fazla okumaktan ileri geliyor. Hata olmasın diye dikkat edeyim, özen göstereyim derken ufak tefek gözden kaçmalar oldu. Kadı kızının kusuru diyecektim ama “büyük” yayınevleri de bu tarz hatalarla kitaplar yayımlıyorlar diye düşününce “demek olmadan olmuyor” kanısına vardım. Olur böyle şeyler.

Metni düzeltmek işini bir dereceye kadar yapabiliyorum ancak mizanpaj ve kapak tasarımı noktasında birilerinden yardım almamak olmazdı. Hem gerekli programları kullanmayı bilmiyordum hem de farklı bakış açılarının yardımına ihtiyacım vardı. Bu noktada da Lagari Bilimkurgu ekibinden Mehmet Fatih Balkı’ya seslendim, koştu geldi. Kendisi sağ olsun bu iki aşamada da çok yardımcı oldu. Kapakta yer alan görsel ise ilk görüşte aşk gibi bir şey. Kitabı yazmaya karar verdiğim 2020 yılının nisan ayında internette gezinirken karşıma çıktı. Milwaukee Sanat Müzesi’nin tavanının içeriden çekilmiş bir fotoğrafın ve kitabın kendi çapında bir çeşit kütüphane olma çabasını tamamlayacak daha doğru imge olamazdı.

Nihayet bir dizi düzeltme ve tasarım macerasından sonra, haziran ayında 25 Kitapta Bilim Kurgu okurun karşısına çıktı. O anki heyecanı varın siz düşünün. İlk kitap, ilk göz ağrısı, ilk çocuk. İşin güzel tarafı da böyle bir duyguyu tattıktan sonra ikinci, üçüncü, dördüncü kitabı çıkarmak için acayip gaza geldim. Bakalım, hep birlikte göreceğiz.

İşte böyle… 25 Kitapta Bilim Kurgu, bilimkurgu külliyatımıza bir katkı, bir başvuru kaynağı olması amacıyla yazıldı. Daha ziyade yedi-sekiz yılı bulan okumalarımın, araştırma çabalarımın sonucunda bir araya getirildi. Bilimkurgu alanındaki girişimlerimin artarak devam edeceğini de söylemeden geçmeyeyim. Bu daha bir…

Zülfikar Yamaç

25 Kitapta Bilim Kurgu hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki diğer yazar maceralarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Dr. Stone 3. Sezon Fragmanı ve Özel Bölümü

Dr. Stone 3. Sezon Fragmanı ile Ryusui Özel Bölümü Duyuruldu

Joan Didion hayatını kaybetti

Amerikalı Yazar Joan Didion Yaşamını Yitirdi