in ,

Çember – Mercan Alper | Yazarının Kaleminden

Mercan Alper, aynı çemberin etrafında dönüp duran hayatları işlediği Çember adlı öykü kitabının ortaya çıkış macerasını Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

Çember - Mercan Alper

Mercan Alper, Çember adlı ilk kitabının yazım macerasını anlattı. Epona Yayınları etiketiyle okurla buluşan eserin kaleme alınış macerasını yazarından dinliyoruz.

* * *

Başlangıç

Yazmaya ilkokul yıllarındaki uzun ve sıkıcı yaz tatillerinden birinde başladım. Yanıma gelip, “Ben hikâye yazacağım,” diyen arkadaşıma ve bana bu fikri veren de o günlerde çizgi filmini izlediğimiz Küçük Kadınlar’ın hikâyesiydi sanıyorum. İkimizde büyüdüğümüzde Jo’nun yerinde olmak için oldukça hevesliydik. Her gün bir araya gelip o gün ne kadar yazdığımızı karşılaştırıyor ve birbirimizden geri kalmamak için daha da çok çalışıyorduk.

Rutinin Çemberine Takılıp Kalan Ruhlar

Çember yıllar boyunca yazdığım öyküleri derlediğim bir kitap. On üç öyküden oluşuyor. Her öykü birbirinden bağımsız gibi görünse de derinde her biri aslında sürekli aynı çemberin içinde dönüp duran hayatları konu alıyor. Bir anlam arayışı içinde sürekli aynı şeyleri yapıp duran fani bedenler ve değişmeyen sonlar. Öyküler bizi dolaştırıp en sonunda başladıkları yere geri taşıyor. Kitap da adını buradan alıyor. Hepimiz bu hikayelerin sonunu biliyoruz, dönüp duracağız, çemberler çizeceğiz ve hakkında hiçbir şey bilmediğimiz o yere, başladığımız yere geri döneceğiz. Böyle söylemek kulağa biraz ürkütücü gelse de sonu belli olan bu yolculuğun rotasını istediğim gibi çizebileceğimi hatırlattığından, çemberler benim için korkutucu olmaktan çıkıp zihnimi özgürleştiriyor.

İlham Perisi

İlham bazen bir rüyadan, bazen gün içindeki küçük bir andan, bazen annemin çocukken söylediği Çerkezce bir kelimenin yıllar sonra öğrendiğim anlamından hayat bulup geliyor. ORi isimli öykü ilhamını rüyamda gördüğüm, ağacın tepesinde oturmuş gün batımını izleyen bir dev ve minik bir yaratıktan alıyor. Yine aynı öyküdeki Yeminem kelimesi ise aradığı şeyi bulamadığında annemin, “Yeminemler götürmedi ya!” şeklinde çevirebileceğim Çerkezce söylenmesinden geliyor. Yıllar sonra annemin Yeminem dediğinin Kafkas mitolojisindeki Emegenler olduğunu öğrendiğimde öyküdeki devasa yaratık için en uygun ismin bu olduğunu düşünmüştüm.

Çember - Mercan Alper

Bazı öykülerse kendi rutinlerimden ilham alıyor. Yıllarca işe gitmek için geçtiğim sokakta aynı saatte aynı şekilde karşılaştığım küçük kız ve annesi gibi. Ya da her cumartesi gün ışığının fotoğraf çerçevesinin üstündeki toz zerrelerini aydınlatıp temizlik zamanını haber vermesi gibi.

Sıradan sayılan olaylar ve ânlar benim için birer ilham kaynağına dönüştüğünden onlara daha sıkı sıkı tutunuyorum. Öyküler tamam olana kadar kafamda defalarca yeniden yazılıyor. Bu süreç kimi zaman oldukça uzun sürebiliyor. Bazen aylarca aynı hikâyeyi farklı şekillerde kurguluyorum. Zihindeki yolculuk bitip de öykü ben hazırım dediğinde onu alıp kâğıda aktarıyorum. Bu kısım ise çoğunlukla ilk aşamadan daha kısa sürüyor.

“Çember”in Öyküsü

2016 yılında Murat Başekim’in yürüttüğü Fantastik Öykü Yazarlığı Atölyesi’ne katıldım. O zamana kadar yazdıklarımı birkaç arkadaşım dışında kimseyle paylaşmaya cesaret edememiştim. Murat Hoca’mın cesaretlendirmesi ile öykülerimi bazı dergilere gönderdim ve güzel dönüşler aldım. Sonrasında da öykülerimi bir araya getirip yayınevlerine gönderdim. Kaç yayınevine dosya ilettim hatırlamıyorum, bazıları hiç dönüş yapmadı, bazıları sadece olumsuz dönüş yaptı, çok çok azı neden olumsuz dönüş yaptıkları ile ilgili açıklamalar yaptı. Bu bekleyiş oldukça uzun ve zaman zaman beni karamsarlığa iten bir süreçti.

2019 yılının ağustos ayında Sedat Demir’den bir telefon geldi. Dosyayı değerlendirdiklerini ve yayınlamak istediklerini söyledi. Ancak Sedat Bey Epona yayın hayatına yeni başlayacağı için sürecin biraz uzun sürebileceğini söylemişti. Süreç pandemi de araya girince bizim tahmin ettiğimizden biraz daha uzun sürdü. 2020 aralık ayında Tuna Yukay’ın editörlüğünde dosya üzerinde çalışmaya başladık. Tuna Bey kendisine daha fazla teşekkür etmemi istemese de ben buradan hem ona hem de süreçte emeği geçen tüm Epona ailesine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Çember için hayal ettiğimden daha güzel bir kapak tasarımı yapıldı. Birkaç haftalık çalışma sonucunda dosya baskıya hazırlandı ve 2021 yılının ocak ayında okuyucu ile buluştu.

Bu Bir Son Değil

“Çemberin başı sonu aynıdır,” demiş Herakleitos. Pandemi yasaklarından önce sinemada izlediğim son film Küçük Kadınlar’ın yeni uyarlamasıydı. O gün on dört şubattı ve eşim kendisi çok istemese de benim için bu filmi izlemeye razı olmuştu. Büyülü Fener’in eskimiş salonlarından birinde bizim dışımızda birkaç kişi ile birlikte oturup izlemiştik küçük kız kardeşlerin hikâyesini. Jo’nun hikâyeleri için verdiği uğraşı izlerken yıllar önce televizyondaki çizgi karakter Jo’dan ilham alarak yazmaya başlayan küçük kızlar gelmişti gözümün önüne. “Ben hikâye yazacağım.” demişti arkadaşım. Her gün, “Sen yirmi cümle yazmışsın ben yirmi iki, seni geçtim!” diye yarışırdık birbirimizle. Kendi yazma serüvenimin başladığı ve öykülerimin bir kitaba dönüştüğü bu çemberin başında ve sonunda Josephine March ve bana ilham olan yazma tutkusu vardı. Bunu fark edince gülümsedim. Çemberin başı sonu aynıdır.

Ben hayatımdaki bu döngüleri ve Çember’deki öyküleri çok sevdim. Her bir öyküyü yazarken çok keyif aldım, umarım sizlerde keyifle okursunuz.

Mercan Alper


Çember hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki diğer yazar maceralarını buradan okuyabilirsiniz.

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

en iyi zombi filmleri yaşayan ölüler liste

Finali ile İnsana Umut Aşılayan En İyi 10 Zombi Filmi

Deep Nostalgia Deepfake

Deepfake ile Ölü İnsanların Fotoğrafları Canlandırıldı