Çevirmenin Çemberi: Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe

Paola Peretti imzalı Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe romanının çevirmeni Esma Fethiye Güçlü, kitabı İtalyanca aslından tercüme etme macerasını anlattı.

Bir kitabın çevirisi için teklif geldiğinde kitabı hemen “o anda” okumak pek mümkün olmuyor. Yine de insan ufacık da olsa bir fikir edinmek istiyor. Kitabın kapağını görmek, hakkında yazılanlara göz atmak ya da hızla sayfalarını karıştırıp birkaç satır okumak, aradaki ilk soğukluğu gidermek için başvurulabilecek yollardan birkaçı benim için. Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe kitabıyla tanışmak için sonuncu seçeneği tercih ettim; ilk sayfayı açtım ve şu satırları okudum:

Bütün çocuklar karanlıktan korkar.

Karanlık, içinde insanı yakalayıp sessizce yiyen canavarların olduğu, kapıları ve pencereleri olmayan bir odadır.

Ama ben sadece kendi karanlığımdan, yani gözlerimin içindeki karanlıktan korkuyorum.

Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafeBu girişin verdiği hissi çok net hatırlıyorum; o sırada adını bilmediğim bir anlatıcı, sayfayı açar açmaz karşımda belirmiş, önce bana “karanlık ve çocuklar” hakkında genel bir bilgi vermiş, sonra da karanlığın ne olduğunu tanımlayarak onun kendi dünyasındaki yerini anlatmıştı. Metindeki anlam ve duyguyu belirleyen (ya da yöneten) “otorite” de boş durmamış, bu küçük metni üç paragrafa ayırma yoluyla cümleler arasında durak, bir tür sessizlik oluşturarak bahsi geçen karanlığın etkisini -bir şekilde- okura da aktarmaya çalışmıştı.

Hikâyenin nasıl ilerleyeceğini o sırada bilmiyordum tabii, ama bu satırların İtalyancası fena halde edebiyat kokuyordu. Bu koku Türkçedeki satırlara da siner mi? diye düşündüm (biraz endişelenmiş de olabilirim), devam etmedim ve daha sonra sakin kafayla okumak üzere dosyayı kapattım.

Çevirinin En Zor Tarafı

Bu tanışmadan bir süre sonra kitabı okuyup çeviriye başladım. Yazarımız Paola Peretti’nin kendi yaşam hikâyesinden esinlenerek kaleme aldığı romanın kahramanı Mafalda, Stargardt hastalığı yüzünden görme yetisini yavaş yavaş kaybeden küçük bir kız. Hastalığının her aşamasını bütün etkileriyle beraber hissediyor, sevdiği ve gelecekte yapamayacağı şeyler için endişeleniyor ve yaşadığı sorunlara bazı ilginç çözümler üretip küçük oyunlar oynuyor.

GÖZ ATIN  Çevirmenin Çemberi: Gökteki Çakıl Taşı

Çeviri sırasında beni en çok zorlayan şey, eğlenceli tarafları olan bu üzücü hikâyeyi anlatmak için kullanacağım “zaman” oldu. Bilindiği gibi, yabancı dildeki bir eseri dilimize her zaman hikâyenin söz konusu dilde anlatıldığı zaman ile çevirmek mümkün (ya da doğru) olmuyor. Örneğin, kaynak dilde son derece doğal ve akıcı olan geniş zamanlı bir anlatı, Türkçeye aynı şekilde çevrildiğinde metnin genel karakterinde, aktardığı duygu ve düşüncelerde bozulmaya sebep olabiliyor. Bu sorun, çoğu zaman, Türkçede anlatı zamanı olarak çokça tercih edilen geçmiş zaman(lar)ın kullanmasıyla gideriliyor. Fakat Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’deki anlatım biçimi, zaman konusunda bu esnekliği sunmuyordu. Mafalda’nın ağzından dinlediğimiz hikâye, zamanı onun algıladığı şekilde algılamamızı sağlayacak iki zamana bölünerek anlatılmıştı.

Teknik kısmı bir kenara, zamanın bu şekilde kullanılmasının hikâyede özel bir işlevi olduğu çok açık. Yazar (ya da şu meşhur otorite), bazen okurun hikâyenin tam ortasında; Mafalda’nın hemen yanında, olanları yakından izlemesini, bazen de biraz daha uzakta durup sadece kahramanın anlattıklarını dinlemesini istiyordu. Zaman aracılığıyla hikâyeye yaklaşıp uzaklaşmak sadece olayı yakından görmeyi değil, bir şekilde kahramanın duygularına yaklaşmayı da sağlıyordu.

Uzun lafın kısası, bütün bunların Türkçe metne de yansıması gerekiyordu ve zamanların arasındaki geçişleri rahatsız etmeyecek şekilde düzenlemeye “çalışmak” zor oldu.

Paola Peretti Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe

Paola Peretti

Calvino’yu Hatırlamak…

Romanın okuma ve çeviri sırasında beni en keyiflendiren tarafı, Madalda’nın Italo Calvino’nun Ağaca Tüneyen Baron’unun başkahramanı Cosimo ile kurduğu ilişki. Hikâye, Ağaca Tüneyen Baron’u içine alarak hem İtalyan edebiyatındaki güzel, klasik bir eseri işaret ediyor hem de onu modern biçimde yeniden yorumluyor.

Ben de bu “çemberi”, Mafalda’nın Cosimo’ya yazdığı sitem dolu mektupla sonlandırmak istiyorum.

Cosimo, bana yardım edecek misin? … ağaçların dostu olan sen bile bana yardım etmezsen bir daha seninle konuşmam. Hatta daha da kötüsü, seni bir daha aklıma bile getirmem. Bana yardım etmenin bir yolunu bulmalısın. Gizli de olabilir, bana söylemek zorunda değilsin; sadece bir yolunu bulman yeterli. Yoksa düşünce gücümle üzerinde durduğun dalları yok ederim ve sen de içinde timsahların bulunduğu lavların arasına, hatta yere düşersin. Ve bu da senin için çok daha kötü olur çünkü bir daha ağaçlardan hiç inmemeye yemin etmiştin.

Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe kitabını okuduysanız sizler de fikirlerinizi Kayıp Rıhtım Forum‘da paylaşabilirsiniz.

GÖZ ATIN  Pera Palas'ta Gölge Oyunu Raflardaki Yerini Aldı

Herkese keyifli okumalar dilerim.

Esma Fethiye Güçlü

* * *

Sitemizde bulunan tüm Çevirmenin Çemberi yazıları için tıklayın!

Türk Canavarları Sözlüğü




Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz! İletişim: info@kayiprihtim.com

Çevirmenin Çemberi: Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe

Paola Peretti imzalı Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe romanının çevirmeni Esma Fethiye Güçlü, kitabı İtalyanca aslından tercüme etme macerasını anlattı.

Başa dönün