Londra Nehirleri

Çevirmenin Çemberi: Modern Çin Edebiyatının Öyküsü

"Modern Çin Edebiyatının Öyküsü" kitabını hazırlayan ve Çinceden dilimize kazandıran Afife Hellena Sözmen, kitabın macerasını Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

Her şey, “Neden Çinceden çeviri yapmıyorsun?” sorusuyla başladı. Bu sorumluluğu üstüme alabileceğime kanaat getirdiğimde, çevireceğim metinlerin ahengini yakalamak için bir hazırlık sürecine giriştim. Ancak hazırlık sürecinde karşıma, “Hangi Çinli yazarların çalışmalarıyla başlamalıyım?” sorusu çıktı. Çin edebiyatının kendini ispatlamış yazar yelpazesinden seçim yapmak kolay değildi. Sonunda, seçtiğim beş ünlü yazarla hedefim, modern Çin edebiyatını merak eden Türkiye okuru için, kapıyı biraz aralamaktı.

Elimdeki kaynakları tararken, Modern Çin Edebiyatı’nın kurucusu Lu Xun’ün Beijing’deki (Pekin) müzesinden toparladığım bilgiler ve kitaplar yönlendirici oldu. Yazarın, modern Çin edebiyatının halk dilinde yazılmış ilk öyküsü olma özelliğini de taşıyan eseri “Delinin Günlüğü” kaçınılmaz olarak seçtiğim ilk örnekti. Lu Xun,“Nasıl Yazmaya Başladım denemesinde bize bu öykünün ilhamını anlatır. Avusturyalı Ruth Weiss’ın, Lu Xun’ün eserlerini incelediği kaynağında rastladığım bir cümlesi, kitabımın çerçevesini ve içeriğini belirledi. Lu Xun ile tanışma fırsatını bulan yazarın “Batılılar tarafından zor anlaşılan yazar” yorumu, kitabımın sadece öykü ve şiirden ibaret olmaması gerektiğini hatırlattı.

Lu Xun, “neden zor anlaşılan bir yazar” olma özelliğini taşıyor?

Aslında sorunun cevabı Çin’in yakın tarihinde yatar. Çin’in bu süreçte yaşadığı çağdaşlaşma çabasında değişen sistemi, hukuku, kültürü, düşünce yapısı, klasik Çin edebiyat ve şiir dilinin de sorgulanmasını sağlar. Bu çağdaşlaşma yolunda Lu Xun, eserlerinde kullandığı halk diliyle, her kesimin anlayabileceği şekilde öykülerini, şiirlerini ve denemelerini kaleme alarak, aydınlanma sürecinin yönlendiricisi olur. Okurun, içinden geçilen bu süreci bilme hakkı vardı. Bu yüzden, kitabımın giriş bölümünü, çağdaşlaşma sürecinde değişim gösteren Çin edebiyatının daha iyi anlaşılması için geniş tuttum. Çinli öğrencilerin ayaklanmasıyla başlayan 4 Mayıs 1919 Hareketi, çağdaşlaşma çabasının bir sonucuydu ve bu tarih, modern Çin edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilir.

GÖZ ATIN  Çin, Ay'da Pamuk Yetiştirmeyi Başardı

4 Mayıs Ekolü

Çin’de en az Lu Xun kadar ünlü ve romantik şiir ekolünün temsilcisi olan Guo Moruo’ya, 4 Mayıs Ekolü’ne yaptığı katkısından dolayı kitabımda yer vermek istedim. Kendisi, klasik Çin şiir anlayışına çağdaş bir soluk getirmiş, Çin gençliğine öncü olmuştur. İlahe adlı şiir antolojisinden seçilenler arasından örneğin “İlahelerin Yeniden Doğuşu” başlıklı şiirinde, tragedya türü üzerinden devrim sürecini özgür tarzla başarıyla kaynaştırdığı görülür.

4 Mayıs Ekolü’nden etkilenip halk diliyle eserler veren Lao She, sadece öyküleri, denemeleriyle değil ama aynı zamanda yıllarca sahne almış tiyatro eserleriyle de çok ünlüdür ve Çağdaş Çin Tiyatrosu’nu şekillendiren Guo Moruo ve Cao Yu ile beraber anılır. Bing Xin, sevgi dolu yüreğiyle yazdığı şiirlerinde kendi tarzını ortaya çıkarmış, öyküleri, Çağdaş Çin Genç Edebiyatı’nın önünü açmıştır.

Çin Lu Xun

Lu Xun

Çinli Kadının Toplumdaki Yeri

Lu Xun, düşünür kimliğiyle Çinli kadının toplum içinde ikinci hatta üçüncü sınıfa itelenmesinin nedenini sorgularken, “Namus Anlayışım adlı denemesinde bağlı ayak geleneğinin kadın ruhunu nasıl kırdığından bahseder.

Kitabın hazırlık sürecinde, Lu Xun’ün yazdığı bir şiirinden fark ettiğim öğrencisi Rou Shi ise, öğretmeni gibi “Köle Anne” adlı ünlü öyküsüyle, Çinli kadının toplumdaki yerini sorgular. Günümüzde bir protesto simgesi olan, Kanadalı yazar Margaret Atwood’un yazdığı feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü’nü çağrıştıran gerçekliğinde, feodal Çin’in önemli bir yarasına değinir. Bir yüzyıl sonra Çin, eğer bilim kadınıyla Nobel tıp ödülünü kazanıyor ve Ay’a kadın kozmonotunu yollayabiliyorsa, bu yazarların eserlerinin de payı olduğunu görmeliyiz.

Çevirinin Zor Yanları

Çin Halk Cumhuriyeti, nüfusunun yüzde doksanından fazlasını oluşturan Han etnik halkının konuşma ve yazı dilini kullanır. Halkının Han Yu dediği Han dili, dünyada Çince olarak bilinir. Sık olarak sözcüklerinin tek heceli olduğu söylenir. Çünkü konuşma dilinde kullanılan en yalın anlamlar tek hecelidir. Türkçe, İngilizce, İspanyolca gibi dillerde kök sözcük, ekler ve çekimlerle değişir, Han dilinde kök sözcük değişmez. Genellikle ismin cinsi belirtilmez, çoğul eki kullanılmaz, edatlara çok iş düşer. Bu yüzden ben, çevirilerde en çok manzara betimlemelerinde zorlandım, hatta bazen “çeviremeyeceğim” kanısına bile kapıldım.

GÖZ ATIN  Çin, Ay Görevi Hazırlıklarını Tamamladı

Çince, Avrupa dillerinden daha az sözcüğe sahiptir. Bunların bile ancak bir kısmı kullanılır. Bir sözcüğün bazen birden fazla anlamı vardır. Dil, bir sözcüğün değişik anlamları ve birkaç sözcüğün bir araya gelerek oluşturduğu bileşik sözcüklerle zenginleşmiştir. Ankara Üniversitesi Sinoloji Bölümünün kurucusu olarak kabul edilen ve Atatürk’ün davetiyle gelen Prof. Dr. W. Eberhard, Çin-Sinoloji’ye Giriş adlı kitabında, bileşik sözcüklerin öğrenilmesinin çok okumayla mümkün olacağını belirtir. Bu bileşik sözcüklerinin gizemi kültür tarihinde saklıdır. Günümüzde kullanılan modern sözlükler, çevirmenin işini nispeten kolaylaştırmıştır.

Kitabın örneklerini çevirirken, üniversite sıralarında bize yapılan öğütleri kendime hatırlatmadan edemedim:

“Çevirdiğiniz cümlenin anlamını yakalayın.”

“Karşılığını bulamadığınız bir sözcüğü olduğu gibi bırakın.”

Her bir yazarın sözcüklerini seçmesi belki de günlerini alır. Yazarın emeğini doğru aktarmak çevirmenin gayretinde gizlidir. Çevirmen, çevirisini yaparken tek başınadır ama yalnız değildir. Sakin, aydınlık bir ortam, kaliteli bir sözlük, müsveddesine eşlik eden sıcak bir bardak içecek ve önünde çevireceği metnin dünyasında yakalayacağı mutluluk büyük bir zenginliktir.

Afife Hellena Sözmen




Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz! İletişim: info@kayiprihtim.com

Çevirmenin Çemberi: Modern Çin Edebiyatının Öyküsü

“Modern Çin Edebiyatının Öyküsü” kitabını hazırlayan ve Çinceden dilimize kazandıran Afife Hellena Sözmen, kitabın macerasını Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

Başa dönün