in ,

Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu – Püren Özgören | Çevirmenin Çemberi

Püren Özgören, Afro-Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Zora Neale Hurston imzalı Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu kitabının çeviri macerasını anlatıyor.

Gözleri Tanrı'yı Seyrediyordu - Püren Özgören | Çevirmenin Çemberi

Püren Özgören, çevirmenliğini üstlendiği Zora Neale Hurston imzalı Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu kitabının tercüme serüvenini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı.

Afro-Amerikan edebiyatının en önemli eserleri arasında gösterilen kitap, geçen aylarda İthaki Yayınları’nın Modern dizisi kapsamında dilimize kazandırılmıştı.

* * *

İthaki Yayınları’ndan Zora Neale Hurston’ın Their Eyes Were Watching God (Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu) romanını çevirme teklifi geldiğinde, kitabı okumamıştım ama yazarı az buçuk tanıyordum. Bu tanışıklıkta ondan söz eden, ona atıfta bulunan bazı Amerikalı kadın yazarların yanı sıra filmlerin de rolü vardı; izlediğim birkaç filmde adı geçmiş, bir tanesinde de onu canlandıran oyuncu dönemin (1920’ler, 30’lar) ünlü caz kulüplerinden Cotton Club’da alabildiğine zeki, sivri dilli ve şık bir karakter olarak Denzel Washington’ın karşısında boy göstermişti. Hakkında okuduklarımdan son derece ilginç, sıra dışı bir kadın olduğu anlaşılıyor. 1891-1960 yılları arasında yaşamış, üniversite eğitimi sırasında İspanyolca, Yunanca, hitabet sanatı gibi dallarda da dersler almış. Yazdıklarıyla, renkli yaşamıyla, giyim tarzıyla, uğraştığı alanlarla (yazarlığın yanı sıra antropolog, sinemacı, oyun yazarı) gerçekten dikkat çekici, avangard, renkli bir kişilik; özellikle de yaşadığı o çetin dönemde.

Harlem Rönesansı’nın En Dikkate Değer Romanı: Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu

En önemli yapıtı 1937’de yayınlanan Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu, Afro-Amerikan edebiyatının çığır açan, Harlem Rönesansı’nın en dikkate değer, öncü yapıtlarından kabul edilen ve Hurston’ı günümüzde en çok okunan, hatta örnek alınan siyah yazarlardan biri yapan kitap. Bu kitabın daha önce Türkçeye çevrildiğini bilmiyordum, bundan haberim olsaydı çeviri önerisini kabul eder miydim, bilmiyorum – emin değilim. Daha önce Fitzgerald ve Steinbeck’in yıllar önce Türkçeye çevrilmiş olan birkaç kitabını çevirdim, ama artık bunu yapmıyorum ve bu işi daha genç, daha hevesli meslektaşlarıma bırakmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.

Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu - Zora Neale Hurston

Her neyse, sonuçta Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu’yu severek, keyif alarak çevirdim; ikinci kez çevrildiğinden habersiz olmam isabet olmuş mu desem? Her çeviriden olduğu gibi, bu çalışmadan da çok şey öğrendim. Dört kitabını Türkçeleştirdiğim, hayranı olduğum Toni Morrison’un da Zora Neale Hurston’ı önemsediğini, Afro-Amerikan edebiyatının en önde gelen temsilcisi saydığını öğrenmek de, bana ayrı bir haz verdi.

Eleştirmekten Kaçınmayan Bir Yazar: Zora Neale Hurston

1920’li yıllarda, ekonomik bunalımla boğuşan ve krizden elbette en kötü etkilenen siyahlar; durumu onlardan pek de farklı olmayan, alt sınıftan, yoksul denebilecek beyazlar; ataerkil bir toplumda özgür bir birey olmak, dahası kafasının dikine gitmek isteyen, baskılara direnmeye çalışan bir kadın. Siyahlar arasında dayanışma olduğu gibi, bir ezme, üste çıkma mücadelesi de var. Hurston bütün bunları tarafsız, yalın, açık seçik, insanın içini acıtan ama sık sık da güldüren, mizahi bir dille anlatıyor. Herkesi ama herkesi yermekten, eleştirmekten kaçınmıyor.

Yazarın kadına, özellikle de çalışan, dışlanan, ezilen sınıftan siyah kadına bakışı, ezilmenin, baskılanmanın ne olduğunu çok çok iyi bilmesi gereken, ancak buna rağmen kadını küçümseyen, ezen hatta yok sayan siyah erkeğin karşısında var olma mücadelesi veren, kendisine yüklenmiş yüzlerce yıllık rolü, dilsiz-uysal-köle rolünü oynamak zorunda kalan kadını ele alış biçimi yenilikçiden de öte, devrimci. Hurston’ın siyah kadını, beyazlar yetmezmiş gibi, siyah erkek karşısında da köle; ama direniyor, susmuyor, savaşıyor. Hurston anlatılamayanı, cesaret edilemeyeni, üstü örtüleni cesurca anlatıyor, üstelik bunu alabildiğine sade, süsten püsten arınmış ama insanı çarpan, yüreğini sızlatan bir üslupla yapıyor.

Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu - Zora Neale Hurston

Kitabın tek zorlayıcı yanı, özellikle o dönemin eğitimsiz, çoğu okuma-yazma bilmeyen, ezilen siyahlarının konuştuğu bozuk, eksik, yanlış dildi. Çevirilerde bu tür diyaloglar bizi zorlar, çünkü bunları bir lehçeyi, ağzı, şiveyi çağrıştıracak şekilde çevirmek istemeyiz, dolayısıyla adeta yeni bir dil, bozuk, yetersiz, eğitimsiz bir Türkçe yaratmamız gerekir. Bunun dışında kitapta herhangi bir güçlükle karşılaşmadım, sorun yaşamadım, keyifle çevirdim.

Püren Özgören

Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu hakkındaki yorumlarınızı bizimle Kayıp Rıhtım Forum üzerinden paylaşabilirsiniz. Sitemizde yer alan diğer çevirmen maceralarını buradan okuyabilirsiniz.

Oyla!

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Deniz Canavarları - Chloe Aridjis

Chloe Aridjis’ten Büyülü Gerçekçi Bir Macera: “Deniz Canavarları”

Biomutant oyun incelemesi

Biomutant İncelemesi: Hayvanlarla Kıyamet Sonrası