in ,

Sisler İçindeki Lut – Damla Göl | Çevirmenin Çemberi

Çevirmen Damla Göl, 1926 tarihli kült fantastik roman Sisler İçindeki Lut kitabının çeviri macerasını anlattı.

Sisler İçindeki Lut - Hope Mirrlees - Damla Göl Çeviri

Fantastik edebiyatın erken dönem yazarlarından Hope Mirrlees’in 1926 tarihli kült romanı Sisler İçindeki Lut (Lud-in-the-Mist) kitabını dilimize kazandıran Damla Göl; eserin çeviri macerasıKayıp Rıhtım’a anlattı.


Merhaba sevgili okur,

Bugün sana sisler içinde bir çeviri macerası anlatacağım. Sevgili Alican Saygı Ortanca, bana İthaki Yayınları’ndan çıkacak Lud-in-the-Mist’i ilk önerdiğinde ona şöyle yazmışım: “En büyük hayali fantastik roman çevirmek olan birine böyle kült bir eserin teklif edilmesi ne kadar onur verici ve biraz da korkutucu!” Burada kilit kelime korkutucu. Korktuğumu itiraf ediyorum. Uçsuz bucaksız bir yelpazede türlü türlü sıfat kullanan, hayal ürünü mekânlarda gezinen, uzun ve karmaşık cümleler tercih eden bir yazar vardı karşımda. Aklıma sorular üşüşmüştü. Mesela bu hayal ürünü kişi ve mekânları Türkçeleştirecek miydik, yoksa çevirmenin notları mı girecekti devreye? Kitabın ve tabii kasabanın ismini ne yapacaktık? Daha da önemlisi, o upuzun cümleler nasıl toplanacaktı? Karakterlerin isimleri, hayatları, mevkileri nasıl aktarılacaktı? Neyse ki en sonunda sisler dağıldı ve Sisler İçindeki Lut okuruna kavuştu.

Sisler İçindeki Lut: Hem Peri Masalı Hem de Dedektiflik Hikâyesi

Hem bir peri masalı hem de bir dedektif hikâyesi olan Sisler İçindeki Lut, fantazya ve bilimkurgu dünyasını derinden etkileyen köklerine rağmen ne yazık ki unutulmuş bir fantastik klasikti. Bu kitabı yeniden su yüzüne çıkarmak, okurla buluşturmak çok kıymetli. 1926’da kaleme alınan eser, bizi alıp bilinmedik topraklara, perili meyvelerin ve birbirinden garip kasabalıların olduğu bir diyara götürüyor. Lut halkıyla periler diyarını birbirinden ayıran sınır, hayal gücü ile realizm arasındaki sınırı da temsil ediyor. Bir tarafta makbul ve kıymetli sayılan şey, diğer tarafta karanlık ve kötücül olabiliyor. Neil Gaiman’ın Yıldız Tozu kitabını okuyanlara bu konu ve sınır meselesi tanıdık gelecektir. Zira o dünyanın ilhamı da Hope Mirrlees’in bu hikâyesiyle filizlenmiştir.

Sisler İçindeki Lut- Hope Mirrlees

Kitabı çevirmeye başlarken ilk takıldığım nokta kasabanın adı olmuştu. Fransızca, İspanyolca ve Almanca çevirilerin başlıklarını karşılaştırarak, onların nasıl bir yöntem izlediğini araştırdım. O dillerdeki çevirmenler de Lut kasabasının “sislerin içinde” olduğu bilgisini korumuşlardı. Bu teyitten sonra sıra metnin yazıldığı dönemi, koşulları, karakterlerin özelliklerini ve toplumsal konumlarını düşünerek çeviride tercih edeceğim kelime seçimlerini netleştirmeye geldi. Lut kasabası, burjuvaların yaşadığı, ticaretin çok önemli olduğu bir kasaba. Doğal olarak kasaba sakinlerinin de belli bir gelir seviyesinin üzerinde yer aldıkları ve bunun kelime tercihlerini etkilediği görülüyor. Ayrıca her bir karakterin adının, soyadının bile kitap için bir değeri, göndermesi var. Lanet okumaları, sevinmeleri bile farklı, çetrefilli. Batının Altın Elmaları adına, hem de çok çetrefilli!

Terimleştirme Problemleri

Yazar kitabın ilk iki bölümünde yarattığı dünyayı, coğrafyayı, karakterleri ve düzeni bize detaylıca anlatıyor. Bu aşamada terimleştirme açısından bazı çeviri problemleri doğdu. Örneğin uzun uzun kafa yorduğum bir mesele, bu hayali ülkenin bütün coğrafyasını biçimlendiren Dapple ve Dawl nehirleriydi. Biri Dorimare ülkesinin en büyük nehriydi, üzerinde seyahat etmek bile mümkündü. Diğeri ise kaynağını Periler Diyarı’ndan alıyordu. Hikâyede de çok önemli rolleri vardı.

Peki biz bu isimleri çevirecek miydik? Eğer hikâyeyi etkileyecek bir anlam taşıyorlarsa, evet. Kelimelerin köklerine inmeye başladım. Mesela Dawl, 1920’lerde kız çocukları için kullanılan “doll” (bebek) lakabının farklı bir yazılışı olabilirdi. Belki de “nasip, kısmet” anlamlarına gelebilecek “dole” kelimesinden alıyordu adını. Dapple içinse işler daha da karıştı, “alacalı, benekli” anlamları vardı. Ama hikâyedeki detaylar bu kararlarımı tasdik edecek hiçbir şey sunmuyordu bana. Eh, yazar da hayatta olmadığına göre kendisine ulaşıp “Bunu mu demek istediniz?” diye soramıyordunuz. Bu durumda en mantıklı olan, orijinal halleriyle bırakmaktı. Neden bizim Dapple da bir “Shire” olamasın? Evet, bazen çevrilmeyecek bir kelimeyi bile saatlerce didiklemeniz gerekebiliyor sevgili okur…

Yazar metnin içinde, geniş-geçmiş-gelecek zaman arasında gidip geliyordu sürekli. Ben de Türkçenin izin verdiği ölçüde onun tercih ettiği zamanlara sadık kaldım. Bana kalırsa sadakat aslında bir mutabakat meselesi. Yazar ile çevirmen arasında bir uzlaşma olmalı. Ben elbette çevirmeni olarak yazarın tercih ettiği üslup özelliklerine dikkat edeceğim. Bunu da kendi ana dilimi esneterek, gerekirse tepetaklak ederek, ama yazarın anlaşılırlığına zeval getirmeden yapacağım… Kimi yerde de daha iyi anlaşılsın diye türlü yöntemler bulacağım. Mesela “Op-por-tun-us” lafı aslında “Opportunity” üzerinden bir kelime oyunu. Ama tamamen değiştiremiyoruz, çünkü içinde “portunus” kelimesi de var ve o bize lazım. O yüzden o paragrafa normal şartlarda kullanmayacağım bir “oportünite” kelimesi ekleyip okuyanların en azından anlamıyla bağ kurmasını istedim.

Damla Göl - Sisler İçindeki Lut Çeviri
Damla Göl’ün Sisler İçindeki Lut çevirisi sırasında aldığı notlardan bir kesit.

Kelime düzeyindeki bazı sorunlarsa çok üzmedi. Mesela hem “border” hem “march” kelimesini ayrı ayrı terimleştirerek kullanan yazarın niyetini, Türkçedeki “sınır” ve “hudut” tercihleriyle karşılamak mümkündü. Peki High Seneschal of Dorimare ne olacaktı? “Seneschal” feodal zamanlardan kalan bir miras,“idari ya da kanuni görevli, bir bölgeden sorumlu kişi” anlamında. Ben de kelimeyi başka bağlamlar içinde aramaya başladım.

Kelime Avına Çıkmak

Çok sevdiğim Narnia Günlükleri serisinin Prens Caspian kitabında “derebeyi” olarak tercih edildiğini gördüm. Taht Oyunları serisindeyse Hisar’daki üstatların arasından seçilen yönetici için “kâhya” ya da “yargıç” olarak kullanılıyordu. Bizim kitabımızdaysa Chanticleer adlı karakterin hukuka adanmışlığının altını çizilmişti. Bu durumda bir lider olduğu kesindi ama bir yandan da hukukla, kanunla ilişkisi vardı. Kafamdaki ihtimaller ufak ufak belirdi. Baş Yargıç en mantıklı görünen seçenekti. Bir kere Ortaçağ Fransası’nda gerçekten böyle bir mevki vardı. Yazar da kullandığı çoğu kavramı 19. yüzyıl referanslarıyla kurmuştu. Bu “High Seneschal” da Güney Fransa’da hukuki ve idari ilişkileri yürüten en yetkili kişiydi. Böylece bize gereken anlam da yerli yerine oturmuş oldu. Zaten bir Senato oluşturan yargıçların en tepesindeki kişiye Baş Yargıç demek de ziyadesiyle uygun görünüyordu. Böylece sisler içindeki bir terim daha aydınlığa kavuştu.

Peki mesela “Guildhall” ne olacaktı? Aslında “Lonca Binası” diyebileceğimiz bir mekân olsa da biz burada rütbeleri, insanları, tutumları çözdükçe terimler de aslında kendilerini belli ediyor. Londra’da, Ortaçağ’dan kalma tarihi belediye sarayı meğer bu isimle anılıyormuş. O dönemde “Mayor” da sadece belediye başkanı değil, monarşi düzeninde bir tür başbakan görevi üstleniyormuş. Bizim kitabımızda da “Guildhall” tüccarların dönem itibariyle çok önemli olduğu bir düzende şehir hükümetinin merkezi. Bu bağlamda “belediye başkanı”ndan daha fazlası gerekecekti. Burada kararım “Vali” demek yönünde oldu. Atanan bu yöneticiyi de Hükümet Konağı’na yerleştirdim. Böylesi sıkıntılı yerlerde esas olan, orijinalde kastedilen duruma, eşyaya, kişiye, kavrama, göndermeye en yakın olacak şekilde, hedef okurun -bu durumda Türkçe okuyacakların- en iyi anlayacakları karşılığı bulmak. Sanıyorum ki burada Vali unvanı, ilgili kişinin şehirde ne kadar söz sahibi olduğu konusunda fikir vermekte yeterli olmuştur.

Dipnotlarla Zenginleştirilmiş Bir Çeviri

Ben dipnot seven bir çevirmenim. Uzun uzun araştırdığımız şeylerin, arama motoruna yazdığımızda pat diye bulamayacağımız bilgilerin dipnotlarla okurlara sunulması gerektiğini, bunun onlara başka yollar açabileceğini, başka araştırmalara vesile olabileceğini umuyorum hep. Bu kitapta da bol bol dipnotla karşılayacaksın sevgili okur. Dilerim sana da faydalı olur. Sayfalarca not alarak çözdüğüm sorunların bir kısmının yanıtı o notlarda.

Sisler İçindeki Lut- Hope Mirrlees

Bir çeviriyle bu kadar uğraşınca ikinci bir gözün okuması gerçekten her şeyi değiştirebiliyor. Sisler İçindeki Lut’u sevgili Setenay Karaçay yayıma hazırladı. Bu aşamada yine bir uzlaşma söz konusu. Setenay metni okuyup benim aklıma gelmeyen nüansları, eksikleri, olası güzellikleri fark etti. Sonra bana gönderdi, ben de yeterince uzaklaştığım, dinlendirdiğim metni başka bir gözle yeniden okudum ve kimi kararlarda birbirimizi ikna ederek ortak paydada buluştuk. Bu çalışma için kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Tabii bir teşekkür de sana sevgili okur, sen olmasan, okumasan bizim saçlarımıza aklar düşüren bu metinleri çevirmemizin ne anlamı kalır? Gökten üç peri meyvesi düşmüş, biri sana, biri bana, biri de unutulmuş fantastik klasiklere…

Damla Göl


Peki siz Sisler İçindeki Lut kitabını okudunuz mu? Unutulmuş Fantastik Klasikler serisini takip ediyor musunuz? Esere ve romanın çevirisine dair düşüncelerinizi bizimle Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Oyla!

Damla Göl

1989’da İstanbul’da doğdum. 2012 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun oldum, üzerine İstanbul Üniversitesi’nde Kadın Çalışmaları yüksek lisansı yaptım. Şimdilerde başka yazarların Türkçedeki sesi olmaya çalışıyorum. Bazen İhsan Oktay Anar’ın dediği gibi, eflâtun rengi hayaller kuran bir suskun’um. Çocukken kitaplarım sığındığım koca bir krallıktı, hâlâ da öyle. En çok Jules Verne ile oradan oraya gezmeyi severdim. Hayattaki en büyük istikrarımı da Harry Potter konusunda gösteriyorum, hâlâ o mektubu bekliyorum.

7 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for alper alper dedi ki:

    Damla Göl hanımın çevirileri ve editörlüğünü beğenen bir okur olarak çeviri sürecini anlattığı yazısı vesilesiyle dilimize kazandırdığı bu kitap ve diğer kitapları için bir kez daha Damla hanıma teşekkür ediyorum.

    Ben yayınevi, yazar, kitap dizilerini takip ettiğim ölçüde çevirmen de takip ederim. Takip ettiğim çevirmenlerin çevirdiği kitaplar okumada önceliğim olan kitaplardır. Hem bu kitap, hem iş Bankası modern klasikler dizisi içerisinde çevirdiği ve editörlüğünü yaptığı kitaplar hem de Ursula çevirileriyle Damla hanım takip ettiğim çevirmenlerden.

  2. Sevgili @alper, @ilydious ve @Mevlevisultan… Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Beni mahcup ettiniz.
    Hem çevirilerim hem de editörlüğünü yaptığım kitaplar hakkındaki eleştirilerinize, yorumlarınıza hep açığım.

  3. Damla’nın hem çevirdiği, hem de editörlüğünü yaptığı kitapları takip ediyorum; gerçekten de hepsi çok kaliteli çeviriler, işler. Bu sebeple, Sisler İçindeki Lut’u çevirirken de bahsettiği bütün zorlukların en iyi şekilde üstesinden geldiğine eminim. Bir meslektaşı olarak, belirttiği noktaların ne kadar sıkıntılı olabileceğinin farkındayım; eminim bilinçli okurlar da bunu fark edeceklerdir. Ben de dipnot seven bir çevirmen ve okurum; insan o kadar araştırma yaptıktan sonra çoğu kısmı paylaşmak istiyor cidden :slight_smile: Umarım en kısa zamanda Sisler İçindeki Lut’a kavuşup okuyabilirim. Emeğine sağlık!

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

4 cevap daha var.

Mozaik Kültür Sayı 2

Mozaik Kültür Dergisi 2. Sayısı ile Okurla Buluştu

donald trump night king game of thrones

Game of Thrones Dizisinin Night King’i Donald Trump ile Dalga Geçti