Yazarının Kaleminden: Küçük General

Turan Dağlı, üçüncü kitabı "Küçük General"in yazım macerasını Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

Ömrüm boyunca gri nedir bilmeyen biri oldum. Ya aktım, ya kara. Kitaplarımın basım hikâyesi de böyle oldu. Ya çok kolay yürüdü işler, ya da bunalıma sokacak kadar zorlu. İlk romanım Kuzgunkara’nın başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmedi. Bir gün oturup bunun romanını yazmak istiyorum. Aylak Adam’ın yayın yönetmeni Erkan Aslan’ın da dediği gibi, bu ülkede güzel şeyler asla cezasız kalmaz. Son romanım Küçük General’e gelince, hiç zor olmadı. Hem de hiç. Kafamda ham bir fikir vardı ve benim bu fikri Dedalus Kitap’ın genel yayın yönetmeni Sedat Demir’e açmam yetti. Hemen o gün, o telefon görüşmesiyle, daha tek kelimesi bile yazılmamış bir roman, Dedalus Kitap’ın yayım programına alındı. Sedat Demir’in kalemime olan güveni motivasyonumu daha da arttırdı. Oturup yazmaya başladım. Roman, ikinci yılın sonunda basıma hazır hale geldiğinde, ben de epey yorulmuş ve yıpranmıştım. Bu arada özel hayatım da darmadağın oldu tabi. İlk romanımı boynumda beş fıtıkla, ikincisini kolumda sinir sıkışmasıyla tamamlamıştım ama üçüncüsünün bedelinin bu kadar ağır olabileceğini ben de tahmin etmiyordum. Pişman mıyım? Bilmiyorum.

Küçük General, anlatım biçimiyle, yazarı kadar okurunu da zorlayan bir metin oldu. Okuru için bu “sinir edici” yolculuk, yazarı için depresif kasılmalarla sürdü. Çünkü Küçük General, bir yandan olabildiğince gerçekçi ve rahatsız edici olmalıydı, öte yandan yer yer güldürüp düşündüren bir metin olacaktı. Bu zorlu süreçte, romanı Dedalus adına okuyan Tuna Yukay’dan, Orçun Ünal’a, Ayşegül Bayar Kaya’dan Yavuz Ekinci’ye, Bülent Temel’den Hasan Özkılıç’a, kardeşim Seyithan Dağlı’ya ve şimdi ismini anımsayamadığım çok sayıda değerli dostun romana eleştiri ve katkısı paha biçilmez oldu. Her birine tek tek teşekkürü borç bilirim. Fakat öyle iki isim var ki, onların bu küçücük kitaba verdikleri emek benimkiyle yarışır. İlki eski bir öğrencim olan Yusuf Sait Demircan’dır. Kendisi sinemayla çok ilgili biridir. Defalarca kez okudu taslaklarımı ve her seferinde IMDb puanı verir gibi roman için görsel puanlandırma yaptı. En son sanırım 8.6 verdiğinde benim de pilim bitmişti zaten. Sedat Demir’e gelince, bu kitabın benimle birlikte en büyük emektarıdır o. Kim bilir kaç kez okudu. Onun edisyonu olmasa, benim de içim bu kadar rahat olmayacaktı. Sanırım teknik sebeplerle, iç kapakta editör olarak başka birinin ismi yazılı. Hayır, kesin olarak bu kitabın editörü Sedat Demir’dir.

Küçük General için çizimleri Aslı Ekim yaptı. O efsane kapak tasarımı da Barış Şehri’ye ait. Kitapla ilgili Notos’da ve Oggito.com da birer inceleme yayımlandı. Yine de henüz tam olarak okuruna ulaştığını düşünmesem de, ilginç geri dönüşler oldu. Bunlardan biri, vermeye çalıştığım mesajın tam tersi yönde algılanması. Diğeri ise, kitaptaki gerçekçiliğe katlanamadığı için beğenmediğini ifade eden bir okurla karşılaşmış olmam. Saygı duyarım. Yine de beğenenler çoğunlukta. Küçük General, ironik, masalsı biçimiyle olduğu kadar, içeriğiyle de öne çıkan bir roman. (Yoksa novella mı desek?) Irkıçılık, ayrımcılık, yok sayma, ötekileştirme karşıtı bir metin olarak, bugünlerde hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu iç barışa, kardeşlik ve tolerans duygularına hizmet ediyor. Bu nedenle çok okunsun istiyorum.

  • 52
    Shares




Turgutlu doğumlu. Ege Üniversitesi Felsefe mezunu. Öykü ve incelemeleri, aralarında Notos Öykü, Sarnıç Öykü, Edebiyatist de olan çeşitli dergilerde yayımlandı. Bir dönem, Ege Telgraf Gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Bir öyküsü, "Öyküden Çıktım Yola" isimli seçkide yer aldı. Yayımlanmış üç kitabı var. Kuzgunkara ve Bir Romanın Savunusu (Roman-Koyu Kitap 2014), Bir Çift Küpe Çiçeği ( Öykü-Girdap Kitap 2015), Küçük General (Novella-Dedalus Kitap 2018)

Yazarının Kaleminden: Küçük General

Turan Dağlı, üçüncü kitabı “Küçük General”in yazım macerasını Kayıp Rıhtım okurları için anlattı.

  • 52
    Shares

 

 

Başa dönün