Yazarının Kaleminden: Mahrum

Eren Abaka, gerilim türündeki eseri ve ilk romanı "Mahrum"un yazım sürecini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı.

Mahrum için her şey yazdan kalma bir günün akşamında başladı.

En iyi arkadaşım Başak’la sohbet ediyor, onun sokağa ve insan yığınları arasına karışmaktan çekinmesi üzerine konuşuyorduk. Sonra onun aslında harika bir roman kahramanı olabileceğinden girip hayaletler, cinler, zaman yolculuğu ve seri katilleri de içeren bir sürü şeyden bahsettik. O gün çok güldük, hayaller kurup çok eğlendik ama hepsinden önemlisi ben kitabımın başkahramanımı bulmuştum.  Üstünde düşündükçe ana hatları oluşmaya başladı. Önce ona bir geçmiş verdim, sonra verdiği yanlış kararlarla ve yaptığı fedakârlıklarla onu şekillendirdim. Hatice böyle doğdu işte.

İlk göz ağrım olduğu için biraz kayırmış olabilirim ama Hatice ete kemiğe büründüğünde peşinden Yusuf ve Kadir karakterleri kendiliğinden geldi. Karakterleri düşünmek, onların jestlerine kadar hayal etmek işin en zevkli kısmıydı. Hepsinin bir şeylerden mahrum kaldığı ve bir şekilde mahkûm olduğu küçük bir dünya yaratmak ise en zoruydu. Sanırım biraz tembel davrandım bu konuda ve güvenli bölgemden ayrılmadan çocukluğuma ve kendi geçmişime döndüm. Bildiğim, tanıdığım sokaklarda yürüyüp şahit olduklarıma o dünyayı boyutlandırdım. 90’lar nostaljisinin bu kitapta olma sebebi bu aslında. Geçmişte kalanın, elden kayıp giden zamanın özlemiydi bu. Kendimce o döneme bir saygı duruşunda bulunmak istedim.

Yine de hiçbir zaman planım mutlu, umut veren bir kitap yazmak değildi.

İnsanoğlunun yoldan çıkma konusundaki sicilini hatırımda tutarak, gerilim dolu bir olay örgüsü kurmak istiyordum. Bu kısım biraz zaman aldı çünkü karakterlerimin birden fazla etmen, ki buna şans ya da kader de diyebilirsiniz, sonucunda korkunç bir sona doğru ilerleyecekti.

Mahrum’un tamamlanmasına, kitap haline gelmesine ise beklemediğim bir anda iş arkadaşımızı kaybettikten sonra karar verdim. Farkında olmadan ülkede ve özel hayatımda yaşadığım büyük bir gerilimin boşalması gibiydi. Bir şeyler yazmanın rahatlatıcı ve tedavi edici bir yanı da var. Geçmişten bir şeyleri anımsamak ve o parçaları bir metne eklemek onları ölümsüz kılıyor. Unutmak ölmektir ve ben hatırlamayı seçtim.

GÖZ ATIN  Yazarının Kaleminden: Gerçekler Kırıldı

Kitabın kapağı ve içindeki çizimler ise Dilara Kavaklıoğlu’na ait. Sayesinde o kadar güzel bir iş ortaya çıktı ki onunla hayatlarımız kesiştiği için şükrediyorum. Eğer merak edip kitabımı okumasaydı ve ben bu kitap için çizimler yapmak istiyorum demeseydi hiçbir şey bu kadar yolunda gitmezdi diye düşünüyorum.  Bu proje ikimizi de zorladı ama kapak çalışması bittiğinde derin bir nefes aldım ve işte şimdi bitti dedim.

Bu kitabın yayına hazırlanmasında önemli rolü olan bir diğer kişiyse editörüm Yağmur Yavaş Aydın. Eğer her yazdığım bölümün ardından okumasa ve beni teşvik etmeseydi Mahrum hâlâ bir e-postada keşfedilmeyi bekliyor olurdu.

Hayatıma değen, Mahrum’un çıkışında sebep olan bu üç yetenekli kadına buradan teşekkür etmek istiyorum. Benimle birlikte bu heyecanı paylaştıkları ve “hatırlamama” yardım ettikleri için.

Eren Abaka

* * *

“Yazarının Kaleminden” bölümünde kaleme alınan diğer yazılar için tıklayın!




Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz! İletişim: info@kayiprihtim.com

Yazarının Kaleminden: Mahrum

Eren Abaka, gerilim türündeki eseri ve ilk romanı “Mahrum”un yazım sürecini Kayıp Rıhtım okurları için kaleme aldı.

Başa dönün
Daha fazla Kayıp Köşeler
Fantastik Geziler #2 – Dan Brown’ın Roma’sı

"Fantastik Geziler" başlıklı yazı dizimizin ikinci bölümünde yine çok merak edilen yerlerden birisini, Dan Brown'ın...

Kapat