Kayıp Rıhtım 11 Yaşında!

Kayıp Rıhtım dolu dolu bir yılın ardından yeni yaşına adım attı. 11. yaş günümüze hoş geldiniz!

Yılların geçiş hızını Kayıp Rıhtım’ın sürekli aldığı yaşlardan hesaplıyoruz. Klişe bir anoloji, doğru. Ama o hâlâ bizim çocuğumuz. Ona yetişemiyoruz. Daha geçen gün 10. yaşımızı kutlamamış mıydık? Bugün 11 diyoruz.

Dile kolay.

Ocak 2008’de başlayan macera durmak bilmeden devam ediyor. Sonu olmayan bir yarış gibi. Duramayacağımızı biliyoruz. Çünkü buna ihtiyacımız var. Sınırsız evrenin ortasında, omzunda yalnızca bir havluyla otostop çeken yolcuları karşılamaya devam etmeliyiz. Bu eksikliği doldurmalıyız. Çay kaşığıyla hapishane zeminini kazarak kaçmaya çalışmaktan vazgeçemeyiz. Çünkü vazgeçersek bir şeylerin eksik kalacağını biliyoruz. Yaptığımız şey mütevazı bir teselli ikramiyesi.

Siz yalnız değilsiniz. Nefes alabileceğiniz küçük bir bahçe var. Kayıp Rıhtım var. Sizin için.

Geçen bir yılda neler yaşadık diye havlumuzun üstünden geriye baktığımızda rengârenk bir curcuna görüyoruz.

Öncelikle Kayıp Rıhtım’ın yaşlı forumu silkinerek yepyeni bir tasarıma ve yeni bir başlangıca imza attı. 2018’de yaptığımıza en memnun kaldığımız yeniliklerden birisi kesinlikle Forum. Rıhtım’ı, -eğer varsa- muadillerinden ayıran en büyük özelliği okurlarıyla olan kuvvetli bağları. Zaten pırıl pırıl bir forumu 365 günde 3 bine yakın kullanıcıyla böylesine aktif kullanmak başka kimseye nasip olmayacak bir mucize olmalı.

Sonrası bildiğiniz gibi.

Dmitry Glukhovsky ile TÜYAP’ta gerçekleştirdiğimiz söyleşiden bu sene iyice ağırlık verdiğimiz Yazarının Kaleminden köşesine, Çevirmenin Çemberi’nden Yayınevleri Soru Hattı’na, Rıhtım kendine has güzellikleriyle yoluna emin adımlarla devam etti.

Haziran 2018’de Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisinin 9. yaşını kutladık. “Oncle Cauchemére Öyküleri” yılın en çok konuşulan meselelerinden birisi oldu. Öykü Seçkisi, Forum’la birlikte Rıhtım’ı sırtlamayı sürdürüyor.

Sadettin Teksoy söyleşisinden ilk Barbar Conan öyküsü olan Kılıçtaki Anka çevirisine kadar sınır tanımayan bir yelpazede çalıştık. Mary Shelley’nin Frankensteinının 200. yılında eserin İş Bankası baskısının çevirmeni Yiğit Yavuz’dan bir yazı alırken Frankenstein üzerine de çeşit çeşit makaleler yayınladık.

GÖZ ATIN  10. Yıl Şenlikleri Nasıl Geçti?

Kütüphaneler hâlâ en sevdiğimiz meskenlerden. Onlar üstüne konuşmaktan geri durmadık. İş bir ara Bram Stoker’ın Dracula’yı yarattığı kütüphaneye kadar geldi. Cenneti bir kütüphane olarak düşleyen Borges’e katılmadan edemedik.

Bir yanda Klasik Türk Şiirinde Fantastik Unsurlar’ın peşine düşerken diğer yanda “Distopyalar Ne Kadar Gerçek?” diye sorduk. Ünlü yazarların sevemediği klasiklere şaşırdık, Stanislaw Lem’in öngörülerine saygı duyduk. Sözü bir ara William Faulkner’a bıraktık, kendisine tavsiyeleri için teşekkür ettikten hemen sonra lafa Moebius girdi. Ondan da kaçalım derken kendimizi yeni bir yazı dizisinde bulduk: Karşılaştırmalı Edebiyat.

Mitoloji testleri çözdük, Kurt Vonnegut’un mektubuyla içlendik, Ya Ejderhalar Gerçekse? dedik. Sonra işin içine H.P. Lovecraft girdi. Önce “Pnakotic El Yazmaları” ile tanıştık, sonra Lovecraft’ın canavarlarına kısa bir bakış attık. Yayınevlerine Sorduk: Ne Olacak Bu Ekonominin Hâli? Aldığımız cevabı pek beğenmedik ama elden ne gelir?

Kralkatili dedik, neden gelmiyor hâlâ? Teoriler ürettik. Ömer Hayyam’ın “Rubaiyat”ının Titanic’le ne ilgisi var yav, diye söylendik. Cüneyt Arkın öykü de mi yazıyormuş, üstelik pek çok yazara taş çıkartacak cinsten. İnsan Çiti, bir insanın çürümeye başlarken yaptığı zihinsel yolculuğa davet etti bizi. Kabul ettik.

Yabancı edebiyatta bu topraklardan sesler duyduk: “Türk Bahsi Geçmesiyle Akıllarımızda Yer Edinen Yabancı Edebiyat Eserleri”. Değneğin ucu altkültüre dokununca Playboy dergisine bile değindik. İş dergilere gelince tarihteki ilk fantezi ve korku dergisi Der Orchideengarten’i andık. Mesele edebiyat olunca çay tariflerini bile yazarlardan dinlemeye kalktık. George Orwell anlattı, biz çayımızı demledik. Bir kere saymaya başlayınca bu işin asla son bulmayacağını fark ettik ve derin bir iç çektik.

İç çekince aklımıza Ursula K. Le Guin geldi. Hemen ardından Stan Lee. 2018 bizi üzmeyi başardı. Onları bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyoruz. Bize verdikleri tüm güzel şeyler için teşekkürler.

2018’de sayılarla aramızı iyi tuttuk. Kayıp Rıhtım için ortaya şöyle bir tablo çıktı:

  • 2018 yılında sayfalarımız 724.015 kişi tarafından, 1.267.731 farklı oturumla toplamda 3.288.590 defa görüntülendi.
  • Portal Arşiv’in bir yılda 394.127 defa, Forum Arşiv’in ise 430.393 defa görüntülendiğini duyunca gururdan göğsümüz kabardı.
  • Taze Forumumuz ise sayı konusunda asla geri durmadı. Son 10 ayda 99.750 kişi tarafından, 473.799 oturum açıldı ve toplam sayfa görüntülenmesi 2.969.588’e ulaştı.
  • Öykü Seçkimiz ise gerçek bir assolist. 43.186 kişi tarafından 77.201 farklı oturumla toplamda 194.477 defa ziyaret edildi.

Yani geçtiğimiz yıl Rıhtım’ın var olduğu tüm sayfalar toplamda 7.277.175 defa görüntülenmiş. En başa dönersek… Nefes aldığımız bu bahçeyi bizimle birlikte genişlettiğiniz için ne kadar minnettarız, bilemezsiniz.

Tüm bunların yanında Kayıp Rıhtım’ın YouTube kanalı da yılın son günlerinde oldukça aktifleşmeye başladı. Yeni yılda kanalımızı takibe almanızı içtenlikle öneriyoruz.

2018’in EN’lerini yine birlikte seçiyoruz. Aday gösterme sürecimiz 10 Ocak’a kadar sürecek. Ardından oylamalar başlayacak ve son kararı siz vereceksiniz.

GÖZ ATIN  Kayıp Rıhtım Okurları 2018'in EN'lerini Belirliyor!

Ve elbette merakla beklenen şu mesele… Şenlikler! Kayıp Rıhtım’ın yaş günü şenlikleri önümüzdeki günlerde Rıhtım semalarında şanından her zaman olduğu gibi bahsettirmesini bilecek.

Tüm bunların yanında, bir kez daha bizimle olduğunuz için teşekkür etmek istiyoruz.

İyi ki varsın sevgili okur. İyi ki.

  • 256
    Shares

Genel Yayın Yönetmeni
1993 İstanbul. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu. Çeşitli kısa ve orta metraj film projelerinde yer aldı. Öyküleri kimi dergi ve fanzinlerde yayımlandı. 2013'ten beri üç arkadaşıyla birlikte Marşandiz Fanzin'in makinistliğini yapmaya devam ediyor. İlk öykü kitabı "Ölü Dalgıcın Sonbaharı" ise Eylül 2018'de yayımlandı.

Kayıp Rıhtım 11 Yaşında! için 16 yorum

  1. mit dedi ki:

    Ne ara 11 olduk yav? Ben daha foruma yeni üye olmuştum, site kurulalı sadece 1.5 sene geçmişti. Aylık Öykü Seçkisi henüz ikinci sayısındaydı. Acaba ben de yazsam yayınlanır mı diye düşünüyordum. Ne ara 11 olduk??

    Eline sağlık Onur, yine kelimelere dans ettirmişsin. Nice yıllara Rıhtım :slight_smile:


  2. Bu rıhtıma demir atmam 1 yıl olmamıştır herhalde, oysa 7 yıla yakın rıhtım açıklarında dolanıp durdum. Rıhtım sürekli “hey yolcu burası çok güzel gelsene” deyip durdu ben ise yıllarca kulak vermedim. Şimdiyse ben de kayboldum kendim gibileri bulduğum yerde. İyi ki varsın Kayıp Rıhtım :heart_eyes:


  3. Agape dedi ki:

    Bundan uzun uzun zaman önce yolum Rıhtım’a düştüğünde yorgundum. Kalabalık ve şen bir kasabanın ortasında kendimi yalnız hissetmiştim. Herkesin yaz, güz, bahar, kış şenliklerinin birini kutladığı sıralardı. Hancı göz ucuyla bana bakıp selam vermiş ben de kuytu köşelerin birinde bir saldalye çekmiştim kendime. O gün bu gündür buralardayım. Kâh sessiz kâh konuşkan.

    Nice 11 yıllar dilerim Rıhtım ailesine.


Kayıp Rıhtım 11 Yaşında!

Kayıp Rıhtım dolu dolu bir yılın ardından yeni yaşına adım attı. 11. yaş günümüze hoş geldiniz!

  • 256
    Shares

 

 

Başa dönün
Daha fazla Kayıp Rıhtım
Kayıp Rıhtım Okurları 2018’in EN’lerini Belirliyor!

Kayıp Rıhtım'ın gelenekselleşmiş yıl sonu okur anketinde aday gösterme süreci başladı. 2018'in EN'lerini her zaman...

Kapat