in ,

Agatha Christie Hakkında Gizem Romanları Tadında 13 Gerçek

Agatha Christie hakkında, en az kaleme aldığı polisiye romanları kadar gizemli gerçekler var. Yazarın hayatı ve eserlerine dair bilmediğiniz detaylar sizlerle!

Agatha Christie Hakkında Gizem Romanları Tadında 13 Gerçek

İsmi muhtemelen bir şekilde kulağınıza çalınmıştır mutlaka: Agatha Christie, kitap okumaktan uzak olanların bile aşina olduğu, tüm zamanların en çok satan gizem / polisiye kitaplarının yazarı.

Birleşik Krallık’ta, 19. yüzyılın sonlarında dünyaya gelen yazar, yaşamı boyunca oldukça üretken bir kaleme sahip olmuş; romanlarının yanı sıra sahnelenmek üzere oyunlar, hatta yaygınlık konusunda İncil ve William Shakespeare’in eserleriyle yarışan şiirler kaleme almıştır. Romanları filmlerden televizyon programlarına, radyo yayınlarına kadar pek çok medya aracıyla sesini duyurmuş; böylelikle yazar, bir ikon hâline gelmiştir.

Ancak böylesi bir gizem türü yazarının, kendi özel hayatında da birtakım dramatik olaylar yaşamaması ve ilginç gerçeklere sahip olmaması söz konusu değildir elbette. Nitekim Christie de tuhaf yazma alışkanlıkları ve gezginlik serüvenlerinden şaşırtıcı bir işe ve bizzat deneyimlediği olağanüstü gizemli olaylara (bir dedektif romanı için kusursuz bir kurgu olabilecek türden) kadar çoğu ilginç hikâye, yazarın satırları dışında kalmıştır.

İşte burada Agatha Christie hakkında sizi şaşırtabilecek -hatta kütüphanenize ekleyecek bir şeyler aradığınız bir sonraki seferde sizi, yazara ait birkaç parçaya yönlendirebilecek  13 gerçeğe ışık tutuyoruz.

1. Annesinin Aksi Yöndeki İsteğine Karşın Henüz Beş Yaşında Kendi Başına okumayı Öğrendi

Genç Agatha Christie

Christie’nin annesi, kendisi bir hikâye tutkunu olmasına rağmen sekiz yaşına gelene dek kızının okumayı öğrenmesini istemiyordu. Ancak babası tarafından evde eğitim gören ve ara verdikleri saatlerde canı sıkılan Agatha, yalnızca beş yaşındayken kendi kendine okumayı öğrendi.

2. Eczacı Olarak Çalıştı

Yazar, Eczacılar Topluluğu’nun sınavlarını geçerek I. Dünya Savaşı sonrasında bir hastane dispanserinde eczacı olarak görev yaptı. Nitekim bu deneyim, bilgi birikimini ürpertici hâle getirse de eserlerinde sıkça zehirlerden söz edişini de açıklıyor. Üstelik Christie’nin bu derin bilgisi üzerine Kathryn Harkup tarafından yazılmış bir kitap bile mevcut: A is for Arsenic: The Poisons of Agatha Christie (A, Arsenik İçin: Agatha Christie’nin Zehirleri).

3. Yazarlık Kariyerine Şair Olarak Başladı

Christie’nin yazın dünyasına ilk adımı, on bir yaşında Londra gazetelerinden birinde çıkan şiiriyle başladı. Ergenlik yaşlarının sonlarındaysa pek çok farklı şiirini yayımlamış, bunların çoğu da bugün Londra’nın prestijli dergilerinden The Poetry Review’de yer almıştır.

4. Dedektif Romanları Yazmasının Bir Nedeni, Ablasıyla Girdiği İddiaydı

Tıpkı bildiğimiz ve çok sevdiğimiz bir başka hikâye yazarı Mary Shelley gibi Christie, ilk dedektif romanı The Mysterious Affair at Styles’ı bir iddialaşma meseliyle kaleme almıştır: Ablası Madge, Agatha’ya asla okuyucunun, suçluyu kolayca bulamayacağı türden iyi dedektif hikâyeleri yazamayacağını söylemiştir. Buna karşılık Agatha’nın ilk eseri 1920 yılında Amerika’da ve 1921 yılında Birleşik Krallık’ta yayımlanarak Agatha’ya beş kitaplık bir anlaşma kazandırmıştır. Üstelik bununla da sınırlı kalmamış, radyoya, sahneye ve televizyona uyarlanmıştır.

5. Gerçek Hayatta Birtakım Gizemli Olaylar Yaşadı

Agatha Christie Kayıp

Bir kış akşamı, Christie bir anda ortadan kayboldu. Ardında bıraktığı arabası, aile evlerinden millerce ötede bulundu. Ulusal çaplı bir aramadan sonra Christie’nin adı değiştirilen bir otel de kaldığı tespit edildi. Bir sarsıntı ve amnezi geçirmesi ihtimaliyle muayene edilen yazar, uyandığında ne kim olduğunu hatırlıyordu ne de onu almaya gelen kocasını. Zaten gidişatı kötü olan evliliği sona getiren bu olayı Christie bir daha toplum içinde anmadı.

6. İkinci Eşiyle En Meşhur Romanı Kabul Edilen Orient Express’te Tanıştı

Doğu Ekspresi

Christie hayranları, Doğu Ekspresinde Cinayet adlı romanın geçtiği yerin, bir aşk mekânı olabileceğinden kuşku duymaz; zira yazar, hayatı boyunca arzuladığı Doğu Ekspresi seyahati sırasında ikinci kocası Max Mallowan’a burada rastlamıştır. İkili, Irak sınırının güneyindeki Ur arkeoloji alanında karşılaşmıştır.

7. Hikâyelerini Çoğunlukla Söyleyip Başkasına Yazdırırdı

Torununun belirttiğine göre yazmaya karşı isteksiz olan Christie, hikâyelerini bir diktafona (Alexander Graham Bell’in tasarladığı küçük bir ses kayıt cihazı) kaydedip sonrasında yazıya geçirtirdi.

8. Genellikle Yılda İki veya Üç Roman Yazdı

Agatha Christie Kitapları

Şaşırtıcı değil elbette; her daim en çok satanlar listesinde olan yazar, yaşamı boyunca bu üretkenliği sayesinde 66 dedektif romanı ve 14 kısa hikâye derlemesi yayımlamıştır.

9. Tüm Zamanların En İyi Romancılarındandı

Bunu zaten biliyor olmalısınız. Christie’nin romanları, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre yaklaşık iki milyar -bir milyarı İngilizce, kalanıysa çeviri olmak üzere- basım yapmıştır. Üstelik İncil ve Shakespeare’in oyunlarından sonra dünyada en çok basılan üçüncü kitap olarak yer almaktadır.

10. Ayrıca En Uzun Süren Oyunu Kaleme Aldı

Fare Kapanı

Aslında kısa bir radyo yayını olarak başlayan Fare Kapanı, tarihte bilinen en uzun süreli cinayet-gizem oyunudur. 2012 yılında 25.000 bölümden oluşan başarısını kutlamıştır.

11. Hayatı Boyunca Her Birini Doldurduğu, Yüzden Fazla Not Defteri Tuttu

Aklına gelen fikirleri ve çevresinde işittiklerini her an not almasıyla bilinen Christie, söylenene göre bizzat eliyle yazdığı yüzden fazla not defterine sahiptir. Bunlardan yetmiş üçü, bugüne değin sağlam kalmış, 2009 yılında da John Curran tarafından Agatha Christie’nin Gizli Defterleri başlığıyla yayımlanmıştır.

12. Christie Sörf de Yapıyordu!

The Guardian gazetesinin 2011 yılında yayımlanan bir sayısına göre Agatha Christie, sörf yapmayı öğrenen ilk İngiliz vatandaşlarından biri olabilir! Görünüşe bakılırsa gizem yazarı, ayrıca Cape Town ve Honolulu kıyılarında dalgalara hırsla meydan okuyan bir sörfçüydü.

13. Kendi Romanlarını Tekrar Okurdu

Çoğu yazar, yayımlandıktan sonra hiç dönüp kitaplarını yeniden okumadığını söyler. Bunun bir nedeni, eleştirilere veya düzeltmek için geç kalınmış hatalara tahammül edememeleridir. Ancak Agatha Christie bu yazarlardan olmamış; kendi ifadeleriyle “birtakım özel nedenlerden ötürü, belki ona yöneltilen soruları yanıtlayabilmek için” romanlarını okuma cesareti göstermiştir. Üstelik romanları arasında hangisini en çok sevdiğine karar verememesiyle de bilinir!

Yazarın hayatına dair bu gerçekler arasında ilginizi çekenler hangileri oldu? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bize ulaştırabilirsiniz!

* * *

* Agatha Christie Eserlerinden Uyarlanan 6 Şahane Radyo Tiyatrosu

Kaynak: Bustle

Oyla!

Rabia Elif Özcan

1995 yılında, dünyaya ilk defa dokunduğundan bu yana okuyor gözlerim, ellerim, kulaklarım ve hislerim. En çok doğayı okuyorum, sonra müziği, renkleri; ve edebiyat okuyup çeviriler yapıyorum, başka gözlerin bakışlarına dokunabilmek için. Dimağımın heybesinde biriktirdiğim kelimelerden masallar fısıldıyorum. Hayatı satır aralarına katık ediyorum; yağmurlu gökte vicdanı arıyor, mum ışığında güneşi buluyorum. Sabah günümü aydın eden kahve kokuları gece gözüme uyku sürüyor. Küçücük bir kutuda azıcık yaşıyorum, yetinmekle doyuyorum.

1 Yorum BULUNUYOR


  1. Ablasıyla girdiği iddiayı biliyordum. Gerisini duymamıştım. Özellikle son madde çok iyi ya.

Corona Virüsü Ertelenen Filmler

Corona Virüsü Sonrası Ertelenen Tüm Filmler

Harry Potter: Puzzles & Spells Oyunu

Harry Potter: Puzzles & Spells Oyunu Geliyor