in ,

Avrupa Mimarisi: Görmeniz Gereken Sıra Dışı ve Eşsiz 15 Yapı

Avrupa Mimarisi çeşitlilik açısından oldukça zengin bir anlayışa sahip. İşte Avrupa’nın farklı yanlarıyla öne çıkan mimari yapıları!

Avrupa Mimarisi

Avrupa Mimarisi, yüzyıllar boyunca değişen tarzından dolayı farklılığı ve çeşitliliği içinde en çok barındıran bir anlayışa sahip. Antik Roma anlayışından fütürist tarza kadar pek çok üslubu bünyesinde taşıyan Avrupa’da görülmesi gereken pek çok yapı var.

Hem eski hem de modern mimariyi bir araya getiren; içinde müzeler, kiliseler ve konutların da yer aldığı listemizde ise toplamda 15 yapı örneği bulunuyor.

Gelin bu ilginç binaların hikâyelerini birlikte inceleyelim!

1. Guggenheim (Bilbao, İspanya)

Guggenheim Avrupa Mimarisi

Guggenheim Müzesi 1997 yılında Kanadalı mimar Frank Gehry tarafından inşa edildi ve 20. yüzyıl modern mimarisinin en iyi örneklerinden birini temsil etmekte. Müze, çağdaş ve modern sanat anlayışını tanıtmayı amaçlayan Guggenheim Vakfı’nın bir parçası ayrıca. 1997 yılında inşa edildiğinde Guggenheim projeleri arasındaki en büyük müze olmuşsa da şimdilerde Abu Dhabi’de yeni bir Guggenheim Müzesi inşa ediliyor ve Bilbao’dakinin iki katı büyüklüğünde olması planlanıyor.

2. Ters Ev (Zakopane, Polonya)

Upside Down House

Polonya’daki ünlü kayak merkezi Zakopane’yi ziyaret ederseniz Ters Ev’i (Lehçede Dom Do Gory Nogami) de görmeyi unutmayın. Sıra dışı şeklinden dolayı her yıl daha fazla turistin ilgisini çeken Ters Ev’in içerisinde masalar, sandalyeler ve hatta yatak ile tuvalet bile baş aşağı bir şekilde yerleştirilmiş.

3. Çarpık Ev (Sopot, Polonya)

Çarpık Ev Avrupa Mimarisi

Çarpık Ev (Lehçede Krzywy Domek) muhtemelen Sopot’taki en ikonik binadır. 2004 yılında alışveriş merkezinin bir parçası olarak inşa edilen binanın dalgalı görüntüsü, masal çizerleri Jan Marcin Szancer ve Per Dahlberg ile Antoni Gaudi’nin Barselonada’ki evlerinden ilham alındı. Çarpık Ev’in içerisinde kahve içebileceğiniz bir kafe bulunuyor.

4. Markthal (Rotterdam, Hollanda)

Markthal Avrupa Mimarisi

Markthal Rotterdam’ın merkezinde bulunan ve içinde hem konutların hem de ofislerin yer aldığı bir bina. Bünyesinde iki yüzden fazla daire ve binden fazla araba kapasitesiyle dört katlı bir garaj yer alıyor. Peki, bu binayı özel kılan nedir?

Öncelikle binanın ön yüzü tamamen camdan yapılmış ve iç tarafı da Arno Coenen’in yaptığı 11 000 metre karelik çizimlerle kaplı. Bu çizimler, hayvan ve bitkilerin canlı bir birleşiminden oluşuyor ve bu birleşim üç boyutlu dijital teknoloji ile yapılmış. Üç boyutlu teknolojiyi kullanan ilk binalardan biri olan Markthal’a günümüzün Sistine Şapeli diyenler de var.

5. Casa Milà (Barselona, İspanya)

Casa Milà Avrupa Mimarisi

La Pedrera olarak da bilinen Casa Milà, Antoni Gaudí kendini Sagrada Familia’ya adamadan önce yapmış olduğu son mimari şaheserdir. Yapı, mağaradaki deliklere benzeyen pek çok düzensiz penceresi ile her birinin demirden eşsiz çitlerinin olduğu balkonları olan insan yapımı bir dağı temsil etmektedir.

Yapının içerisinde ön yüz, zemin ve çatı ile birleşen iki ev bulunmaktadır. En ilginç kısmın çatısı olduğu söylenebilir. Savaşçıların bahçesi denilen çatı kısmı, birbirinden farklı, çatıyı koruyan askerlere benzeyen yirmi sekiz adet bacası ile tanınıyor. 1984 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesine eklenen Casa Milà ilk sahipleri olan Roser Segimón ve eşi Pere Milà için inşa edildi ve 1986 yılında da müzeye dönüştürüldü.

6. Aziz Vasil Katedrali (Moskova,Rusya)

Aziz Vasil Katedrali Avrupa Mimarisi

Moskova’nın en ünlü kilisesi ve Rusya’nın da muhtemelen en çok bilinen yapısı Aziz Vasil Katedrali’dir. Dünya Mirası Listesinde yer alan katedral dünyanın en sıra dışı kiliselerinden de biri aynı zamanda. Aziz Vasil’e adanan katedral, ana bölüm ve etrafındaki sekiz küçük şapelden oluşuyor. Renkli kulelerde soğan kubbelerin olma sebebi ise kar ile baş etmenin daha kolay olması. Katedralin renkleri ise 17. Yüzyıla kadar günümüzdeki gibi değildi. Moskova Kremlini’ne benzemesi için beyaz renkte olan katedralin altın sarısı kubbeleri bulunuyordu.

7. Hallgrimur Kilisesi (Reykjavik, İzlanda)

Hallgrimur Kilisesi

74,5 metre uzunluğunda olan ve İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te bulunan bu Lüteriyen Kilisesi İzlanda’nın en uzun kilisesi olma özelliğine sahip. Kilisenin mimarisi dışa vurumcu özellikler taşımakta. Ayrıca Hallgrimur Kilisesi’nin olağandışı şekli bazalt taşların şekillerinden esinlenilmiş. Aslında kilisenin bu kadar uzun olması planlanmamış, sadece Reykjavik’teki Katolik Kilisesini geçmesi düşünülmüş.

8. Atomium (Brüksel, Belçika)

Atomium

Bina olmamasına rağmen listede yer alması gereken yapılardan biri Atomium.  Bu ünlü yapı 1958 yılında Dünya Fuarı için inşa edilmiş ve o zamandan beri her yıl milyonlarca ziyaretçinin ilgisini çekmiştir. Yapı, dokuz adet çelik küreden oluşuyor ve demir atomlarını temsil eden bu küreler birbirlerine öyle bir şekilde bağlı ki birlikte demirin kristal yapısını oluşturuyorlar. Kürelerden beş tanesi ziyarete açık ve devamlı sergiler mevcut. Ayrıca en üstteki kürede de restoran bulunmakta.

9. Four Solaire (Odeillo, Fransa)

Four Solaire

Dünyanın en büyük güneş fırını olan Odeillo Güneş Fırını, Avrupa’daki en önemli bilim araştırma yerlerinden biri. İspanya sınırına yakın Font-Romeu-Odeillo-Via bölgesinde bulunan fırınının uzunluğu 54 metre, genişliği ise 48 metre. Peki bu fırın neden Odeillo’da yer alıyor? Fırının buraya inşa edilmesinin sebebi Odeillo’nun sene boyunca en fazla güneş ışığı alan yer olması (Yılda 2500 saatten fazla), yüksek rakım sebebiyle de havanın temiz, nemin az olması diyebiliriz. Güneş fırınında bulunan 9300 adet ayna merkez noktaya ısı iletmektedir ve saniyeler içerisinde 3500 °C’ye ulaşabilmektedir.

10. Waldspirale (Darmstadt, Almanya)

Waldspirale

Orman sarmalı anlamına gelen Waldspirale, herhangi bir sıradan konut değil. Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanan bina Almanya’nın Darmstadt kentinde bulunuyor ve 1990’lı yılların sonunda inşa edildi. Bina u şekli, birden fazla renge sahip eşsiz dış yüzeyi ve düz çizgilerin olmaması ile kendine has bir özelliğe sahip.

İlginç bir şekilde binadaki bin adet pencerenin hiçbiri aynı değil ve aynı şekilde kapı kolları da birbirinden farklı. Ayrıca iç duvarlar da dış duvarlara uygun olacak şekilde inşa edilmiş. Binada yüz beş daire, bir adet garaj, içinde küçük yapay bir gölün de bulunduğu çocuklar için oyun alanı bulunuyor. Düzensiz bir şekle sahip olsa da binanın en yüksek noktası on ikinci kata kadar çıkıyor.

11. Dans Eden Ev (Prag, Çekya)

Dans Eden Ev

Prag’ın merkezinde bulunan ve sıra dışı görünüşe sahip Dans Eden Ev her yıl pek çok ziyaretçiyi kendine çekiyor. Bina Çek mimar Vlado Milunic ve Guggenheim mimarı Frank Gehry tarafından tasarlandı. İlk başta kültür ve sanata odaklanması planlanan binada şu an ofislerle birlikte son katında bir Fransız restoran bulunuyor. Ayrıca tasarımcı üç boyutlu efekt vermek amacıyla pencerelere tablolara benzer dışbükey çerçeveler eklemiş.

12. Kübik Evler (Rotterdam, Hollanda)

Kübik Evler

Rotterdam’daki bir diğer ilginç yapı da Kübik Evler. Blaak Metro Durağına yakın bir yerde bulunan, yenilikçi tarzı olan Kübik Evler’de gerçekten yaşayan insanlar bulunuyor. Hatta bu binalar insanları öylesine cezbetmiş ki ev sahiplerinden birisi bundan para kazanmaya karar vererek kübik dairelerden birini tura açmıştır.

13. Ulusal Kütüphane (Minsk, Belarus)

Ulusal Kütüphane

Rus Edebiyatı kapsamında dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi olan Minsk’teki Ulusal Kütüphaneyi özel kılan tek özellik bu değil. Kütüphane 72 metre uzunluğunda ve Avrupa’nın en iyi donatılmış kütüphanelerinden biri. Ayrıca kendine ait elektronik kaynakları da mevcut. Multimedya kütüphanesi olması dışında turistleri de cezbeden bir yer. Terasına çıkarak Minsk’in muazzam manzarasını izlemeniz de mümkün. Ayrıca kütüphanenin ön kısmında bulunan alanda konser ve sergi gibi etkinlikler de yapılıyor.

14. Temple Expiatori del Sagrat Cor (Barselona, İspanya)

Temple Expiatori del Sagrat Cor

Antoni Gaudi sayesinde Barselona için sıra dışı mimarinin başkenti diyebiliriz. Dünyaca ünlü Sagrada Familia hariç şehir merkezinin dışında kalan ve nefes kesen bir tane daha kilise bulunuyor. Deniz seviyesinin neredeyse 550 metre üzerinde bulunan Tibidabo Dağı’nda bulunan bu muhteşem kilise, Barselona’nın unutulmaz panoramik bir manzarasını sunuyor.

Kilise, Sacred Heart adını taşıyan iki kiliseden (Paris’teki Sacré-Cœur ve Roma’daki Sacro Cuore) esinlenilmiş ve tepesinde Rio de Janeiro’dakine benzeyen bir İsa heykeli bulunuyor.

15. Kunsthaus (Graz, Avusturya)

Kunsthaus

Graz Sanat Müzesi olarak da bilinen Kunsthaus, fütürist tarzıyla Graz şehrinin kalbinde dikkat çekmektedir. Avrupa Kültür Başkenti programı kapsamında 2003 yılında inşa edilen Kunsthaus için nispeten yeni bir yapı diyebiliriz. Müzenin robotik kalbe benzeyen bir şekli bulunuyor ki bu onu klasik Avusturya mimarisinden ayırıyor. Müzenin zemininde bulunan yaklaşık bin adet floresan halka geceleri farklı desenler oluşturmakta ve müze elektrik enerjisinin çoğunu çatısında bulunan güneş panellerinden almaktadır.

Bu mimari yapılar arasında en çok hangisi dikkatinizi çekti? Aralarında daha önce ziyaret etmiş olduklarınız var mı? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşmayı unutmayın.

* * *

* Esin Kaynağını Müzikten Alan 6 Büyülü Tasarım

Kaynak: getbybus

Oyla!

Melin Arda

1990 doğumluyum ve İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum.Mitoloji başta olmak üzere edebiyat, müzik ve yabancı diller ile ilgileniyorum. Çeviri yapmak ve dizi/film seyretmek bu alanları bir araya getirdiği için oldukça keyifli geliyor. Bunları yaparak ve seyahat ederek farklı hayatları ve bakış açılarını görmeyi seviyorum.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Pardus Pardus dedi ki:

    Ters Ev, Çarpık Ev, Casa Milà, Kübik Evler. :slight_smile:

  2. ters ev safranboluda’da var. Hatta iki tane var da birinin adı tepetaklak ev. Koronadan sonra bekleriz

    • mekanla hiçbir alakam yok ama herhalde bekliyorlardır -
the left right game amazon prime

The Left Right Game, Amazon Prime Dizisi Oluyor

Brave New World Cesur Yeni Dünya fragman NBC Peacock

Brave New World Uyarlamasından İlk Fragman