in , ,

Drakula ve Harry Potter Eserleri Arasındaki 19 Şaşırtıcı Benzerlik

Drakula ve Harry Potter eserleri arasında, bugüne dek gözden kaçmış olabilecek birçok paralellik yer alıyor. İşte iki ünlü yapıttan dikkat çeken benzerlikler!

Drakula Harry Potter benzerlikler

Bir korku kültü olan Drakula ile fantastik edebiyatın mihenk taşlarından Harry Potter serisinin yazılması arasında yıllar olsa da, iki eser arasındaki şaşırtıcı derecede fazla benzerlik mevcut. Önce bu iki esere genel bir bakış atalım.

Drakula, bir vampir olan Kont Drakula’nın hikâyesini, onunla karşılaşan bir grup arkadaşın ağzından anlatan gotik bir eser. Bram Stoker imzalı kitap bazen günlük, bazen mektup, bazen de gazete kupürü formatında ve hikâye okuyucuya buralardan aktarılıyor. Ana karakterler: Drakula, Jonathan, nişanlısı Mina, Mina’nın arkadaşı Lucy, Lucy’ye gönlünü kaptıran üçlü; Quincey, Dr. Seward, Arthur ve Dr. Seward’ın dostu ve hocası Abraham Van Helsing. Olaylar emlakçı Jonathan Harker’ın, Londra’dan ev almak isteyen Kont Drakula’yı ziyareti ile başlıyor. Jonathan’ı rehin tutan Drakula, daha sonra Londra’ya taşındığında Lucy’nin başına bela oluyor. Başta onu hasta sanan arkadaşları yardımcı olması için Van Helsing’i çağırıyorlar. Van Helsing olayı çözüyor, fakat çok geç kalıyorlar ve Lucy bir yaşayan ölüye dönüşüyor. Bunun üstüne Kont Mina’nın peşine düşüyor. Dostları da Mina’yı kurtarmak için Kont’tan kurtulmaya karar veriyorlar ve uzun bir kovalamacanın sonunda onu yok ediyorlar.

J.K. Rowling tarafından yazılan Harry Potter serisine aşina olmamak mümkün değil fakat yine de özetleyelim. Harry Potter, bir bebekken Lord Voldemort isimli kötü bir büyücü tarafından öldürülmek üzere lanetleniyor, fakat lanet ters tepiyor ve Lord Voldemort ortadan kayboluyor. Seri boyunca Harry’nin büyücü olduğunu öğrenişinden itibaren sürdüğü hayat anlatılıyor. Harry bir büyücülük okuluna gidiyor. Burada, en yakın iki arkadaşıyla beraber pek çok badire atlatıyorlar. Savaştıkları kişi ise tekrar güçlenmekte olan Voldemort. Karanlık Lord, Harry’yi yok etmeye çalışıyor ama bir türlü başarılı olamıyor. Seri Harry ve arkadaşlarının Voldemort’u öldürmesiyle son buluyor.

Hikâyeler arasındaki benzerlik zaten göze çarpıyor, fakat aslında ilk bakışta görülenden fazlası var. İki eser arasındaki benzerliklere bir göz atalım.

Drakula ve Harry Potter Benzerlikleri: 1-) Telepati ve Zihinbend

Bu iki eser arasındaki paralellik gözüme ilk defa şu noktada çarptı; kitaptaki ana karakterlerden biri olan Mina Harker’la Drakula arasında telepatik bir bağ oluşuyor, bu sebeple diğer karakterler kadına planlarından bahsetmemeye karar veriyorlar. Çünkü Mina planlarını bilirse Drakula’nın da öğrenme ihtimali var. Ama bu iki yönlü işleyen bir hat ve Mina’yı hipnoz edip Drakula’nın gördüğü ve duyduğu şeylerin bilgisine de ulaşabiliyorlar.

Bunların Harry Potter okuyucularına tanıdık geldiğine eminim, çünkü Zümrüdanka Yoldaşlığı’nda da neredeyse aynı şeyler oluyordu. Voldemort Harry’nin zihnine ulaşabiliyor, ona istediklerini gösterebiliyordu. Harry de uykusundayken Voldemort’un yaptığı şeylere şahit oluyordu. Uyku ve hipnoz benzer hâller ve muhtemelen bildiğiniz üzere hipnoz kelimesinin kökeni Yunancada uyku anlamına gelen hypnos. İşte bu uyku hâlindeki telepatik bağdan ötürü, tıpkı Mina gibi, Harry de bilgiden yoksun bırakılıyordu.

2-) Yol Gösterici Bilge Karakter

Dr. Van Helsing, çeşit çeşit akademik unvanı olan yaşlıca bir insan. Tam bir yol gösterici. Kitabı okurken kendisinin her şeyi bildiği izlenimi oluşuyor. Fakat Van Helsing, yeterince zaman geçene kadar hiçbir şeyi açık etmiyor. İnsanlara, sadece gerçekten hazır olduklarını düşündüğü anda gerekli bilgiyi veriyor. Birini hatırlattı mı?

dumbledore van helsing

Aklınıza Profesör Dumbledore’un gizemli konuşmaları, bilgiyi gıdım gıdım verişi, bilgeliği ve her şeye hakim havasının geldiğine eminim. Bunların yanı sıra, Van Helsing kitapta pek çok defa, “Bizim inancımız var, birbirimize sahibiz,” gibi söylemlerde bulunuyor. Benzer şekilde Dumbledore da sevginin ve dostlukların önemini seri boyunca defalarca vurguluyor, hatta birçok önemli olayı sevginin gücü gibi şeylere bağlıyor.

Gerçek Kötüler: Drakula ve Voldermort’un Ortak Noktaları

3-) Sonsuz Yaşam Takıntısı

Biraz da “kötülere” bakalım. Drakula, sonsuza dek yaşamak isteyen, ölümsüz bir karakter. Kendine birçok mezar yaptırmış ve bunları farklı mekanlara yerleştirmiş ki biri yok olursa başka birine saklanabilsin. Voldemort da sonsuz yaşam tutkusuyla tekboynuz kanı içmekten tutun, Felsefe Taşı’nı iç etmeye, ruhunu parçalayarak hortkuluk yaratmaya dek pek çok şeyi denemişti. Drakula, mezarları nasıl sonsuz yaşamı devam ettirmek için yapmış ve gizlemişse, Voldemort da hortkulukları aynı sebeple yaratıp gizlemişti. İkisi de sonsuz yaşam için insanları öldürüp ruhundan feragat eden karakterler.

4-) Sevgisiz ve Korkulan

İkisi de sevgiyi tatmamış. İnsanlar onlardan korkmuş sadece. Tıpkı Bistritz’deki insanların Drakula’dan bahsetmekten kaçınmaları gibi, büyücülük dünyası da Voldemort ismini anmıyor. Drakula’nın güzel vampir gelinleri ona bağımlı oldukları için; sadece Drakula’nın onlara getirdiği şeyleri yiyerek (bu bağlamda yiyecek, insan oluyor) yaşamlarını (ölümden sonrasını) sürdürebildikleri için onun yanında kalıyorlar. Ölüm Yiyenler de Voldemort geri döndükten sonra sadece korkularından onun safını tutuyorlar.

5-) Fetih İsteği

drakula - harry potter benzerlik film

İki “kötü” de güç ve fetih peşinde. Drakula zaten geçmişte savaşlarda yer almış biri, hatta bir fatih. Şu anda da dünyanın farklı yerlerine açılıp buraları ele geçirmek istiyor. Vizyonsuz Voldemort da Hogwarts’ı ele geçirmek istiyor. Haydi haksızlık olmasın, Sihir Bakanlığı’nı da ele geçiriyor sayılır ve asıl amacı büyücülük dünyasının hakimi olmak. Kısacası iki karakterin de hırsları var; gerek sonsuz yaşam, gerekse fetih için. Fatih 1897. Fatih 1998.

6-) Soyluluk

lord voldemort drakula

İkisinin de Kont ve Lord gibi unvanları var. Tabii Voldemort kendi kendine vermiş bu unvanı ama insan kendine yeni isim koyuyorken unvan da ekleyiverebilir tabii. Zaten burada karakterlerin yaptıklarından ziyade yazarların ne yaptığı ile ilgileniyoruz. Belki de kötülere daha heybetli bir hava verdiği için bu şekilde unvanlar seçmişlerdir.

7-) Gece Yaratıkları

Kont Drakula kurtlar, fareler, böcekler gibi “gece yaratıklarına” hükmedebilen biri. Hatta gerektiğinde kurtlarla konuşabiliyor. Voldemort da benzer şekilde, büyücülük dünyası tarafından daha karanlık tarafta oldukları varsayılan büyülü yaratıkları kendi saflarında topluyor; kurtadamlar, devler, ruh emiciler gibi. Ayrıca yılanlarla konuşabilme yeteneğine sahip. Yani iki kötü de karanlık yaratıklara hükmediyor ve normal insanların iletişim kuramadığı yaratıklarla konuşabiliyor.

8- ) Toza Dönüşmek

voldemort ölüm

Şu anda kitaplardan biraz sapacağım ama bunun da ilginç bir detay olduğunu düşündüğüm için eklemek istedim. Drakula kitabın sonunda toza dönüşerek yok oluyor. Harry Potter serisinde, kitapta Voldemort sıradan bir fani gibi ölse de, ilginç bir şekilde filmde toza dönüşerek yok oluyor. Ayrıca ilk filmde Quirrell da toza dönüşmüştü (kitapta yanıyor olmasına rağmen). Ruhlarını kaybetmiş/bölmüş/lanetlemiş bu iki antagonist de ölürken toza dönüşüyor, acaba bu da Drakula’dan bir esinlenme olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum.

9-) Kendinden Bir Parçayı, Yok Etmeye Çalıştığı Kişiye Bırakmak

Drakula Mina’yı vampire dönüştürmeye çalıştığı zaman (burada kendi klanını büyüterek güçlenmeyi amaçlıyor) Mina’ya kendi kanını içiriyor, dolayısıyla kendinden bir parçayı ona aktarmış oluyor. Mina bundan ötürü vampire dönüşmeye başlıyor. Yani Drakula ile benzer özelliklere sahip hâle geliyor. Örneğin; artık gündüz uyumaya ve normal yemek yiyememeye başlıyor.

lord voldemort

Aynı şekilde Voldemort, kendi gücünü garanti altına almak için onu alt edeceği kehanet edilen çocuğu öldürmeye çalışırken, ruhunun bir parçası ona tutunuyor. Böylelikle Harry ve Voldemort, tıpkı Mina ve Drakula gibi benzer özelliklere sahip hâle geliyor. Mesela Harry, tıpkı Voldemort gibi Çatalağız konuşabiliyor.

10-) Yara İzleri ve Temsil Ettikleri

Bütün bu benzerlikler üstüne internette de biraz okuma yaptım ve kendim fark edemediğime şaşırdığım, aslında çok bariz bir detaya rastladım. Yara izleri. Harry’nin yara izi zaten malumumuz. Voldemort onu öldürmeye çalışırken Harry’nin alnında şimşek şeklinde bir yara izi kalmasına sebep oluyor. Fakat ilginç olan, aynı şeyin Mina’da da olması.

harry potter yara izi - drakula

Drakula ona saldırdıktan sonra, Van Helsing onu kutsamaya çalışırken alnına Kutsanmış Ekmek’le dokunuyor, fakat Mina’nın kanı artık lanetli, bu sebeple alnında bir yanık izi çıkıyor. Bu, Drakula’nın ona yaptığı şeyden ötürü ortaya çıkan bir iz ve onunla olan bağını, bir yandan da ruhunun “kirlenmişliğini” temsil ediyor. Harry’nin izi de Voldemort’un sebep olduğu, aralarındaki bağı gösteren bir iz. Bir yandan da içinde taşıdığı karanlığı temsil ediyor. Bu izler aracılığıyla, iki hikâyede de kötülüğün iyiliği ele geçirmesi teması işleniyor. Mina’nın saf iyiliği Drakula’nın kötü ve lanetli kanıyla kirleniyor. Harry de henüz bir bebekken içine biraz Voldemort kaçıyor. İki saflık da bir tutam kötülükle harmanlanmış oluyor.

11-) “Diğeri Varlığını Sürdürürken İkisi Yaşayamaz”

Trelawney’nin kehanetinden alıntılanan bu cümle, Harry ve Voldemort’un aynı anda var olamayacağını belirtiyor. Ben bazen bunun Harry ve içindeki hortkuluk için söylendiğini düşünürüm, tek vücut içinde iki ruh barınamaz anlamına gelecek şekilde. Ama genel kanı şunun kastedildiğidir; Harry yaşadıkça Voldemort onu öldürmeye çalışacak, Harry de sonsuza dek Voldemort’un onu öldürme girişimleriyle savaşarak yaşayamayacağına göre, birinden birinin ölmesi gerekiyor.

Benzer bir temaya Drakula’da da rastlıyoruz. Drakula var olmaya devam ettikçe, Mina’nın ruhu tehlikededir. Drakula uzaklara kaçsa ve diğer karakterler onu bir daha asla görmeyecek olsalar dahi, Drakula var olduğu sürece Mina öldüğü zaman bir yaşayan ölüye dönüşecek ve lanetlenmiş olacaktır. Dostları bunun olmasına izin veremeyeceği için Drakula’nın ölmesi gerekmektedir.

12-) Bitiş Sahneleri

İki kitap da yıllar sonra huzur içinde yaşayan karakterlerin gösterildiği sahnelerle sona eriyor. Drakula’da 7 yıl, Harry Potter’da ise 19 yıl sonrasından birer sahne gösteriliyor. İkisinde de ana karakterler çoluk çocuğa karışmış ve bir zamanlar verdikleri destansı savaş esnasında ölen iyi dostlarının isimlerini çocuklarına koymuşlar. Tabii ki bu farklı birçok hikâyede rastlanabilecek bir davranış, ama madem benzerlikleri ortaya döküyoruz, bunu da eklemeden geçmeyelim.

Birkaç Küçük Benzerlik Daha

Hazır başlamışken dikkatimi çeken birkaç küçük detaydan daha bahsetmek istiyorum.

13-) Ölümü Kabulleniş

Nasıl ki Harry Potter serisinde Harry kendini feda ediyorduysa, Drakula’da da Mina kendini feda etmeyi düşünüyor. Harry diğer herkesi kurtarmak için Voldemort’un karşısına çıkıp kendini öldürtüyor. Mina da dostlarından, eğer dönüşecek olursa kendini öldürmeleri için söz alıyor. İkincisine belki feda etmek denilemez, ama sonuç olarak arkadaşlarının iyiliği için ölümle barışık olma teması iki eserde de mevcut.

14-) Yardakçı Karakter

Renfield

Drakula’ya kendini adayan Renfield ve Voldemort için elini bile kesmeyi göze alan Pettigrew karakterleri arasında da paralellik kurulabilir. Drakula’nın karşısında ezilip büzülen, onu efendisi olarak kabul eden sadık hizmetkar Renfield aynı zamanda Drakula’dan çılgınca korkuyor, tıpkı sadık ve korkak hizmetkar Pettigrew gibi.

15-) Cisimleşme

Cisimleşme/cisimlenme de iki hikâyede rastlanan şeylerden biri, fakat Drakula’da sadece Kont’un sahip olduğu bir güçken HP serisinde büyülü dünyada popüler bir seyahat yöntemi.

16-) Mezarların ve Hortkulukların Yok Edilişi

Drakula’da Kont’un mezarlarını mühürlemek için çeşitli kutsal nesneler kullanılıyor. Harry Potter serisinde de hortkuluklar Basilisk dişi, Öldürme Laneti ve Düşman Ateşi gibi daha eksantrik güçlü büyülerle ya da büyülü nesnelerle yok edilebiliyor.

17-) Kanibalizm?

Bu kısım biraz nahoş gelebilir. Çılgın hayran teorisine göre hortkuluk yapmak için kurbanın yenmesi gerekiyor. Eski kültürlerde rakibin etini tüketmenin onun gücünü size geçirdiğine inanılırmış. Bu zaten Drakula’da gördüğümüz bir durum. Hem Drakula, hem de güçlerini almak için böcek, fare ve birçok şeyi yiyen Renfield bunu yapıyor. Ama Voldemort da yapmış olabilir mi?

18-) Hayat Kurtaran Sevgi

lily potter severus snape

Harry’yi de Mina’yı da kurtaran şey sevgi. Harry’yi, en başta annesinin sevgisi öldüren lanetten koruyor. Mina’nın ruhunu kurtaran, ona duydukları sevgiden ötürü Drakula’yı yok eden dostları.

19-) Bağın Yok Oluşu

Son olarak; Drakula ölünce Mina’nın alnındaki izin silinişi ve Harry’nin içindeki hortkuluğun yok edilişi arasında da bir paralellik görülebilir.

Bram Stoker ve J.K. Rowling

Bilinçli ya da bilinçsiz, her iki yazarın da oldukça benzer temalar kullandığını görüyoruz. Açıkçası bu benzerlikleri fark etmenin kitabı benim için daha bile keyifli hâle getirdiğini söyleyebilirim, çünkü üzerine düşündükçe daha fazla detay ortaya çıktı. Tabii, beynimiz bazen fazlaca örüntü görme eğiliminde oluyor, ama ben yine de iki eser arasında inkâr edilemeyecek ölçüde benzerlik görüyorum. Zaten tüm zamanların en büyük klasiklerinden birinin bir başkasından etkilenmemesini beklemek mantıklı olmazdı.

Siz bu benzerlikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum‘da bizimle paylaşabilirsiniz.

2 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Nefrayto Nefrayto dedi ki:

    Değişik ve güzel bir analiz, yorumlama, bakış açısı olmuş :slight_smile: Düşüncelerinize ve emeklerinize sağlık.

Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

1 cevap daha var.

Korkunun Büyüsü: Eski Korku Filmleri Neden Güzeldi?

Ray Liotta ölüm haberi

Goodfellas Yıldızı Ray Liotta, 67 Yaşında Hayatını Kaybetti