in ,

Frankenstein Hakkında 10 Şaşırtıcı Gerçek

Frankenstein adı bir kaleden geliyor! Mary Shelley imzalı ünlü korku romanı Frankenstein hakkında az bilinen detaylar ile tanışmaya hazır olun!

Frankenstein Hakkında 10 Şaşırtıcı Gerçek

İngiliz yazar Mary Shelley tarafından 1818 yılında yayınlanan Frankenstein; or, The Modern Prometheus 200 yılı aşkın süredir korku ve gotik edebiyatın önemli eserleri arasında yer alıyor. Defalarca sinemaya uyarlanan, popüler kültürün de ikonik bir parçası haline gelen Frankenstein hakkında bilinecek çok detay var.

Bir bilim insanının, hayata döndürdüğü ölünün canavara dönüşme sürecini işleyen Frankenstein, çoğumuzun bildiği ilginç yönlere sahip. Gelin onlara birlikte bakalım.

1. Frankenstein Yazarın Gençlik Eseriydi

Mary Shelley’nin gençlik yılları olaylıydı. On altı yaşında şair Percy Bysshe Shelley’ye kaçmıştı. İki yıl sonra dünyaya iki çocuk getirdi. 1816 yılında İsviçre’yi ziyaret ettiklerinde Frankenstein’ı yazmaya başladı. Kitap, yazar yirmi yaşındayken basıldı.

2. Kitap, Bir Yarışma Üzerine Yazıldı

Shelley Ailesi, İsviçre’yi “yazı olmayan yıl”da ziyaret etmişti. Endonezya’daki Tambora Dağı’nın patlamasıyla bazı garip iklim değişiklikleri meydana gelmişti ve şiddetli yağmur sıkça yağıyordu. Evde kapalı kalan Shelley Ailesi ve arkadaşları, Fantasmagoriana’dan korku hikâyeleri okuyordu. O sırada Lord Byron, en iyi korku hikâyesini kimin yazacağını görmek için grup içinde bir yarışma düzenlemeyi önerdi. Tabii ki yarışmayı kazanan Mary Shelley oldu.

Frankenstein

3. Mary Shelley, Kitap İçin Bir Rüyasından İlham Almıştı

Önceleri yazar fikir bulmakta zorlanıyordu. Bir gece, şu şekilde anlattığı bir rüya gördü:

Karanlık sanatlarla uğraşan soluk yüzlü bir öğrencinin, parçalarını birleştirdiği şeyin yanında diz çöktüğünü gördüm. Güçlü bir makineye bağlı şekilde yaşam belirtisi gösteren iğrenç bir adamın silueti vardı karşımda. Hem uykuda hem de uyanıktı. Öğrenci, perdeyi açtığında karşısındaki korkunç şeye sararmış, sulanmış ve endişeli gözlerle baktı.

Mary Shelley uyandığında, “Beni korkutan şey, başkalarını da korkutur,” diye düşündü ve hikâyeyi yazmaya başladı.

4. Hikâye, Bir Trajedinin Ortasında Yazıldı

Mary, kitaba başlamadan bir kız çocuğu dünyaya getirmişti. Clara adındaki bebek altı hafta sonra hayatını yitirdi (Aslında, Mary’nin dört çocuğundan yalnızca biri yetişkinliğe erişebilmişti). Bebeğini kaybettikten kısa bir süre sonra günlüğüne şöyle yazdı:

“Bebeğimin hayata döndüğünü hayal ediyorum. O kadar soğuk ki onu ateşin yanında ısıtmaya çalışıyoruz. Ardından uyanıyorum ve bebeği göremiyorum. Tüm gün onu düşünüyorum.”

Bu durumla birlikte, üvey kız kardeşinin intiharının da kitaba ilham olduğu düşünülüyor.

5. “Frankenstein” Canavarın Değil, Bilim İnsanının Adı

Kitaptaki çılgın bilim insanının adı Victor Frankenstein olarak geçiyor. Canavara bir isim konmaz, kendisi yalnızca “canavar”, “yaratık”, “şeytan” ya da “o” şeklinde anılır. Eğer siz de canavarın adının Frankenstein olduğunu sananlardansanız yalnız değilsiniz. Edit Wharton‘un The Reef isimli eserinde ve Abbott and Costello Meet Frankenstein filminde de bu yanlışa düşülmüş.

6. Kitapla Aynı İsimde Bir Kale Gerçekten de Var

Mary, “Frankenstein” ismini kendi başına türettiğini söylüyor. Aslında bu kelime Almancada “Frank’lerin Taşı” anlamına gelmekte. Tarihçi Radu Florescu, Marry’nin Ren Nehri ziyareti sırasında Frankenstein Kalesi’ni ziyaret ettiğini bile iddia ediyor. Yazarın muhtemelen orada yaşayan simyacı Konrad Dippel’ın hayatını öğrenmiş olabileceği düşünülüyor. Söz konusu simyacı, Dippel’ın Yağı adında insanların yüz yıl boyunca yaşamasını sağlayacak bir iksir üzerinde çalışıyordu.

Frankenstein kale

7. Birçok Kişi, Kitabı Percy Shelley’nin Yazdığını Düşündü

Frankenstein ilk basıldığında isimsizdi. Mary’nin babası William Godwin’e ithaf edilmişti ve önsözü Percy Shelley tarafından yazılmıştı. Bu sebeple birçok kişi, kitabı Percy Shelley’nin yazdığı kanısına vardı. Bu düşünce, kitap Mary’nin adıyla basılana kadar sürdü. Yine de hâlâ kitabı Percy’nin yazmış olabileceğini iddia edenler de var.

8. Yayımlandığı Dönem Eser Yerden Yere Vurulmuştu

Kitap 1818’de basıldığında eleştiri oklarının hedefi oldu. Quarterly Review’den John Crocker, kitap için, “Bu kitap korkunç ve iğrenç saçmalıkları anlatıyor,” dedi. Fakat o dönemde gotik romanlar popülerliğini arttırmaktaydı. Frankenstein da bu popülerlikten nasibini aldı ve okurun beğenisini toplamayı başardı.

9. Frankenstein, İlk Bilimkurgu Romanı Olarak Anıldı

Shelley, aynı zamanda literatüre “çılgın bilim adamı” tiplemesini de kazandırdı. Kitabın etkisi o kadar yayıldı ki günlük konuşmada bile korkunç ve tuhaf davrananlar için “Frankenstein” denmeye başladı.

Mary Shelley daha sonra bu türde başka eserler de verdi. Bunlardan biri donmuş bir adamı anlatan Roger Dodsworth: The Reanimated Englishman ve diğeriyse dünyayı kırıp geçiren veba salgınından kurtulan bir adamı anlattığı The Last Man isimli eserdir.

10. Thomas Edison, Kitabı Filme Uyarladı

Thomas Edison’ın 1910’da kitabı uyarlayarak çektiği on beş dakikalık film, dünyadaki ilk korku filmlerinden biri olarak biliniyor. 1950’lerde yeniden keşfedildiği zamana kadar, filmin kaybolduğu düşünülüyordu. Filmi izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

“Frankenstein kimdir?” sorusunun cevabı işte bu şekildeydi. Siz de Mary Shelley ve onun kült eseri hakkında listede yer almaya daha ilginç bilgiler biliyorsanız bizimle Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz. En çok dikkatinizi çeken detayları belirtmeyi de unutmayın!

* * *

* İki Frankenstein: 1818, 1831

Kaynak: Mentalfloss

Oyla!

Peren Ercan

1995 Çanakkale doğumlu, hayali olan yazarlığın peşinden koşan bir üniversite mezunuyum. Üniversitede beş yılımı geçirdiğim Japonca Öğretmenliği bölümünün bana kattığı kültürel farkındalıkla beraber yeni diller öğrenmeye olan açlığım devam ediyor. Bazıları ödüllü olmak üzere kısa öykü ve roman çalışmalarım var. Büyülü gerçekçiliğin cazibesine yazdıkça kapıldım. O kadar kapıldım ki gerçek hayatta da büyüyü aramaya başladım.

Peren Ercan - Kuyrukname

Peren Ercan Yeni Romanı “Kuyrukname” ile Geri Döndü

artemis fowl disney plus

Artemis Fowl Sinemalar Yerine Disney+’a Geliyor