in ,

Frida Kahlo Hakkında Sanat Dolu 17 Gerçek

Frida Kahlo kimdir? Meksika’nın en önemli ressamlarından Kahlo’nun hayatı ve eserleri hakkında bilinmesi gereken gerçekler!

Frida Kahlo liste

Frida Kahlo, Meksika’nın en büyük ressamlarından. Kahlo’nun hayatı ve eserleri de birçok sanatçı gibi acı ve sebatın yolundan geçmiştir. Dolayısıyla sanatçının ayrıntı ve kişisel ikonografiyle zengin, en sevilen tablolarını daha derinden görebilmek için Kahlo’nun nasıl yaşadığına göz atmakta fayda var.

Frida Kahlo kimdir? Yaşamı ve eserleri hakkında tam olarak neler biliyoruz? İşte sanatçının dolu dolu geçen ömründen öne çıkan sanat yüklü detaylar!

1. Frida Kahlo Aynı Evde Doğup Öldü

Frida Kahlo 6 Temmuz 1907’da, canlı mavi renkli dış yüzeyi nedeniyle “La Casa Azul” lakabıyla bilinen bir binada doğdu. Burada annesi Matilde tarafından yetiştirilen Kahlo, fotoğrafçı babası Guillermo tarafından da desteklendi. Yıllar sonra Kahlo ve Meksikalı nakkaş kocası Diego Rivera, burayı kendi evleri hâline getirdi. 13 Temmuz 1954’te ise 47 yaşındaki Kahlo, yine aynı evde hayat gözlerini yumdu.

Frida Kahlo Müzesi
Frida Kahlo Müzesi

2. Kahlo’nun Sevgili Evi Artık Bir Müze

Casa Azul, aynı zamanda Frida Kahlo Müzesi olarak da biliniyor. Kahlo’ya bir övgü mahiyetinde Rivera, 1958 yılında evi ve bunun yanı sıra içinde yer alan, Kahlo’yla beraber yaptıkları tüm sanat eserlerini bağışladı. İç kısmın çoğu, tıpkı Kahlo’nun 1950’li yıllarda yaptığı gibi korundu. Mekân, sanatçının eserlerini, hayatını, küllerini taşıyan bir vazo dâhil kişisel eşyalarını ziyaretçilere sunan popüler bir turist merkezi.

3. Frida Kahlo Otoporteleri ile Biliniyor

Kahlo, 55 gerçeküstü ve oldukça özgün ifadeye sahip oto-portre serisi oluşturmak için eserlerine kendi Meksika kültüründen ve kişisel hayatına göndermelerden semboller yerleştirdi. Sanatçı, bunlar hakkında şöyle söylemişti:

“Kendimi resmediyorum, çünkü genellikle yalnızım; bildiğim en iyi konu, bizzat kendimim.”

Frida Kahlo

4. Gerçeküstü Bir Kaza, Frida Kahlo’nın Hayatında Derin İzler Bıraktı

17 Eylül 1925’te henüz 18 yaşındaki Kahlo, erkek arkadaşı Alex Gomez Arias’la birlikte bir otobüse bindi. Ancak yolculuk, bir tren yolunun üzerinden geçtikleri sırada tam bir felakete döndü. Yaşadığı trajediyi hatırlayan Arias, otobüsün “binlerce parçaya ayrılırken” bir tırabzanın da Kahlo’nun bedenini parçaladığını söyledi.

Arias daha sonra şöyle anlattı:

“Tuhaf bir şey yaşandı. Frida tamamen çıplaktı. Çarpışma, kıyafetlerini üzerinden çıkarmıştı. Otobüsteki biri, muhtemelen bir boyacı, o sırada bir paket altın tozu taşıyordu. Paket yırtılınca içindekiler de Frida’nın kanayan bedenine döküldü. İnsanlar onu gördüklerinde ‘La bailarina, la bailarina!’ diye bağırıyorlardı. Başındaki altın ve kanlı bedeniyle onun bir dansçı olduğunu sanmışlardı.”

5. Kahlo’nun Resim Yolculuğu, İşte Bu Çarpışmayla Başladı

Kazada Kahlo’nun omurga bel kemiği, köprücük kemiği, kaburgaları, leğen kemiği kırıldı; sağ bacağı 11 yerinden çatladı ve omzu çıktı. Bu şiddetli yaralar, sanatçıyı ömrü boyunca ağrı içinde ve çoğunlukla yatağa bağlı hâlde bıraktı. Ancak bu süreçte Kahlo babasının boya fırçasını aldı. Annesi, yatakta çalışabilmesini sağlayacak özel bir şövale ayarladı. Hayatı boyunca yaşadığı zorluklardan söz ederken Kahlo, bir zaman şöyle konuştu:

“Günün sonuna geldiğimizde, umduğumuzdan daha çok zorluğa dayanıyoruz.”

6. Frida Kahlo Bir Zamanlar Doktor Olmayı Düşlüyordu

Henüz küçükken Kahlo çocuk felci geçirdi, sonucunda da sağ bacağı kötüleşti. Bu olay, Kahlo’da ilacın iyileştirici etkisine karşı bir ilgi uyandırdı. Ne yazık ki tren kazasında aldığı yaralar, genç Frida’yı tıp okuma planlarından vazgeçmeye zorladı.

7. Kahlo’nun Sağlık Sorunları, Sanatını Şekillendirdi

Frida Kahlo, hayatı boyunca kangrenle sonuçlanan bir vaka nedeniyle ayağının kesilmesi dâhil 30 ameliyat geçirdi. Bedeninin bu hassas yapısına olan hayıflanışını, çatlamış omurgasını gösteren The Broken Column (Kırık Kolon) ve doktorunun zorla beslenmesini uygun gördüğü acılı bir dönemi yansıttığı Without Hope (Umutsuz) eserlerinde ifade etti. Bunlardan ikinci tablonun arkasına şöyle bir not yazdı:

“En son umut bile kalmadı içimde… Karnımda ne varsa her şey zamanla hareket ediyor.”

8. Sanatçı Kendisini Bir Sürrealist Olarak Görmüyordu

Kahlo, şu sözlerle reddediyordu bu sıfatı:

“Benim sürrealist olduğumu düşünüyorlar, ama değilim. Ben hiçbir zaman düşleri resmetmedim. Kendi gerçekliğimi çizdim.”

9. Kahlo’nun Fırtınalı Evliliği, Daha Çok Acı ve Resim Ortaya Çıkardı

Diego Rivera ve Frida Kahlo evlilik

Kahlo, Diego Rivera’yla tanıştığında henüz bir öğrenciydi; Rivera’nın ise zaten dört çocuğu vardı ve ikinci defa boşanmanın arifesindeydi. 20 yıllık bir yaş farkına rağmen ikili, kısa sürede birbirinden hoşlandı ve sonucunda da Rivera, ikinci eşinden de ayrılarak 1929 yılında Kahlo’yla evlendi.

Bunun üzerine çift, sanat konusunda artık birbirinin en büyük hayranı ve destekçisiydi. Ne var ki 10 yıllık evlilikleri, her iki tarafın da öfke nöbetleri ve sadakatsizliğiyle yıpranmıştı. Nitekim 1939 yılında boşandılar; ancak bir yıl sonra yeniden evlendiler. Self-Portrait with Thorn Necklace and Hummingbird, The Two Fridas, The Love Embrace of The Universe gibi tabloları, ilişkilerini Kahlo’nun bakış açısından cesurca yansıttı.

10. Kahlo, Hiç Çocuğu Olmayışına Çok Üzülüyordu

Günümüz doktorları, geçirdiği kaza sonucu Kahlo’nun rahminin, onarılamaz şekilde hasar aldığına, bunun da hamileliği olanaksız hâle getirdiğine inanıyor. Kahlo, 1932’de yaptığı Henry Ford Hastanesi adlı tabloda düşük yaptığı pek çok yıkıcı hamileliğinden birini isyankar bir dille yansıtıyor.

Eser, 1938’deki bir galeri sergisinde sunulacaktı. Ancak Kahlo, doktor arkadaşı Leo Eloesser’e, gizli tuttuğu kişisel mektuplar yazdı. İçlerinden birinde şöyle diyordu:

“Uğruna çok ağladığım küçük bir Dieguito’mun olmasını öyle çok isterdim ki… Ama her şey sona erdi, buna katlanmaktan başka seçeneğim yok.”

Onlarca yıllık yazışmalarıyla birlikte bu mektup, içeriği hakkında endişe duyan birisi tarafından neredeyse 50 yıl saklandıktan sonra 2007 yılında ortaya çıktı.

Kahlo Hastalık

11. Frida Kahlo’nun Bir Sanat Sergisine Ambulansla Katılmışlığı da Oldu

Kısa hayatının sonlarına doğru 1953 yılında, sanatçı Meksika’daki ilk tek kişilik sergisi için oldukça mutluydu. Ancak hastanede kalmasını gerektiren bir durum, sergiye katılımını tehlikeye attı. Doktorların buyruklarına rağmen Kahlo, bir ambulanstan limuzindeymişçesine inerek inanılmaz bir giriş yaptı.

12. Kahlo’nun Birkaç Ünlü Sevgilisinin Olduğuna Dair Söylendiler Vardı

Bir ameliyatın ardından toparlanmaya çalışmadığı veya hasta yatağına bağlı olmadığı zamanlarda Kahlo hayat doluydu. Her fırsatta dans eder, sosyalleşir ve flört ederdi. Amerikalı heykeltıraş Isamu Noguchi, 1936 Meksika’sından Görünen Tarih adlı sergisi için Meksika’ya geldiğinde o ve Kahlo, sonrasında hayat boyu sürecek bir arkadaşlığa dönecek olan tutkulu bir aşk yaşamaya başladı.

Üç yıl sonra Paris gezisi sırasında biseksüel ressam, şehrin “Siyah İnci”si olarak bilinen göstericisi Josephine Baker’a vuruldu. Çoğu kişiye göre sanatçı ve aktivist, ayrıca 1936’da akıl Meksika’daki hastanesine gönderildikten sonra karısı Natalia’yla birlikte Kahlo’nun evinde kaldıkları sırada Marksist devrimci Lean Trotsky’le de beraber oldu.

13. Frida Kahlo Mirasıyla Çılgınca Gurur Duyuyordu

Her ne kadar New York’ta, San Francisco’da ve Paris’te yaşasa da Kahlo, nihayetinde her zaman memleketi Meksika’ya geri döndü. Uzun, renkli etekleriyle bilinen geleneksel Meksika kıyafetini ve ülkenin anaerkil Tehuantepec milletinin Huipile adı verilen bluzlarını çok seviyordu. Belki çok anlatılır; yaşını üç yıl küçük göstererek basına 1910 yılında, yani Meksika Devrimi’nin gerçekleştiği yıl doğduğunu söylüyordu.

14. Frida Kahlo’nun Birkaç Egzotik Hayvanı Vardı

Casa Azul, Kahlo’nun kendi hayvan krallığının olduğu sevimli bir bahçesiyle övünürdü. Birkaç Meksika tüysüz Xoloitzcuintli’nin (kökeni antik Azteklere kadar uzanan bir köpek türü) yanı sıra Kahlo’nun Maymunlarla Oto-portre adlı çalışmasında da görülebilen, Fulang Chang ve Caimito de Guayabal adında bir çift örümcek maymunu vardı. Kahlo ayrıca Bonito adında, ödül olarak bir kalıp tereyağı karşılığında numaralar yapan bir Amazon papağana, Granizo adında bir karaca yavrusuna ve Gertrudis Caca Blanca (Beyaz Kakalı Gertrude) lakaplı bir kartala da bakıyordu.

15. Kahlo, Feminist Bir İkon Olarak Görüldü

Zamanında kimileri, bu tutkulu ressamı “Duvar Resimcisi Bey”in (Diego Rivera) karısı” olarak dikkate almadıysa da Kahlo’nun yaratıcı sanatı, Pablo Picasso ve film yıldızı Edwatd G. Robinson’ın dikkatini çekti. Ölümünün ardından 1970’lerde feminizmin yükselişi, sanatçının eserlerine yeni bir ilgi alevlendirdi. Kahlo’nun namı, Rivera’nınkini gölgede bıraktı ve sanatçı, dünyanın en meşhur ressamlarından biri oldu.

Feminist teorisyenler Kahlo’yu, kadınlık deneyimine ışık tuttuğu derinden kişisel portreleri dolayısıyla benimsedi. Benzer şekilde, övünç duyduğu doğal tek kaşı ve bıyıklarıyla da gösterdiği üzere, başkalarının atfettiği sıfatlarla tanımlanmayı reddedişi ve kendine olan aşkı, cinsiyet rollerine ve bedenle barışık olmaya yönelik modern feminist düşüncelere hitap etti.

16. Kahlo’nun Kişisel Tarzı, Mirasının Canlı Bir Parçası Oldu

Frida’nun sanatı ve etkisi, sadece tuvalin üzerine sürdüğü boyalardan anlaşılmıyordu. Seçkin kişisel tarzı Reffaella Curicel, Maya Hansen, Jean Paul Gaultier ve Dolce & Gabbana gibi tasarımcılara ilham vererek etkisini dünya modasında gösterdi. (2019 yılında Vans, sanatçının eserlerini yansıtan bir ayakkabı koleksiyonu bile sergiledi.)

Dos desnudos en el bosque frida kahlo
Dos desnudos en el bosque

17. Frida Kahlo’nun Eserleri Rekor Kırmaya Devam Ediyor

11 Mayıs 2016’da, altı yıl içinde Frida’nın büyük bir eserini satılığa çıkaran ilk müzayedede, sanatçının 1939 tarihli Dos desnudos en el bosque (La tierra misma) adlı tablosu, 8 milyon doların üzerinde bir rakamla satıldı –ki bu, bir Latin Amerikalı sanatçının eseri için müzayedelerde o güne dek ödenen en büyük miktardı.


Yazan: Kristy Puchko
Çeviri: Rabia Elif Özcan

Sizler de Frida Kahlo hakkında bildiklerinizi, sanatçının yaşamı ve eserlerine dair görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum üzerinden bizlerle paylaşabilirsiniz.

* * *

* Andy Warhol Hakkında Bilmiyor Olabileceğiniz 12 Bilgi

Kaynak: Mental Floss

Oyla!

Rabia Elif Özcan

1995 yılında, dünyaya ilk defa dokunduğundan bu yana okuyor gözlerim, ellerim, kulaklarım ve hislerim. En çok doğayı okuyorum, sonra müziği, renkleri; ve edebiyat okuyup çeviriler yapıyorum, başka gözlerin bakışlarına dokunabilmek için. Dimağımın heybesinde biriktirdiğim kelimelerden masallar fısıldıyorum. Hayatı satır aralarına katık ediyorum; yağmurlu gökte vicdanı arıyor, mum ışığında güneşi buluyorum. Sabah günümü aydın eden kahve kokuları gece gözüme uyku sürüyor. Küçücük bir kutuda azıcık yaşıyorum, yetinmekle doyuyorum.

Koronavirüs Karantina İngiltere Tünel

Karantinadan Sıkıldı, Evinin Altındaki 120 Yıllık Gizli Tüneli Keşfetti

The Silence of the Lambs Dizi

The Silence of the Lambs Devam Dizisi “Clarice” Geliyor