in ,

Sıra Dışı Yanlarıyla İnsana Evrenin Tuhaflıklarını Gösteren 10 Gezegen

Güneş Sistemi’nden biraz uzaklaşınca evrende dönüp duran pek çok sıra dışı gezegen bizi selamlıyor. İşte evrenin tuhaflıklarını gözler önüne seren bazı örnekler!

Sıra Dışı 10 Gezegen

Evreni paylaştığımız gezegenler hakkında bilgilerimiz arttıkça, en abartılı tahminlerden bile daha garip bir yerde yaşadığımızı fark ediyoruz. En sıra dışı 10 gezegen listesi ile karşınızdayız.

1990’lara kadar varlığından haberdar olduğumuz gezegenler Güneş Sistemi’ni paylaştıklarımızdan ibaretti. Bilim insanları gece gökleri dolduran yüzlerce yıldızın etrafında gezegenlerin döndüğüne emin olsa da, herhangi bir kanıt yoktu. 1992’de Aleksander Wolszczan ve Dale Frail, PSR 1257+12 pulsarının yörüngesindeki iki gezegeni gözlemledi ve Evren anlayışımızı değiştirdi.

1995’te Michael Mayor ve Didier Queloz’a Nobel Fizik Ödülü kazandıran gözlem gerçekleşti. Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde Pegasi b keşfedildi. O günden beri 4.000 gezegen keşfedildi ve 7.000 gökcismi de gezegen olduklarının doğrulanması için bekliyor.

Gözlem şekilleri geliştikçe, uzak diyarları keşfetme hızımız da artıyor. Bu yıl faaliyet göstermeye başlayacak James Webb Uzay Teleskobu’yla, belki on binlerce gezegen görüş açımıza girecek.

Peki, şimdilik varlığını bildiğimiz 4.000 gezegenden en ilginçleri neler? İşte soluk mavi noktadan açıldığımız evrenin en ilginç yöreleri.

Sıra Dışı 10 Gezegen: Evrenin En Tuhaf Konukları

1. WASP-76b: Eriyik Demir Yağmurları

WASP-76b: Sıra Dışı Gezegen

2013’te gözlemlenen WASP-76b kütle çekim kilidiyle yıldızına bağlı. Yani, kendi etrafında dönmüyor ve bir yüzü sürekli yıldıza dönük. Bu durumun sonucu olarak da, o tarafta sıcaklık 2.500 dereceye ulaşabiliyor. Bu demiri eritecek bir ısı.

WASP-76b’nin diğer tarafıysa, sürekli geceyi yaşıyor. 1.500 derecedeki gece tarafına rüzgarlarla gelen demir, soğuyor ve sıvı formunda gezegenin yüzeyini bombalıyor.

2. HD 189733 b: Cam Sağanakları

HD 189733 b: Sıra Dışı Gezegen

Yukarıdan bakınca bizim maviye benzeyen, okyanuslarla dolu bir gezegen tasvir etmek kolay. Yıldızı etrafındaki dönüşünü 2.2 günde tamamlayan bu gaz devinin dış görünüşü tamamen aldatıcı.

Gerçekteyse ölümcül havası bu mavi renge sebep. En çok da eriyik cam sağanakları. 2005’te keşfedilen gezegendeki saatte 9.000 kilometre hıza ulaşan rüzgar da, cam yağmurlarının yatay şekilde düşmesine ve yolda silikat partikülleri toplamasına sebep oluyor. Böylece, gezegen mikroskobik hançerlerle sürekli kendisini bıçaklıyor.

3. Gliese 1132b: İki Atmosfer

Gliese 1132b: İki Atmosfer

Gliese 1132b ile Dünya pek çok yönden birbirine benziyor: Kütle olarak bizden biraz fazlalar, yaşı 4.5 milyar yıl, neredeyse aynıyız. Aradaki en büyük fark ise kırmızı cüce olan yıldızını bize göre çok daha yakından takip etmesi. 1.6 Dünya günde tamamlanan dönüşü, 137 derecelik bir yüzey sıcaklığına da sebep oluyor. Ayrıca, inanılmaz boyutlardaki radyasyon, gezegenin atmosferini silip atmış durumda.

İlginç kısımsa, yıldızın kütle çekiminin gezegende inanılmaz bir gelgit yaratıyor olması. Gezegen yıldızı tarafından sıkılıp bırakıldıkça volkanik aktiviteler çok büyük hızda gerçekleşiyor ve iç kısımdaki gazlar yüzeye yükseliyor.

Yüzeydeki gazlarsa gezegen için ikinci bir atmosfer kurmakta kullanılıyor. NASA, yeniden kurulan atmosferin kendi başına bir fenomen olduğunu belirtti. İkinci atmosferin gözlemcilere sunduğu bir diğer fırsatsa gezegenin iç kimyasallarını inceleme şansı.

4. Kepler-10b: Çok, Çok Uzak Bir Galakside…

Kepler-10b: Sıra Dışı Gezegen

Kepler-10b, yıldızına Merkür’ün 20’de 1’i kadar yakından dönüyor. Bir Dünya gününden daha kısa yıllara sahip ve yüzey sıcaklığı 1.300 derece.

Gezegenin yüzeyi Dünya’dakinden çok daha sıcak lavlarla kaplı ve yıldızından gelen radyasyon gezegendeki demiri eritiyor. Yine yıldızına yakın olmasının sonucunda atmosfersiz kalması da, demirin gezegenden çıkıp, etrafında bir kuyruk oluşturmasını sağlıyor.

Lavla dolu yüzeyi, Star Wars’taki Mustafar gezegenini hatırlatıyor: Obi-Wan Kenobi ile Anakin Skywalker’ın ölümcül düellosunun yaşandığı gezegen. Bir düello için daha ideal gezegenler olduğu kesin.

5. Upsilon Andromeda b: Ateş ve Buzun Dünyası

Upsilon Andromeda b: Ateş ve Buzun Dünyası

Yıldızına kütle-çekim kilidiyle bağlı olan bir başka gezegen ve bir yılı yaklaşık beş dünya günü sürüyor. Bu gezegeni ilginç kılansa güneşli tarafıyla gece tarafı arasındaki radikal fark.

Gezegenin güneşe bakan tarafı 1.600 dereceyken gece tarafı -20 derecede. Gezegenin bir yarım küresinden diğerine geçmek, aktif bir volkanın içine atlamaktan farksız. İki taraf arasındaki kesin farkın sebebiyse, yıldızın tam da Upsilon’un baktığı noktada ekstra sıcak bir alana sahip olmasıyla alakalı.

Şimdiye kadar bahsettiğimiz gezegenler, Güneş Sistemi dışında her yerde cehennemi sıcaklıklarla dolu olduğunu düşündürtebilir. Bunun temel sebebi, yıldıza yakın gezegenleri tespit etmenin daha kolay olması. Yine de, birkaç istisna var.

6. HR 5183 b: Yumurta Yörünge

HR 5183 b: Yumurta yörünge

Çoğu gezegenin yörüngesi mükemmel olmasa da çember biçimindedir. Jüpiter’den üç kat daha büyük HR 5183 b ise benzeri nadir bir yörünge şekline sahip: Yumurta.

5183’ü 20 yıl önce keşfettik ve şahsına münhasır dönüşünü hâlâ bir kez bile tamamlamadı, 45-100 Dünya yılı arasında bir süre alması bekleniyor. Bizim Güneş Sistemi’mizde bulunsa, Güneş’e yakın olduğu zamanlarda Jüpiter’den daha da içeri girip, çıkarken de Neptün’den bile daha uzaklara giderdi.

7. OGLE-2016-BLG-1928: Asi

OGLE-2016-BLG-1928: Sıra Dışı Gezegen

HR 5183 b biraz sıra dışı olsa da, bir yıldız sistemine ait bir gezegen. Bilim insanları Samanyolu’nun onlarca kozmik yetimlerle dolu olduğuna inanıyor ve OGLE bunlardan birisi. Yıldız sisteminde geleneksel yollarla meydana gelip, yıldızının ve etrafındaki gezegenlerin kütle çekim gücüyle anlaşamadıktan sonra sistemden kopmuş bir gezegen. Hâlâ bir yerlere gidiyor, dönmeyi bırakmadı ama nereye gittiği belli değil. Yıldızlar doğru dizilmişse başka bir sisteme girebilir ya da bir yerlerde bir gezegene çarpar, bilemiyoruz.

8. TOI-178 Sistemi: Kaos ve Düzen

TOI-178 Sistemi: Kaos ve Düzen

TOI-178 herhangi bir yıldız sistemi gibi durabilir ama uzun süreli gözlemler sistemdeki altı gezegenin birbirleriyle tam uyum içinde olduğunu gösteriyor.

Altı gezegen birbirleriyle mükemmel bir oran içinde dönüyorlar: 18:9:6:4:3. Yani, yıldıza en yakın gezegen 18 kez döndüğünde, ikincisi 9 kez dönmüş oluyor. Bu oran da, gezegenlerin belli aralıklarla mükemmel bir çizgi hâline gelmelerini sağlıyor.

Oranlı sistemler nadir çünkü kurulumundan beri sistemin 7 parçası dışında hiçbir kütle çekim gücüne maruz kalmadıkları manasına geliyor. Yani, elimizde yıldız sistemlerinin nasıl oluşup geliştiğini incelemek için mükemmel bir örnek var.

Diğer yandansa, anlaşılması güç bir kaos sistemi bürüyor. Gezegenlerin içerdikleri, böyle bir sistemden beklenen uyuma sahip değil. Bir gezegen Dünya kadar yoğunluğa sahipken, bir diğeri düşük yoğunluklu bir gaz gezegeni ve bir başkası da Neptün kadar sert yoğunluğa sahip.

Bu yoğunluk farklılıklarının, uyumlu yörüngelere sahip bir sistemde bulunmaması lazım. İncelemeler devam ediyor.

9. 55 Cancri e: Evrendeki En Değerli Gezegen

55 Cancri e: Evrendeki En Değerli Gezegen

Cancri de yıldızına yakın bir gezegen ve bir yılı 18 saat sürüyor. Yüzeyi de 2.300 derece. Gezegeni ilginç kılan tarafıysa içindekiler: Gezegenin inanılmaz yoğunlukta karbon bulutlarının birbirlerine çarparak oluştuğu düşünülüyor. Yani, tüm gezegen az miktarda grafit, demir ve büyük miktarda elmastan oluşuyor.

Cancri Dünya’nın iki katı ağırlıkta ve fiyatının (Dünya değerleriyle) bizim gezegenimizden 384 katrilyon kat daha fazla olduğu düşünülüyor.

2004’teki keşfinden beri elmastan oluştuğu iddiası çürütülüp yeniden sunulsa da henüz kesin bir kanıt yok. Gelgelelim, elmasın yoğun karbon sıkışmasının sonucu olduğunu ve gezegenin bu şekilde oluştuğunu kesin olarak biliyoruz.

10. Blanet: Kara Delik Gezegenleri

Blanet: Kara Delik Sıra Dışı Gezegen

İlginç gezegenlerin en ilginçleri geleneksel yöntemlerle oluşmuyor. Bir yıldız yerine, kara deliklerin kütle çekimiyle oluşan gezegenlerin varlığı git gide daha olası gözükmekte. Devasa kara deliklerin etrafındaki aşırı yoğunluktaki alanlar, gezegen oluşumu için ideal ortamlar.

Şimdilik, kara delik etrafında oluşmuş bir gezegen keşfetmiş değiliz fakat ortaya çıkacak gezegenlerle ilgili fikirlerimiz var.

Bir kara delik gezegeninin var olması çok küçük bir alanda mümkün. Bu da, kara deliğin merkezinden radyasyon alacak kadar yakın ama içine çekilmeyecek kadar uzak alanlar. Yani, bir kara delik gezegeni oluşsa, bir yıllık yörüngesi milyonlarca Dünya yılına eşit olacak.

Kara deliğin merkezinden gelen radyasyon gezegenin oluşumu sırasında sürekli devam edeceği için, bu gezegenler bizim tanıdıklarımızdan çok daha büyük olacaktır. Diğer yandan, sıradan bir yıldızın gezegenlerine sunduğu elementlerden farklı içeriği olacağı için de bu gezegenleri Dünya gibi kayalık ya da Jüpiter gibi gazlı olarak sınıflandıramayacağımız, yeni terimlere ihtiyaç duyacağımız anlamına geliyor.

En yakın kara delik bile gezegen tespiti için kullandığımız araçların gözlem limiti dışında kalıyor, yani bu muhtemel gezegenleri henüz gözlemleyemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda gelişecek yeni teknolojiler, kara delik gezegenleriyle ilgili kesin yargı sunmamızı sağlayabilir.


Sizin ilginizi en çok çeken sıra dışı gezegen hangisi oldu? Yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilirsiniz.

Kaynak: Live Science

Oyla!

Mehmet Çakıcı

1999'da Balıkesir'de doğdu. Küçük yaştan beri fantastik edebiyata ilgi duydu, büyüdükçe diğer edebiyatlara da yaklaştı. Şu sıralar İstanbul Üniversitesi'nde bu ilginin üstüne iyice düşüyor. Uzun bir süre araknofobinin nasıl yazıldığını öğrenemedi.

1 Yorum BULUNUYOR


Söyleyeceklerin mi var? Forum'a gelip sohbete katıl.

Cobra Kai 4. Sezon Fragmanı ve Çıkış Tarihi

Cobra Kai 4. Sezon Fragmanı ve Çıkış Tarihi

yarasa tarihin en uzun ucuşu kedi saldırısı

Tarihin En Uzun Uçuşunu Yapan Yarasa, Kedi Saldırısında Hayatını Kaybetti