in , ,

Hayattan Kesitler Sunan 10 Anime Önerisi

Hotaru no Haka’dan ReLIFE’a, hayattan kesitler sunan ve Slice of Life türüne dahil olan 10 anime önerisi ile karşınızdayız.

Slice of Life Anime Önerisi

Bazı animeler vardır. Kolay kolay unutamazsınız. Zaman zaman aklınıza gelir yine. İşte hayatın içinden, adeta onun bir parçası olduğunu hissettiren 10 anime önerisi ile karşınızdayız. Slice of Life anime önerileri!

Bu yazıda “Slice of Life” türü dedikleri, dilimize “hayattan kesitler” olarak çevirebileceğimiz 10 anime önerisi ile sizlerle olacağız.

Animeler çeşit çeşittir. Nasıl film ve dizilerde genel izleyici, şiddet, olumsuz örnek gibi pek çok çeşit ve pek çok yaş grubu varsa animeler de öyledir. Anime deyince çoğu kişinin aklına aksiyon ve fantastik türleri gelse de Slice of Life türü, animeler arasında apayrı bir türdür.

Bu listede gerçek hayata en çok yaklaşan, sizi uzun süre etkisi altına alacak 3’ü uzun metraj olan 10 anime önerisi hakkında konuşacağız. Bu listedeki animeler komediden çok dram üzerine.

Eğer bir şey yapmak isteyip yapamıyorsanız mutlaka bu animeleri izleyin. Listenin amacı bu.

İşte Slice of Life Türünde Öne Çıkan 10 Anime

10. Bakuman

Bakuman

Her anime severin izlemesi gereken bir anime. Çünkü manga yapım aşamaları anlatılıyor bu yapımda.

Hayalleri peşinde koşan gençler, arkadaşlık ilişkileri ve bir tutam da romantizm ile güzel bir anime olmuş. Ayrıca Bakuman’ın mangasının yazar ve çizerlerinden biri olan Tsugumi Oba, aynı zamanda Death Note’un mangasının yazar ve çizeri. Daha ilk bölümden itibaren çok fazla gönderme var zaten.

Animelerin en büyük kaynağı mangalardır. Zamanımızı harcadığımız bu ürünlerin nasıl yapıldığını, sanatın ne kadar zor olduğunu, sanatçının çilesini bir anime sever olarak bilmemiz gerek. Bunun en güzel yolu yine anime izlemek. Mangaka kimdir, bir manga serisi nasıl basılır, seiyuu (seslendirme sanatçısı) neden önemli gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız macera, komedi, dram ve romantizmin de eksik olmadığı bu animeyi izleyin derim. Bu animede hayalleri için insanın neler yapabileceğini görüyoruz ve gerekli motivasyonu alıyoruz.

9. Kaze Tachinu (The Wind Rises / Rüzgâr Yükseliyor)

Kaze Tachinu (The Wind Rises)

Çoğumuz küçükken en az bir kere pilot olmayı hayal etmiştir. Sonra ne oldu? Ne zaman bu hayalden vazgeçtik? Çoğumuz da bunu hatırlamaz. Hayallerimizin peşinden gitsek hayatımızda neler farklı olurdu?

Bu listeye ünlü yönetmen Hayao Miyazaki’nin anime filmi Kaze Tachinu’yu almasam liste eksik kalırdı kesinlikle. Türkçeye “Rüzgâr Yükseliyor” olarak çevrilen Kaze Tachinu, Japonya’nın ünlü uçak mühendisi Jiro Horikoshi’nin hayatından esinlenerek yapılmış. Aslında film Miyazaki’nin Tatsuo Hori tarafından 1937 yılında yazılan The Wind Has Risen isimli kısa hikâyeyi yorumlayarak 2009 yılında hazırladığı manganın animasyon uyarlaması. Film birçok siyasi tartışmaya da sebep olmuş. Buna cevap olacak Miyazaki, kahramanı Jiro’yu alıntılayarak, “Tek istediğim, güzel bir şey üretmekti,” diyor. Daha önce Miyazaki filmi izlemediyseniz ilk bu filmle başlamayın bence. Tavsiyem Kaze no Tani no Nausicaa ile başlayıp kronolojik sırayla gitmek.

Başkahraman Jiro daha çocukken rüyasında gördüğü hayran olduğu İtalyan tasarımcı Caproni’nin, “Uçaklar savaş aracı değildir, para kazanmak için de değillerdir. Uçaklar güzel rüyalardır ve mühendisler bu rüyaları gerçek hale getirir,” demesinden sonra mühendis olmaya karar verir. İkinci Dünya Savaşını ve aşkıyla hırsı arasında kalmış insanı anlatan, iş hayatı eleştirisi yapan, insanın iç dünyasına inen bu anime filminde azim ve kararlılıkla insanın neler yapabileceğini görüyoruz.

Bu anime filmi hakkında daha söylenecek o kadar çok şey var ki! Neyse daha fazla uzatmadan Fransız şair Paul Valery’nin dediği gibi: “Rüzgar Yükseliyor, yaşamaya devam etmeliyiz.”

8. ReLIFE

ReLife

Hükûmet, “neet” (not in employment, education or training / açıklaması yazının sonlarına doğru, ilk animede yer alıyor) insanları hayata kazandırmak için gizli bir deney üzerinde çalışır. ReLIFE Araştırma Laboratuvarı bir ilaç üretir. Bu ilaç insanı gençleştirmese de görünüş olarak 10 yaş genç gösterir. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan 27 yaşındaki Arata Kaizaki 1 yıllık anlaşmayı kabul eder ve denek olarak lise yıllarına geri döner. Deneyin amacı ise Arata gibi hayatın sorunlarına takılıp kalmış ama aslında daha iyi bir yaşam potansiyeli olan insanları daha verimli yapmak diyebiliriz.

ReLIFE aslında alt metinleri güçlü bir anime. İşlenen tema, gelecekte insanların çıkarcı insanlara dönüşmesi ve arkadaşlık ilişkileri güzel aktarılmış animede. Çocukluğun, ergenliğin kıymetini bilmek lazım. Aksi takdirde bu tür animeleri yüzünüzde tuhaf bir gülümseme ile izlemeniz olası.

Nedense 2. sezonu yok. Onun yerine hikâyenin devam ettiği 4 bölümlük OVA serisi var. 2. sezonu olsa daha güzel olurdu bence. Ama en azından hikâyeye bir son verilmiş, yarım kalmamış. Bu hali de yeterince güzel. Beni kesmez diyenler için 222 bölüm mangası var. Bu animeden geçmişin değişmeyeceğini buna rağmen hayatın devam ettiğini ve fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini çıkarabiliriz. Bu animeyle konusu ve başlangıcı çok benzeyen Boku dake ga Inai Machi animesini de herkese tavsiye ederim.

7. Hibike! Euphonium (Sound! Euphonium)

Hibike! Euphonium anime

Kumiko hayatına sıfırdan başlayıp yeni arkadaşlar edinmek için Kitauji lisesini seçmiştir. Fakat şansına daha önce bando kulübünde anlaşmazlık yaşadığı Reina da bu okuldadır ve çoktan bando kulübüne girmiştir bile. Başta kararsız olan Kumiko arkadaşlarının da ısrarı ile bando kulübüne girer. Kulüp daha ilk toplantısında ulusal yarışmaya katılma kararı alır!

Kyoto Animation’ın mükemmel yapımlarından biri daha! Müzik animesi olduğu için tavsiyem önce K-On izlemeniz. Böylece Kyoto Animation’un kaliteyi daha da artırmasını izlerken K-On’dan Hibike! Euphonium’a geçişin de yumuşaklığını hissedebilirsiniz. Aralarında küçük de olsa bağlantılar var. Spoiler vermek istemem. Konumuza geri dönelim; Hibike! Euphonium müzik türünün yanında slice of life ve okul temalı bir anime. Karakterler güzel işlenmiş. Her karakterin kendi hayatı, kendi dertleri, kendi bakış açıları ve ruh halleri var. Animedeki o rekabet, arkadaşlık ilişkileri, biraz komedi ve biraz da dram çok başarılı harmanlanmış.

Bu animenin en iyi yanı günlük konuşmalardaki doğallığın olması, hepimizin hayatının içinden benzer sorunların olması ve karakterler ile rahatlıkla empati yapabilmemiz. Bu animede aslında başarılı insanların arka planda neler yaşadığını, ne kadar çok çabaladığını görüyoruz. Çaba olmadan hiçbir şey olmaz!

6. 3 gatsu no lion (March comes in like a lion)

3 gatsu no lion (March comes in like a lion)

Rei Kiriyama ortaokuldan beri çok iyi bir shogi (Japon satrancı) oyuncusudur. Daha 17 yaşında olduğu halde yalnız yaşayan, yaşıtlarından daha olgun, içine kapanık bir lise öğrencisidir. Gerçek ailesi öldükten sonra onu evlatlık edinen aile ile sorunları devam etmektedir. Kötü giden bu hayatı Akari, Hinata ve Momo isimli 3 kız kardeşle tanışması ile değişmeye başlar.

3 gatsu no lion konusu yavaş ilerlediği için ve de bol bol shogi göreceğiniz için ilk başta ilginizi çekmeyebilir. Birkaç bölüm sabredin. Bu anime seinen türüne de girdiği için duyguları çok derin işlemiş. Animedeki yalnızlık temasını, Kiriyama’nın depresif hallerini hissediyoruz. Öte yandan Akari, Hinata ve Momo’nun yanında tam bir ailenin verdiği sıcaklığı da hissediyoruz. Shogi, Kiriyama’nın okul ve kişisel dertleri, kız kardeşlerin hayatında olan gelişmeler ve daha sayamadığım diğer karakterlerin türlü türlü hikâyeleri ile kendinizi animenin içinde buluyoruz. Adeta kendiniz, tanıdığınız veya komşunuzun bir hayatıymış gibi benimsiyoruz. Bu animede herkesin yapabileceği bir şeylerin kesinlikle olduğunu, sonuçlardan çok gidilen yolun önemli olduğunu görüyoruz.

5. Koe no Katachi (A Silent Voice)

Koe no Katachi anime

Koe no Katachi, birçok ödülü bulunan aynı isimli mangadan yapılmış. Mangası daha uzun anlatıyor. Okumanızı tavsiye ederim. Filminde özellikle bazı sahneler hızlı geçilmiş. Sanırım böyle bir dram animesini çok da uzatmak istememişler. Bence çok güzel ve tadında olmuş. Çizim kalitesi ve müzikleriyle Kyoto Animation mükemmel her zamanki gibi.

Koe no Katachi, Shouko Nishimiya isimli kızın yeni bir okula nakil olmasıyla başlıyor. Nishimiya zorbalığa uğradığı için tekrar okulunu değiştirmek zorunda kalıyor. 5 yıl sonra ise zorbalık yapanlar dahil eski arkadaşlarıyla tekrar karşılaşıyor ve olaylar olaylar. Koe no Katachi’de tema arkadaşlığın anlamı olsa da zorbalık yapanları, zorbalığa uğrayanları ve hiçbir şey yapmadan sessiz kalanları da anlamamızı sağlıyor. Bu anime filminin en güzel yanı farklı karakterler ve farklı bakış açılarıyla bakabilmek ve empati yapabilmemiz. İzleyin, izlettirin.

4. Shigatsu wa Kimi no Uso (Your Lie in April)

Shigatsu wa Kimi no Uso

Kousei Arima daha küçük yaşlarında yeteneği ile ünlü olmuş dahi bir piyanisttir. Fakat annesinin ölümü üzerine büyük bir boşluğa girdiği için piyano çalamaz hale gelir. Ta ki yıllar sonra nisan ayında Kaori-chan ile karşılaşana kadar… Kaori-chan müziğin sadece kurallardan ibaret olmadığına inanan renkli bir kişiliğe sahip bir kemancıdır. Artık Kousei kendi müziği ile tekrar yüzleşip hayatına yeni bir renk katacaktır.

Konusundan da anlaşıldığı üzere Shigatsu wa Kimi no Uso bir müzik animesi. Klasik müzik sevenlerin çok seveceği, benim gibilere de klasik müziği sevdiren anime bu. Fakat sadece müzikle kalmıyor tabii ki. Kousei’nin ve diğer karakterlerin her birinin teker teker ele alınması seriyi güçlü kılıyor. Karakterlere empati yaparak izlerseniz onlarla beraber gülecek ve onlarla beraber ağlayacaksınız ve bu anime sizi sizden alacak. Öyle ki anime bittikten sonra farklı biri olabilirsiniz.

Bu animeyi sevenlere “çakma Shigatsu” lakabı olan Kimi no Suizou wo Tabetai anime filmini ve Ano Hana animesini de tavsiye ederim.

3. Violet Evergarden

Violet Evergarden Slice of Life Anime Önerisi

Netflix yapımı olan Violet Evergarden yazarı Kana Akatsuki olan anime ile aynı isimli romandan uyarlanmış. Ordu ve savaştan başka hiçbir şey bilmeyen Violet Evergarden, savaş sonrası şehirde günlük hayata adım atar. İşi dolayısıyla şehirden şehire gider. Violet ile birlikte biz de gezeriz, çeşitli insanları görüp onların duygularını anlamaya çalışır ve çoğu zaman da duygulanırız.

Kyoto Animation kalitesiyle çok iyi seçilmiş müzikleri olan bu anime bize mükemmel bir görsel şölen sunuyor. Karakter gelişimi, aşk ve dramı en iyi işleyen anime olduğunu düşünüyorum. Bu animede sıfırdan başlasan bile elinden geleni yaptıktan sonra en iyilerden biri bile olunabileceğini görüyoruz.

2. Hotaru no Haka (Grave of the Fireflies)

Hotaru no Haka (Grave of the Fireflies) anime

Filmlerde, dizilerde veya animelerde izledikten sonra hayat ne kadar kötü, insanlar ne kadar kötü diye düşünürüz. Suçu her zaman başkasında aramak kolay. Kaçımız dışarıda gördüğümüz yardıma muhtaç insanlara yardım ettik?

Studio Ghibli’nin yaptığı başyapıt anime filmlerinden biri de Hotaru no Haka. Isao Takahata’nın yönetmenliğini yaptığı bu anime filmi Akiyuki Nakaha’nın aynı adlı yarı otobiyografik kitabından uyarlanmıştır. 14 yaşındaki Seita ve 5 yaşındaki Setsuko’nun başkahraman olduğu bu anime filmi, 2. Dünya Savaşı yıllarındaki Japonya’da geçiyor. Bu anime filminde sadece savaşın getirdiği yıkımları değil ayrıca kendi iç savaşımızı da görüyoruz. İnsanlık değerlerimizi bir kez daha sorguluyoruz…

Alt metni çok sağlam olan Hotaru no Haka pek çok kişi tarafından gelmiş geçmiş en etkileyici anime sayılıyor, dramı en yüksek anime kabul ediliyor ve kesinlikle çocukların izleyeceği türde bir şey değil. Sonra uyarmadı demeyin.

Pek çok anlam yüklenebilecek animede geçen en sevdiğim replikten sonra sıradaki animeye geçelim:

– Neden ateşböcekleri bu kadar çabuk ölmek zorunda?

1. NHK ni Youkoso (Welcome to the NHK)

NHK ni Youkoso Slice of Life Anime Önerisi

Geldik listemizin 1 numarasına! Görüp görebileceğiniz en gerçekçi animeye. Bu nedenle listede 1 numarada.

NHK ni Youkoso bize çok da yabancı olmayan hikikomori ve neet terimlerini öğreterek başlıyor. Hikikomori, evden çıkmaya korkan, market dışında zorunda kalmadıkça dışarı çıkmayan, kalabalık ortamlardan korkan insanlara deniyor. Neet ise aslında İngilizceden geliyor. “No Employment, Education and Training” açılımı olan yani kısaca eğitimi ve işi olmayan insanlara deniyor. Türkiye’deki 4 milyon işsiz gibi.

Bu anime en çok hikikomori ve neet özelliklerine uyan insanlara hitap ediyor. Bu tip insanlarla empati yapamıyorsanız hiç izlemeyin derim. Ama bir dönem siz de öyle yaşamışsanız veya hâlâ öyleyseniz çok vurucu bir anime benden söylemesi. Tek kötü tarafı aşırı fan service sahneleri olması. Fakat bu durum animedeki gerçekliği daha da artırmış. Bu durum beni sinir etse de, animeden nefret ettiğim birçok bölüm olsa da animenin etkileyici olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

İlginç bir bilgi daha: animede ismi geçen NHK, Japon devlet kanalı NHK’ye bir gönderme. Yani bizdeki karşılığı TRT oluyor.

Konusundan da bahsedeyim biraz: Satou Tatsuhiro 22 yaşındadır ve üniversiteyi 2. sınıfta bırakmış, hikikomori ve neet özelliklerine tam uyan biridir. Bu özelliklerinden kurtulup bir işe girmek için dışarı çıkar. Yaşlı bir kadınla birlikte genç ve güzel Misaki’nin hikikomori yazılı broşür dağıttığını görünce onlardan kaçar ve evine gider.

Burada kesiyorum. Devamını birazcık tahmin etmiş olabilirsiniz. Ama hiç öyle göründüğü gibi değil. Psikoloji, slice of life, dram ve komedi türlerine de giren bu anime bize çok şey anlatıyor. Animemizin en iyi yanı bize birçok şey anlatırken abartı olmadan normal bir insanın gündelik hayatta başına gelebilecek olayları anlatması.


Listemizde bulunan 10 anime önerisi bunlardı. Aslında her biri için söylenecek çok fazla şey var ancak spoiler olmadan ancak bu kadarını anlatabildim. Listeye girmeye değer, ancak uzatmamak adına ekleyemediğim Clannad, Oregairu, Nana ve Great Teacher Onizuka gibi animeler ise farklı listelerde öneri olarak gelebilir.

Umarım animeler hakkında vermek istediğim mesaj size ulaşmıştır.

Sizler içlerinden hangilerini izlediniz? Peki ya slice of life türünde önerebileceğiniz farklı animeler var mı? Kayıp Rıhtım Forum’da yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.

* * *

* Psikolojinizde Bıraktığı İzlerle Öne Çıkan 18 Anime Önerisi

Oyla!

Metin Kibar

1994 yılında Konya’da doğdum. Çocukluğumdan beri animeleri seviyorum. Shinsekai Yori’deki “Hayal gücü her şeyi değiştirmeye kadirdir,” fikrine katılıyorum. Animeler hakkında yazarak diğer anime hayranlarına ulaşmak beni mutlu ediyor.

7 Yorum BULUNUYOR


  1. Avatar for Rena Rena dedi ki:

    Yaa, ben ne zaman bu sınav meselesinden kurtulacağım? :sob: Cevabı biliyorum da sadece… Neyse. :persevere:
    Liste çok güzelmiş, bir kaç tanesi epeyce etkiledi beni. Hep aynı şeyi diyorum ama gerçekten izlemek istiyorum. Sonuç olarak konuları çok iyiymiş bu animelerin, ilk fırsatta…

  2. Avatar for Hiruruk Hiruruk dedi ki:

    Sangatsu no Lion tüm anime mangalar içerisinde en sevdiğim seridir. Listede olması mutlu etti. :sweat_smile:

  3. Avatar for GkiraraJ GkiraraJ dedi ki:

    Re-life böyle bir anime olduğunu bilmiyordum bak iyi oldu gördüğüm. Ekleyeyim listeme.

Söyleyeceklerin mi var? Kayıp Rıhtım Forum'a gel ve sen de yorum yap!

4 cevap daha var.

İşaret Memuru - Charles Dickens

İşaret Memuru: Charles Dickens’tan Korku Öyküleri

Yarına Tek Bilet İncelemesi

Yarına Tek Bilet İncelemesi: Netflix’in Türk Yapımı İlk Filmi