in ,

Hermes Sahaf: “Ne Kadar Çok Trump, O Kadar Çok Korona!”

Hermes Sahaf işletmecisi ve Sahaf Kolektifi üyesi Ümit Nar ile Koronavirüs günlerinde sahaflık üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hermes Sahaf - Ümit Nar İzmir

Hermes Sahaf işletmesinin kurucusu, Sahaflar Derneği başkanı ve Sahaf Kolektifi üyesi Ümit Nar ile Koronavirüs günlerinde sahaf olmak üzerine konuştuk.

12 yıldır sahaflık mesleğini icra eden Ümit Nar, eski bir astsubay. Uzun süre Aslıhan Sahaflar Çarşısı’ndeki Hermes Sahaf’ı işleten Nar, son yıllarda düzenlenen pek çok sahaf festivalinin de mimarları arasında.

Hermes Sahaf, macerasına Ocak 2020 itibarıyla İzmir’in Konak ilçesinde devam ediyor.

Korona, kaos, kriz. Bu üçlüye Hermes Sahaf çerçevesinden bakarsak durum ne, süreç nasıl geçiyor, ayakta kalmak mümkün mü?

Durum tatsız aslında. Bir buçuk yıllık aradan sonra henüz ocak ayında, yeni bir şehirde yeni bir dükkân açmışken, bir anda bu Korona kaosunun yarattığı kriz kötü oldu elbette. Ama süreci lehim(iz)e döndürmemiz mümkün olmasa da oyunu pata götürecek, süreci az hasarla atlatacak işler yapmaya çalışıyorum. Mesleğe başladığımda –iş, ciro anlamında- bir gün kötü geçtiğinde dünyam yıkılırdı. Zamanla meseleye bütünsel, uzun vadeli bakmayı öğrendim. O yüzden enseyi karartmadan, moralimi bozmadan devam etmeye çalışıyorum. Ben bu dönemi az hasarla illâ atlatırım.

Hermes Sahaf Aslıhan Pasajı
Aslıhan Sahaflar Çarşısı, Hermes Sahaf

Benim asıl derdim hem başkanı olduğum Sahaflar Derneği’nden hem de üyesi olduğum Sahaf Kolektifi’nden kaynaklı sorumluluk duygum. Bir sahafın bile eksilmemesi gereken bir zaman dilimindeyiz. Zaten dijital çağın,okur açısından nimet olan bizce handikaplarının; öte yandan e-ticaret dünyasının, dükkânı olan, birebir ilişki modeliyle kitap satan ve vergi, kira gibi yüklerle de boğuşan esnafa getirdiği zorlukları ortadayken; bir anda patlayıveren ve küresel boyutta hayatı felç eden bu salgına karşı zor zamanlar yaşadığımız muhakkak. Kimseyi bu salgına teslim etmeden, karantina sonrasına ulaşmayı umuyorum.

Koronavirüs karantinasının uzaması durumunda sahafları nelerin beklediğini söyleyebilirsiniz? Alternatif bir plan mevcut mu?

Bütün alternatif planları boşa çıkartan ve evrimsel sürecini hızlı sürdürüp, acayip kuvvetlenen bir vürüsle karşı karşıyayız. Görünen o ki, önümüzde insan aklının, bilimin aldığı her tedbire karşı yeni ve çetrefilli reaksiyonlar geliştirmesi mümkün bir form var. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde ne olacağını kestirmek güç. Kendi adıma, yaz başı etkisizleşecek, sonbahar bitimine doğru tekrar ortalığa çıkacak ve asıl önemlisi önümüzdeki yıllarda sosyal/kültürel/ekonomik hayatımızı kendi istediği şekilde biçimlendirecek bir virüsle muhatabız. Bunu kabullenerek hazırlıklarımızı yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Şu dönemde dijitalize olmak, e-ticaret olanaklarını artırmak ve sosyal medyada etkin olup görünürlüğü/bilinirliği güçlendirmek en iyi savunma biçimi gibi gözüküyor. Herkes farkındadır ki son iki yüz yıldır dünyaya ve bizim dışımızdaki canlı hayatına karşı barbarca saldırı hâlinde olan insan cinsi, tamamen kabuğuna çekildi ve defansif yöntemleri benimseyip ayakta kalmaya çalışıyor. Olacağına “dair inancım zayıf, şu kötü günleri bile unutmaya meyyaliz ama umuyorum bu dönem şapkamızı önümüze koyup yaptığımız hataları değerlendirmemizi, evrenin merkezinde tüm kâinatın taptığı küçük tanrılar olmadığımızı hatırlamamızı sağlar. Yoksa ne kadar çok Trump o kadar çok Korona!

Hermes Sahaf İzmir
İzmir/Konak, Hermes Sahaf
Koronavirüs süreci bir işletmeci olarak size neler anlattı, neler öğretti?

Bir kere ölümsüz olmadığımı, yarın diye bir şeyin muallâk ve karanlık olduğunu hatırlattı. Dükkânı yeni açmış olmamın getirdiği düzen kurma kaygımın alternatif, kötücül senaryoları unutturmaması gerektiğini belletti.

“Nasıl olsa yaparım,” düşüncesiyle ağırdan aldığım dijital dünyaya dair faaliyetlerin, böyle karantina/salgın günlerinde ne derece işe yarar olduğunu gösterdi. Ve mesleki anlamda örgütlülüğün de kıymetini göz önüne serdi.

Hermes Sahaf - İzmir
İzmir/Konak, Hermes Sahaf
Kişisel karantinanız nasıl geçiyor?

Aslında İstanbul’daki dükkânı kapatmamın önemlice bir sebebi ailevî meselelerdi. Bu virüs gibi huysuz, yayılmacı bir meretin annemi esir alması sebebiyle bir süre Manisa’da yaşamak mecburiyetindeydim. Sonra İstanbul’a dönmeyip İzmir’de dükkân açmaya karar verdim. Salgının ilk işaretleri görülmeye başladığındaysa normalde rehavetmeşrep olmama rağmen -sanıyorum olacakları doğru öngörerek- dükkânın çalışmasını askıya alıp Manisa’ya kardeşim, eşi ve yeğenimin olduğu, bir yıldan fazla yaşadığım eve çekildim. Şimdi haftada bir ya da iki kez İzmir’e geçip kargoları gönderiyorum. Bir yandan da zaten planladığım kimi işlerimi yapıyorum. Elimdeki Osmanlıca kitap, dergi ve belgelerin hepsini PDF olarak arşivliyorum meselâ. Ayrıca başka kaynaklardan bu arşivi kuvvetlendiriyorum. Aklımın bir köşesinde duran, ihmal ettiğim, okumayı ertelediğim kitaplara devam ediyorum. İşlerim biraz hafifleyince dükkânı açma telaşesi sebebiyle ara verdiğim, çoğu biten azı kalan bir kitap taslağım var, onu bitirmeyi düşünüyorum.

İzmir/Konak, Hermes Sahaf
Sosyal medyanın kesintisiz devam eden şu kitapları okuyun, bu müzeleri gezin, şu tarifi denemeden karantinayı bitirmeyin gibi günleri verimli geçirme telkinlerine uyum sağlayabildiniz mi? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Uyum sağlamadım, sağlamayı da düşünmüyorum, kitap listelerine inanmam zaten; kişisel gelişim kitapları ne kadar işlevsel ve sahiciyse bu listeler de o kadar anlamlıdır. Sadece yakın arkadaşlarımın çoğunun türlü çeşit ekmek yapmayı öğrenmesi beni mutlu ediyor, o kadar.

Aziz Nesin, “Türkiye’de her üç kişiden dördü şairdir,” demiş bir keresinde, ne kadar haklı! Bu kadar çok entelektüel bilgiçin, Canan Karataylaştıklarının farkında olmayan bir guru güruhunun ortasında, aldığım notlar, eklediğim listeler, bakarım diye favladığım tivitler ve kendime mesaj attığım açık erişim linkleriyle şaşkın şaşkın dikiliyorum. Birkaç konseri elbette seyrettim, ilaç gibi de geldi; internet kotam dolmadan bir iki müzede sanal tur yaptım ama o kadar. Ha, bir de bir iki arşivden güzel dosyalar indirdim, bakabilir miyim bakamaz mıyım yoksa bunlar için aldığım harici belleklerle kalakalır mıyım inan bilmiyorum.

Hermes Magazine
Elbette düzenlediğiniz sahaf festivalleri gibi organizasyonlar da salgın nedeniyle kesintiye uğradı. Koronavirüs ortaya çıkmasaydı, ne planlarınız vardı ve her şey sona erdikten sonra ne şekilde geri dönmeyi planlıyorsunuz?

Evet, festivaller kesintiye uğradı. Maalesef 2020’yi kapattık diye düşünüyorum, hâlbuki şâhâne planlarımız, çok güzel programlarımız vardı. Öncelikle İstanbul içindeki festivalleri sistemli ve takvimli hâle getirme konusunda büyükşehir belediyesiyle mutabık kalmıştık. Farklı merkezî semtleri festival alanlarına dönüştürecektik. Bir diğer ve önemli konuysa İBB ile yürütmek istediğimiz meslektaşlarımıza ve meraklılara yönelik eğitim programlarıydı. Kendi başımıza altından kalkmaya gücümüzün yetmeyeceği, meslektaşlarımızın (ve ilgilenen okurların) kitabiyat donanımlarını artıracak, sertifika programları, kurslar hazırlamak niyetindeydik. Kesintiye uğradı.

Hermes Sahaf - Beylikdüzü Festival
Beylikdüzü Sahaf Festivali 2019 – Ümit Nar

Şu belâ hafiflediğinde, hepsinden önce, imkânlar el verdiği ölçüde bu günleri unutturacak devasa bir festival hayal ediyorum. İstanbul’un büyük meydanlarından birinde, bir tarafta sokak müzisyenlerinin şarkılar söylediği, bir tarafta sergiler açtığımız, akşam serinliğinde çok eğlenceli söyleşiler yaptığımız, gün boyu açık stantlarda okurunu özlemiş esnafımızın, sahafını özlemiş okurlara kitaplarını, dergilerini sunduğu, sattığı; herkesin çok mutlu ve tatminkâr olduğu bir sahaf festivali düşlüyorum. Belki, sonbaharda böyle bir olanak buluruz, belki kış başında, bilemiyor kestiremiyorum, belki de önümüzdeki bahara kalır. Ama her ne olursa olsun, şu salgın hafiflediğinde, şu survivor günleri geçtiğinde yine kitaplarımızla meydanları doldurup güzel işler yapacağız. Elbet bir gün buluşacağız!

* * *

* Türkiye Sahaf Kolektifi: “Koronavirüs Hayaleti Üzerimizde Dolaşıyor”

Söyleşiye dair yorumlarınızı Kayıp Rıhtım Forum’da bizlerle paylaşabilirsiniz.

[irp]

Oyla!

Elif Şeyda Doğan

Eylül 1994’te Ankara’da doğdum. İzmir’de büyüdüm. İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Anabilim Dalında doktora yapmaktayım. Öykü yazıyorum. İki kişi olarak CosmicZion Zine (czz) adlı fantastik edebiyat, uzay ve mitoloji fanzinini çıkartmaktayız.

Scary Stories to Tell in the Dark

Scary Stories to Tell in the Dark 2 Çalışmaları Başlıyor

Aşk 101 - Netflix - Love 101 İnceleme

Aşk 101 1. Sezon İncelemesi: Türk İşi Netflix Deneyimi