Stephen King: “Yazmak, Korkudan Uzaklaşmak İçin İyi Bir Yol”

Stephen King, yeni kitabı If It Bleeds (Eğer Kanarsa) için bir söyleşi verdi. Yazar Koronavirüs salgını, endişeler ve korku edebiyatı üzerine konuştu.

Stephen King, 21 Nisan 2020 tarihinde yeni öykü kitabı If It Bleeds (Eğer Kanarsa) ile okurun karşısına çıkacak. Çağımızın en üretken yazarları arasında yer alan King, geçen günlerde Amerikan bağımsız radyo kanalı NPR’da Terry Gross’a bir söyleşi verdi.

Yazarın yeni kitabı, salgın günleri ve endişeler üzerine olan söyleşinin önemli kısımlarını sizler için Türkçeye çevirdik.

* * *

Stephen King’in 1978 tarihli romanı Mahşer’de, dünya nüfusunun önemli bir kısmını yok eden küresel bir salgın anlatılıyordu. Ve hayranları, COVID-19 salgınının onun korku hikâyelerinden birine girmek gibi olduğunu söylediğinde King onlara hak veriyor.

İnsanlar bana sürekli “Vay be, sanki bir Stephen King hikâyesinin içinde yaşıyoruz,” diyor. Ve onlara verebileceğim tek karşılık: “Üzgünüm.”

COVID-19 gibi bir salgının “gerçekleşeceği kesindi,” diyor King. “Seyahat etmenin günlük yaşamın temel unsurlardan biri olduğu toplumumuzda, eninde sonunda, insanların tamamına bulaşacak bir virüs ortaya çıkacaktı.”

Her ne kadar bir korku yazarı olarak nam salmış olsa da, King en çok “beklenmeyen ve tuhafın” sıradan insanların hayatına girmesini araştırmakla ilgilendiğini söylüyor.

King’in yeni kısa öykü derlemesi “Eğer Kanarsa” (If It Bleeds), doğaüstü bir yeteneği varmış gibi görünen özel dedektif Holly Gibney’i merkezine alıyor. Bu karakter HBO’nun diziye uyarladığı Yabancı (The Outsider) da dahil olmak üzere başka romanlarında da yer almıştı.

Böyle özel tip güçlere sahip insanlar var. İnsanlar eğer istiyorlarsa bana bir korku yazarı diyebilirler, sorun değil — çekler karşılıksız çıkmadığı sürece ben mutluyum. Ama bundan çok daha fazlasını yaptığımı düşünüyorum, ne olduğumuz ve neler yapabileceğimizin gizemiyle daha çok ilgileniyorum.

if it bleeds stephen king

Stephen King – If It Bleeds Röportajından Önemli Kısımlar

Salgının günümüz nesli üzerinde nasıl bir kalıcı iz bırakacağı üzerine:

Ben, şu an 70’lerinde olan bir adam, annemin Büyük Buhran hakkında konuştuğunu hatırlayabiliyorum. Bir yara izi, arkasında bir travma bırakmıştı. Ve düşünüyorum da… torunum — arkadaşlarını göremiyor, sadece arada bir Skype görüşmesi yapabiliyor. Evde mahsur kaldı. Büyüdüğünde ve çocukları, “Aman Tanrım, çok sıkıldım, dışarı çıkamıyorum!” dediğinde, torunum şöyle diyecek: “Bir de 2020’yi görmeliydin, çünkü bir seferinde aylarca evde mahsur kalmıştık! Dışarı çıkamıyorduk. Mikroplardan korkuyorduk!”

Yazmanın gerçeklikten kaçmak için bir fırsat olması üzerine:

Günde yirmi saat, diğer herkesin de içinde yaşadığı aynı gerçeklikte yaşıyorum. Ama günün dört saati bu değişiyor. Eğer bana bunun nasıl olduğunu ya da neden olduğunu soracak olsaydınız, başka birisi için olduğu kadar benim için de bir gizem olduğunu söylemek zorunda kalırdım… Ve bunu yaptığım tüm bu yıllar boyunca –yani yeteneğimi keşfettiğim 7 ya da 8 yaşlarından beri– hâlâ ilk günlerdeki gibi hissediyorum. Sanki sıradan dünyayı terk edip kendi dünyama gidiyormuş gibi. Bu gerçekten harika, hayat veren bir deneyim. Buna sahip olduğum için minnettarım.

2020’de geçen hikâyesini yeniden düşünmek üzerine:

Üzerinde çalıştığım kitabı 2020 yılını baz alarak kurgulamıştım çünkü düşünmüştüm ki, “Tamam, yayınladığımda 2021 olursa kitap güvenle geçmişte geçiyor olacak.” Sonra bu şey (salgın) ortaya çıktı, hemen geri dönüp yazdığım kopyaya baktım ve gördüm ki kitaptaki iki karakterimden biri bir gemi yolculuğuna çıkıyordu. “Peki, hayır, bu sene herhangi birinin bir gemi yolculuğuna çıkabileceğini zannetmiyorum,” diye düşündüm. Bu yüzden hepsini tekrar gözden geçirdim ve kitabı hemen insanların bir araya gelebileceği, birlikte olabileceği 2019’da kurguladım, hikâye bu sayede işe yarayacaktı.

stephen king

Salgının yarattığı korku ve endişeyle nasıl başa çıktığı üzerine:

Bunun kısa cevabı, başa çıkmıyorum. Birlikte yaşadığım ve birçok insanın da birlikte yaşadığından şüphelendiğim şey hafakanlar basması*. Ama üst üste her gün evde olmak için söyleyebileceğim tek şey bir romanda harika bir ilerleme kaydettim, çünkü yapacak çok bir şey yok ve yazmak, korkudan uzaklaşmak için iyi bir yol. Panik değil, hissettiğim şey dehşet değil. Bence birçok insanın da hissettiği, kendinize söylediğiniz ve içinizi kemiren bir endişe, dışarı çıkmamam gerekiyor. Eğer dışarı çıkarsam, bu şeye yakalanabilirim ya da başkasına bulaştırabilirim.

Dünyanın korkutucu olduğu bir dönemde korku edebiyatının rolü üzerine:

Yani, rüya gibiler, değil mi? Gerçek olmadığını bildiğin bir dünyaya girebiliyorsun. Ama eğer sanatçı iyiyse –yönetmen ya da romancı ya da belki ressam– kısa bir zaman için, o dünyaya inanabiliyorsun, çünkü oranın görüntüsü ve oranın tasviri o kadar gerçek ki içeri girebilirsin. Yine de her zaman buranın gerçek olmadığını, uydurma olduğunu anlayan bir kısım vardır zihninizde.


Söyleşi: Terry Gross
Çeviri: Burak Mermer
Kaynak: NPR

*cabin fever: Bir mekanda uzun süre kalmaktan ötürü duyulan sıkıntı.

Stephen King ile gerçekleştirilen bu söyleşiyi siz nasıl buldunuz? Yazarın virüs ve gelecek hakkında söylediklerine katılıyor musunuz? Kayıp Rıhtım Forum’da fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

GÖZ ATIN  Bill Skarsgard IT 3'e Sıcak Bakıyor

* * *

* Ted Chiang: “Koronavirüs Sonrasında Dünya Sona Ermeyecek, Ama Değişecek”




1993’te Sivas'ta doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu, ODTÜ Bilim ve Teknoloji Politikası Çalışmaları'nda yüksek lisans öğrencisi. Edebiyatı, sinemayı ve bilgisayar oyunlarını çok sever. Hayatın anlamının Radiohead şarkılarında gizli olduğuna inanmakta, başka dünyalara duyduğu tutku sayesinde yaşamayı sürdürmektedir.

Stephen King: “Yazmak, Korkudan Uzaklaşmak İçin İyi Bir Yol”

Stephen King, yeni kitabı If It Bleeds (Eğer Kanarsa) için bir söyleşi verdi. Yazar Koronavirüs salgını, endişeler ve korku edebiyatı üzerine konuştu.

Başa dönün