“The Walking Dead”in Yaratıcısı Robert Kirkman’la Röportaj

The Walking Dead çizgi romanının 15. yaşına girmesi şerefine Robert Kirkman'la gerçekleştirilen özel röportajı sizler için çevirdik.

The Walking Dead evreni geçen ekim ayında Robert Kirkman’ın başlangıçta hiç planlamadığı bir şekilde 15. yaşına girdi. Bugün çizgi roman dışında iki oyun serisi, iki televizyon dizisi ve bir talk-show’dan oluşan devasa bir multimedya fenomeni hâline geldi The Walking Dead.

Variety de bunun şerefine geçtiğimiz günlerde Kirkman’la bu sürecin nasıl geliştiği, ilk günleri, çizgi romanın ve dizinin yazım ve yapım aşamalarını konuşmuş, biz de sizler için çevirdik. İyi okumalar diliyoruz.

15 yılın sonunda ufukta bir final gözüküyor mu?

Aklımdaki finalin nasıl gelişeceğini biliyorum. Anlatılması gereken öyküleri, gerçekleşecek ölümleri, hikayeyi ilerletmek ve final yapmaya uygun hâle gelene kadar değiştirmek için yapmam gereken hamleleri biliyorum. Bu adımları attıktan sonra zamanının geldiğini anlayacağım. Şu an öyle bir planım yok, kimse erken final endişesi taşımasın.

Bu kadar uzun bir sürecin ardından yeni sayılar yazmak zorlayıcı olmuyor mu?

Başlangıçta The Walking Dead’i izlediğim zombi filmlerine göndermeler yaptığım, çerezlik bir çizgi roman olarak görüyordum. Bugünse yüz binlerce, belki de milyonlarca hayranın elime baktığı bir seriye dönüştü. O yüzden hakkını vererek, kendini tekrar etmeyen, kaliteli bir hikaye yazmak zorundayım. Bu bir süper kahraman çizgi romanı olsaydı farklı bir uzaylı ırkı, yeni gezegenler, başka bir gerçeklik yazabilirdim. The Walking Dead bu özgürlüğe sahip değil. Zombileri çıkarırsanız ayakları yere basan, gerçekçi bir eser. Bütün o çılgın yeni fikirleri aklınızdan çıkartıp işleri mümkün olduğunca gerçek hayata benzer şekilde yürütmelisiniz. Bu kısıtlamalar hikayeyi daha insancıl, bağ kurulabilir, eğlenceli kılan elementler; işimi zorlaştırsa da ortaya çıkan eserden daha fazla gurur duymamı sağlıyor.

Peki yeni sayılar bize ulaşmadan önce nasıl bir yaratıcı ekipten geçiyor?

Not tutuyorum. Fikirleri telefona yazıyorum. Sonra da oturup kağıda döküyorum. İlk sayıdan beri süreç böyle işledi. Birkaç kez yapmayı düşündüysem de bir “yaratıcı ekip” yok. The Walking Dead’i, The Walking Dead yapan şey, benim bir odada oturup metni yazmam, onu Charlie Adlard’a (çizer) göndermem ve sonra da bunun yeni sayıya dönüşmesi. Denklem bozulmamalı.

Finalin hazır olduğunu söylediniz, bu serinin ömrünün ne kadar olduğunu da bildiğiniz anlamına mı geliyor?

50. sayı civarlarında Hapishane’yle tanışıyorsunuz. Bu sırada ben Avcılar’ı çoktan planlamış ve tohumlarını ekmeye başlamıştım. Bütün hikaye çatıları taslak halinde hazır. Sayılara parçalanmamış durumda. Nereye varacağımı biliyorum, bilmeseydim rüzgârda öylece salınırdım. Bilmediğim şey varacağım yere varmamın ne kadar süreceği; bin sayı mı olur, yüz sayı mı olur şu an kestiremiyorum. Tek bildiğim nasıl bitireceğim ve o finale kadar hikâyenin kalanını nasıl işleyeceğim.

Çizgi roman endüstrisinin geçirdiği zor zamanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Endüstri hiçbir zaman yerlerde sürünmedi, biraz zor durumda ama idare ediyor. The Walking Dead’in başarısı da kesinlikle çizgi roman dükkanlarına faydalı olmuştur, hiç değilse içeri giren kişi sayısı arttı (Gülüşmeler). Ayrıca Marvel veya DC’de sözleşmeyle iş yapan yazarlara başarının inanılmaz olmadığını gösterdim. “Kendi eserimi yaratırsam The Walking Dead kadar başarılı olabilirim,” fikrini aşıladım. Zorlu yolun sonunda bir sandık dolusu altın gerçekten yatıyor.

The Walking Dead şu sıralar kariyerinizin tamamını kaplıyor gibi, başka hikâyelere geçmeyi hiç düşündünüz mü?

The Walking Dead’i yazmak benim için bir ödül gibi. Başladığım zaman bunu uzun yıllar sürdürürsem ne kadar güzel olacağını düşünüyordum. Bütün kariyerim boyunca hayalim buydu. Dizinin ve arada sırada oyunların yazımına iştirak etsem de en büyük tutkum hâlâ çizgi roman. Ne zaman yeni sayıyı yazmak için masanın başına geçsem, her dakikasının, zorluklarla dolu da olsa, ne büyük bir ödül olduğunun farkındayım.


Röportaj: Brian Crecente
Çeviren: Mehmet Çakıcı

  • 9
    Shares




Die-Hard Centilmen Piç hayranı, kendisini tanıtırken öncelikle söylemesi gereken meseleleri ayarlayamayan birisi, 18 yaşında, İstanbul Üniversitesi'ne gidiyor, İngiliz Dili okuyor, babasının 7 yaşında Yüzüklerin Efendisi'ni izletmesinden beri fantastik ve bilimkurgu sever, Shelob'u görüşünden beri de anakrofobik.

“The Walking Dead”in Yaratıcısı Robert Kirkman’la Röportaj

The Walking Dead çizgi romanının 15. yaşına girmesi şerefine Robert Kirkman’la gerçekleştirilen özel röportajı sizler için çevirdik.

  • 9
    Shares

 

 

Başa dönün