in ,

Mustafa Aplay: “Kurgunun Şifrelerini, Okurun Asla Ulaşamayacağı Bir Yüksekliğe Yerleştirmedim”

Mustafa Aplay, bir futbol maçı süresince geçen “Hep Peşinden” adlı distopik romanının ortaya çıkış serüvenini anlatıyor.

Hep Peşinden - Mustafa Aplay - Yazarının Kaleminden

Mustafa Aplay, ilk romanı Hep Peşinden ile 90 dakikalık bir futbol maçı sırasında anlatılan tuhaf bir distopik macerayı konu alıyor.

Kasım 2022 tarihinde Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan roman, çağdaş postmodern edebiyata yeni bir örnek getiriyor. Eserin yazarı Mustafa Aplay, kitabın yolculuğunu Kayıp Rıhtım okurları için anlatıyor.

* * *

Hep Peşinden, hepi topu 20 günde yazıldı yazılmasına ama hikâyesi nerelere uzanır, bir çerçeve çizmekte zorlanacağım. Çok daha gerilere götürebilirim ama şuradan alayım:

Hikâye başladığında her şey gayet olağandı. Kitapta kullandığım çekirdek kurgu önce bir öykü şeklinde zihnime geldi ve onu bence hiç de fena olmayan bir biçimde öyküye dönüştürdüm. Ama eksik bir şey olduğunu da seziyordum. Kafamdaki hikâye 5 sayfalık bir öyküye göre çok kompleks ve dallı budaklıydı. Öyküyü okuttuğum hemen herkes bu hikâyenin 5 sayfaya sığdırılamayacağını söyledi ve bunu bir romana dönüştürmem konusunda ısrar etti.

Doğrusu o dönemde ilk kitabı aştığımı düşündüğüm birkaç öykü yazmıştım ve en azından kısa vadede romancı olmak gibi bir hedefim yoktu. Öyküden romana sıçramak klişesinden nefret eden bir öykücü olarak ilkin bu tavsiyelere uymadım. Ama sonra bu meydan okumayı denemek istediğimi fark ettim. Bir şeyler yazmaya başladım. Okuttuğum arkadaşlarım beğeniyordu, iyi gidiyor gibiydi ama hâlâ  yeltendiğim işten emin değildim. Hikâye akıyordu ama bu romanın güçlü bir alt metni olacak mıydı? Hafif bir roman yazmak istemiyordum.

Hep Peşinden: Şüphelerle Rafa Kalkan Roman

Bu şüphelerimden dolayı rafa kaldırdım dosyayı. Bir süre kurgu, zihnimde benimle yaşadı. Bir tür distopya yazmaya niyetliydim. Bir başka deyişle, şimdilerde içinde yaşadığımız distopyanın biçim değiştirme ihtimalini göz önüne almak istiyordum. Muğlaklık hayatımızın merkezine oturmuş durumdaydı ve bir gün insanlar bundan kurtulmak için faşizmin bir biçimine, bütünüyle bir “kesinliğe” sığınabilirler miydi? İki yakın arkadaşı karakter olarak öne çıkardığım ve kesinliğin baş düşmanlarından aşkı ve baba-oğul ilişkisini anlatmayı düşündüğüm bu roman, bu hâliyle zihnimde epey devinime uğradı. Bunun faydalı olduğunu düşünüyorum. Bir süre Nadir ve Murat’la yaşadım. Yapabildiysem eğer, Murat ve Nadir’i bu sayede içselleştirdim.

Bir gün onları yazacağımı hissediyordum. Sadece şartların olgunlaşması gerekiyordu ve ilginçtir şartlar, hiç beklemediğim biçimde süratle olgunlaştı. İrili ufaklı bir dizi olay, yaşamımın seyrini değiştirdi. Mutluluğu, acıyı, coşkuyu, sevinci, kaygıyı aynı anda hissettiğim fantastik bir süreçten geçtim. Böyle anlarda bir yazarın üretmesi bence çok daha kolay. Kurmacaya dönüşmeye müsait bir enerji çünkü bu. Nitekim ben de bu enerjiyi edebiyata aktarmak istedim ve bir metin inşa etmeye karar verdim. Bir yazma değil, bir yapma girişimiydi neredeyse bu. 90 dakikalık bir maç anlatımını form olarak kullanacaktım. 1. dakikadan başlayıp 90. dakikada son bulan bir metin tasarlama fikri çok ilgimi çekti ve beni heyecanlandırdı. Bunun bir örneği olduğunu sanmıyordum. Hem yenilikçi bir deneme olacaktı hem çok iyi bildiğim bir atmosferi anlatacaktım hem de tempoyu kolaylıkla istediğim gibi ayarlayıp bir ritim oluşturabilecektim.

Hep Peşinden - Mustafa Aplay

Bir Maç Anlatımına Yerleştirilen Dünyanın Geleceğinin Hikâyesi

En başta bu fikir bağımsız bir fikirdi ama sonra Murat ve Nadir’in bu forma dahil olmak için ısrar ettiklerini gördüm. Zihnim bu iki fikri birleştirmek için beni zorluyordu. Bir kesişim alanı yaratmak da çok zor olmadı. Murat ve Nadir’in hikâyesini, dahası dünyanın geleceğinin hikâyesini bir maç anlatımının içine yerleştirmenin formülünü buldum. Nihayetinde ortaya karmaşık sayılabilecek, farklı bir kurgu çıktı. Kafamda her şeyi netleştirdikten sonra 20 günde romanın ilk hâlini tamamladım. Her gece yurttan okula geçiyor ve okuldaki öğrenci merkezinde yazıyordum. Müthiş bir enerji ve motivasyonla sabaha kadar çalışıyordum. Derslerim kötüye gitti ama umurumda olmadı. Çünkü Hep Peşinden’i yazarken hissettiğim en belirgin duygu, benim bu hayatta yapabileceğim tek şeyin bu olduğuydu.

Elbette hepimizin birçok ilgi alanı, yeteneği, işi var ama asıl önemli olan “yaşamımızın kulpları”. Hayat, bizi gafil avlayabilir, iyi veya kötü kırılmaları aniden yaşayabiliriz. Ama böyle zamanlarda yaşamımızın kulpu bizim mutluluktan, acıdan, keyiften, sızıdan, hayalden, kaygıdan doğan enerjimizi kendi hesabına kullanarak bizi tekrar gündelik olanın ritmine kavuşturur. Bu, büyük bir şans. Hem bizi yeryüzüne indirip ayaklarımızı yere bastıran hem de “yeryüzünde bir an için muhteşem” olduğumuzu hatırlatan özel bağlılıklarımız çok kıymetli. Bu bağlılığı ben edebiyatla kurdum. Bir edebiyat insanı olarak yaşamanın beni tatmin ettiğine kaniyim. Cüret edip biraz ileri gideyim, futbolsuz bir hayatı edebiyatsız bir hayata bin defa tercih ederim.

Futbol Maçı

Kurgunun Şifreleri

Hep Peşinden’in kişisel açıdan benim için ne ifade ettiğine eğildim. Edebiyata bağlılığımı açıkladığıma göre işin teknik boyutu; yani kurgu, ritim, üslup hakkında da epey düşündüğümü söylememe gerek var mı? Bu romanın dili, yöntemi ve kurgusu birbirlerini besleyecek şekilde kuruldu. Futbol-hayat ikiliği üzerinden ritmi oluştururken, hikâye kardeşliği fikrinden yola çıkarak kurguyu derinleştirmek istedim.

En korktuğum şey anlaşılmaz olmak ve kötü postmodern romancılar gibi, “İşte metin, ne anlarsanız anlayın,” demekti. Bu sebeple kurgunun şifrelerini, okurun asla ulaşamayacağı bir yüksekliğe yerleştirmedim. Ama zor bir metin olduğunu kabul ediyorum elbette. En klişe ifadeyle çok katmanlı bir hikâye çünkü bu. Bir futbol romanı yazarken aslında “futbol romanı olmayan” bir şey de yazdığımı düşünüyorum. Okuyanlar anlayacaktır.

“İyi hikayelerin bilinmez görünen önceleri de iyidir,” diyen, “Bir kitabı okumaya öncesinden başlarım,” diyen Hulki Aktunç karakterini hatırladım şimdi bunları yazarken. Böyle keyifli bir formata dahil olduğum için mutluyum. Teşekkür ediyorum.

Mustafa Aplay

Mustafa Aplay ve yeni kitabı Hep Peşinden hakkındaki görüşlerinizi Kayıp Rıhtım Forum’da bizimle paylaşabilirsiniz. Sitemizdeki diğer yazar maceralarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Konuk Yazar

Siz de Kayıp Rıhtım'da konuk yazar olabilirsiniz!

İletişim: [email protected]

Mars Uydusu Phobos Parçalayabilir

Mars, En Büyük Uydusu Phobos’u Kendi Elleriyle Parçalıyor Olabilir

Bundle Pop-up Store

Haber Uygulaması Bundle, Kullanıcılarına Yeni Bir Deneyim Sunuyor: “Pop-up Store”