in ,

Satürn’ün Buzul Uydusunda Yaşam İhtimali için Beklenmedik Kanıt

Satürn’ün uydusu Enceladus’un okyanus koşullarını taklit eden deneyde mikroorganizmalar hayatta kaldı. Sonuçlar uyduda yaşam ihtimalini güçlendiriyor.

Satürn Uydusu Enceladus Yaşam Arayış Deneyi
- Reklam -
- Reklam -

Bilim insanları, Satürn’ün buzla kaplı uydusu Enceladus’un yeraltı okyanusundaki koşulları laboratuvarda taklit etti.

Deneylerde Dünya kökenli bir mikroorganizmanın bu zorlu ortamda yalnızca hayatta kalmakla kalmayıp çoğalabildiği ve metan üretebildiği görüldü.

Sonuçlar Enceladus’ta yaşam bulunduğu anlamına gelmiyor. Ancak uydunun buz tabakasının altında saklanan okyanusun, en azından bazı mikroskobik yaşam biçimleri için elverişli koşullar sunabileceğini gösteriyor. Araştırma Science Advances dergisinde yayımlandı.

- Reklam -

Satürn’ün Uydusu Enceladus Yaşam Arayışının En Önemli Hedeflerinden Biri

Yaklaşık 500 kilometre çapındaki Enceladus, kalın buz kabuğunun altında küresel bir sıvı su okyanusu barındırıyor.

Uydunun güney kutbundaki çatlaklardan yüzlerce kilometre yüksekliğe ulaşan su buharı ve buz parçacığı püskürmeleri gerçekleşiyor. Bu durum, yeraltı okyanusundan gelen malzemenin doğrudan uzay araçları tarafından incelenebilmesini sağlıyor.

NASA’nın Cassini uzay aracı daha önce bu püskürmelerin arasından geçerek örnekler toplamış; tuzlar, organik bileşikler ve deniz tabanında hidrotermal faaliyet bulunduğuna işaret eden kimyasal izler tespit etmişti. Bulgular, Enceladus’un yaşam için gerekli temel koşulların önemli bölümünü barındırabileceğini düşündürmüştü.

Satürn Uydusu Enceladus Yaşam Arayış Deney

Bilim İnsanları Laboratuvarda Küçük Bir Enceladus Yarattı

Yeni çalışmada araştırmacılar, Enceladus’un okyanusunda bulunduğu düşünülen kimyasal koşulları laboratuvarda yeniden oluşturdu.

Suya çeşitli tuzlar ve karbonatlar eklendi. Ayrıca uydunun kayalık deniz tabanıyla su arasındaki kimyasal etkileşimleri taklit etmek amacıyla kayaç malzemesi kullanıldı.

Ortaya çıkan ortam neredeyse oksijensiz, oldukça alkali ve mikroorganizmalar açısından zorlu koşullara sahipti.

Araştırmacılar daha sonra bu yapay okyanusa Methanothermococcus okinawensis adlı mikroorganizmayı ekledi. Bu arkea türü Dünya’da Japonya ile Tayvan arasındaki Okinawa Çukuru’ndaki derin deniz hidrotermal bacalarının çevresinde bulunuyor.

Canlı, oksijene veya güneş ışığına ihtiyaç duymadan hidrojen ve karbondioksiti kullanarak enerji elde ediyor ve bunun sonucunda metan üretiyor.

Mikroorganizma Beklenmedik Şekilde Hayatta Kaldı

Deneyin sonuçları araştırmacıları şaşırttı.

Methanothermococcus okinawensis, Enceladus benzeri ortamda çoğalmaya devam etti ve su ile kayaç arasındaki reaksiyonların oluşturduğu hidrojeni kullanarak metan üretti.

Üstelik mikroorganizmanın, ortamdaki son derece düşük karbondioksit miktarına metabolizmasını uyarlayabildiği gözlemlendi.

Berlin Özgür Üniversitesi’nden gezegen bilimci Nozair Khawaja, bu kadar başarılı bir sonuç beklemediklerini belirtti. Araştırmacılara göre deney, Enceladus’un özel jeokimyasal koşullarının Dünya’daki en eski metabolizma biçimlerinden bazılarını destekleyebileceğini gösteriyor.

Enceladus’ta Yaşam Olduğu Anlamına Gelmiyor

Araştırmacılar, deneyin Enceladus’ta canlıların bulunduğunu kanıtlamadığının özellikle altını çiziyor.

Çalışma yalnızca Dünya’da yaşayan belirli bir mikroorganizmanın, laboratuvarda oluşturulan Enceladus benzeri koşullarda yaşayabileceğini ortaya koyuyor.

- Reklam -

Bununla birlikte sonuçlar önemli bir soruyu yanıtlıyor: Eğer Enceladus’ta yaşam ortaya çıkmışsa, uydunun yeraltı okyanusundaki koşullar bazı mikroskobik canlıların metabolizmasını sürdürebilmesine izin verebilir.

Bu nedenle Enceladus, Güneş Sistemi’nde Dünya dışı yaşam araştırmalarının en güçlü adaylarından biri olmayı sürdürüyor.

Enceladus Yaşam İzlerini Bulmayı da Kolaylaştırıyor Olabilir

Aynı dönemde yayımlanan ikinci bir çalışma ise Enceladus’un okyanusundan uzaya püsküren buz parçacıklarının yapısını inceledi.

Berlin Özgür Üniversitesi’nden Frank Postberg liderliğindeki ekip, Cassini verilerini laboratuvar deneyleri ve bilgisayar modelleriyle birlikte değerlendirdi.

Araştırmacılar, okyanustan yükselen küçük su damlacıklarının daha önce düşünüldüğü gibi anında donmadığını belirledi. Yavaş gerçekleşen donma sırasında tuzlar, organik maddeler ve diğer bileşenler damlacığın farklı bölgelerinde yoğunlaşıyor.

Parçacıklar daha sonra buz kabuğundaki çatlaklardan geçerken parçalanıyor ve farklı maddeleri ayrı buz taneciklerinde yoğunlaştırabiliyor.

Gelecekteki Uzay Araçları Yaşam İzlerini Daha Kolay Bulabilir

Mevcut süreç, Enceladus’ta olası yaşam izlerinin tespit edilmesini beklenenden daha kolay hâle getirebilir.

Eğer okyanustaki bir su damlacığında mikrobiyal materyal bulunuyorsa, donma ve parçalanma sırasında bu madde bazı buz taneciklerinde yoğunlaşabilir.

Frank Postberg, Enceladus’un adeta laboratuvardaki örnek hazırlama işleminin bir bölümünü kendisinin gerçekleştirdiğini belirtiyor.

Satürn'ün Enceladus Uydusu Dünya Dışı Yaşam İzleri Taşıyor Olabilir

Bu durumda gelecekte uydunun püskürmelerinin arasından geçecek bir uzay aracının çok sayıda buz parçacığını tek tek analiz etmesi yeterli olabilir. Mikrobiyal madde taşıyan bir parçacığa rastlanması hâlinde, mevcut teknolojiyle biyolojik izlerin tespit edilmesi mümkün olabilir.

Araştırmacılar, iki çalışmanın birlikte değerlendirildiğinde Enceladus açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu düşünüyor: Uydunun yeraltı okyanusu bazı yaşam biçimlerini destekleyebilecek koşullara sahip olabilir ve eğer gerçekten yaşam varsa, bıraktığı izler gelecekteki uzay görevleri tarafından yakalanabilir.

İlginizi Çekebilir: Yarasaların Kökeni Ortaya Çıkmış Olabilir

Sizce Enceladus’ta yaşam ihtimali ne düzeyde? Görüşlerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, bilim dünyasından yeni haberler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.

Kaynak: Gizmodo

Ayşe Yılmaz

Ankara doğumlu, Antalya'da yaşıyor. Hacettepe Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Hayalleri arasında iyi bir İngilizce öğretmeni olmak veya çevirmenlik yapmak var. İngilizce dışında Almanca da bilmekte. Boş zamanlarında kitap okumayı, yürüyüş yapmayı ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sever.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yarasalar Kökeni

Yarasaların Evriminde Kayıp Halka: 65 Milyon Yıllık Başlangıç Noktası Belirlendi