Süsleme – Jim Butcher

İşte yedinci yaşımızı kutladığımız şu günlerde, Jim Butcher’ı da es geçmek istemedik ve kendi sitesinde yayımladığı “Süsleme” adlı öyküsünü çevirdik.

{Serinin 5’inci kitabı Ölüm Maskeleri ile 6’ncı kitabı Blood Rites (Kan Ayinleri) arasında yer almaktadır.}

Bodrum katındaki dairemin altındaki darmadağınık laboratuarımdaydım ve bir taburede oturuyordum. İçerisi bir cüppe giymeme neden olacak kadar soğuktu, fakat içerideki onlarca mum odaya sıcak bir görünüm katıyordu. Önümdeki masada telefon rehberim açık bir vaziyette duruyordu. Sarı sayfalardaki ilanıma dik dik baktım. Şöyle yazıyordu:

HARRY DRESDEN – BÜYÜCÜ

Kayıp eşyalar bulunur. Paranormal soruşturmalar.
Danışma. Tavsiye. Makul fiyatlar.
Aşk iksirleri, bitmek bilmez servetler ve çılgın partiler
iş kapsamı dışındadır.

Bakışlarımı kaldırıp laboratuar masamın üzerindeki raflarda duran kafatasına baktım ve, “Anlamadım,” dedim.

“Düz, Harry,” dedi kafatası Bob, göz çukurlarındaki turuncu ışıklar titreşerek dans ederken. “Çok düz.”

Rehberin birkaç sayfasını çevirdim. “Şey, evet. Çoğu öyle. Kabartmalı harf sunduklarını sanmıyorum.”

Bob gözlerini devirdi. “O anlamda düz değil, seni salak. Estetiksel anlamda düz. Gösterişsiz. Cakasız. Şatafatsız.”

“Netafatsız?”

Bob kafatasını yana çevirip alnının olması gereken yeri masif bir bronz şamdana sertçe vurdu. Birkaç darbenin ardından tekrar bana döndü ve, “Çok sıkıcı,” dedi.

“Ah,” dedim, çenemi ovuşturarak. “Dört renkli ilanlardan mı vermeliydim dersin?”

Bob bir müddet bana uzun uzun baktı. “Bazen kâbuslarımda cehenneme düştüğümü görüyorum. Tek yaptığım şey hesap kitap işleri ve senin gibi insanlarla konuşmaya çalışmak oluyor,” dedi.

Kafatasına dik dik bakıp başımı yukarı aşağı salladım. “Peki, tamam. Daha fazla dramaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorsun.”

“Hayır, daha fazla herhangi bir şeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Drama işe yarayabilir. Ya da göğüsler.”

Bu konuşmanın nereye gittiğini görerek içimi çektim. “Güzel bacakları olan bir sekreter tutmayacağım Bob. Unut artık şunu.”

“Bacaklar hakkında hiçbir şey söylemedim ki. Ama madem konuyu açtın…”

Telefon rehberini bir kenara itip kalemimi elime aldım. “Burada formula üzerinde çalışmayı deniyorum Bob.”

“Ona formulae denir, Ey Yüce Latince Üstadı. Ayrıca yeni bir müşteri bulamazsan o yeni büyülere ihtiyacın falan olmayacak. Tabii yiyecek mağazalarını soymana yardım edecek bir büyü üzerinde çalışıyorsan o başka.”

Kalemi sertçe masaya çarpıp ucunun kırılmasına neden oldum ve Bob’a bezgin bezgin baktım. “Peki sence ilanda ne yazmalıydı?”

Bob’un göz ışıkları parlaklaştı. “Canavarlardan bahset. Canavarlar iyidir.”

“Saçmalama.”

“Ben ciddiyim Harry! Şu danışma ve kayıp eşyaları bulmayla alakalı satır yerine ‘İfritlere İfrit Olunur, Canavarların Canına Okunur, Vampirlerin Vadesi Doldurulur, İblisler İflah Edilir’ yazsana.”

“Ya, tabii,” dedim. “Bu tür bir ses yinelemesinin müşteri çekeceğine eminim.”

“Çeker!”

“Böyle bir ilan sadece kaçıkları çeker,” dedim. “Bob, haberin var mı bilmiyorum ama çoğu insan canavarların, iblislerin ve tüm o diğer şeylerin gerçek olduğuna inanmıyor.”

“Çoğu insan aşk iksirlerine de inanmıyor, ama ilanında var.”

Öfkemi kontrol altına almaya çalıştım. “Buradaki amaç,” dedim Bob’a, “sağlam, profesyonel ve güvenilir görünen bir reklama sahip olmak.”

“Evet, haklısın. Reklamlar baştan aşağı yalanlarla doludur zaten.”

“Hey!”

“Yalan söyleme konusunda berbatsın Harry. Gerçekten de öylesin. Bana bu konuda güvenmen gerek.”

“Canavarları unut,” diye ısrar ettim.

“Tamam, tamam,” dedi Bob. “İşin pozitif yanlarını ele almamıza ne dersin peki? ‘Bakireler kurtarılır, tılsımlar bozulur, hainlerin maskeleri düşürülür, tek boynuzlu atlar korunur’ gibi mesela.”

“Tek boynuzlu at mı?”

“Fıstıklar tek boynuzlulara bayılıyor.”

Gözlerimi devirdim. “Bu dedektiflik hizmetlerimi pazarlayan bir reklam, bir çöpçatanlık servisininkileri değil. Ayrıca hayatım boyunca sadece bir tane tek boynuzlu atla karşılaştım ve o da beni şişlemeye çalıştı.”

“‘Reklamlar yalanlarla doludur’ konseptini tamamen ıskalıyorsun Harry.”

“Tek boynuzlu atları unut,” dedim katiyetle. “Bence ilan bu hâliyle gayet iyi.”

“Ama tarzdan tamamen yoksun,” diye söylendi Bob.

Zekâ seviyeme hakaret edilmiş gibi bir ses tonu takındım. “Tarzın neyse odur.”

“İyi, tamam. Görünüşe göre zekâyı bir kenara bırakıp sadece gerçekleri yazmamız gerekecek. ‘Vampir avcısı, hayalet kovucu, peri savaşçısı, kurtadam yok edici, polis danışmanı, cehennem neferlerinin düşmanı.’”

Bob’un söylediklerini bir müddet kafamda tarttım, sonra da boş bir kâğıt alıp hepsini yazdım. Ardından kelimelere dik dik baktım.

“Gördün mü?” dedi Bob. “Bu hem çok ateşli görünür hem dikkat çeker hem de hakikatin ta kendisi olur. Kaybedecek neyin var ki?”

“Bir haftalık benzin parası,” dedim sonunda. “Çok fazla harf var. Ayrıca etrafta dolaşıp polislere nasıl yardımcı olduğumu böbürlene böbürlene anlatırsam Teğmen Murphy beni öldürür.”

“Sen ümitsiz bir vakâsın,” dedi Bob.

Başımı iki yana salladım. “Hayır. Sadece bu işi para için yapmıyorum, hepsi bu.”

“Peki o zaman niçin yapıyorsun Harry? Kahretsin, geçen yıllar içerisinde neredeyse bir milyon kez ölmekten beter oldun. Bunu neden yapıyorsun?”

Gözlerimi kısıp kafatasına baktım. “Çünkü birinin yapması gerek.”

“Ümitsiz vakâ,” dedi Bob, yeniden.

Gülümsedim, yeni bir kalem aldım ve formulaya geri döndüm. Formulaeye. “Oldukça.”

Bob iç geçirip sessizliğe büründü. Mumlar odaya sıcaklık yayarak yanmaya devam ederken kalemim boş ve beyaz olan kâğıdın üzerinde hışırdadı.


Öyküyü orijinal dilinden okumak için buraya tıklayın.

Genel Yayın Editörü
On beş yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest editör olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Süsleme – Jim Butcher

Yedinci yaşımızı kutladığımız şu günlerde, Jim Butcher’ı da es geçmek istemedik ve kendi sitesinde yayımladığı “Süsleme” adlı öyküsünü çevirdik.

Bültenimize Katılın!

E-posta adresinizle listemize abone olun, tüm gelişmelerden önce siz haberdar olun!

Başa dönün