N.K. Jemisin Yeni Romanında Lovecraft’ı Hedef Alacak

Hugo Ödüllü siyahi yazar N.K. Jemisin, kaleme alacağı yeni kitabında ırkçılığıyla bilinen H.P. Lovecraft'ın mirasını hedef alacağını belirtti.

Tuhaf kurgu türünde verilen eserlere ilginiz olsun ya da olmasın, H.P. Lovecraft‘ın adını illaki duymuşsunuzdur. 1920’li yıllarda ünlü fantastik edebiyat dergisi Weird Tales için öyküler kaleme alan yazar Cthulhu Mitosu‘nun babası olarak bilinir. Yaşadığı yıllarda çok fazla tanınmayan ve fakirlikle mücadele eden biri olmasına rağmen daha sonraları büyük bir üne kavuşmuş, milyonlarca okurun beğenisini kazanmıştır. Öyle ki üstadın yarattığı o tuhaf, tekinsiz ve doğaüstü evren bugüne dek pek çok kitaba, filme, çizgi romana ve oyuna konu olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Hatta fantastik edebiyatın en prestijli ödüllerinden biri olan World Fantasy Award‘ın büstü yıllarca onun simasını taşımıştır. Ve tesadüfe bakın ki bugün onun doğum günü.

Gelgelelim son birkaç senedir eserleriyle değil, ırkçılığıyla ön plana çıkarılır oldu kendisi. Özellikle 2010 yılından beri, World Fantasy Award büstünün değiştirilmesine ve Lovecraft gibi ırkçılığıyla tanınan birinin simasının ödül olarak verilmemesine yönelik tartışmalar iyice alev almıştı. Siyahi yazar Nnedi Okorafor‘un 2011’de bu ödüle layık görüldükten sonra Lovecraft’ın büstünü almaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi, China Mieville‘in de benzer düşüncelerini belirtmesi işin tuzu biberi olmuştu. En sonunda ödül heykelciği bu yıl değiştirildi ve Lovecraft büstünün yerini bir ağaç aldı. Ama görünen o ki üstat Lovecraft üzerinden dönen ırkçılık tartışmaları ne bununla kalacak ne de yakın zamanda son bulacak.

Geçtiğimiz günlerde Hugo En İyi Roman Ödülü‘nü üst üste kazanan ilk siyahi kadın yazar olma başarısını yakalayan N.K. Jemisin, Playboy dergisine verdiği bir röportajda yeni bir üçleme üzerinde çalıştığını ve hedefinde H.P. Lovecraft‘ın mirası olduğunu açıkladı. Şu an için ismi belirsiz olan seri, yazarın daha önce Tor.com için kaleme aldığı “The City Born Great” adlı hikâyeyi baz alacak ve New York’taki bir grup siyahi insanın şehrin ruhunu uyandırıp kadim ve kötücül bir varlığa karşı savaşını anlatacak. Buraya kadar sorun yok. Fakat Jemisin’in açıklamaları oldukça tartışma çıkaracak cinsten doğrusu:

Bir sonraki projeniz nedir? Ne üstünde çalışıyorsunuz?

Yeni serimin ilk çalışmalarına başladım bile. Bir üçleme olmasını planlıyorum ama belli olmaz. […] New York şehrinin ruhunu taşıyan bir grup insanla alakalı. Esasında Cthulhu olan bir düşmana karşı mücadelelerinde kendilerine yardım etmesi için şehri bir tür metafiziksel varlığa dönüştürüyorlar.

Cthulhu’yu kullanıyorsunuz? Bir H.P. Lovecraft hayranı mısınız?

Ah, kesinlikle hayır.

Bu, Lovecraft’ın mirasıyla kasten uğraşabilmem için bir fırsat. O kötü şöhretli bir ırkçı ve korkunç bir insandı. O yüzden bunu “geveze” güruhu kullanmak için bir şans olarak görüyorum; Lovecraft kendisini korkutan, kahverengi tenli korkunç New Yorklulara böyle derdi. Siyahi insanlara Lovecraft’ın yaratısının kıçını tekmeletmek için bir fırsat bu. O yüzden işin tadını çıkarmaya bakacağım.

Lovecraft‘ın ırkçı olduğu çoğumuz tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçek. Sırf ten renkleri farklı diye insanlara ayrımcılık yapmanın savunulacak hiçbir tarafı yok. Ama şahsi fikrimi soracak olursanız Lovecraft’ı bugünün şartlarına göre yargılamak da bir o kadar yanlış. Çünkü yaşadığı dönemde hemen hemen herkes ırkçıydı ve siyahi insanlara karşı genel bir kötü muamele vardı. Kendisini ve eserlerini aynı kefeye koymayı, dünya görüşü nedeniyle mirasını itibarsızlaştırma çabalarını da haksızlık olarak görüyorum. Bilhassa da tasarladığı evren ve hayal gücüyle bunca kişiye ilham verdiğini, pek çok kaliteli eserin ortaya çıkmasına ön ayak olduğunu göz önüne alınca… Keşke Jemisin böyle açıklamalar yapacağına siyah ve beyaz tenli insanların el ele, kardeşçe çalıştığı ve Cthulhu’yu da ırkçılık yapanların yerine koyduğu bir hikâyeye imza atsaydı. Daha iyi olmaz mıydı sizce de?

Genel Yayın Editörü
On beş yılı aşkın bir zamandır fantastik edebiyat, bilimkurgu, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir oluyor. Fantastik edebiyat alanında dört basılı kitabı bulunan yazar, Kayıp Rıhtım'ın yanı sıra Oyungezer dergisinde de serbest editör olarak çalışmakta, çeşitli yayınevlerinde çevirmen ve editör olarak görev almaktadır.

PORTAL YORUMLARI

  1. Emrecan Doğan dedi ki:

    Lovecraft’ın ırkçılığı konusundaki görüşlerinize aynen katılıyorum. Örneğin biz de Milli Edebiyatı dönemi yazarlarının yazdıklarından yola çıkarak ırkçılıkla suçlayabiliriz. Ama dönemin şartları diye bir şey var, dönemin kültürü var. O dönemde ırkçılık, su içmek kadar normal bir şeydi. Irkçılık karşıtı olması beklenen bir beyaz değildir de sarı benizli ya da siyahi biridir. Bu olayın tanımı: Baştan aşağı reklam. Birinin anısını kirletmek kötü ama reklam için mübah görüyorlar. Özellikle de yazarın da ülkesi olan ABD’de ırkçılık konusu revaçta iken bu kitabı çok alan olur.

    Ne diyeyim o kitabı görsem bile almam, Lovecraft’ın tarafındayım.

    1. M. İhsan Tatari dedi ki:

      Sadece reklam için yaptığını sanmıyorum 🙂 Çünkü 2011’den, World Fantasy Award büstünün değiştirilmesi için kampanyalar başlatığı günlerden beri bu konunun üstüne sürekli giden biri kendisi. Ama ilgileri üstüne topladı mı? Topladı. İnsanlar daha önce kitaplarını hiç okumamış olsalar bile şimdi tarzı hakkında az çok fikir sahibi olabilmek için en az bir kitabını ya da öyküsünü okuyacak. Mesela şu bahsi geçen öyküyü merak ettim ben. Bu bile onun adına bir artı. Son zamanlardaki ırkçılık karşıtı rüzgârı da arkasına alacak tabii böylece. Ve bu hareketi ona yeni bir ödül bile getirebilir.

      İşin kötüsü bunları dile getirdiğimizde sanki ırkçılık yapıyormuş gibi hissetmem, ya da öyle görülecek olmaktan korkmam. O nedenle çok fazla yorum yapmak da istemiyorum 🙂 Yorum için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

N.K. Jemisin Yeni Romanında Lovecraft’ı Hedef Alacak

Hugo Ödüllü siyahi yazar N.K. Jemisin, kaleme alacağı yeni kitabında ırkçılığıyla bilinen H.P. Lovecraft’ın mirasını hedef alacağını belirtti.

“Son gemi de ayrıldığında limandan,

Kaybolmuştu artık o rıhtım, gecenin karanlığından…”

Başa dönün