Gökbilimciler, Dünya’dan yaklaşık 140 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Güneş’ten çok daha sıcak olan bir yıldızın çevresinde dev bir gezegenin varlığına işaret eden kanıtlar elde etti. HD 156295 b adı verilen gezegen adayının, yıldızının yaşanabilir bölgesinde yer aldığı düşünülüyor.
Keşif doğrulanırsa HD 156295, yaşanabilir bölgesinde gezegen bulunduğu bilinen en sıcak yıldız olacak. Ancak araştırmacılar, elde edilen verilerin henüz kesin bir keşif anlamına gelmediğini ve gezegenin varlığının ek gözlemlerle doğrulanması gerektiğini vurguluyor.
The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan çalışma, daha önce gezegen araştırmalarında kullanılmamış bazı gözlem verilerinin değerlendirilmesiyle gerçekleştirildi.
Güneş’ten Dokuz Kat Daha Parlak Bir Yıldız
HD 156295, yüzey sıcaklığı yaklaşık 7.500 dereceye ulaşan, A tipi olarak sınıflandırılan sıcak bir yıldız.
Güneş’in yaklaşık iki katı büyüklüğündeki yıldız, dokuz kat daha fazla ışık yayıyor. Ayrıca Delta Scuti adı verilen değişken yıldızlar grubunda yer alıyor. Bu yıldızların parlaklıkları, iç yapılarındaki düzenli titreşimler nedeniyle sürekli değişiyor.
Gökbilimciler, gezegenleri araştırmak için genellikle yıldız ışığında meydana gelen küçük değişimleri inceliyor. Ancak büyük ve sıcak yıldızların etrafındaki gezegenleri tespit etmek, geleneksel yöntemlerle oldukça zor olabiliyor.
Yeni araştırmada bilim insanları, yıldızın düzenli titreşimlerinden yararlanan farklı bir yöntem kullandı.

Dev Gezegenin Bir Yılı Yaklaşık Altı Dünya Yılı Sürüyor
Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Logan Wilson öncülüğündeki araştırma ekibi, NASA’nın TESS uzay teleskobuyla gözlemlenen 16.440 değişken yıldızın verilerini inceledi.
Araştırmacılar, bu yıldızlardan dokuzunun çevresinde gezegen veya benzeri gök cisimlerinin bulunabileceğine dair işaretler tespit etti.
Bunlar arasında en fazla dikkat çeken HD 156295 b oldu.
Hesaplamalara göre gezegen adayının kütlesi, Jüpiter’in yaklaşık 6,3 katına ulaşıyor. Yıldızına ortalama 3,9 astronomik birim uzaklıkta bulunduğu ve yörüngesindeki bir turunu yaklaşık 2.200 günde tamamladığı düşünülüyor.
Bir astronomik birim, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklığa karşılık geliyor. Dolayısıyla söz konusu gezegenin yıldızından uzaklığı, Dünya’nın Güneş’e uzaklığının yaklaşık dört katı.
Ancak HD 156295, Güneş’ten çok daha sıcak ve parlak olduğu için gezegenin bu uzaklıkta bile yaşanabilir bölge içerisinde bulunması mümkün.
Araştırmacıların hesaplamalarına göre gezegen, Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerjinin yaklaşık yüzde 60’ını alıyor.
Yaşanabilir Bölgede Bulunması Yaşam için Yeterli Değil
Yaşanabilir bölge, bir yıldızın çevresinde, uygun atmosfer koşullarına sahip bir gezegenin yüzeyinde sıvı suyun bulunabileceği uzaklık aralığını tanımlıyor.
HD 156295 b’nin de yıldızının yaşanabilir bölgesinin dış sınırına yakın bir yörüngede bulunduğu hesaplanıyor.
Bununla birlikte gezegen adayının çok büyük kütlesi, kayalık bir gezegenden ziyade bir gaz devi olabileceğine işaret ediyor.
Dolayısıyla yaşanabilir bölgede bulunması, üzerinde yaşamın gelişebileceği anlamına gelmiyor. Araştırmanın asıl önemi, bu kadar sıcak ve büyük bir yıldızın çevresindeki söz konusu uzaklıkta bir gezegenin tespit edilmiş olma ihtimalinden kaynaklanıyor.
Yaklaşık 700 milyon yaşındaki yıldız sistemi, gezegen oluşumunun ve farklı yıldız türleri çevresindeki gezegen dağılımının anlaşılması açısından da yeni araştırma olanakları sunabilir.
Yıldızların Titreşimleri Gezegenleri Ele Veriyor
Araştırmacılar, olası gezegeni tespit etmek için titreşim zamanlaması adı verilen bir yöntemden yararlandı.
Delta Scuti yıldızları, düzenli titreşimleri sayesinde son derece hassas birer kozmik saat gibi kullanılabiliyor.
Bir yıldızın çevresinde gezegen bulunuyorsa gezegenin kütleçekimi, yıldızın konumunda küçük değişimlere neden oluyor. Bu hareket sonucunda yıldızdan gelen ışığın Dünya’ya ulaşma süresinde çok küçük farklılıklar meydana geliyor.
Bilim insanları, düzenli titreşimlerin zamanlamasındaki bu değişimleri inceleyerek yıldızın çevresinde başka bir gök cisminin bulunup bulunmadığını araştırabiliyor.
Yeni çalışmada elde edilen sonuçlar, geleneksel yöntemlerle tespit edilmesi güç olan gezegenlerin de bu teknik sayesinde keşfedilebileceğini gösteriyor.

Sekiz Yeni Kahverengi Cüce Adayı Daha Belirlendi
Araştırmada HD 156295 b dışında sekiz farklı gök cismi adayı daha tespit edildi.
Bunların kahverengi cüce olarak sınıflandırılan gök cisimleri olabileceği düşünülüyor.
Kahverengi cüceler, gezegenlerden daha büyük kütleye sahip olmalarına rağmen yıldızlar gibi sürekli hidrojen füzyonunu başlatacak kadar ağır olmayan gök cisimleri olarak tanımlanıyor.
Yeni belirlenen sekiz adayın kütlelerinin Jüpiter’in yaklaşık 25 ila 59 katı arasında değiştiği hesaplandı. Yıldızlarının çevresindeki yörünge süreleri ise yaklaşık 1.100 ila 2.800 gün arasında bulunuyor.
Araştırmacılar, bu adayların da doğrulanması hâlinde büyük yıldızların çevresindeki gezegenlerin ve kahverengi cücelerin dağılımına ilişkin önemli bilgiler elde edilebileceğini belirtiyor.
Gezegenin Varlığı Henüz Kesinleşmedi
Bulgulara rağmen HD 156295 b’nin gerçek bir gezegen olduğu henüz doğrulanmış değil.
Araştırma ekibi, gözlemlenen sinyalin bir gezegenden kaynaklanma olasılığını yüzde 50’nin biraz üzerinde hesapladı.
Bilim insanları, mevcut verilerin yöntemin tespit sınırına yakın olduğunu ve sonuçların daha fazla gözlemle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Avrupa Uzay Ajansı’nın PLATO görevi gibi gelecekteki araştırmalar, yıldız titreşimlerinin daha hassas biçimde ölçülmesine yardımcı olabilir.
Araştırmacılara göre yeni yöntem, şimdiye kadar incelenmesi güç olan büyük ve sıcak yıldızların çevresindeki gezegenlerin keşfedilmesinde önemli bir rol oynayabilir.
İlginizi Çekebilir: İngiltere’nin Altında 454 Milyon Yıllık Dev Bir Yanardağ Keşfedildi
Olası keşfe dair öngörülerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, bilim dünyasından yeni haberler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: Science Alert


Forum üzerinden yorum yapıp sohbete katılmak için tıkla!