Bilim insanları, uzayın derinliklerinde bilinen tüm kurallara meydan okuyan bir yıldız keşfetti.
Evrenin sırlarını çözmeye çalışan gökbilimciler, yıldızların yaşam döngülerini ve kimyasal yapılarını inceleyerek önemli bulgulara ulaşıyor. Yıldızlardan gelen ışık, onların sıcaklığı, bileşimi, yaşı ve evrimsel durumu hakkında kritik bilgiler sağlıyor.
2023 yılında keşfedilen Gaia BH2 kara delik sisteminde, astronomların dikkatini çeken olağandışı bir kızıl dev yıldız bulunuyor. Yıldız, bilinen astronomik kuralların dışına çıkan özellikleriyle bilim dünyasını şaşırtıyor.
Hawaii Üniversitesi’nden araştırmacılar, NASA’nın TESS uydusu aracılığıyla yıldızın iç yapısındaki titreşimleri inceledi. Asterosismoloji adı verilen bu teknik, tıpkı dünya üzerindeki sismoloji gibi çalışıyor. Deprem dalgalarının gezegenimizin iç yapısını ortaya çıkarması gibi, yıldız sarsıntıları da yıldızların iç yapısı hakkında bilgi veriyor.
Kurallara Uymayan Gizemli Yıldızın Çelişkili Doğası Ne?
Araştırmanın baş yazarı Daniel Hey, The Astrophysical Journal’da yayımlanan çalışmada şu açıklamayı yaptı:
“Genç, alfa elementi bakımından zengin yıldızlar oldukça nadir ve kafa karıştırıcıdır. Gençlik ve kadim kimyanın bir arada bulunması, bu yıldızın izole bir şekilde evrim geçirmediğini gösteriyor.”

Yıldızın kimyasal yapısı, evrenin erken dönemlerinde oluşan kadim yıldızlarda bulunan ağır elementlerle dolu. Bu kimyasal özellikler, yıldızın yaklaşık 10 milyar yaşında olması gerektiğini gösteriyor. Ancak TESS uydusunun ölçümleri, yıldızın sadece 5 milyar yaşında olduğunu ortaya koydu.
Yerden yapılan teleskop gözlemleri, yıldızın 398 günde bir kez döndüğünü gösteriyor. Bu dönüş hızı yaşı göz önüne alındığında beklenenden çok daha yüksek. Yıldızlar yaşlandıkça yavaşlar ve açısal momentumlarını kaybeder, ancak bu yıldızda farklı bir durum söz konusu.
Araştırmacılar, benzersiz durumun iki olası açıklaması olduğunu düşünüyor: Yıldız ya başka bir yıldızla birleşmiş ya da kara deliğin önceki yoldaşından büyük miktarda materyal soğurmuş. Her iki senaryo da yıldızın benzersiz kimyasını ve artmış açısal momentumunu açıklayabilir.
Farklı Komşu Sistemler de İncelendi
Gaia BH2, astronomların “uyuyan kara delik sistemi” olarak adlandırdığı bir yapı. Kara delik, yoldaş yıldızından aktif olarak beslenmediği için X-ışını yaymıyor. Bu tür sistemler Avrupa Uzay Ajansı’nın Gaia misyonu tarafından yapılan hassas yıldız hareketi ölçümleri sayesinde keşfedildi.

Araştırma ekibi ayrıca daha da tuhaf bir yoldaşa sahip olan Gaia BH3’ü de inceledi. Teorik modeller net titreşimler öngörmesine rağmen, hiçbir titreşim tespit edilemedi. Bu da aşırı metal açısından fakir yıldızlara ilişkin mevcut modellerin gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Gelecekte yapılacak TESS gözlemleri, birleşme hipotezini doğrulayabilir ve diğer uyuyan kara delik yoldaşlarının benzer şiddetli geçmişlere sahip olup olmadığını ortaya çıkarabilir. Galaksi boyunca gizlenen bu sessiz sistemler, aktif kara deliklerin çoktan silmiş olacağı yıldız çarpışmalarının kanıtlarını saklıyor olabilir.
İlginizi Çekebilir: Bilim İnsanları ‘Hiç Var Olmaması Gereken’ Yeni Bir Gezegen Keşfetti
Yeni bulgular hakkındaki fikirlerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, daha fazlası için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: Space Daily



Forum üzerinden yorum yapıp sohbete katılmak için tıkla!